İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/186 K.2023/895

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

Esas2023/186Karar2023/895Tarih20 Aralık 2023Okuma9 dk · 1.887 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
20 Aralık 2023
Esas no
2023/186 Esas
Karar no
2023/895
Dava
Alacak
Dava tarihi
17/03/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.887 kelime·9 dk okuma·3 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili firma ile davalı firma arasında yaşanan tartışma neticesinde davalı firma haksız şekilde ve hukuken korunmayan bonolardan sebep müvekkili firma hakkında icra takibi başlatılacağını ifade etmesi üzerine müvekkili firma tarafından 20.12.2016 tarihinde .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/...

Esas sayılı dosyası üzerinden Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının açıldığını ikame edilen bu davanın yerel mahkeme nezdinde kazanıldığını ve akabinde davalı ... firması tarafından kararın istinaf edilmesi sebebiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2019/... Esas, 2021/...

Karar ve 30.09.2021 tarih sayılı ilamı ile yasa yolu kapalı olmak suretiyle kesin şekilde müvekkilinin lehine sonuçlanarak müvekkili firmanın davalı firmaya karşı 2 adet bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespit olunduğunu, davalı firmanın kendi aleyhinde 20.12.2016 tarihinde menfi tespit davası açıldığını fark etmesi üzerine müvekkilinin sorumlu olmadığı senetlerden doğan alacaklara ilişkin olarak, müvekkili aleyhine her iki kıymetli evrakı da ... ...

Sanayi Ticaret Limited Şirketi isimli firmaya ciro etmek suretiyle 29.12.2016 tarihinde 2 ayrı icra takibi başlatılmasına sebebiyet verdiğini, davalının kanuna aykırı olarak ciro ettiği senetler neticesinde, müvekkili aleyhine 30.10.2016 vade tarihli, 9.756,00 TL tutarlı bonoya dayalı olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/... (29.12.2016) ve 30.11.2016 vade tarihli, 13.008,00 TL tutarlı bonoya dayalı olarak .... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas (29.12.2016) Sayılı icra takiplerinin başlatıldığını üçüncü şahıslarca söz konusu icra takiplerinin yapılmasının ardından, müvekkili firma tarafından 24.04.2017 tarihinde 14.000,00 TL, 12.05.2017 tarihinde 1.868,03 TL ve son olarak 09.05.2017 tarihinde 12.617,91 TL olmak üzere ödemelerin yapıldığını ve her iki icra dosyası da tüm fer'ileri ile birlikte ödenerek kapatıldığını,

müvekkilinin yukarıda verilen tarihlerde yaptığı ödemelerin ayrı ayrı ödeme tarihlerindeki dolar karşılıkları hesaplanarak dava tarihi itibariyle denk düşen dolar kuru çerçevesinde ve devamla dolar kuru üzerinden uyarlanarak tespit edilecek tutara işleyecek avans faizi ile birlikte yapılan ödemelerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesi ve duruşma günü davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmamıştır.

Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; Davacının keşidecisi, davalının lehtarı olduğu 03/10/2016 düzenleme tarihli, 30/11/2016 vade tarihli, 13.008,00 TL bedelli ve 03/10/2016 düzenleme tarihli, 30/10/2016 vade tarihli, 9.756,00 TL bedelli çekler hakkında davacı tarafça davalı aleyhine menfi tespit davası ikame edilmesi sonrası davalının dava konusu çeki dava dışı 3. Şirkete cirolaması, menfi tespit davasının davacı lehine kabul edilmesine kadarki süreçte dava dışı 3. Şirketin çek bedellerini davacıdan tahsil etmesinden kaynaklı, davalının çekleri kötüniyetli ciroladığı iddiasıyla dava konusu bedeli davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edip edemeyeceğinden ibaret olduğu görüldü.

DELİLLER

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılarak 2016/... Esas sayılı dosyası uyap üzerinden celp edilmiştir. ... Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... (...) ile ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi (...) kayıtları celp edilmiştir.

Mahkememizce verilen ara karar gereğince bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş olup 16/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Yukarıda detaylıca izah edildiği üzere, davacı tarafa ait yasal defterlerden davaya konu edilen 3 adet toplamı 32.520,00 TL olan senetlerin davacı tarafından davalıya verildiği ve karşılığında herhangi bir fatura alınmadığı, davalı ve dava dışı ... şirketin adresleri ve iştigal konularının farklı olduğu ancak ortakları incelendiğinde her iki şirkette de ...'ın eski ortak olduğu, İki şirket arasında organik bağ olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu,

Sayın mahkemece davacı tarafından yapılan ödemelerin USD cinsinden iadesine karar verilmesi durumunda 28.485,94 TL karşılığı Merkez bankası Efektif Satış kuru ile 7.903,74 USD olduğunun hesap edildiği" sonuç ve kanaatine varılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;

Dava; Davacının keşidecisi, davalının lehtarı olduğu 03/10/2016 düzenleme tarihli, 30/11/2016 vade tarihli, 13.008,00 TL bedelli ve 03/10/2016 düzenleme tarihli, 30/10/2016 vade tarihli, 9.756,00 TL bedelli çekler hakkında davacı tarafça davalı aleyhine menfi tespit davası ikame edilmesi sonrası davalının dava konusu çeki dava dışı 3. Şirkete cirolaması, menfi tespit davasının davacı lehine kabul edilmesine kadarki süreçte dava dışı 3. Şirketin çek bedellerini davacıdan tahsil etmesinden kaynaklı, davalının çekleri kötüniyetli ciroladığı iddiasıyla dava konusu bedeli davalıdan sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edip edemeyeceğinden ibaret olan alacak davasıdır.

Öncelikle sebepsiz zenginleşme kavramı ve hukuki işlemlerden doğan borçlardan farkının açıklanması gerekmektedir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için; bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.

6098 sayılı TBK'nun konuya ilişkin 77. ve devamı maddelerindeki düzenlemelere göre, sebepsiz zenginleşme; haklı bir sebep olmaksızın bir başkasının mal varlığından veya emeğinden zenginleşen, bu zenginleşmeyi geri vermekle yükümlüdür. Bu yükümlülük Özellikle zenginleşmenin geçerli olmayan veya gerçekleşmemiş, ya da sona ermiş bir sebebe dayanması ya da borçlanılmamış edimin kendisini borçlu sanarak yerine getirilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir.

Zaman aşımına uğramış bir borcun ifasından veya ahlaki bir ödevin yerine getirilmiş olmasından kaynaklanan zenginleşmeler geri istenemez. Hukuka ya da ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı, geri verme borcu altındadır.

Öte yandan, hukuki işlemin borç doğurmasının nedeni irade açıklamasıdır. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni ise, tam aksine, kişinin iradesi dışında mal varlığında bir eksilmenin meydana gelmesidir. Bunun sonucu olarak, taraflar arasında mal varlıkları arasındaki değişim bir sözleşmeye, yani tarafların açıkladıkları iradeye dayanırsa, sebepsizlikten ve dolayısıyla sebepsiz zenginleşmeden söz edilemez.

Hukuki işlemlerden ve bunun en yaygın türü olan sözleşmeden doğan borçlarda, borçlunun borcunu anlaşmaya uygun olarak yerine getirmesi gerekir. Borçlu anlaşmaya uygun hareket etmezse, alacaklı borca aykırılık hükümlerini işletir ve mümkün ise borcun aynen ifasını, değilse doğan zararının giderilmesini talep eder. Sebepsiz zenginleşmede ise, sadece mal varlığındaki eksilmenin giderilmesinin talep edilmesi söz konusudur.

Bütün bu açıklamalara göre, sebepsiz zenginleşme alacaklıya, ikinci derecede (tali nitelikte) bir dava hakkı temin eder. Mal varlığındaki azalmanın başka asli nitelikteki davalarla önlenmesi mümkün ise, sebepsiz zenginleşme davası gündeme gelemez. Aynı ilkenin bir sonucu olarak, sözleşmeden doğan bir hukuki ilişkinin bulunduğu hallerde tarafların sebepsiz zenginleşmeye dayanan bir talepte bulunması olanaklı değildir.

Yukarıda değinilen ilkeler, Hukuk Genel Kurulu'nun 13/06/2007 gün ve 2007/18-330 E.-350 K. sayılı kararında da benimsenmiş olup, sözleşme niteliğindeki yüklenme senedinden kaynaklanan uyuşmazlıkta, fazla ödenen paranın geri alınmasının sözleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. Yine Hukuk Genel Kurulu'nun 6.1.1968 gün ve E:1966/T-1728, K:6 sayılı kararında da, feshedildiği ileri sürülen bir sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlığın, sözleşme hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi ve zaman aşımının da buna göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

....

Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... esas, 2018/... karar sayılı dosyasında davacı (dosyamız davacısı) müvekkili ile davalı şirket arasında davalıya ait 576 aboneden aktif olan müşterilerin devri konusunda imzalanan 29/09/2016 tarihli sözleşme gereği davalıya teminat olarak 3 adet bono verildiğini ancak, devir alınan abonelerden 236 tanesinin aktif olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle aktif olan 236 abone karşılığı bedelin davalıya verilen 07/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli bono ve bakiyesinin banka havalesi ile davalıya ödendiğini,

taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca müvekkilinin davalıya başka borcu kalmadığını ancak davalı ile yapılan tüm görüşmelere ve ihtara rağmen teminat olarak verilen diğer iki adet 30/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli ve 30/11/2016 tarihli, 13.008 TL bedelli bononun iade edilmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle müvekkilinin 30/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli ve 30/11/2016 tarihli, 13.008 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece,

tarafların kabulünde olan 29/09/2016 tarihli sözleşme gereği davalı tarafça davacıya sözleşmede belirtilen sayıda müşteri devreldilmediği, benimsenen bilirkişi raporunda incelenen davacı kayıtlarına göre 236 müşterinin davacıya devredildiği ve devredilen müşterilere yönelik ödemenin davacı tarafça davalıya verilen 07/10/2016 tarihli bono ile ve kalan bakiyenin banka havalesi ile yapıldığı, kalan müşterilerin devredilmediği görülmüştür.

Dolayısıyla, sözleşme gereği kararlaştırılan müşterilerin tamamı devredilmediğine ve devredilen müşterilere yönelik ödeme yapıldığına göre davacı tarafça davalıya verilen 30/10/2016 tarihli, 9.756 TL bedelli ve 30/11/2016 tarihli, 13.008 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2019/... esas, 2021/... karar sayılı 30/09/2021 tarihli kararı ile Dosyada bulunan 14.11.2016 tarihli tutanakta, 236 adet abonenin devir edildiği, davalı yanın bu miktardan fazla abonenin devir edildiğini iddia ve ispat etmediği, devir edilen abonelere ilişkin bedellerin bono ve havale yoluyla ödendiği, bu nedenle teminat olarak verilen iki adet bononun bedelsiz kaldığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi karı ve gerekçesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.

Mahkememizde görülmekte olan davada davacı, yukarıda ayrıntıları belirtilmiş .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyasına konu 2 adet bononun, 20/12/2016 tarihinde dava açıldıktan sonra, davalı tarafça dava dışı ... ... San. Tic. Ltd. Şti. İsimli şirkete ciro etmesi sonucu, hamil şirketin müvekkiline karşı takibi sonrası müvekkilinin icra dosyasına ödeme yapmak zorunda kaldığını, davalının alacaklı olmadığını bilmesine rağmen kötüniyetli olarak bonoları ciroladığını ve sebepsiz zenginleştiğini iddia etmiş ve bonolardan kaynaklı ödediği bedelin döviz üzerinden uyarlanarak kendilerine verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün 2016/... sayılı dosyası ve .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası celbedilmiş, her iki dosyada alacaklının dava dışı ... ... San. Tic. Ltd. Şti. Olduğu, borçlunun dosyamız davacısı olduğu, takip dayanağı senetlerin .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... esas sayılı dosyasına konu 2 adet bono olduğu, davacı tarafça 24/04/2017 tarihinde 14.000,00 TL, 12/05/2017 tarihinde 1.868,03 TL, 09/05/2017 tarihinde 12.617,91 TL ödenerek dosyaların kapatıldığı görülmüştür.

Davalı ...Tic. Ltd. Şti ve dava dışı ... ... San. Tic. Ltd. Şti'nin ticaret sicil kayıtları incelenmiş, her iki şirketin ... isimli eski ortağı bulunduğu görülmüş, şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı, .... İcra Müdürlüğünün 2016/... sayılı dosyası ve .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına konu bonoların davalı şirket tarafından dava dışı şirkete cirolanmasını gerektirir ticari ilişkinin bulunup bulunmadığının tespiti için davalı ve dava dışı şirkete HMK 222. Gereği ticari defterlerini sunmak üzere süre verilmiş, davalı ve dava dışı şirket tarafından davaya cevap verilmediği gibi ticari defterler de sunulmamıştır.

Sonuç olarak, davalı ...Tic. Ltd. Şti'nin bedelsiz kalan 2 adet bonoyu, dava dışı ... ... San. Tic. Ltd.

Şti'ye ciro etmesi, her iki şirketin eski ortağının ... olması, her iki şirketin de ticari defterlerinin mahkememize sunulmaması birlikte değerlendirildiğinde şirketler arasında organik bağ olabileceği kanaatine varılmış, davalının hakkında dava açılan 2 adet bonoyu, dava açıldıktan sonra cirolaması ve neticede bonoların bedelsiz kaldığına hükmedilmesi karşısında davalının sebepsiz zenginleştiği, davacının ise borçlu olmadığı bono bedellerini ödemek suretiyle fakirleştiği, zenginleşme ve fakirleşme arasında nedensellik bağının bonoların cirolanması suretiyle bulunduğu mahkememizce kabul edilmiştir.

Bunun yanında davacı her ne kadar ödenen bedellerin uyarlanarak döviz kuru üzerinden tahsiline karar verilmesini talep etmiş ise de davanın niteliği itibariyle taraflar arasındaki ilişkinin döviz üzerinden olup olmamasının sonuca etkili olmaması, davacının davasını 28.485,94 TL üzerinden harçlandırmış olması karşısında davanın kabulü ile 14.000,00 TL'nin 24/04/2017 tarihinden, 1.868,03 TL'nin 12/05/2017 tarihinden, 12.617,91 TL'nin 09/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davanın KABULÜ ile,

14.000,00 TL'nin 24/04/2017 tarihinden, 1.868,03 TL'nin 12/05/2017 tarihinden, 12.617,91 TL'nin 09/05/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Davacının kötüniyet tazminatı ve diğer taleplerinin reddine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.945,87 TL nispi karar harcının peşin alınan 486,47 TL harçtan mahsubu ile geri kalan 1.459,40 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yapılan toplam 691,97 TL( 179,90 TL BVH, 25,60 TL VSH, 486,47 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 2.631,75 TL ( 631,75 TL tebliğler ve posta, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7-Arabuluculuk ücreti olan 3.120,00 TL'nin davalıdan alınarak, HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren kabul edilen kısım yönünden 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/186, K. 2023/895, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller
  5. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/186
Karar No
2023/895
Tarih
20 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/186 K.2023/725
  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/187 K.2023/200
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/187 K.2023/1153
  • Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/187 K.2023/261
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/187 K.2023/761
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/188 K.2023/554

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.