KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Esas no
- 2022/444 Esas
- Karar no
- 2024/196
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 24/06/2022
Karar Metni
1.385 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Banka ile borçlu arasında genel kredi sözleşmesi akdedilerek kredi kullandırıldığı, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiği ve kredi alacağının muaccel hale geldiği ... 1. Noterliğinden 21.12.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname keşide edilerek hesap özeti gönderildiği cevap vermeyen borçluya icra takibi başlatıldığı ve takibe itiraz edildiği, takibe dayanak evraklardan kredi sözleşmesine ve imzalara borçlunun itirazı olmadığı, faizin sözleşme ile kararlaştırıldığı ve kredi alacağının likit olduğu, beyan edilerek itirazın iptaline ve takibin devamına %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı yanın arabuluculuk yoluna başvurmaksızın doğrudan dava açmasının yasaya aykırılık teşkil ettiği, dosyaya sunulu arabuluculuk tutanağının işçi işveren uyuşmazlığına ilişkin olduğunu, dosyaya sunulu 19.04.2017 tarihli 400.000,00 TL, 11.02.2021 tarihli 260.000,00 TL lik sözleşmelerin çelişkili bir durum yarattığını kredi kullanımlarının dayanağının belli olmadığını, müvekkilinin davacı yana iki sözleşme kapsamında bir borcunun olmadığını, 300.000,00 TL tutarlı 2017 tarihli kredi garanti fonu sözleşme bulunduğu,
ödeme planı bu tutar dikkate alınarak yapılmış ise de müvekkilinin hesabına yalnızca 264.000,00 TL yatırıldığı bu borcun ödendiğini, davaya dayanak sözleşmeleri TBK md. 20 vd. Hükümleri gereğince genel işlem koşulu mahiyetinde olduğu, açıklama yapılmaması,
muvafakat alınmaması ve müzakere edilmemesi nedeniyle bütünüyle geçersiz olduğu ve müvekkilinin yönünden hüküm ve sonuç doğurmadığını, kat ihtarnamesinin davacının eline geçmediğini, bu hali ile hüküm doğurmayacağından kat ihtarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, talep edilen faizlerinde ihtar şartı yokluğu nedeniyle temerrüt tahakkuk etmediği gibi fahiş olduğunu, davanın usul ve esastan reddi yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın haklı olup olmadığı, GKS gereğince davacının davalıdan alacağının bulunup bulunmadığı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır. DELİLLER; .... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı takip dosyası celp edilmiştir.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 15/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;11.03.2022 takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan toplam 47.409,80 TL talep edebileceği, tarafımızca hesaplanan kredi kartı asıl alacak tutarı ile davacı bankanın kredi kartı asıl alacak tutarı arasındaki farkın; davacı banka tarafından 5464 sayılı kanun'un 26.maddesinin uygulanmamasından ötürü oluştuğu, başka bir deyişle; tarafımızca alacağın tespiti.
5464 sayılı kanun'un 26.maddesindeki;“ temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz.” hükmü kapsamında; harcamalar harcamalara, faiz ve diğer feriler faize ilave edilerek ve faizler anaparaya ilave edilmeden / faize faiz tahakkuk ettirilmeden yapıldığı, davacı bankanın 11.03.2022 takip tarihi itibarı ile.
Ek hesap kredisi asıl alacak tutarı 2.002,17 TL için ve ... **** **** ... numaralı kredi kartı asıl alacak tutarı 42.067,27 TL için; takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar T.C. Merkez Bankasınca 3 er aylık dönemler halinde yayınlanmakta olan gecikme faiz oranlarını aşmamak kaydıyla temerrüt faizi ve faizin gider vergisini isteyebileceği, tarafların diğer taleplerinin Sayın Mahkemeniz takdirleri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince ek bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 21/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;11.03.2022 takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan toplam 47.188,01 TL talep edebileceği, davacı bankanın 11.03.2022 takip tarihi itibarı ile; ek hesap kredisi asıl alacak tutarı 2.002,17 TL için ve ... **** **** ... numaralı kredi kartı asıl alacak tutarı 41.027,90 TL için; takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar T.C. Merkez Bankasınca 3 er aylık dönemler halinde yayınlanmakta olan gecikme faiz oranlarını aşmamak kaydıyla temerrüt faizi ve faizin gider vergisini isteyebileceği, tarafların diğer taleplerinin Sayın Mahkemeniz takdirleri içinde kaldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 06/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle;Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davacı Banka ... A.Ş.
Nin ayrıntısı yukarıda takip bölümünde belirtildiği üzere 11.03.2022 takip tarihi itibariyle tahsis edilip kullandırılan Kobi Kredi Kartı ve Kredili Mevduat Hesap Kredisinden kaynaklı olmak üzere, davalı ... ...'dan toplamda 50.927,81 TL alacaklı olduğu, belgelendirilmesi halinde 231,70 TL tutarındaki ihtarname masrafının da talep edilebileceği, ....İcra Müdürlüğü nezdinde ...
Esas sayılı dosya üzerinden başlatılan takibe kaldığı yerden devamına ve itirazın iptaline ilişkin nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu, diğer talep edilen hususlarında Sayın Mahkemenin takdirleri içinde kaldığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;Dava, davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf davacı banka ile davalı arasında imzalanan sözleşme uyarınca davalıya kredi kullandırdıklarını, ihtarnameye rağmen ödeme yapılmadığı için davalı hakkında icra takibi başlattıklarını ileri sürmekte, davalı ise davacıya borcu olmadığı söylemektedir.
Davacı banka ile davalı arasında biri 19/04/2017 tarihli 400.000 TL, diğeri 11/02/2021 tarihli 260.000 TL olmak üzere toplam 660.000 TL.lık genel kredi sözleşmesi imzalanmıştır. Bu sözleşme uyarınca davalıya kullandırılan kredilerin geri ödenmesinde sorunla karşılaştığı düşüncesinde olan davacı tarafından alacağının tahsili amacı ile davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibi başlatılmıştır. Bu icra takibi ile davalıdan 2 ayrı krediden kaynaklanan asıl alacak ve işlemiş akdi ve temerrüt faizi ile birlikte BSMV'den oluşan alacağın tahsili talep edilmiştir. Ödeme emri tebliğ edilen davalının itirazı üzerine icra takibi durdurulmuştur. Davalı itirazında asıl alacak ve ekleri kadar davacı bankaya borcu olmadığını söylemiştir.
Davacı alacağının olup olmadığı, varsa miktarı ile birlikte diğer eklerinin hesaplanması teknik incelemeyi gerektirdiği için sorun tespit bölümünde belirtilen konuları değerlendirmek üzere bankacı bilirkişiden 06/02/2024 tarihli rapor alınmıştır. Bu bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davacı banka tarafından davalı borçluya kullandırılan krediler yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılıp, asıl alacak ve eklerinden oluşan davacı alacağının belirlenmesine çalışılmıştır.
Gerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun olup, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınarak hazırlanan ve bu nedenle hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilen bilirkişi raporuna göre; Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler kapsamında davacı Banka ... A.Ş. Nin ayrıntısı yukarıda takip bölümünde belirtildiği üzere 11.03.2022 takip tarihi itibariyle tahsis edilip kullandırılan Kobi Kredi Kartı ve Kredili Mevduat Hesap Kredisinden kaynaklı olmak üzere, davalı ... ...'dan toplamda 50.927,81 TL alacaklı olduğu, belgelendirilmesi halinde 231,70 TL tutarındaki ihtarname masrafının da talep edilebileceği belirtilmiştir.
Yukarıda içeriği özetlenen bilirkişi raporu ve itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı olması ilkesinden hareketle yapılan değerlendirmede, icra takibi ve itirazın iptali davasında daha fazla miktarlar talep edilmekle birlikte davacı alacağının bilirkişi raporu ile belirlenen toplam 50.927,81 TL olduğu kabul edilmiştir. Sözleşme hükümlerine göre davacı alacağının hesaplanması mümkün olup, haksız itiraz nedeni ile davacının likit nitelikteki alacağına ulaşması geciktirildiği için hüküm altına alınan miktarın % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınması gerektiği kabul edilip, davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim .... · e-imzalıdır
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/444, K. 2024/196, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama