KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/152
- Karar No
- 2022/856
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2022
- Esas no
- 2022/246 Esas
- Karar no
- 2023/21
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ
- Dava tarihi
- 11/04/2022
- Karar tarihi
- 18/01/2023
Karar Metni
961 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen sözleşme hükümlerine aykırı olarak ödemeleriz zamanında ifa edilmemesi nedeniyle davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu davalının haksız olarak icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, beyan ederek davalı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin kaldığı yerden devamına, likit borcun inkarı nedeniyle %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı beyan dilekçesinde özetle; eldeki davanın ticari işlemden kaynaklı bir dava olmadığını, kendisinin tüketici olduğunu bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu, adresi itibariyle mahkemenin yetkisiz olduğunu, ayrıca davacı tarafça dava şartı olan tüketici uyuşmazlıklarındaki arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, davacıya borcunun olmadığını beyanla, davanın reddine, lehine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusuna ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası getirtilerek incelendiğinde; davacının, davalı aleyhine 2.325,45 TL asıl alacak ve 102,04TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.427,49 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığı, davalının itirazı üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 1. maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir." denilmekle, aynı yasanın 114/1-c maddesinde "Mahkemenin görevli olması" dava şartları arasında sayılmıştır. Yasal düzenlemeler kapsamında öncelikle görev yönüyle inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmemesine rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olarak düzenlenmiştir.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler hâlinde sayılmakla birlikte Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra ve İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmayıp TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması hâlinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hâle getirmez.
TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava hâline getirmeyecektir.
Üçüncü grup ticari davalar ise, yherhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda uyuşmazlık, fatura/ cari hesaptan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmıştır. Açılan dava ve alacağın temelini oluşturan ilişki, TTK'nın 4/1. maddesinde sınırlı sayıda gösterilen hususlara ilişkin olmayıp eldeki davanın mutlak ticari dava olarak kabul edilebilmesi olanağı bulunmamaktadır.
6102 sayılı TTK' nun 4/1. maddesi kapsamında bir davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi için uyuşmazlık kapsamında tarafların tacir olması ve işin de her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekmektedir.
Davalının dosyamıza yansıyan adresi itibariyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile İstanbul Vergi Dairelerine yazılan yazılara davalının tacir kaydı olmadığı ve gelir vergisine esas beyannamesinin bulunmadığı yönünde cevaplar verilmiş olması karşısında davalının tacir olmadığı ve eldeki davanın nispi ticari dava olarak kabul edilebilmesi olanağının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Bununla birlikte uyuşmazlık konusunun yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin de olmaması nedeniyle eldeki davanın ticari dava olmadığı ve uyuşmazlığın çözümünde Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığına kanaat getirilmiştir. Genel görevli mahkeme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. maddesinde aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesi olarak düzenlenmiştir.
Mahkememizin görevli olmaması karşısında ve uyuşmazlık konusu faturanın davalının işyerine yazar kasa teminine ilişkin düzenlenmiş olması sebebiyle davalının tüketici olarak değerlendirilemeyeceği sebeple eldeki davaya ilişkin aksine bir düzenleme de bulunmadığı, davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın görev yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır . Hakim ... · e-imzalıdır .
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/152, K. 2022/856, 14 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama