KÜNYE
T.C. İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Esas no
- 2025/482
- Karar no
- 2026/152
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 09/07/2025
Karar Metni
2.331 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Ing Bank Anonim Şirketi vekili dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın ... Şubesi ile davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine istinaden çek taahhüt kredisi, TKMH ve taksitli ticari krediler kullandırıldığını, davalı şahısın ise kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, borçlular tarafından kredi şartları ihlal edildiğinden, borçlulara ...
7. Noterliğinin ...tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin gönderilerek, 10.833.414,61-TL nakit borçların ödenmesi ve 796.950,00-TL gayri nakit borcun depo edilmesinin ihtar edildiğini, ancak borçlular tarafından borç ödenmediğinden, ...
Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak borçlular tarafından haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, akabinde taraflarınca arabuluculuğa başvurulduğunu ve fakat anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle davalılar tarafından ... banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve nakit alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesi ile; sözleşmedeki yetki şartı her ne kadar açık şekilde yazılmış olsa da, bu hususun özellikle kefil yönünden geçersiz olduğunu, yetki sözleşmelerinin açık ve kesin bir irade ile yapılması gerektiğini, müvekkili şahısın sadece kefil sıfatıyla yer almakta olduğunu, bu kişiye yetki şartının ayrıca açıkça anlatılmadığını ve münferit bir iradesinin alınmadığını, ayrıca kefalet sözleşmesinin şekil ve içerik yönünden 6098 sayılı TBK'ya uygun olup olmadığı,
özellikle kefalet limit, tarih, eşin rızası gibi unsurların tam olup olmadığının da tartışmalı olduğunu, davacı tarafça talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, müvekkillerinin takibe itirazlarının hukuki çerçevede yapılmış olması nedeniyle, davacı tarafça talep edilen kötü niyet tazminatının tamamen hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Dava, davacı banka ile asıl borçlu davalı şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın, asıl borçlu ve müteselsil kefil davalı şahıs tarafından ödenmediğinden bahisle, davacı tarafça alacağın tahsili amacıyla .... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin bulunmaktadır.
Mahkememizce taraflar arasında akdedilen 25/10/2024 tarihli ve 30.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ile ekleri, ... 7. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile tebliğ mazbataları, davalı şirketin ticaret sicili kayıtları, 25/08/2025 tarihli temlik beyanı, kredi kullandırım talimatı, ödeme planları, kredi taahhütnameleri, hesap ekstreleri, arabuluculuk son tutanağı, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası vs. dosyamız arasına alınmış, bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden rapor temin edilmiştir.
25/08/2025 tarihli temlik beyanının incelenmesinden, ... Bank Anonim Şirketi tarafından, mahkememiz dava dosyasına konu edilen 25/08/2025 tarihi itibariyle nakit alacakların tüm faizleri ve sair ferileriyle birlikte, ipotek/rehin maddi teminatlarıyla birlikte ... Anonim Şirketine 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 183 ve devamı maddeleri gereğince temlik edilmiş olduğu anlaşılmıştır.
.... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı dosyasının incelenmesinden, alacaklı ...
Bank Anonim Şirketi tarafından, 23/05/2025 tarihinde borçlular ... ve ...Şirketi aleyhine kredi sözleşmesi, hesap özeti ve hesap kat ihtarnamesine dayalı 10.883.414,61-TL asıl alacak, 560.378,55-TL 22/04/2025-02/05/2025 tarihleri arası değişen oranlarda akdi ve 02/05/2025-23/05/2025 tarihleri arası %70 temerrüt faizi, 28.018,93-TL BSMV ve 9.170,88-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.480.982,97-TL alacağın;
asıl alacak kısmına taksitli ticari krediler yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %70 temerrüt faizi, TKMH yönünden ise takip tarihinden itibaren işleyecek %63,60 temerrüt faizi ile masraf ve vekalet ücretinin, tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi ödemelerin öncelikle masraf, faiz ve gider vergisine mahsup edileceği, borçlu şahısın işlemiş faizin 371.867,37-TL'lik kısmından, BSMV'nin ise 18.593,37-TL'lik kısmından sorumlu olacağı, borçlulara verilmiş ve fakat alacaklıya iade edilmemiş bulunan 63 adet çek yaprağından kaynaklanan 796.950,00-TL gayri nakit alacağın,
nakdi teminat olarak alacaklı nezdindeki faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, nakdi teminat olarak depo edilmeden alacaklıdan tazmin edilmesi durumunda, tazmin edilen tutarın tazmin tarihinden itibaren yıllık %70 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, ve maktu vekalet ücreti ile birlikte, kısmi ödemelerin öncelikle faize mahsup edilecek şekilde hesaplanacağı ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödem emrinin borçlulara tebliğ edildiği,
borçlular vekili tarafından 30/05/2025 tarihinde herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle yetkiye, borcun tamamına, takibe, ödeme emrine, faize, talep edilen faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edilmesi takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa 07/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişi ... tarafından düzenlenerek mahkememiz dosyası kapsamına sunulan 11/02/2026 tarihli rapor ile; takip tarihi itibariyle davacı tarafın 23/05/2025 takip tarihi itibariyle 10.778.584,23-TL asıl alacak, 563.999,44-TL faiz, 29.195,44-TL BSMV ve 9.170,88-TL masraf olmak üzere toplam nakit alacağının 11.380.949,99-TL olduğu, gayri nakdi/çek tazmin bedeli kredisi kapsamında dönmeyen çek bedellerinin deposu için sorumluluğunun tespit edilemediği tespit edilmiştir.
Davalı tarafça her ne kadar icra müdürlüğünün yetkisine karşı itiraz edilmiş ise de, nakit alacağı temlik eden ... Bank Anonim Şirketi ile davalılar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 24/1. maddesi ile, taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda İstanbul mahkeme ve icra müdürlüklerinin yetkili olacağı kararlaştırıldığından, davalı tarafın bu yöndeki itirazına itibar edilmemiştir.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmiştir. Buna göre; davacı bankanın ...
Şubesi ile davalı şirket arasında 25/10/2024 tarihinde 30.000.000,00-TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye istinaden davalı şirkete çek taahhüt kredisi, ticari kredili mevduat hesabı, taksitli ticari krediler kullandırıldığını ve sözleşmenin, şirket temsilcisi davalı şahıs tarafından 30.000.000,00-TL limitle müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığı, sözleşmeye istinaden kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından hesabın kat edilerek borçlulara ...
7. Noterliğinin ....tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesinin gönderildiği ve ihtarnamenin, asıl borçlu şirkete e-tebligat ile gönderildiği, 5 günlük sürenin sonunda 29/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, kefile ise 29/04/2025 tarihinde yapıldığı, verilen 24 saatlik sürenin sonunda muhatapların temerrüdünün 01/05/2025 tarihinde başladığı, söz konusu ihtarnamede ayrıca, gayri nakdi çek kredisinden kaynaklanan ve banka sorumluluk tutarı olan 796.950,00-TL'nin, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 24 saat içerisinde bankaya depo edilmesi gerektiğinin ihtar edildiği,
ihtarnameye rağmen borçluların borçlarını ödememeleri üzerine davacı banka tarafından ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyası ile 23/05/2025 tarihinde borçlular ... ve ...
Dış Ticaret Limited Şirketi aleyhine kredi sözleşmesi, hesap özeti ve hesap kat ihtarnamesine dayalı 10.883.414,61-TL asıl alacak, 560.378,55-TL 22/04/2025-02/05/2025 tarihleri arası değişen oranlarda akdi ve 02/05/2025-23/05/2025 tarihleri arası %70 temerrüt faizi, 28.018,93-TL BSMV ve 9.170,88-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 11.480.982,97-TL alacağın;
asıl alacak kısmına taksitli ticari krediler yönünden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık %70 temerrüt faizi, TKMH yönünden ise takip tarihinden itibaren işleyecek %63,60 temerrüt faizi ile masraf ve vekalet ücretinin, tahsilde tekerrür etmemek ve kısmi ödemelerin öncelikle masraf, faiz ve gider vergisine mahsup edileceği, borçlu şahısın işlemiş faizin 371.867,37-TL'lik kısmından, BSMV'nin ise 18.593,37-TL'lik kısmından sorumlu olacağı, borçlulara verilmiş ve fakat alacaklıya iade edilmemiş bulunan 63 adet çek yaprağından kaynaklanan 796.950,00-TL gayri nakit alacağın,
nakdi teminat olarak alacaklı nezdindeki faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi, nakdi teminat olarak depo edilmeden alacaklıdan tazmin edilmesi durumunda, tazmin edilen tutarın tazmin tarihinden itibaren yıllık %70 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi, ve maktu vekalet ücreti ile birlikte, kısmi ödemelerin öncelikle faize mahsup edilecek şekilde hesaplanacağı ve tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla tahsili talebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödem emrinin borçlulara tebliğ edildiği,
borçlular vekili tarafından 30/05/2025 tarihinde herhangi bir borçları bulunmadığı gerekçesiyle yetkiye, borcun tamamına, takibe, ödeme emrine, faize, talep edilen faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edilmesi takibin durduğu, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa 07/06/2025 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Davalı kefilin kredi sözleşmelerinin müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olması, kredi türü ve kefaletin türü dikkate alındığında, alacaklı tarafından asıl borçlu yerine müteselsil kefillerden de borcun ödenmesinin talep edilebilmesinin mümkün bulunması, kredi sözleşmesinin şekli bakımdan usulüne uygun olup, herhangi bir eksiklik içermemesi,
davalı şahısın o tarihte şirket temsilcisi olması nedeniyle 6455 sayılı kanunun 77. maddesi ile TBK'nın 584. maddesinde yapılan değişiklikle ticari işletme sahibi, ortak veya yöneticisi tarafından işletme ya da şirketle ilgili verilecek kefalet için eş rızası aranmamakta olması nedeniyle eş muvafakatına gerek bulunmaması ve borç tutarının, kefalet limiti olan 30.000.000,00-TL'nin altında kalıyor olması dikkate alındığında davalı kefilin ödenmeyen borçtan sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı borçlular tarafından borcu bulunmadığı gerekçesiyle icra takibine itiraz edilmişse de, dosya kapsamında bankacılık işlemleri uzmanı bilirkişiden temin edilen 11/02/2026 tarihli rapor ile, davalıların bilirkişi tarafından belirlenen miktarda davacı bankaya borçlu bulunduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi tarafından her ne kadar asıl borçludan olan nakdi alacak kalemleri belirlenmiş ise de, faiz farkının belirlenmesi noktasında bir hesaplama hatası tespit edilmiş ve mahkememizce, söz konusu hesaplama yapılarak düzeltilmiştir. Yine bilirkişi tarafından her ne kadar davalıların gayri nakdi/çek tazmin bedeli kredisi kapsamında dönmeyen çek bedellerinin deposu için sorumluluğunun bulunmadığı tespit edilmiş ise de, nakit alacağı temlik eden ...
Bank Anonim Şirketi ile davalılar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin 18. maddesinde, gayri nakit alacağın depo edilmesine ilişkin olarak gerek asıl kredi borçlusu ve gerekse kefil yönünden yeterli hüküm bulunması ve ... 7. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile, alacaklı bankanın faiz getirmeyen bir hesabına depo talebinde bulunulmuş olması da gayri nakit alacak talebinin haklılığını ortaya koymuştur.
Davalı borçlular tarafından söz konusu borcun ödendiği veya başka bir nedenle sona erdiğine ilişkin dosyaya herhangi bir delil sunulmamıştır. Bu hususlar dikkate alınarak, temin edilen bilirkişi raporu, dosya içerisindeki deliller ve taleple bağlılık ilkesi doğrultusunda, nakit alacağın temlik edildiği de göz önünde bulundurularak, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2004 sayılı İcra İflas Kanunu 67/2. maddesi icra inkâr tazminatını düzenlemektedir. Bu maddeye göre, borçlu itirazında haksız görülürse davacı tarafından açıkça talep edilmiş olması şartıyla icra inkâr tazminatına hükmedilecektir. Borçlunun itirazında haklı veya haksız olması ise alacağın likit(belirli) olup olmamasına bağlıdır. Eğer alacak likit(belirli) ise borçlu itirazında haksızdır; alacak likit(belirli) değilse borçlu itirazında haklıdır.
Borçlunun inkâr tazminatına mahkum edilebilmesi için onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olması şart değildir. İtirazının haksızlığına karar verilen borçlu, iyi niyetle itiraz etmiş olsa bile, icra inkâr tazminatına mahkum edilecektir.
Eldeki dosyada, davacı alacaklı banka tarafından davalı şirketle arasındaki arasındaki kredi sözleşmelerine dayalı alacak isteminde bulunulmuş, aynı zamanda borcun ödenmesi için davalı asıl borçlu ile kefile noter aracılığıyla kat ihtarnamesi de gönderilmiştir. Bu durumda davalı/borçlular alacağın miktarını bilmektedirler, yani icra takibi başlatıldığı sırada ne kadar bir borç miktarını alacaklıya vermesi gerektiğini bilmektedirler.
Bu itibarla alacak likit(belirli) bulunmaktadır. Bu nedenle kabul edilen alacak miktarı üzerinden davacı tarafın icra inkâr tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Üye · e-imzalıdır · Katip · e-imzalıdır
İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/482, K. 2026/152, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama