KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Ekim 2023
- Esas no
- 2020/133 Esas
- Karar no
- 2023/659
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 19/02/2020
Karar Metni
1.163 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket. Restorasyon ve İzolasyon meslek grubunda, bina ve diğer yapıların içi veya dışında yer ve duvar kaplama faaliyetleri (mermer, mozaik, granit, karo ve kaldırım taşlarının, parke dahil ahşap yer ve duvar kaplamalarının döşenmesi vb.) sektöründe faaliyet gösteren öncü firmalardan olduğunu Müvekkili şirket ile davalı ... Ltd.
Şti. arasında 05.12.2018 tarihinde imzalanan Dış Cephe Kaplama İşleri konulu Yüklenici Sözleşme'sine göre müvekkili şirket; davalının yükleminde olan ... ili ... İlçesi ... Mahallesi ... Cad. ... Pafta 1186 ada 2 Parsel sayılı yerde ofis inşaatının giydirme silikonlu cephe işlerin birim fiyat usulü anahtar teslim yapılması işini 1.899.464,29 TL+ KDV karşılığında üstlendiğini (EK-2 05.12.2018 Tarihli yüklenici sözleşmesi) Sözleşmenin imzalanmasıyla müvekkil şirket,
davalı tarafa 250.000,00 TL'lik teminat senedi verdiğini müvekkili şirket sözleşme kapsamında üstlendiği işi ve yükümlülüklerini yerine getirmek amacıyla personel istihdam ederek gecikmeksizin işin yapımına başladığını sözleşmeden doğan bütün yükümlülüklerin müvekkili şirket tarafından kusursuz ve eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesine rağmen davalı tarafından kaynaklanan kusur ve ihmaller nedeniyle işin yapımı tamamlanamadığını Müvekkili şirket ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğunu Öncelikle kötü niyetle ve haksız şekilde açılan icra takibinin (....
İcra Müdürlüğü ... Esas) dava sonuna kadar teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, Davalı aleyhine açtığımız Menfi tespit davamızın kabulünü.
Davalı şirket ile yapılan 05.12.2018 tarihli Yüklenici Sözleşmesi dolayısıyla belirlenen yükümlülüklerinin müvekkili tarafından yerine getirildiği halde davalı şirket tarafından yükümlülükler kasten yerine getirilmediği sebebiyle, davacı müvekkilinin davalı şirket lehine keşide ettiği senet karşılığında davalı şirkete herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, icra takibine konu senedin teminat senedi olarak tespitini ve teminat senedi ile kambiyo takibi yapılamayacağını ve müvekkilinin de davalıya böyle bir borcunun olmadığının tespiti ile birlikte icra takibinin ve ödeme emrinin iptalini,
Her türlü tazminat haklarımız saklı kalmak kaydıyla, kötü niyetle, haksız ve sebepsiz bir şekilde icra takibi açarak müvekkili icra ve dava ile muhatap eden, maddi yıkıma uğratan, psikolojik olan yıpratan davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata hükmedilmesini, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı, dilekçesinde öncelikle takibe konu bononun teminat amacıyla müvekkili şirkete teslim edildiğini iddia ettiğini daha sonra da bu teminata konu edimin yerine getirilmesiyle senedin bedelsiz kaldığından bahisle menfi tespit talebinde bulunulduğunu öncelikle belirtmek gerekir ki;
davacı teminat iddiasını senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille ispat etmekle mükellef olduğunu teminat iddiasını ispat ettiğinde ise teminata konu edimini gereği gibi ifa ettiğini yani teminat konusu rizikonun gerçekleşmediğini huzurdaki davada davacı hem teminat iddiasını ispatlayamadığını hem de teminat iddiasına konu rizikonun gerçekleştiğini yani sözleşmeye konu işin yapılamadığını ikrar etmekte, buna ilişkin delil tespiti raporları sunmakta olduğunu dolayısıyla teminat senedi iddiasının ve teminata konu edimin gereği gibi ifa ediliğinin ispatlanamadığı davanın reddinin gerekmekte olduğunu davacı şirketin,
müvekkili şirkete vermiş olduğu senedi vadesinde ödememesi üzerine aleyhine takip başlatıldığını davacının takibe konu senedin teminat senedi olduğu iddiasıyla açmış olduğunu verilen senetin teminat senedi olmadığını verilen senedin teminat senedi olduğu iddiası asılsız olduğunu davacının bu iddiasını ispata yarar bir belge de sunmadığı yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle, hukuki dayanaklardan yoksun bulunan huzurdaki davanın reddini, her türlü tazminat hakkımız saklı kalmak kaydıyla kötü niyetle ve haksız yere açıldığından davacı aleyhine alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; taraflar arasındaki sözleşme uyarınca teminat senedi olarak verildiği iddia edilen 250.000,00 TL lik senette tahrifat yapıldığı iddiasıyla borçlu olunmadığınından kaynaklanan menfi tespit davasıdır.
Taraflar dava tarihinden sonra yargılama devam ederken sulh olmuşlar ve bu hususa ilişkin 13.06.2023 tarihli protokol düzenlenmiş, bu protokol uyarınca taraf vekilleri sulh sözleşmesine göre karar verilmesini talep etmiştir. Sulh anlaşmasının yapılan incelemesinde davacıların .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya kapsamında 13.06.2023 tarihi itibariyle 499.832,18-TL borçlu olduklarını kabul ettikleri, .... İcra Dairesi ...
Esas sayılı dosya kapsamında, 499.823,18-TL borçla ilgili olarak satılmış malların bedeli yukarıda belirtilen 499.823,18 TL tutarından mahsup edilmiş olmakla beraber, davalı tarafından uzlaşmaya binaen yapılan tenkis ile birlikte, 10.07.2023 tarihine kadar 250.000,00-TL asıl alacak, 35.000,00-TL karşı vekâlet ücreti ve 5.000,00 TL yargılama ve icra giderleri olmak üzere toplamda 290.000,00-TL'nin ... vekili Av. ... ...'e ait ... ...
IBAN numaralı hesaba ödenmesi halinde, davalı, 3 iş günü içerisinde .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaya haricen tahsil bildiriminde bulunacağı ve tarafların birbirinden vekalet ücreti talebinin olmayacağı, yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılacağı yönünde anlaşmaya varıldığı görülmüştür. Burada mahkemenin kuracağı hüküm bir tespit hükmü olacaktır. Bu durumda hükmedilecek harcın da maktu olması gerekecektir.
Sulh anlaşmasının içeriğine göre yapılan ödemenin içinde yargılama giderinin de yer aldığı ve davacıların yargılama gideri talebinin olmadığı anlaşılmakla, hükmedilecek maktu harçtan davacıların sorumlu tutulması gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınan 269,85 TL harcın peşin alınan 4.303,53 TL. harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 4.033,68-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · E imzalıdır Hakim ... · E imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/133, K. 2023/659, 11 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama