KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Esas no
- 2023/425
- Karar no
- 2023/1041
- Dava
- Tespit-Bonoların İptali
- Dava tarihi
- 19/09/2014
Karar Metni
1.617 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan tespit-bonoların iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin, ...'in mirasçıları olduklarını, 24/06/2013 tarihinde ... aleyhine sağlığında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile bonoya dayalı 550.000,00-TL asıl alacak ve 110.139,39-TL işlemiş faiz talebiyle icra takibi başlatıldığını, icra dosyasının, şu anda borçlu ...'in taşınmazının satılabilmesi için ...esas sayılı dosyası olarak .... İcra Müdürlüğü'nde olduğunu, ...'in ... ...
Posta Cd., 59 pafta, 4 ada, 52 parselde kayıtlı taşınmazına haciz koyularak satış işlemlerine başlandığını, hatta taşınmazın değer tespitinin dahi yapıldığını, dosya borçlusu ...'in 25/02/2014 tarihinde vefat ettiğini, icra dosyasına kefil olarak görülen ...'in eşi ...'in, müteveffanın bakıcısı olduğunu, ...'in bilinçli bir şekilde müteveffayı kardeşinin çocukları olan müvekkillerinden uzaklaştırdığını ve görüşmelerini engellediğini, müteveffanın mal varlığının aşama aşama ...'in aldığı vekalet aracılığı ile eritildiğini, ...'in vesayet altına alınması talebiyle, ....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosya ile taşınmazına tedbir konulduğunu, ... ve eşi ..., müteveffanın akli dengesinin yerinde olmamasından yararlandığını, aslında tamamen kısıtlanması gereken bir durum ortada iken, vefatı ile ....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının karara bağlanmadan sona erdiğini, fiili ehliyeti olmayan kimsenin, hukuki ehliyeti de olmayacağından, kambiyo senedi düzenleyemeyeceğini, ... ve eşinin, akli dengesinin yerinde olmadığı adli tıp raporu ile ispatlanmış olan yaşlı kadını sanal olarak borçlandırarak icra takibi açılmasına sebep olduklarını ve taşınmazın satışa çıkmasını sağladıklarını, maddi vakaların tarihsel ilerleyişine bakıldığında, müteveffanın ve dolayısıyla müvekkillerinin dolandırıldığının açık olduğunu, bu hususta taraflarınca...Cumhuriyet Başsavcılığı'na...tarihinde şikayette bulunduğunu,
verilen takipsizlik kararının, ... Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kaldırılığını, tüm bu nedenlerle ...'in düzenlediği bonoların kesin hükümsüz olduğunun tespiti ile iptalini, dava sonuçlanıncaya kadar taşınmazın satışını önlemek ve telafi edilemeyecek zarar oluşmasını engellemek için .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyanın, dava sonucu kesinleşinceye kadar tedbiren durdurulmasını, ya da taşınmazın tapu kaydına tedbir şerhi işlenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin söz konusu iddialar ile hiçbir ilgi ve alakasının bulunmamakta olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu ve dolayısıyla iddia edilen olayları bilmesinin beklenemeyeceğini, bu sebeple husumet itirazlarının bulunduğunu, kambiyo senetlerinin icra takibine aktarıldığını ve borçlu müteveffa hayatta iken her iki borçlu hakkında herhangi bir itiraz olmaksızın takibin kesinleştiğini, kesinleşmiş takip için davacıların icra mahkemesine şikayette bulunduklarını ve ödeme emrinin usulsüz olduğu gerekçesiyle iptalini istediklerini, ....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla şikayetin kısmen kabulüne karar verdiğini ve kararın taraflarınca temyiz edildiğini, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası kapsamında yetkisizlik kararı verildiğini, dosyanın ....
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sırasına tevzi edilerek bu dosya üzerinden karara bağlandığını, vefat sebebiyle vesayet hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davanın görülmesi aşamasında vesayet kararı veya herhangi bir tedbir kararı verilmediğini, yasal danışman dahi atanmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen Adli Tıp Kurumu raporunun tanzim tarihinin, senetlerin tanzim tarihinden yaklaşık 17 ay sonraya tekabül etmekte olduğunu, ilk senedin tanzim tarihinden yaklaşık 7 gün önce 23/03/2011 tarihinde borçlu hakkında ...Devlet Hastanesi'nin sağlık kurulu tarafından,
herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığına dair rapor tanzim edildiğini, bu rapordan yaklaşık iki yıl sonra tanzim edilen Adli Tıp Kurumu raporunun veya sair raporların hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, davacıların bu hususta kötü niyetli olduklarını, dava konusu ile bağdaşmayan sair iddialarla bu kötü niyetlerini ispatladıklarını, davacıların reddi miras haklarını kullanmadıklarına göre, borçlu murisin alacak ve borçlarından küllen sorumlu olduklarını, davacıların ise murisin borçlarından değil; yalnızca alacaklarından sorumlu olmayı dilediklerini, yine davacıların ...
Sulh Hukuk Mahkemesi'nde dava devam ederken ve davayı takip ettikleri halde 22/09/2011 tarihinde ...
Tapu Sicil Müdürlüğü'ne hiçbir mahkeme kararı olmaksızın devir ve satım işlemlerine izin verilmemesi yönünde dilekçe vermelerinin ve bu dilekçenin de işleme alınmasının izahının mümkün bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davanın husumet, usul ve esas yönünden reddini, ihtiyati tedbir talebinin reddini, müvekkilinin zararlarının teminatı olarak davacılar aleyhinde icra dosyası bedelinin %20'si oranında teminata hükmedilerek dosyaya depo edilmesini ve davacılar aleyhine ayrı ayrı %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Dava, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu edilen üç adet bononun (satışın yapılacağı .... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyası) keşidecisi müteveffa ...'in akli dengesi yerinde olmadığı iddiasıyla takip dosyasına da konu edilen üç adet bononun nedeniyle hükümsüzlüğün tespiti ile iptali istemine ilişkindir.
Dava dosyası öncelikle Mahkememizin... esas sırasına tevzi olunarak Mahkememiz tekli hakimi tarafından görülmeye başlanmış olup, Mahkememizin 21/11/2014 tarihli ara kararı ile, dosyanın, 6545 sayılı yasanın 45. maddesi gereği heyete alınmasına karar verilmiş ve yargılamaya Mahkememizin heyetince devam olunmuş, Mahkememizin 13/12/2018 tarihli, ... sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın davalı vekili tarafından 12/03/2019 tarihinde istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliyesi 13. Hukuk Dairesi'nin 17/06/2021 tarihli, ... karar sayılı kararı ile;
"...Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; mahkeme kararı usul ve yasaya uygun olduğundan..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun oy çokluğuyla esastan reddine karar verilmiş, verilen kararın davalı tarafından 23/07/2021 tarihinde temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06/03/2023 tarih ve 2021/6638 esas ve 2023/1330 karar sayılı kararıyla.
"Dava konusu bonoların muris ... tarafından lehtar davalıya nakden ibaresiyle düzenlenip verildiği anlaşılmaktadır. Davacıların murisinin senetlerin düzenlenme tarihinde fiil ehliyetini haiz olduğu, akıl hastalığı, zayıflığı, bunama gibi herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye rastlanmadığı Adli Tıp Kurumunun 19/04/2017 tarihli raporuyla belirlenmiştir. Bonolardaki nakden kaydı davalı tarafından talil de edilmemiştir.
Bu durumda, keşideci murisin senetlerin düzenlenme tarihinde fiil ehliyetini haiz olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, dayanılmayan sebeplere dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine dosya, Mahkememizin 2023/425 esas sırasına kaydedilmiş, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31/10/2012 tarihli raporu, ... Ruh Ve Sinir Hastalıkları Eğitim Ve Araştırma Hastanesi'nin 05/01/2012 tarihli sağlık kurulu raporu, ...Devlet Hastanesi'nin 23/03/2011 tarihli sağlık kurulu raporu, ... Tapu Müdürlüğü'ne davacılar vekili tarafından tanzim edilerek gönderilen 22/09/2011 kayıt tarihli dilekçe, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 10/06/2014 tarihli, müteveffaya ait ...
1. Noterliği'nin 18/05/2011 tarihli ve ... yevmiye sayılı vasiyeti, ... karar sayılı veraset ilamı, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas[.... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...(yeni ...) esas ve birleştiği ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin... esas] sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, .... İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyası, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyaları, .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin 04/06/2014 tarihli ve ...
D. İş sayılı kararı, ...2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, .... Sulh Ceza Hakimliği'nin 04/12/2015 tarihli ve ... D. İş sayılı kararı, .... Sulh Ceza Hakimliği'nin 09/09/2015 tarihli ve ... D. İş sayılı kararı, ....
Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası, müteveffanın hesap ekstreleri, nüfus kayıt örneği, reçete listesi muayene raporları, tedavi kayıtları, nöropsikolojik test değerlendirmesi ve ölüm belgesi, dava konusu bonolar vs. dosyamız arasına alınmış, Adli Tıp Kurumu'ndan raporlar temin edilmiştir.
İstanbul Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/03/2016 tarihli, 2016/1617 karar sayılı ve 19/04/2017 tarihli, ... karar numaralı raporları ile, ...'in 30/03/2011, 15/06/2011 ve 15/09/2011 tarihlerinde fiili ehliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre, davacı tarafça, akli dengesi yerinde olmadığı ileri sürülen müteveffa ...'in düzenlediği bonoların, kesin hükümsüzlük nedeniyle mutlak batıl olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Nitekim davacı vekili 19/01/2015 tarihli dilekçesinde de "davamız menfi tespit davası değildir. Neticesi itibari ile menfi tespit anlamına gelmemektedir.
Bu davada ...'in davalıya borçlu olup olmadığını tartışmamaktayız. Bu davanın konusu akli dengesi yaşlılık sebebiyle yerinde olmadığından senet imzalaması ve sonuçlarını anlayabilecek yeterlilikte temyiz kudreti olmadığından, senetlerin iptalini talep etmiş bulunmaktayız....davamızın hukuki dayanağı Medeni Kanun 9 ila 16. Maddeleridir. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 141. maddesi "taraflar cevaba cevap ve 2. cevap dilekçeleri ile serbestçe; ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın açık muvaffakatı ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler. Ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz olarak gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir yahut değiştirilebilir.
Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez yahut değiştirilemez. İddia ve savunmanın genişletilip değiştirilmesi konusunda ıslah ve karşı tarafın açık muvafakatı saklıdır" hükmünü içermektedir. Davacı, dava dilekçesinde iradeyi sakatlayan hata, hile, tehdit vs. herhangi bir sebebe dayanmadığı gibi açıkça davanın menfi tespit davası olmadığını beyan etmiştir.
Ayrıca davacı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi bulunmadığı gibi; davalının talebin genişletilmesine açık muvafakatı da bulunmamaktadır. Bu durumda Mahkememizce, 6100 Sayılı HMK'nun 26. maddesi gereğince davacı talebi ile bağlı kalınarak karar verilmesi gerekmektedir.
Dosya kapsamında temin edilen, İstanbul Adli Tıp Kurumu Dördüncü İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 30/03/2016 tarihli, 2016/1617 karar sayılı ve 19/04/2017 tarihli, ... karar numaralı raporları ile, ...'in bonoların tanzim tarihi olan 30/03/2011, 15/06/2011 ve 15/09/2011 tarihlerinde fiili ehliyetini haiz olduğu tespit edilmiş bulunmaktadır. Bu anlamda takibe konu bonoların geçerli olduğu açıktır.
Bu nedenlerle, davacı tarafın talebi ile bağlı kalınarak, açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacılar vekili UYAP sistemi üzerinden 14/12/2023 tarihinde dosyaya sunduğu ıslah dilekçesi ile davayı ıslah ettiğini belirtmişse de, Mahkememizin 30/11/2023 tarihli ara kararı ile, Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verildiği, sonrasında taraf vekillerinin beyanlarının alındığı, tahkikat aşamasının sona erdirilerek sözlü yargılama aşamasına geçildiği, 6100 sayılı HMK'nın 177/1. maddesi gereğince, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği anlaşılmakla davacı tarafın, ıslah talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/425, K. 2023/1041, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama