KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2024/691 Esas
- Karar no
- 2025/429 Karar
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 20/11/2024
Karar Metni
1.217 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'in ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, dava dışı ... ile müvekkili şirket arasında belirsiz süreli ...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili şirketin anılı sözleşme gereği AVM'de kiralanan mağaza veya pazar yeri mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalının müvekkili şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... unvanı altında satış gerçekleştirdiğini, davalıya ait firmanın müvekkili şirkete borçlu olduğundan tarafına yönelik ...
26. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı yan cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir ancak icra dosyalarına sunulan itiraz dilekçelerinde borca itiraz etmiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, açık hesap ticari ilişkiden kaynaklı alacağın tahsili talebi ile başlatılan ... 26. İcra Dairesinin...esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı yanca, taraflar arasında imzalanan ... Satıcı Üyelik Sözleşmesi, cari hesap ekstresi ile arabuluculuk tutanağı ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası ve cevabi yazı içerikleri celbedilmiştir.
... 26. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçludan 15.999,84 TL cari hesap alacağı ve faiz alacağı, 3.789,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplamda 19.778,84 TL alacağın tahsili talebinde bulunulduğu, ödeme emrinin 12/02/2024 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu tarafından süresi içerisinde 13/02/2024 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği ve takibin davalı borçlu yönünden durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğine ilişkin bilgi ve belge bulunmamakla birlikte itiraz ve dava tarihlerine nazaran davanın da hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflarca sunulan dilekçe ve belgeler ile getirtilen kayıtlar incelenmiş, tarafların ilişki dönemini kapsayan ticari defter, dayanağı belge ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak takip tarihi itibariyle davacı şirket alacağı olup olmadığı varsa miktarı, faiz talep edilip edilemeyeceği, edilebilir ise faiz miktarı ve oranının belirtilmesi ve miktarın hesaplanması noktasında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce görevlendirilen bilirkişi 20/05/2025 tarihli raporunda; davacı alacaklının davalı borçludan 15.999,84 TL ana para, 3.025,95 TL yasal faiz olmak üzere toplam 19.025,79 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin 2021 yıllına ait yasal defter ve beratlarının usulüne uygun olarak yasal sürelerinde oluşturulduğu, 6102 sayılı yasanın 64. maddesinin 3. Fıkrası gereğince ticari defterlerin elektronik ortamda tutulan defterlerle ilgili açılış ve kapanış onaylarının çıkartılan tebliğe uygun olduğu,
yasal defter kayıtlarının Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama Usul ve Esaslarına uygun şekilde kayıt edildiği ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve davalı şirketin ticari defterlerinin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 183-184-185 mad. gereğince ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64. Maddesi gereğince belirtilen usul ve esaslara uygun olarak kayıtlarının yapıldığı ve yine 213 sayılı V.U.K.’nun 219, 223,224, 225 maddeleri hükümlerine göre ve 421 sıra nolu VUK Genel Tebliği ile 6102 sayılı T.T.K. gereği açılış tasdiklerin zamanında yapıldığı şeklinde raporunu bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, teknik ve ayrıntılı olarak hazırlanmış olması nedeniyle rapor Mahkememizce de benimsenmiş ve hüküm kurmaya elverişli kabul edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Davacı ...Tic.
A.Ş.'nin ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğu, elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişilere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığı, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiği,
böylece üçüncü kişilere de ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verildiği, davacı şirketin sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalıştığı ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “...
Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiği, müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişlerin “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderildiği, müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına davacı şirket aracılığı ile ödenmekte olduğu, TKHK’nın 48/4 kapsamında “cayma hakkı”nı kullanan tüketicilere bedel iadelerinin Davacı ...
A.Ş aracılığı ile yapıldığı, yasal iade sürecinde müşterilere yapılan iade miktarları ilgili satıcıdan tahsil edilmek üzere fatura düzenlenerek her bir satıcının cari hesabına işlendiği, bu kapsamda davacının, davacıya ait uygulama üzerinde mağaza açarak, davacı şartlarını dijital olarak onayladığı, ardından mağazanın davacı şirket tarafından 16/11/2023 tarihinde aktif edildiği, fakat sözleşmenin elektronik kopyası davalı tarafından, davacı şirketin bilişim sistemine yüklenmemesi üzerine 17/11/2023 tarihinde mağazanın davacı şirket tarafından askıya alındığı, mağazanın aktif olduğu dönemde davalının ürün satışı yapıldığı,
satışı yapılan ürünün yasal iadesinin davacı şirket tarafından sağlandığı, davalı adına 31/12/2021 tarihli 15.999,84 TL miktarlı bir adet fatura düzenlendiği, faturanın davacı ticari kayıtlarına işlendiği, davacıya ait internet sitesinde satılan ürünlerin davalıdan tedarik edildiği, davacı tarafça, alıcılar tarafından iade edilen ürünlerin bedeli alıcıya ödenerek ödenen bedelin davalıya yansıtıldığı, alacağın da bu nedenle düzenlenen iade faturalarından kaynaklandığı, davacının ticari defterlerinde bilirkişi tarafından tespit edilen alacak miktarının kayıtlı olduğu,
davalı tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, bu hususlar dikkate alınarak temin edilen bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile hüküm altına alınan alacağın likit ve bu yöne ilişkin itirazın haksız olması karşısında davacının icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip · ¸ Hakim · ¸
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/691, K. 2025/429, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama