KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Esas no
- 2022/885
- Karar no
- 2025/416
- Dava
- Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 29/12/2022
Karar Metni
3.590 kelime·18 dk okuma·3 bölüm
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ile davalı şirket her sene sözleşmelerini yenileyerek yıllardır birlikte karşılıklı güven esasına dayalı olarak çalışmakta olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme sürekli iki tarafa borç yükleyen, ticari bir sözleşme olduğunu, ana sözleşme gereği müvekkili ..., ... çalışanlarının taşımacılığını üstlenmiş olan davalı şirket ... adına personel taşımak üzere hareket etmekte olduğunu, akdedilen ana sözleşmenin eki olan, ek sözleşme gereği ise;
davalı şirketçe sefer başı müvekkiline ödeme yapma borcu altına girildiğini, ana sözleşme 01.05.2022 tarihinde 12(oniki) aylık süre boyunca taşıma işi için imzalandığını, davalı şirketin, davaya konu sözleşmeyi ... 'nun almış olduğu karar neticesinde. 01.11.2022 tarihinden itibaren servis hizmetlerinini, yalnızca özmal olan, ... plakaya sahip araçlar ile yapacağını ve şirket bünyesinde tedarikçi çalıştırmayacağını, ... tarihli ... yevmiye numaralı ...
33. Noterliğince keşide edilen ihtarname ile müvekkiline bildirildiğini, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşme 01.11.2022 tarihinde tek taraflı olarak davalı şirketçe feshedildiğini, davaya konu sözleşmenin tarafı olmayan bir şirketin (...) verdiği bir kararın gerekçe gösterilerek sözleşmenin sona erdirilmiş olması kanaatince hukuka uygun olmamakla beraber tarafların birbirlerine duydukları güveni de zedelemekte olduğunu, müvekkilinin davalı şirket için çalıştırdığı iki aracı şuanda boşta olduğunu, talihsiz bir tarihte sözleşmenin sona erdirilmiş olması nedeniyle kimse ile sözleşme yapılamadığını bnelirterek;
fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile şimdilik müvekkili ile yapılan sözleşmenin 01.11.2022 tarihinde sona ermesi sebebi ile yoksun kaldığı 1.000,00 TL kazanç kaybının tarafımıza ödenmesine ve dava tarihi itibariyle tazminat taleplerimize ticari avans faizi işletilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı iddialarının aksine sözleşme haklı nedenle feshedildiğini, davacı yan, ... Projesinde müvekkili şirket ile akdetmiş olduğu 01.06.2022 tarihli ek sözleşme uyarınca ... plakalı araç ile ... Nolu ... servisini ve ... plakalı aracı ile de 01 Nolu... servisleri hizmetini verdiğini, ...
Servis Araçları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te açıkça personel taşımacılığı yapacak araçların ... plakasına sahip olması belirtilmiş olduğunu, aksi durum idari para cezası ile müeyyidelendirilmekte olduğunu, dolayısı ile ... plaka dışındaki araçların yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle yalnızca ... plaka araçlar ile çalışacağını haricen belirttiğini, davacıya müvekkili tarafından sürekli ... plaka uyarısı yapıldığını, plakanın mevzuata uygun olmamasından kaynaklı olarak müvekkilinin sürekli idari para cezası ödediğini belirttiğini ancak davacı tarafından araç yasal şartları taşır bir araçla da değiştirilmediğini,
bu nedenle sözleşmenin 4. 12. Maddesi uyarınca davacıya uygun iş verilemediğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacı yan sözleşmenin sona erdirildiği tarihin Kasım ayı olmasından ötürü yeni bir sözleşme yapacak muhatap bulamadığını ve iki aracının boşta olduğunu savunarak kazanç kaybı talebinde bulunmuş ancak iddialarını ispata yarar bir bilgi yahut belge de sunmadığını, kaldı ki davacının araçlarının aralarındaki akdin feshinden sonra da başkaca işlerde çalışmaya devam ettiğini, dolayısıyla davacının bu fesihten kaynaklı bir kazanç kaybı oluşmadığını savunarak;
öncelikle haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE /
Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki akdedilmiş olan personel taşıma sözleşmesinin davalı şirket tarafından tek taraflı ve haksız olarak fesih edildiği iddiasına dayalı olarak, davacının yoksun kaldığı kazanç kaybı tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı ve miktarına ilişkindir. Taraf delilleri toplanmış, 01/05/2022 tarihli personel taşıma sözleşmesi celp edilmiş, tarafların BA-BS formları celp edilmiş, tanık beyanı alınmış, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce talimat yoluyla alınan SMMM bilirkişi ...'dan alınan 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle.
Davacının inceleme konusu olan 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defter kayıtlarının incelenmesinde, davacının 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3. maddesi gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı görüldüğünü, bu nedenle davacının inceleme konusu olan 2020, 2021 ve 2022 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu anlaşıldığını, davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde 01/08/2022 - 01/11/2022 tarihleri arasındaki gelirlerinin toplam 798.416,23.-TL,
01/08/2022 - 01/11/2022 tarihlerinden sonraki 02.11.2022 – 31.12.2022 tarihleri arasındaki gelirlerinin 115.037,64.-TL., 01/08/2022 - 01/11/2022 tarihlerinden önceki 01.01.2022 – 31.10.2022 tarihleri arasındaki gelirlerinin toplam 792.908,50.-TL, 01/08/2022 - 01/11/2022 tarihlerinden önceki 01.01.2020 – 31.12.2020 tarihleri arasındaki gelirlerinin toplam 288.023,22.-TL, 01/08/2022 - 01/11/2022 tarihlerinden önceki 01.01.2021 – 31.12.2021 tarihleri arasındaki gelirlerinin 458.225,77 TL olduğunun tespit edildiğini.
KANAAT VE SONUÇ : Dava dosyası ile davacı tarafın ticari defterler üzerinde yapılan incelemelerde, Davacı tarafın ticari defterlerine göre, 01/08/2022 - 01/11/2022 tarihleri arasındaki gelirlerinin toplam 798.416,23.-TL olduğunu, - 01/08/2022 - 01/11/2022 tarihlerinden sonraki 02.11.2022 – 31.12.2022 tarihleri arasındaki gelirlerinin toplam 115.037,64.-TL olduğu,
01/08/2022 - 01/11/2022 tarihlerinden önceki 01.01.2020 – 31.12.2020 tarihleri arasındaki gelirlerinin toplam 288.023,22.-TL olduğunu, 01/08/2022 - 01/11/2022 tarihlerinden önceki 01.01.2021 – 31.12.2021 tarihleri arasındaki gelirlerinin toplam 458.225,77.-TL olduğunu, 01/08/2022 - 01/11/2022 tarihlerinden önceki 01.01.2022 – 31.10.2022 tarihleri arasındaki gelirlerinin toplam 792.908,50.-TL olduğunu, davacının ticari defterleri ve vergi beyannamelerine göre, davacının.
2020 yılında 34.598,96.-TL tutarında net zarar elde ettiğini, 2021 yılında 139.436,13.-TL tutarında net kar elde ettiğini, 2022 yılında 344.371,96.-TL tutarında net kar elde ettiği tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce SMMM bilirkişi ..., Lojistik-Taşıma Sektör bilirkişisi .... Medeni ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi bilirkişi ...'tan oluşan heyetten alınan 06/11/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle.
Ayrıntılı gelir tablolarının incelemesinde; davacının 2020 yılında 34.598,96 TL zarar ettiğini, 2021 yılında 139.436,13 TL ve 2022 yılında 344.371,96 TL kâr elde ettiği görülmekte olduğunu, davalı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğunu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiğini, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığı tespit edildiğini, tabloda görüldüğü üzere, davalı şirketin davacıya 29.11.2022 dava tarihi itibarıyla 0,05 TL borçlu göründüğü tespit edildiğini,
şirket tarafından düzenlenmiş KDV hariç 695.200,00 TL tutarında 6 adet alış faturasını netice itibarıyla davacının Bs bildirimi ile davalı şirketin Ba bildiriminin birbirleriyle örtüştüğü tespit edildiğini, taraflar arasında 01.05.2022 ile 01.05.2023 tarihlerini kapsayan “Araç Çalışma Sözleşmesi” imzalandığını ve sözleşmenin dava dosyasına sunulduğunu, taraflar arasında imzalanan Araç Çalışma Sözleşmesi incelendiğinde sözleşmede taşımayı yapacak araçlarda “...” olması şartının yer almadığı görülmekte olduğunu, davalı taraf;
beyanda bulunmuş olsa da taraflar arasında imzalanan Araç Çalışma Sözleşmesinde bu şart tespit edilemediğini, davalı firmanın davacı ile yapmış olduğu Araç Çalışma Sözleşmesi feshi “Süreli Fesih” olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığını, davalı taraf süreli fesih bildirimini davacı tarafa 18.10.2022 tarihinde bildirdiğini ve davacı taraf servis taşıma operasyonunu 01.11.2022 tarihi itibari ile sonlandırdığını, davalı tarafın fesih bildirimi ile servis taşıma operasyonunu durdurması arasında geçen süre 14 gün olduğunu, davacının mahrum kaldığı kazancın hesaplanabilmesi için;
davacının aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gereken makul sürenin tespit edilmesi, bu süre itibarıyla elde edeceği gelirin hesaplanması ve bu süre itibarıyla yapmadığı giderlerin mahsup edilmesi suretiyle zararının belirlenmesi gerekli olduğunu, Mahkemenin davalı tarafın taraflar arasında imzalanan Araç Çalışma Sözleşmesinin süresinden önce feshedildiğini taktir etmesi durumunda; genel servis taşımacılığı piyasasında bu süre genel olarak 60 gün olarak uygulandığından;
davalı ana firma davacı taşıyan/tedarikçi firmanın her bir aracının 46 günlük kazanç kaybına uğramasına neden olduğu kanaatine varıldığını, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen Araç Çalışma Sözleşmesinin eki, 01.05.2022-01.05.2023 tarihlerini kapsamakta olduğunu, Sözleşme kapsamında davacının aşağıda detayları verilen faturaları düzenleyerek davalı şirkete personel taşıma hizmeti sunduğu görülmekte olduğunu, davacının Mayıs-Ekim 2022 dönemini kapsayan altı aylık dönemde davalı şirketten 695.200,00 TL + KDV tutarında personel servis taşıma geliri sağladığı tespit edildiğini,
2022 yılında 1.707.362,37 tutarında net satış geliri elde eden davacı, hasılatının (695.200,00 / 1.707.362,37 =) %40,71’ini davalı şirketten sağladığını, davacının, Araç Çalışma Sözleşmesinin 01.05.2022-31.10.2022 tarihlerini kapsayan 6 aylık dönemde günlük ortalama kazancı (695.200,00 / 180 =) 3.862,22 TL olduğunu, buna göre, 46 günlük kazanç kaybı (3.862,22 x 46 =) 177.662,12 TL olarak hesaplandığını, davacının faaliyet gösterdiği taşımacılık sektöründe ortalama %35 kârla çalışılmakta olduğunu,
dolayısıyla takdirin ve kanaat Muhterem Mahkemeye ait olmak üzere şayet Mahkemece davalının sözleşmeyi haklı sebebe dayanmaksızın feshettiği ve davacının sözleşmesinin süresinden önce feshedilmiş olması nedeniyle kâr mahrumiyeti yaşadığı kanaatinde olunması durumunda davacının 62.181,74 TL’nin (177.662,12 x %35) tazminini talep edebileceğini, takdirin Mahkemeye ait olduğunu, Genel İnceleme Ve Değerlendirme: Dava konusu somut olayda;
davacı tarafından “taraflar arasında 01.05.2022 tarihinde 12 (oniki) aylık süre boyunca taşıma işi için imzalandığını, davalı şirketin 18.10.2022 tarihli ihtarname ile davaya konu sözleşmeyi ...'nun almış olduğu karar neticesinde 01.11.2022 tarihinden itibaren servis hizmetlerini, yalnızca özmal olan, ... plakaya sahip araçlar ile yapacağını ve şirket bünyesinde tedarikçi çalıştırmayacağını davacıya bildirdiğini, bu sebeple taraflar arasındaki sözleşmenin 01.11.2022 tarihinde tek taraflı olarak davalı şirketçe feshedildiğini, tarafların Mayıs ayında anlaştıklarını,
sözleşmenin sona erdirildiği Kasım ayında ise taşıma işi yapan birinin yeni bir sözleşme yapmak için muhatap bulmasının oldukça zor olacağı, davacının davalı şirket için çalıştırdığı iki aracın şuanda boşta olduğu” iddiası ile “sözleşmenin feshi nedeniyle uğradığı kâr mahrumiyetinin tahsilini” talep ettiği görülmekte olduğunu, buna karşın davalı tarafından “...
Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te açıkça personel taşımacılığı yapacak araçların ... plakasına sahip olması belirtilmiş olup aksi durumun idari para cezasına tabi olduğunu, dolayısı ile ...’nin ... plaka dışındaki araçların yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle yalnızca ... plaka araçlar ile çalışacağını haricen belirttiğini, davacıya davalı tarafından sürekli ... plaka uyarısı yapıldığını, plakanın mevzuata uygun olmamasından kaynaklı olarak davalının sürekli idari para cezası ödediğinin belirtildiğini ancak davacı tarafından aracın yasal şartları taşır bir araçla değiştirilmediğini,
bu nedenle sözleşmenin 4.12. maddesi uyarınca davacıya uygun iş verilemediğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, sözleşmeye konu araçların yasal şartları taşımadığının tespiti ve sonucunda sözleşmenin haklı nedenle feshedilmiş olması karşısında davacı yanın kazanç kaybı bulunduğu iddiasının kabul edilemez olduğunu” ileri sürülerek davanın reddi talep edildiğini, heyete tevdi edilen dosya münderecatından sözleşmenin,
davalı şirket tarafından 18.10.2022 tarihli 35856 yevmiye numaralı Bakırköy 33. Noterliğince keşide edilen ihtarname ile davaya konu sözleşmeyi ...'nun almış olduğu karar neticesinde 01.11.2022 tarihinden itibaren servis hizmetlerini, yalnızca özmal olan, ... plakaya sahip araçlar ile yapacağını ve şirket bünyesinde tedarikçi çalıştırmayacağını bildirerek sözleşmenin feshedildiği müşahede edildiğini, ne var ki heyetimiz sektör üyesince de ifade edildiği üzere taraflar arasında 01.05.2022 ile 01.05.2023 tarihlerini kapsayan “Araç Çalışma Sözleşmesi” imzalandığını,
taraflar arasında imzalanan Araç Çalışma Sözleşmesi incelendiğinde sözleşmede taşımayı yapacak araçlarda “...” olması şartının yer almadığı görülmekte olduğunu, davalı taraf; “... Umum Servis Araçları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te açıkça personel taşımacılığı yapacak araçların...plakasına sahip olması belirtilmiş olup aksi durum idari para cezası ile müeyyidelendirilmektedir.
Dolayısı ile ... plaka dışındaki araçların yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle yalnızca ... plaka araçlar ile çalışacağını haricen belirtmiştir.” beyanında bulunmuş olsa da taraflar arasında imzalanan Araç Çalışma Sözleşmesinde bu şart tespit edilemediğini, bu sebeple nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olmak üzere sözleşme ilişkisinin haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiği düşünülmekte olduğunu, Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davalıya kusur atfedilemeyeceğinden davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunması mümkün olmayacağını,
bu noktadan itibaren açıklamalarımıza davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen kâr mahrumiyetinin yüksek mahkeme kararları kapsamında ne şekilde hesap edildiğinin tespiti yönünden devam edecek olursak: ilgili karardan da anlaşılacağı üzere Yargıtay kâr mahrumiyeti hesabında kesinti yönteminin nazara alınarak sonuca ulaşılması gerektiğini ifade ettiğini, hâl böyle olunca davacının mahrum kaldığı kazancın hesaplanabilmesi için evvelce de ifade edildiği üzere davacının aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gereken makul sürenin tespit edilmesi,
bu süre itibarıyla elde edeceği gelirin hesaplanması ve bu süre itibarıyla yapmadığı giderlerin mahsup edilmesi suretiyle zararının belirlenmesi gerekli olduğunu, davacının Mayıs-Ekim 2022 dönemini kapsayan altı aylık dönemde davalı şirketten 695.200,00 TL + KDV tutarında personel servis taşıma geliri sağladığı tespit edildiğini, 2022 yılında 1.707.362,37 tutarında net satış geliri elde eden davacı, hasılatının (695.200,00 / 1.707.362,37 =) %40,71’ini davalı şirketten sağladığını, davacının, Araç Çalışma Sözleşmesinin 01.05.2022-31.10.2022 tarihlerini kapsayan 6 aylık dönemde günlük ortalama kazancı (695.200,00 / 180 =) 3.862,22 TL olduğunu,
buna göre, 46 günlük kazanç kaybı (3.862,22 x 46 =) 177.662,12 TL olarak hesaplandığını, davacının faaliyet gösterdiği taşımacılık sektöründe ortalama %35 kârla çalışılmakta olduklarını, dolayısıyla nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olmak üzere şayet Mahkemece davalının sözleşmeyi haklı sebebe dayanmaksızın feshettiği ve davacının sözleşmesinin süresinden önce feshedilmiş olması nedeniyle kâr mahrumiyeti yaşadığı kanaatinde olunması durumunda davacının 62.181,74 TL’nin (177.662,12 x %35) tazminini talep edebileceğini, elbette ki nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olduğunu,
SONUÇ: Dava dosyası ve eklerinin verilen görev doğrultusunda incelenmesi sonucunda rapor içerisinde detaylı olarak açıklandığı üzere; -Davalı şirketin 2020, 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin yevmiye ve kebir defterlerinin e-defter olarak elektronik ortamda tutulduğunu, e-defter beratlarının Maliye İdaresine kanuni süresinde yüklendiğini, envanter defterlerinin açılış tasdikinin kanuni süresinde yaptırıldığını, -Davalı şirketin davacıya 29.11.2022 dava tarihi itibarıyla 0,05 TL borçlu göründüğünü, -Davacı tarafın Form Bs içeriğinde davalı şirket adına düzenlenmiş KDV hariç 695.200,00 TL tutarında 6 adet satış faturasını bildirdiği,
buna karşılık davalı tarafın Form Ba içeriğinde davacı şirket tarafından düzenlenmiş KDV hariç 695.200,00 TL tutarında 6 adet alış faturasını bildirdiğini, netice itibarıyla davacının Bs bildirimi ile davalı şirketin Ba bildiriminin birbirleriyle örtüştüğünü, -Mahkemenin davalı tarafın taraflar arasında imzalanan Araç Çalışma Sözleşmesinin süresinden önce feshedildiğini taktir etmesi durumunda; genel servis taşımacılığı piyasasında bu süre genel olarak 60 gün olarak uygulandığından;
davalı ana firma davacı taşıyan/tedarikçi firmanın her bir aracının 46 günlük kazanç kaybına uğramasına neden olduğu kanaatine varıldığını, -Kâr kaybının, fiili zarardan farklı olarak, olayların olağan akışına, genel hayat tecrübelerine göre malvarlığında meydana gelebilecek bir artışın, zarar verici eylem sonucu kısmen veya tamamen engellenmesi nedeniyle meydana gelen varsayımsal eksilmeyi ifade ettiğini, bu kapsamda kâr kaybının talep edilebilmesi için ilk olarak kazancın elde edilebilmesinin büyük bir ihtimal olarak görülebilmesi ikinci olarak ise sözleşmenin karşı tarafın kusuruna dayalı olarak sona erdirilmesi gerektiğini,
-Heyetlerine tevdi edilen dosya münderecatından taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin 01.05.2022 ilâ 01.05.2023 tarihlerini kapsadığı ve fakat sözleşmenin davalı tarafından 01.11.2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere bir başka ifade ile kararlaştırılan süreden tam 6 ay önce feshedildiğinin müşahede edildiğini, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi devam etse idi davacının gelir elde etmeye devam edeceğinin düşünüldüğü,
Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davalının mahrum kaldığı kardan bahsedilemeyeceğinden davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olmayacağını, -Davalının... tarihli ... yevmiye numaralı ...
33. Noterliğince keşide edilen ihtarname ile davaya konu sözleşmeyi ...'nun almış olduğu karar neticesinde 01.11.2022 tarihinden itibaren servis hizmetlerini, yalnızca özmal olan, ... plakaya sahip araçlar ile yapacağını ve şirket bünyesinde tedarikçi çalıştırmayacağını bildirerek feshettiğinin müşahede edildiğini, -Heyete sektör üyesince de ifade edildiği üzere taraflar arasında 01.05.2022 ile 01.05.2023 tarihlerini kapsayan “Araç Çalışma Sözleşmesi” imzalandığını ve sözleşme dava dosyasına sunulduğunu,
taraflar arasında imzalanan Araç Çalışma Sözleşmesi incelendiğinde sözleşmede taşımayı yapacak araçlarda “...” olması şartının yer almadığının görüldüğünü, bu sebeple nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olmak üzere sözleşme ilişkisinin haklı sebebe dayanmaksızın feshedildiğinin düşünüldüğünü, Mahkemece aksi kanaatte olunması durumunda davalıya kusur atfedilemeyeceğinden davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunmasının mümkün olmayacağını,
bu noktadan itibaren açıklamalarımıza davacının kâr mahrumiyeti talebinde bulunabileceği kanaatinde olunması ihtimaline binaen devam edecek olursak içtihatlardan da anlaşılacağı üzere Yargıtay’ın kâr mahrumiyeti hesabında kesinti yönteminin nazara alınarak sonuca ulaşılması gerektiğini ifade ettiğini, -Hâl böyle olunca mahrum kaldığı kazancın hesaplanabilmesi için davacının aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gereken makul sürenin tespit edilmesi,
bu süre itibarıyla elde edeceği gelirin hesaplanması ve bu süre itibarıyla yapmadığı giderlerin mahsup edilmesi suretiyle zararının belirlenmesi gerektiğini, -Bu çerçevede yapılan hesaplama neticesinde davacının, Araç Çalışma Sözleşmesinin 01.05.2022-31.10.2022 tarihlerini kapsayan 6 aylık dönemde günlük ortalama kazancının (695.200,00 / 180 =) 3.862,22 TL olduğu,
buna göre 46 günlük kazanç kaybının (3.862,22 x 46 =) 177.662,12 TL olarak hesaplandığını, davacının faaliyet gösterdiği taşımacılık sektöründe ortalama %35 kârla çalışıldığını, dolayısıyla nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olmak üzere şayet Mahkemece davalının sözleşmeyi haklı sebebe dayanmaksızın feshettiği ve davacının sözleşmesinin süresinden önce feshedilmiş olması nedeniyle kâr mahrumiyeti yaşadığı kanaatinde olunması durumunda davacının 62.181,74 TL’nin (177.662,12 x %35) tazminini talep edebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Mahkememizce alınan SMMM bilirkişi ..., Lojistik-Taşıma Sektör bilirkişisi ..., Medeni ve Borçlar Hukuku Öğretim Üyesi bilirkişi ...'tan oluşan heyetten alınan 10/04/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle.
Tarafların Kök Rapora Karşı Beyanlarının Değerlendirilmesi: Davaya konu olan taraflar arasında yapılan Araç Çalışma Sözleşmesinin davalı ana firma tarafından taşıma sözleşmesinin süresi dolmadan feshedilmesiyle birlikte davacı ...’nın ... ilinde davalı tarafından süresi dolmadan feshedilen aracın yaptığı servisle aynı büyüklükte/aynı kazancı elde edebileceği yeni bir servis işini kaç günde bulabileceği yönünde itirazlar yapıldığını, servis taşımacılığı piyasasında;
taşıma sözleşmesi süresinden önce iptal edilen bir aracın aynı hacimde yeni bir iş bulabilmesi çok sayıda ve çok farklı faktörlere göre değişkenlik göstermekte olduğunu, bu nedenle; taşıma sözleşmesi süresinden önce iptal edilen bir aracın aynı hacimde yeni bir iş bulabileceğini tam ve net olarak hesaplayabilmek mümkün olmadığını, servis taşımacılığında taraflar arasında servis taşımacılığı sözleşmesi imzalandığında;
taraflardan biri mücbir sebep dışında bir nedenden dolayı taşıma sözleşmesini feshetmek isterse çok uzun yıllara dayanan piyasa deneyimleri ile bu süre piyasada genel olarak 60 gün olarak kabul edileceğini, servis taşımacılığı yapan bir aracın her bir servis turu için elde edebileceği net kazancı birçok nedenden dolayı (servisin güzergahının uzunluğu, trafik yoğunluğu, servisi kullanan yolcu sayısı, aracın uğrayacağı durak sayısı gibi) birbirinden farklı olmakta olduğunu, servis taşımacılığı yapan bir aracın ortalama kazancı aracın son 6 (altı) aylık toplam kazancının ortalamasına göre hesaplanmakta olduğunu,
SONUÇ: Dava dosyası ve eklerinin verilen görev doğrultusunda incelenmesi sonucunda rapor içerisinde detaylı olarak açıklandığı üzere. Taraflarca yapılan beyan ve itirazların, kök raporumuzda değişikliği gerektiren bir hususa havi olmadığını, bu nedenle bilirkişi kök raporumuzdaki görüşümüzde herhangi bir değişiklik bulunmadığı bildirilmiştir.
İddia, savunma, dosya kapsamında toplanan deliller, alınan tanık beyanı, bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirilmiştir. Buna göre;
Davacı tarafça, taraflar arasında 01.05.2022 tarihinde 12 (oniki) aylık süre boyunca taşıma işi için imzalanan sözleşmenin, davalı şirket tarafından 18.10.2022 tarihli ihtarname ile 01.11.2022 tarihinden itibaren tek taraflı ve haksız olarak olarak feshedildiği, fesih tarihi itibarıyla yeni bir iş bulmasının zor olduğu ileri sürülerek fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000,00 TL kazanç kaybına ilişkin tazminat talebinde bulunulmuş, bu miktar ıslah ile 62.181,74 TL’ye artırılmıştır.
Davalı tarafça, ... Servis Araçları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te açıkça personel taşımacılığı yapacak araçların ... plakasına sahip olması gerektiğinin belirtilmiş olup aksi durumun idari para cezasına tabi olduğu, dolayısı ile ...’nin ... plaka dışındaki araçların yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle yalnızca ...plaka araçlar ile çalışacağını haricen belirttiği, davacıya sürekli ... plaka uyarısı yapıldığı,
ancak davacı tarafından aracın yasal şartları taşır bir araçla değiştirilmediğini, bu nedenle sözleşmenin 4.12. maddesi uyarınca davacıya uygun iş verilemediğinden sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği savunularak davanın usulden ve esastan reddi talep edilmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğinden bahisle kazanç kaybı tazminat talebine ilişkindir. Dava şartlarının tam olduğu, incelenecek bir ilk itiraz veya süreler yönünden itiraz olmadığından davanın esasına geçilmiştir. Taraf kayıtları ve dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan bilirkişi raporlarının ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, hukuki değerlendirmeler mahkememize ait olmak üzere bilirkişi raporlarının bir bütün olarak dosya kapsamında karar vermeye uygun olduğu değerlendirilmiştir. Dosya kapsamında toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre;
Davacı ile davalı taraf arasında 01.05.2022 ile 01.05.2023 tarihlerini kapsayan “Araç Çalışma Sözleşmesi” imzalandığı, bu sözleşmenin, davalı şirket tarafından ... tarihli ... yevmiye numaralı ...
33. Noterliğince keşide edilen ihtarname ile, davaya konu sözleşmeyi ...'nun almış olduğu karar neticesinde 01.11.2022 tarihinden itibaren servis hizmetlerini, yalnızca özmal olan, ... plakaya sahip araçlar ile yapacağını ve şirket bünyesinde tedarikçi çalıştırmayacağının bildirerek feshedildiği. Davalı tarafça "...
Araçları Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik’te açıkça personel taşımacılığı yapacak araçların ... plakasına sahip olması gerektiğinin belirtildiği, aksi durumun idari para cezası ile müeyyidelendirilmekte olduğu, dolayısı ile ...'nin ... plaka dışındaki araçların yönetmeliğe aykırı olması nedeniyle yalnızca ... plaka araçlar ile çalışacağını haricen belirtmiş olduğu" nedenlerinden dolayı sözleşmenin feshinin haklı olduğu savunulmuş ise de, taraflar arasında imzalanan Araç Çalışma Sözleşmesi incelendiğinde sözleşmede taşımayı yapacak araçlarda “...” olması şartının yer almadığı,
dava konusu olayda sözleşmenin derhal feshini gerektirecek mücbir sebep halinin de bulunmadığı, hukukumuzda sözleşme serbestliği geçerli olup, taraflar tacir olup sözleşme şartları ile bağlı olacakları, sözleşmede yazmayan bir şartın ileri sürülerek sözleşmenin feshedilemeyeceği, feshedildiği takdirde ise feshin haksız olacağı, bu kapsamda davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshedildiği.
Sözleşmenin davalı tarafça haksız feshedilmesi nedeniyle, davacının kazanç kaybına uğrayacağı, kazanç kaybına ilişkin olarak davalıdan tazminat talep edebileceği.
Yargıtay kararları da dikkate alındığında, davacının mahrum kaldığı kazancın hesaplanabilmesi için davacının aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gereken makul sürenin tespit edilmesi, bu süre itibarıyla elde edeceği gelirin hesaplanması ve bu süre itibarıyla yapmadığı giderlerin mahsup edilmesi suretiyle zararının belirlenmesinin gerekli olduğu, davacının aynı veya benzer şekilde sözleşme yapması için gereken makul sürenin 60 gün olduğu, sözleşmenin 01.11.2022 tarihinden itibaren feshedileceği hususunun davacıya 18.10.2022 tarihinde bildirildiği,
fesih bildiriminden fesih tarihine kadar geçen 14 günlük sürenin 60 günlük süreden düşülmesi gerektiği, buna göre davacının 46 günlük kazanç kaybı olacağı, bu kapsamda davacının Mayıs-Ekim 2022 dönemini kapsayan altı aylık dönemde davalı şirketten 695.200,00 TL + KDV tutarında personel servis taşıma geliri sağladığı, 2022 yılında 1.707.362,37 tutarında net satış geliri elde eden davacının, hasılatının (695.200,00 / 1.707.362,37 =) %40,71’ini davalı şirketten sağladığı, davacının, Araç Çalışma Sözleşmesinin 01.05.2022-31.10.2022 tarihlerini kapsayan 6 aylık dönemde günlük ortalama kazancı (695.200,00 / 180 =) 3.862,22 TL olduğu,
buna göre, 46 günlük kazanç kaybının (3.862,22 x 46 =) 177.662,12 TL olarak hesaplandığı, davacının faaliyet gösterdiği taşımacılık sektöründe ortalama %35 kârla çalışılmakta olduğu, dolayısıyla davacının kazanç kaybına ilişkin 62.181,74 TL’nin (177.662,12 x %35) tazminini talep edebileceği, davacı tarafça davanın ıslah ile 62.181,74 TL’ye artırıldığı anlaşılmakla ve değerlendirilmekle, davacının davasında haklı olduğu, sözleşmenin haksız feshinden dolayı davalıdan kazanç kaybına ilişkin 62.181,74 TL tazminatı dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte talep edebileceği, sonuç ve sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Bu nedenler ile davacı tarafça açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-DAVACI TARAFÇA AÇILAN DAVANIN KABULÜ İLE; Kazanç kaybına ilişkin 62.181,74 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken 4.247,63-TL nispi karar ve ilam harcından peşin ve ıslah yoluyla yatırılan 1.142,70-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 3.104,93-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Davacı tarafça peşin ve ıslah yoluyla yatırılan 1.142,70 TL peşin harç parasının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı parası, 424,00 TL müzekkere ve davetiye posta masrafı, 17.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam; 18.004,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin, davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine İADESİNE,
7-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe ÇIKARTILMASINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere her hangi bir Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/06/2025
Katip · e-imzalıdır Hakim · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/885, K. 2025/416, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama