KÜNYE
T.C. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Esas no
- 2025/342
- Karar no
- 2025/611
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 13/09/2024
Karar Metni
757 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Sermaye Piyasası Kanunundan Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin kendisinin bir kısım birikimlerini, üyelik yöntemi ile davalı/borçluya ait kripto para plâtformlarında değerlendirmekte iken, platform sunan kurum olan, davalı/borçludan: 911.996.80.TL. Tutarına ulaşmış parasını alamaması üzerine, bu parasını tahsil etme amacı ile ... 33.İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasından, davalı/borçluya Örnek 7 İlâmsız ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrini 04.09.2024 tarihinde tebellüğ eden davalı/borçlu, vekili aracılığı ile işbu ödeme emrine, takibe, borcun tamamına, faize ve her türlü fer'ilerine diyerek 07.09.2024 tarihinde itiraz ettiğini, davalı/borçlu şirket; bilinen kadarı ile ... adresindeki, ...Anonim Şirket ismi ile, üyelerine kripto varlık yatırımı yapma imkanı sunan, yaptığı işe; "kripto varlık alım-satım plâtformu" ya da;
"kripto varlık borsası" denilen işle iştigal ettiğini, bunlardan, müvekkilinin banka aracılığı ile mezkûr şirkete gönderip şirketin kripto plâtformunda değerlendirdiği paraların, 14 adet banka dekontu ile, davalı şirkete gönderildiğini, plâtformu kullanma komisyonlarına dair, davalı şirket makbuzu ve en son davalı şirket tarafından müvekkiline gönderilen, müvekkilinin birikimlerinin platformdaki karşılığının, Türklirası cinsinden tutarı olan, 911.996.80 TL.lık meblâğa ulaştığını gösteren, kripto altın (XAUT), Reef , Lambada ( LAMB) , Tether (USDT) ve Türk Lirası bakiyelerini gösteren üyelik belgesi örneği de delil listesinde sunulduğunu,
20 Ağustos 2024 tarihlerinden itibaren, kripto ve Türklirası birikimlerinin, Türk Lirası bakiyesinin kendi banka hesabına aktarılması ve kripto bakiyelerinin de başka bir kripto platform hesabına transferi için, şirket çalışanlarından talepte bulunan müvekkilinin, bu talebine ilişkin, önce birkaç gün oyalanmış, ardından da ilgili şirket, müvekkilinin telefonlarına cevap vermez olduğunu, durumu yerinde gözlemlemek için, 20.08.2024 tarihinde, şirketin konuşlu olduğu adrese giden müvekkilinin, anılan plazanın kapısında güvenlik tarafından durdurularak, içeri girip işyerine gitmesi engellenmiş, kendisine;
yukarıdaki işyerinin günlerdir kapalı olduğu, hiç bir personelin işe gelmediğini, kendisi gibi birçok kişinin bu şekilde gelerek, benzer şekilde işyeri katına çıkma girişiminde bulunduğunu, paralarının kendilerine ödenmediği şeklinde söylemlerde bulunan bu kişilerin de geçmesine, plaza güvenlik ve yönetimince izin verilmediğini öğrenmekle, ödemiş olduğu para ve birikimlerini geri alabilmek için, o anda çare olarak, davalı/borçlu şirket hakkında icra takibi başlattığını, başaltılan bu takibe yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m.128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir.
... 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2025 tarihli, ... Esas,... Karar sayılı gönderme kararı ile mahkememize tevzi edilen ve mahkememizin yukarıda belirtilen sırasına kaydı yapıldığı görüldü.
Mahkememizce duruşmanın 16/09/2025 günü saat 11:15'e bırakılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verilmiştir.
7155 Sayılı Yasanın 20. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi ile "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmü uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkındaki ticari davalarda dava açmadan önce arabuluculuğa başvurmak dava şartı haline getirilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükmü gereğince arabuluculuğa tabi davalarda dava açılırken, arabulucuya başvurulması ve arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekir.
Davacı vekili tarafından dosyaya Arabuluculuk Son Tutanağının aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmadığı, dava konusunun dava şartı arabuluculuğa tabi olduğu anlaşıldığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/342, K. 2025/611, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama