İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/451 K.2020/428

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2020/451Karar2020/428Tarih1 Eylül 2020Okuma7 dk · 1.485 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
1 Eylül 2020
Esas no
2020/451
Karar no
2020/428
Dava
TAZMİNAT
Dava tarihi
31/08/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.485 kelime·7 dk okuma·4 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACININ TALEBİ

Davacı ....

Şti. vekili verdiği dava dilekçesinde, davalı ... ile 11.11.2019 tarihinde "Tedarik Sözleşmesi" adı ile sözleşme yaptıklarını, sözleşmenin 04.12.2019 tarihinde kendilerince feshedildiğini, sözleşmenin feshine rağmen kendilerine ait tasarımların kendi çektikleri fotoğraflar kullanılmak yoluyla davalı tarafından davalıya ait "..." ve "..." internet sitelerinde yayınlanmaya ve satışa sunulmaya devam edildiğini, bu durumun gerek taraflar arasında yapılan sözleşmeye gerekse 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 55'e göre haksız rekabet oluşturduğunu, haksız rekabet fiillerini önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini,

haksız rekabetin tespitini, haksız rekabetin yarattığı durumun ortadan kaldırılmasını ve uğradıkları zararlar için 1.000,0 TL maddi, 1.000,00 TL de manevi tazminatın taraflarına verilmesini talep etmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ

Dava, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 149'a göre sınai mülkiyet hakkına yönelik tecavüzün tespiti ve önlenmesi, ortadan kaldırılması ile aynı yasanın 150'inci maddesine göre tazminat davasıdır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı taraf, davalıya ait internet sitelerinde tasarımların aynen kullanıldığına ilişkin görüntüleri, 11.11.2019 tarihli Tedarik Sözleşmesini, ihtarnameyi, tespit tutanaklarını, Exif bilgilerini içerir ürün fotoğraflarını, lens görüntülerini, ticari defterlerini, tanık beyanlarını, yemin delilini ve bilirkişi incelemesini delil olarak sunmuştur.

Davacı ile davalı arasında yapılan 11.11.2019 tarihli Tedarik Sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin "Tanımlar" başlıklı kısmında "Fikri Mülkiyet Hakları, Satıcının tescilli "...", ...", "..." ve "..." markalarını ifade etmektedir." düzenlemesi yer almaktadır. Sözleşmenin "Fikri Mülkiyet Hakları" ve "Ticari Markalar" başlıklı 10.1 maddesinde de "Satıcı, alıcıya ürünleri satıcının ticari markası altında yalnızca web sitelerinde münhasır yetki temelinde satma yetkisi verir." düzenlemesi yer almaktadır. Bu maddelere göre davacının kendisine ait markalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.

Sözleşmenin "Anlaşma Amacı ve Süresi" başlıklı 1.1 maddesinde de "(...) satıcı sözleşmede ifade edilen ürünleri yasal markaları uyarınca üreterek alıcıya satacak ve tedarik edecektir. Alıcı, bu ürünleri yalnızca online kanal üzerinden bölgede münhasıran satacaktır." düzenlemesi yer almaktadır. Sözleşmenin "Münhasırlık" başlıklı 7.2 maddesinde de "(...) alıcı, bölgedeki satışlar için tek yetkili satıcı olur." düzenlemesi yer almaktadır. Bu maddelere göre davacının kendisine ait markaları içeren ürünleri davalı şirkete acentelik sözleşmesinin alt türü olan tek satıcılık sözleşmesi kapsamında satış hakkı verdiği anlaşılmaktadır.

Davacı taraf davasını açarken 6102 sayılı TTK m. 55/I-a-4'e dayandırmış ve bu madde kapsamında taleplerde bulunmuştur. 6102 sayılı TTK m. 55/I-a-4'e göre; "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," haksız rekabet durumu sayılmıştır.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 29'a göre.

"Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7'nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek,

ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. ç) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. (2) 19'uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." Bu madde hükmü ile hangi fiillerin marka hakkına tecavüz sayılacağı belirlenmiştir.

Bu maddenin yollama yaptığı 7'nci maddeye göre de. "Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir. (2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir.

Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın,

tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması.

(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi,

bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod,

anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması." Bu madde hükmüne göre de marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerin özel ve nitelikli durumları sayılmıştır.

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği taleplerde aynı yasanın 149'uncu maddesine göre; "a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d) Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulması. e) (d) bendi uyarınca elkonulan ürün,

cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması.f) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre elkonulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası, g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi." olarak belirlenmiştir.

Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği tazminat talepleri ise aynı yasanın 150'nci maddesine göre; "(1) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür.

(2) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilmesi durumunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebilir.

(3) Hak sahibi, sınai mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayalı tazminat davası açmadan önce, delillerin tespiti ya da açılmış tazminat davasında uğramış olduğu zarar miktarının belirlenebilmesi için, sınai mülkiyet hakkının kullanılması ile ilgili belgelerin, tazminat yükümlüsü tarafından mahkemeye sunulması konusunda karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." şeklinde belirlenmiştir.

Taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre taraflar arasında davacının sahibi olduğu markalara ait ürünlerin belli bir bölgede tek satıcı olarak davalıya satılması konusunda anlaşıldığı görülmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise davacı tarafın sahibi olduğunu belirttiği markalarına ait ürünlerin fotoğraflarının davalıya ait internet sitelerinde sözleşmenin feshine rağmen yayınlanmaya ve kendi ürünlerinin satışına devam etmelerinden kaynaklandığı görülmektedir.

Bu durumda 6102 sayılı TTK m. 55'de yer alan haksız rekabet hükümlerinin mi uygulanacağı yoksa 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m. 7, 29, 149 ve 150'de yer alan marka hakkına tecavüz hükümlerinin mi uygulanacağının belirlenmesi gerekecektir. 6100 sayılı HMK m. 33'e göre "Hakim Türk Hukukunu resen uygular" hükmüne göre uygulanacak hukuk normunun belirlenmesi hakimin takdirindedir.

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, 6102 sayılı TTK'na göre sonraki ve özel kanun olması nedeniyle normlar hiyerarşisine göre öncelikle uygulanma alanı bulmaktadır. Markalara yönelik uyuşmazlıklarda sonraki ve özel hükümlü kanun bulunması nedeniyle 6769 sayılı yasanın uygulanması gerektiğinden aynı yasanın 156'ncı maddesine göre görevli ve yetkili mahkeme ... Fikri Sınai Haklar Mahkemeleridir.

Davacı davasını açarken her ne kadar 6102 sayılı TTK m. 55'e göre talepte bulunmuş ise de davacının bu talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 60'da yer alan "Bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkim, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar verir." hükmü kapsamında değerlendirilmesi ancak görevli mahkemenin doğru tespit edilmesi durumunda görevli mahkemece değerlendirilebilecek bir konudur.

Görev kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle öncelikle görevli mahkemenin tespiti yapılıp bundan sonra görevli mahkemede yapılacak yargılama da birden çok sebebe dayanan sorumluluk türleri konusunda hangi hukukun uygulanacağına 6100 sayılı HMK m. 33 kapsamında hakim kendisi karar verecektir.

6769 sayılı yasanın 6102 sayılı TTK hükümlerine göre sonraki ve özel yasa olması nedeniyle ve 6769 sayılı yasadan kaynaklı uyuşmazlıklarda İstanbul Fikri Sınai Haklar Mahkemeleri görevli ve yetkili bulunduğundan görev yönünden davanın usulden reddine yönelik olarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle 6100 sayılı HMK m. 114/I-c ve 115'e göre davanın usulden reddine,

2-HMK 20 maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliği ile kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde talep edilmesi halinde dava dosyanının görevli ve yetkili ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,

3-Belirtilen 2 haftalık süre içerisinde talepde bulunulmaması ve süresinden sonra talepte bulunulması halinde mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4-HMK 331 md gereğince harç vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece karara bağlanmasına,

Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 01/09/2020

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/451, K. 2020/428, 1 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Davacının Talebi
  5. Davanın Hukuki Niteliği
  6. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/451
Karar No
2020/428
Tarih
1 Eylül 2020

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/453 K.2020/451
  • İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/453 K.2020/386
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/454 K.2020/456
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/455 K.2020/452
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/456 K.2020/459
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/457 K.2020/336

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.