KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- Esas no
- 2021/437
- Karar no
- 2024/34
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 23/06/2021
Karar Metni
1.572 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı kredi lehtarı ...- ... şahıs şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeye istinaden davalıya taksitli kredi kullandırıldığı, anılan sözleşmeye istinaden taksitli krediden doğan borcun öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle ...
35.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye no.lu kat ihtarnameleri ile nakit alacak yönünden kredi hesabı kesilip kat edildiği, ihtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine ... 10.İcra Md....
E. sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiği, davalının asıl borca, işlemiş faize ve fer'ilerime itirazı üzerine takibin durduğu, belirtilen sebeplerle davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve davalı hakkında % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar tarafından süresi içinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER
... 10.İcra Md. ... E. sayılı dosyasının mahkememiz dosyasına gönderildiği, davacı banka ile davalı kredi borçlusu/lehtarı (asıl borçlu) ...- ... şahıs firması arasında akdedilen 1.000.000,00 TL limit tutarında Genel Kredi Sözleşmesinin asıllarının ve tapu kayıtlarının mahkememiz kasasına alındığı görüldü.
... 10.İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı yazılan 22/02/2022 tarihli müzekkere cevabında ... adlı borçlu adına itiraz dilekçesi ve durdurma kararı bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
15/12/2022 tarihli celse 1 nolu ara karar ile borçlu davalı ... yönünden davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydına dair karar verilmiş dosyanın mahkememizin 2022/883 esas sırasına kaydı yapıldığı ve açılmamış sayılma kararı verildiği görülmüştür.
Mahkememizce verilen 15/12/2022 tarihli celse ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdii ile bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 23/11/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında;"Davacı banka (...) ile DAVALI kredi lehtarı (asıl borçlu) ... şahıs firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi/leri akdedildiği, davalı kefilin bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan ticari netilikli kredilerin öngörülen süresi içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2-Davalı kefillerin sorumluluğu;
davalı kefillerin kefalet sözleşmesinde gösterilen kefalet limitleri toplamının 765.221,41 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefil kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından dolayı kefalet limitiyle sınırlı olarak borçtan müteselsilen sorumlu olduklarının söylenebileceği, 3-Davacı bankanın takip tarihi itibariyle alacakları;
sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde fazlaya ilişkin 124.704,59 TL(889.926,00-765.222,41 TL) reddi durumunda, takip tarihinden itibaren 765.221,41 TL asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık %19,75 oranında (talep gibi) işleyecek temerrüt faizi ile birlikte istenilebileceği, (BSMV talep edilmemiştir) 5)...: Hem 1.000.000,00 limit dahilinde kefaleten ve hem de 1.200.000,00 TL limit ipoteği dahilinde borçtan sorumludur.
Başka| bir deyişle ... hem kefaleten ve hem de ipotek borçlusu olarak borçtan sorumludur. 6)...'cının nüfus cüzdanı örneği sayın mahkemece celp edilerek medeni durumunun araştırılması halinde, şayet bekar ise kefaleten borçtan sorumlu sayılabileceği, aksi halde (Yani evli ise) kefaleten borçtan sorumlu tutulamayacağının söylenebileceği," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce verilen 22/06/2023 tarihli celse 1 nolu ara kararı gereğince "Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi ile ihtarnamenin tebliğ şerhi eklenmekle ihtarnamenin 11/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşıldığından" dosyada ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 24/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında.
"1-Davacı banka (...) ile DAVALI kredi borçlusu/kredi lehtarı (asıl borçlu)... şahıs firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi/leri akdedildiği, davalı kefilinde işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, anılan sözleşme kapsamında kullandırılan ticari nitelikli kredilerin öngörülen süresi içinde ödenmemesi nedeniyle, davacı bankanın davalılar hakkında takip ve dava hakkının bulunduğu kanaati edinildiği, 2-Davalı/Kefilin/lerin Sorumluluğu: Davalı kefil/lerin, — kefalet sözleşmesinde gösterilen kefalet limitleri toplamının 1.000.000,00 TL olduğu,
temerrüt tarihi itibariyle hesaplanan asıl borç toplamının 768.527,42 TL olduğu, dolayısıyla hesaplanan asıl borcun kefalet limitinden daha düşük seviyede olması nedeniyle, davalı kefil kendi temerrüdü ve bunun hukuki sonuçlarından - dolayı kefalet limitiyle sınırsız olarak (07.12.2015 T.... E. ve ... s.K uyarınca) borçtan müteselsilen sorumlu olduklarının söylenebileceği (Lütfen bkz: TBK 589 m. mülga B.K 490.m'nın sayın yargı makamınca değerlendirilebilineceği)...
Sayın Mahkemece raporun benimsenmesi halinde, fazlaya ilişkin 121.398,58 TL (889.926,.00 — 768.527.42-) reddi durumunda, TAKİP TARİHİNDEN itibaren 768.527,42 TL asıl alacak tutarı tamamen tahsil edilinceye kadar yıllık. %19,75 oranında (talep gibi) işleyecek temerrüt faizi ile birlikte istenilebileceği, (BSMV talep edilmemiştir) 6)...'cının nüfus kayıt örneği sayın mahkemece celp edilmiş olduğu, sözleşmenin 02.05.2019 tarihinde akdedilmiş olduğu, davalı kefilin nufüs kayıt örneğine göre o tarihte bekar olduğu anlaşıldığından, kefaleten borçtan sorumlu sayıldıklarının söylenebileceği," görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Dava; davalının ipotek borçlusu olarak yer aldığı genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ... 10.İcra Md. ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat taleplerine ilişkindir.
Dava dışı ... tarafından 02/05/2019 tarihinde davacı bankadan kullanılan 1.000.000,00 TL bedelli krediye davalı .... 1.000.000,00 TL üzerinden müteselsil kefil olduğu gibi ... tarih ... yevmiye nolu ipotek resmi senedi ile borçlu ...' nın bankaya karşı asaleten ve kefaleten doğmuş/doğacak kredi borçlarının tahsilini teminen 1.200.000,00 TL bedelle ipotek tesis ettiği, ipoteğin kefil adına değil borçlu adına verildiği görülmüştür.
Borçlunun kullanmış olduğu krediye istinaden hesap 31/12/2018 tarihi itibariyle kat edilmiş ve 765.221,41 TL nakdi kredi borcunun ödenmesi ... 35. Noterliği' nin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile borçlulara tebliğ edilmiştir. Asıl borçluya çıkartılan ihtarname 11/01/2019 tarihinde iade edilmiş olup İİK 68/b maddesi gereğince belirtilen tebligatın sonuç doğurabilecek nitelikte sayıldığı kabul edilmiştir.
Davalı ...' ya çıkartılan ihtarın ise 11/01/2019 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede davalının müteselsil kefil ve ipotek borçlusu olduğunun ayrı ayrı belirtildiği görülmüştür. Borçlu 15/01/2019 tarihi itibariyle temerrüte düşmüş olup borçlunun takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarı bilirkişi tarafından 768.527,42 TL olarak hesap edilmiş, mahkememizce de yapılan hesaplama yönünden rapor denetime elverişli ve doğru bulunmuştur.
Her ne kadar bilirkişi raporunda davalı yönünden kefalet sözleşmesine istinaden hesaplama yapılmış ise de; davalının iptali istenen takipte ipotek borçlusu konumunda olduğu, ancak asıl borçlu ile kefil yönünden temerrüt tarihleri aynı olduğundan sonuç itibariyle hesaplanan miktar borçlu yönünden de geçerli olmakla bu konuda tekrardan bir ek rapor alınmasına gerek görülmemiştir.
Davalının yapmış olduğu itirazın da lehine ipotek verilen asıl borçlu yönünden de raporda değerlendirme yer aldığından hukuki nitelik arz eden hususlarda mahkememizce değerlendirme yapılacağından rapora itirazın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere davacı üst sınır (limit) ipoteği ile sadece ipotek akit tablosunda belirtilen limit kadar alacağı teminat altına almış olup, alacaklı ancak bu limit kadar ipotekli takip yapabilir. Taşınmazı üzerinde limit ipoteği kurulan 3. Kişinin, aynı zamanda kredi sözleşmesinde kefil olması, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takipte ipotek limiti ile sorumlu olduğu ilkesini değiştirmez. Zira borcun teminatı olan taşınmazın sorumluluğu limitle sınırlıdır. (HGK 2007/12-356 E. 2019/711 K.)
Somut olayda alacaklı tarafından borçlular aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığı takip talebinde borcun 889.926,00 TL olduğunun belirtildiği, ipotek bedeli toplamının 1.200.000,00 TL olduğu, yaptırılan bilirkişi incelemesinde asıl borçlunun takip tarihi itibariyle 768.527,42 TL borçlu olduğu tespit edilmekle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen alacak miktarının % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmiş davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan · e- imza · Üye · e- imza · Üye · e- imza · Katip · e- imza
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/437, K. 2024/34, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama