KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2025
- Esas no
- 2024/790 Esas
- Karar no
- 2025/213
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine alaca iddiası ile ... 28. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlattıklarını, müvekkilinin alacaklı olarak görünen firmaya ödenmesi gerekli hiçbir borcunun bulunmadığını, davalı şanın soyut şekilde ileri sürdüğü alacağını ispat etme yükümlülüğünün bulunduğunu, davalı aleyhine %20'den aşağı olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, icra takibinin durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin takip dosyasına borçlu olmadığının tespitini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya, dava dilekçesinin ve tensip tutanağının usulüne uygun tebliğe edilmiş olmasına rağmen, davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Uyuşmazlığa konu ... 28. İcra Müdürlüğünün...esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı ve dava dışı... Şti. aleyhine toplam 172.343,46 TL alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Takip dosyası içeriğinde mevcut bulunan evraklar incelendiğinde; ... A.Ş. ile ... Ltd. Şti. arasında 02/08/2001 hesap kat ihtar tarihi dikkate alındığında bu tarihten önce bila tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davacının işbu sözleşmeyi kefil sıfatıyla imzaladığı, dosya arasında bulunan 26/08/2001 tarihli alacak temlik sözleşmesi incelendiğinde takibe konu alacağın ... A.Ş. Tarafından ...'ye temlik edildiği, yine dosya arasında bulunan 09/03/2006 tarihli kredi alacağı temlik sözleşmesi incelendiğinde ise takibe konu alacağın ... tarafından 09/03/2006 tarihinde ...A.Ş'ye temlik edildiği görülmüştür.
Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde 04/04/2017 tarihinde ... A.Ş'nin ... A.Ş. adı altında davalı şirketle birleştiği görülmüştür.
Davaya konu kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanununda ise gerçek kişi kefillerin kefaletlerinden sorumlu olacakları süre yönünden bir zaman sınırlaması öngörülmediği görülmüştür.
6098 sayılı TBK'nın 598/3. maddesinde “Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan her türlü kefalet, buna ilişkin sözleşmenin kurulmasından başlayarak on yılın geçmesiyle kendiliğinden ortadan kalkar.” şeklinde hüküm bulunduğu,
6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde “…Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden (01/07/2012) sonra işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek …temerrüt, sona erme ve tasfiye Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.” şeklinde düzenleme bulunduğu,
6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5/2. maddesinde ise "Kanunun yürürlüğe girmesinden önce başlayan süreler yönünden bir yıllık ek sürenin verilmesi gerektiği" şeklindeki düzenleme de dikkate alınarak tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Alacağı temlik alan ... A.Ş. tarafından davacı aleyhine ...
28. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı takip dosyası ile 28/05/2013 tarihinde kefalet süresi içerisinde takip başlatıldığı, davalı borçlunun 14/04/2014 tarihli itiraz dilekçesi üzerine takibin durduğu, akabinde davalı tarafından takipsiz bırakılan icra dosyasının 02/02/2024 tarihinde yenilenmesine rağmen, 14/04/2014 itiraz tarihinden itibaren 10 yıllık kefalet süresi içerisinde davacı tarafından açılmış bulunan bir dava bulunduğu dosya kapsamı ile ispatlanamadığı,
davalının buna ilişkin bir bilgi ve belge sunmadığı bu itibarla davacının kefaletinin sona ermiş olduğu anlaşılmakla davanın talep gibi kabulüne, davalının takip yapmakta haksız ve kötüniyetli olmadığının anlaşılması nedeniyle de davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/790, K. 2025/213, 26 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama