İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/132 K.2019/285

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2019/132Karar2019/285Tarih30 Nisan 2019Okuma7 dk · 1.473 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
30 Nisan 2019
Esas no
2019/132
Karar no
2019/285
Dava
Menfi Tespit
Dava tarihi
08/07/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.473 kelime·7 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, "Müvekkilim ... St nin Davalı Bankanın ...

Şubesinden alacağı kredi için 10.8.2011 tarihinde kredi sözleşmesine kefîl olmuş ve davalı banka şubesi kredi sözleşmesini imzalarken ayrıca müvekkílime 25.000 TL'lik teminat senedi rakam olan kısmını yazılı oiarak imzalatmıştır Davalı banka elindeki 25.000,00.-TL'lik teminat senedini müvekkile hiçbir ihtar ve uyanda bulunmadan 25.000.-TL'nin başına 2 ilave ederek rakamı 225.000.-TL ye yükselterek diğer kısımını da doldurarak,

senette oynama yaparak müvekkilimi daha fazla borçlanmış gibi göstermiş, önce bu senede dayalı olarak ihtiyati haciz kararı alrmş sonrada İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ...E dosyasi müvekkilim hakkında icra takibine geçerek müüekkilim hakkında Kambiyo senetlere mahsus ödeme emri düzenlenmiştir Davalı bankanın Teminat senedinin haksız ve yasal mevzuata aykırı olarak icra takibine koymuştur Şöyleki Yasal olarak davau banka öncelikle bu senede konu borç kaynağınım belirtmesi gerekmektedir bu yükümlülüğünü yerine getirmeden teminat sentleri nakte çevrilemez ayrıca müvekkilim Kredi sözieşmesine ve teminat senedine kefil otarak imza atar iken eşi

...'tan izin alınmadığından bu kefaleti geçersiz bulunmaktadır. Yukarıda arz ve izah ettiğimiz nedenlerle davalı banka yasal mevzuata aykın olarak teminat senedini İcra Takibine koyduğundan öncelikte bu senetteki ve kredi sözleşmesindeki müvekkilimin kefaletinin geçersizliğinin tespitine ayrıca teminat senedi kadar kredi verilmemiş olduğundan Keşideci...

Şti.nin müvekkilimin kefil olduğu kredi sözleşmesindeki miktar kadar davahya kredi borcunun bulunmadığı bu sebeple kefil olarak müvekkilimin de İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E dosyasındaki teminat senedindeki borç kadar borcunun bulunmadığının tespiti ile takibin iptalinne , davalı kötü niyetle hakkımızda icra takibi yaptığından % 20 aşağı olmamak üzere İcra Tazminatrna mahkum edilmesine, İcra Dosyasına para yatıncıya kadar davanın menfi tespit davası olarak, para yattıktan sonra da paranın tarafımıza geri ödenmesi için davanın istirdat davası olarak görülmesine karar verilmesini" talep ve dava edilmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, "dava dışı...Şti. ile müvekkilimiz bankanın İstanbul ...Şubesi arasında, 14.06.2011 tanzim tarihli 25.000.-TL bedelli ve 10.08.2011 tarihli, 250,000,00.-TL bedelli 2 adet genel kredi sözleşmesi imzalanmış, davacı da "Müşterek Borçlu Müteselsil Kefil" sıfatı ile imza atmıştır. Aynca davacı taraf dava konusu olan bonoyu da... sıfatı ile imzalamıştır.

Bilahare, müvekkil banka tarafindan kredi sözleşmesinden kaynaklanan yetkiye dayanılarak kredi Kat edilmiş ye davacının da aralarında bulunduğu borçlu ve kefıllere, Üsküdar 3.Noterliğinden 25.03 2014 tarihinde 23317 yevmiye nolu kat ihtarnamesi keşide edilmiş ve kredi kat edilerek kredi borcunun ödenmesi talebinde bulunulmuş, borcunun ödenmemiş olması sebebiyle davacının da aralarında yer aldığı borçlular hakkında İtstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün...

E sayılı dosyası üzerinden takibe başlanılmıştır. Her ne kadar davacı tarafça, 25.000 TL'lik teminat senedi imzalandığı ve daha sonra bu rakamın başina "2" eklendiği iddia edilmiş olsa da, bu iddianın tarafimızca kabulü mümkün değildir. Yapılacak olan grafolojik inceleme neticesinde senette tahrifat olmadığı sübuta erecektir. Müvekkil bankaya açıkça suç isnadı içeren bu beyan sebebi ile de davacı taraf hakkında suç duyurusunda bulunulacaktır.

Dava dilekçesinde; senedin teminat senedi olduğu, bu senede konu borcun kaynağının behrtilmesi gerektiği, bu yükümlülük yerine getirilmeden teminat senetlerin nakde çevrilemeyeceği söylenmiş ise de takibe konu senet teminat senedi olmayıp, müvekkil banka tarafından kullandırılan kredinin geri ödenmesi maksadıyla tanzim edilmiş, kambiyo senedi vasfıni haiz bir bonodur.

Bir senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun kabul edilebilmesi için senet üzerinde açıkça "bedeli teminattır/teminat için ahzolunmuştur" şeklinde açıklamanın yer alması ve hangi ilişkinin teminatı olarak verildiğinin de açıkça belirtilmesi gerekmektedir. Takibe konu edilen senet incelendiğinde senet üzerinde "bedeli teminattır ya da teminat için ahzolunmuştur" şeklinde bir açıklama yer almadığı gibi müvekkil banka ve dava dışı ...

Şti, arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesinde de takibe konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir açıklama (atıf) bulunmamaktadır.Davacı vekili müvekkilinin kredi sözleşmesi ve senedi imzalarken dava dışı eş...' tan izin alınmasi gerektiğini, böyle bir izin olmadığından kefaletin geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Davacı tarafın bu konudaki itirazının 2 sebepten ötürü reddedilmesi gerekmektedir, öncelikle bono üzerindeki davacı imzasınrn kefalet olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Yargıtay'ın müstakar içtihatlarında da belirtildiği üzere, bono üzerine "kefil" ibaresi konsa dai bu, aval olarak nitelendirilmekte ve aval veren, bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen sorumlu kılınmaktadır. TTK'nun 636.

Maddesi hükmü gereğince kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esası olduğundan, bu tür senetlerde imzası olan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur. Bu açıklamalar doğrultusunda TTK'da özel hükümler olması nedeniyle kambiyo senetlerinde Türk Borçlar Kanunu' nun 584 ve 603. maddelerinin uygulama alanı bulunmamaktadır.

İkinci olarak senet üzerindeki davacı imzasının kefaleti ifade ettiği kabul edilse bile senedin tanzim tarihi itibariyle 8l8 sayılı Eski BK yürürlüktedir Eski BK qereğince, eş muvafakati kefaletin geçerlilik şartı değildir. BK'nun eş muvafakatına ilişkin hükmünün geçmişe etkili olarak uygulanması mümkün değildir.

Yukarıda arz ve izah edilen sebepler ile sayın mahkemenizce re'sen gözetilecek sebeplerden ötürü takip, yasaya ve usule uygun olduğundan haksız vs mesnetsiz davanın REDDİNE, Davacı borçlu aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile İcra inkar tazminatına hükmedilmesine" karar verimesi talep edilmiştir.

Mahkememizce yapılan değerlendirmede;Dava, davalı tarafından dava dışı ... Şti. Ne kullandırılan kredi sözleşmesi nedeniyle davacıdan alınan senette tahrifat yapıldığı, tahrifat olmasa bile eş rızası olmadan alınan kefaletin geçerli olmadığı gibi teminat niteliğindeki sebedin de icra takibine konu edilemeyeceği gerekçesi ile borçlu olmdığının tespitine ilişkin menfi tespit davasıdır.

Uyuşmazlık da bundan ibarettir Öncelikle davaya konu senette tahrifat yapılıp yapılmadığı hususunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi-Adli Belge İnceleme şubesinden görüş sorulmuş, ilgili kurumun raporunda yapılan inceleme sonunda "İnceleme konusu senedin miktar belirtir kısımlarında iddia doğrultusunda tahrifat yapıldığını gösterir bulgu saptanamadığı" tespit edilmiştir.

Böylece senette tahrifat yapılmadığı, davacının iddialarının doğru olmadığı anlaşılmıştır. Davacının davaya konu senedin teminat senedi olduğu ve kefaletin geçersiz olduğu iddialarına gelince.

Davalı tarafın da cevap dilekçesinde işaret ettiği üzere Bir senedin teminat senedi niteliğinde olduğunun kabul edilebilmesi için senet üzerinde açıkça "bedeli teminattır/teminat için ahzolunmuştur" şeklinde açıklamanın yer alması ve hangi ilişkinin teminatı olarak verildiğinin de açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

Takibe konu edilen senet incelendiğinde senet üzerinde böyle bir ibarenin bulunmadığı gibi genel kredi sözleşmesinde de takibe konu senedin teminat senedi olduğuna ilişkin bir açıklama (atıf) bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının bu yöndeki iddiası kabul edilebilir değildir.

Yine davacı vekili müvekkilinin kredi sözleşmesi ve senedi imzalarken dava dışı eş ...' tan izin alınmasi gerektiğini, böyle bir izin olmadığından kefaletin geçersiz olduğunu ileri sürmüş ise de öncelikle bono üzerindeki davacı imzasının kefalet olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bono üzerine "kefil" ibaresi konsa dahi bu aval olarak nitelendirilmekte ve aval veren, bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen sorumlu kılınmaktadır. TTK'nun 636. Maddesi hükmü gereğince kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esası olduğundan, bu tür senetlerde imzası olan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur.

Bu açıklamalar doğrultusunda TTK'da özel hükümler olması nedeniyle kambiyo senetlerinde Türk Borçlar Kanunu'nun 584 ve 603. maddelerinin uygulama olanağı bulunmadığı gibi, senet üzerindeki davacı imzasının atıldığı tarih itibariyle 8l8 sayılı Eski Borçlar Kanunu yürürlüktedir Eski Borçlar Kanunu gereğince, eş muvafakati kefaletin geçerliliği için şart değildir. Borçlar Kanunu'nun eş muvafakatına ilişkin hükmünün geçmişe etkili olarak uygulanması mümkün değildir.

Bu nedenle davanın reddine, davacının davasında kötü niyetli olduğu kabul ve takdir edildiğinden davacı borçlu aleyhine dava değeri üzerinden %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmiş karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2016/12169 Esas - 2017/1231 Karar sayılı 16/02/2017 tarihli bozma ilamına göre " (1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

(2) İİK. m. 72,IV,c.2-4 uyarınca menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu, alacaklının ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmasından doğan zararı için bir tazminata mahkum eder.

Menfi tespit davasının reddine karar veren mahkemenin, borçluyu tazminata mahkum edebilmesi için, alacaklının borçluya karşı bir icra takibi yapmış olması ve borçlunun bu icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı almış ve bu ihtiyati tedbir kararının uygulanmış (infaz edilmiş) olması gerekmektedir.

Menfi tespit davasına bakan mahkeme icra takibinin durdurulması veya icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı vermemişse, mücerret menfi tespit davasının alacaklının alacağını almasını geciktirdiğinden söz edilemeyeceğinden, menfi tespit davasının reddine karar veren mahkeme, borçluyu tazminata mahkum edemez (KURU, Baki. İcra ve İflas Hukuk El Kitabı, İkinci Baskı, Ankara 2013, s. 376-377).

Mahkemece açıklanan bu hususlar değerlendirilmeden yazılı şekilde davalı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile mahkeme kararı bozulmuş, yeni esas alarak yargılamaya devam edilmiştir.

Yargılamanın devamı aşamasında; davacı vekili 25/04/2019 tarihli dilekçesiyle taraflar arasında sulh olduklarını, davalıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiş, taraflar arasında sulh olduklarından hüküm kurulmasına yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Taraflar arasında sulh olduklarından HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,

2-Karar harcı 44,40 TL nin peşin alınan 3.782,70 TL'den düşümü ile kalan 3.738,30. TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

4-Taraflar karşılıklı olarak masraf ve vekalet ücreti talep etmediklerinden bu konuda karar vermeye yer olmadığına,

5-Dosyada kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve ilgili tarafa iadesine,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... Hakim ...

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/132, K. 2019/285, 30 Nisan 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/132
Karar No
2019/285
Tarih
30 Nisan 2019

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/132 K.2019/419
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/132 K.2019/504
  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2019/132 K.2019/175
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2019/133 K.2019/694
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/133 K.2019/439
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/133 K.2019/312

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.