KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2018
- Esas no
- 2015/604 Esas
- Karar no
- 2018/849
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 10/06/2015
Karar Metni
1.786 kelime·9 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin Zürih üzerinden aktarmalı olarak Japonya' ya seyahet etmek ve yine Zürih üzerinden aktarmalı olarak Türkiye' ye dönmek üzere ... Air' in 03.08.2013 ve 18.08.2013 tarihli uçuşlarına bilet aldığını gidiş - dönüş için 596,41 Euro ödediğini, ancak uçuş günü müvekkilinin "transit vizesi bulunmadığı" gerekçesi ile Zürih aktarmalı olarak Japonya' ya uçması, davalı tarafından yetkilendirilmiş olan ...
A.Ş yetkililerince engellendiğini, aynı uçuşa aynı gerekçe ile alınmayan bir diğer yolcunun ise satın almış olduğu bilet tutarının iadesinin derhal yapıldığını, bunun üzerine davacının başka bir hava yolu aracılığı ile uçuşunu gerçekleştirdiğini, bu nedenle Zürih aktarmalı gidiş- dönüş Japonya uçuşu için ödemiş olduğu 596,41 Euro ile başka havayolundan satın almış olduğu bilet nedeniyle doğan 303 Euro tutarındaki zararının, 03.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte iade edilmesi ile yargılama masraflarını ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşımanın Türkiye açısından 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren "Hava Yoluyla Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine dair Sözleşmenin" 33.maddesine göre sözleşme kapsamındaki davaların taşıyıcının ikametgahı ya da esas işyerinin bulunduğu yerde açılabileceği itirazında bulunduğunu, davacı ...'ın İstanbul'dan Zürih aktarmalı Tokya seyahatinin gerekli vize evraklarının bulunmadığını, her ne kadar Japonya kısa süreli ziyaretler için Türk vatandaşlarına vize şartı uygulanmıyor ise de,
Zürih'te aktarma ile seyahat eden Türk vatandaşlarının İsviçrenin vize ile ilgili kurallarına uymaları gerektiğini, İsviçre'de 16.12.2005 tarihli Yabancılar Kanununa dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 6.maddesine göre seyahatin varış noktası olan Japonya Türk vatandaşlarından vize istemediği için bu ülkeden bir vize alamayacağının, geçerli bir İsviçre transit vizesi ya da ABD, Kanada veya Avrupa Birliği ülkelerinden geçerli bir vizesinin bulunması gerektiğini,
davalı havayolu firması yolcularına uçuş öncesi kontrol işlemi yapan ... firmasının... (...Birliği) tarafından yayınlanan Japonya vize prosedürüne göre Japonya'nın yeni tip çipli pasaportu olan Türk vatandaşlarından vize istemediğini, ancak İsviçre aktarmalı olarak 48 saat içerisinde devam uçuşlarını gerçekleştirecek transiz vizesi olmayan Türk yolcuların Bulgaristan, Kanada, Hırvatistan, Kıbrıs, İrlanda, Japonya, Romanya, Amerika veya İngiltere vizesi bulunması gerektiğini belirttiği,
seyahat eden davacı yolcunun gideceği ülkenin ya da varsa aktarma noklarının istediği seyahat belgelerini ya da vizenin alınıp alınmamasından sorumlu olduğunu, havayolu şirketinin bir sorumluluğu bulunmadığını, Yargıtay'ın vizesi bulunmayan yolcuların havayoluyla taşınamayacağına dair kararları bulunduğunu, bu nedenle İsviçre'den tarinsit vize almayan ya da Japonya vizesi bulunmayan davacının kendi kusuru ile davalı havayonunun İstanbul- Tokyo arasındaki Zürih aktarmalı uçuşundan taşınamadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesi talebi ile cevap verdiği anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE
Eldeki davanın Tüketici Mahkemesine hitaben açıldığı ve İstanbul Anadolu ... Tüketici Mahkemesinin ... Esas sırasına kaydedildiği ,aynı mahkemenin 24.02.2014 tarih ... Esas ve 2014/163 Karar sayılı ilamında "Tüketici mahkemeleri görevleri itibariyle özel mahkemeler olarak tesis edilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasa ile tüketiciler ile satıcı ve üretici firma arasındaki mal ve hizmet alım satımından kaynaklanan anlaşmazlıkların çözüme kavuşturulması görevi tüketici mahkemelerine verilmiştir.
4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde yasanın amacı; “... ekonominin gereklerine ve kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir” şeklinde belirtilmiş;
aynı Yasanın 3/e bendinde de "tüketici", bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai olarak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzelkişi olarak tanımlanmıştır. Bu duruma göre; tüketici sayılabilecek kişinin mal ya da hizmeti ticari faaliyeti dışında özel kullanım ya da tüketimi için talep etmesi gerekir. Özel amaçtan kastedilenin kişinin ticaret veya mesleği ile ilgili olmayan amaç olarak kabul edilmelidir.
Bütün bu anlatımlara göre 4077 Sayılı Yasa ile, bir mal ve hizmeti özel amaçlarla satın alarak onu günlük yaşamda tüketen kişinin (tüketicinin) korunmasının amaçlandığını söylemek gerekir. Diğer yandan HMK'nın 1.maddesinde belirtildiği gibi mahkemelerin görevi, kanunla belirlenir. HMK'nın 114. maddesine göre mahkemelerin görevi, kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında bir dava şartı olarak re'sen nazara alınması gerekir.
Bunun yanında HMK'nın 115. maddesine göre dava şartlarının mevcut olup olmadığı, mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılmalıdır. Görev konusunda taraflar için kazanılmış hak doğmaz ve yeni bir Kanunla kabul edilecek görev kuralları (yasada aksine bir hüküm bulunmadıkça) geçmişe de etkili olarak uygulanmalıdır. (HGK 14.04.2004 tarih 2004/19-218 Esas 2004/221 sayılı kararı).
Dava dosyası incelendiğinde davanın taşınma hukukundan kaynaklı bir alacak davası olduğu anlaşılmış olup Türk Ticaret Kanunun 4/1 mad. göre taşıma hukukundan kaynaklı uyuşmazlıkların ticari dava olduğu nazara alındığında taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kalmadığı, davacının da tüketici tanımına uymadığı anlaşılmakla davada 4077 sayılı yasının uygulanması söz konusu olmadığından, davanın da Türk Ticaret Kanunun 4/1 mad. göre Asliye Ticaret Mahkmesinde görülmesi gerekir.
Netice itibariyle taraflar arasındaki hukuki ilişkinin Türk Ticaret Kanunun ilgili maddelerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi dahiline girdiği, bu tür davalara özel görevli mahkemele olan Tüketici Mahkemelerinde görülmesinin usulen mümkün olmadığı, mahkemenin görevinin kamu düzenine ilişkin olup mahkemenin görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alması gerektiği gözetilmek suretiyle, mahkememizin görevsizliği ile dosyanın görevli mahkemesine gönderilmesine" karar verildiği anlaşıldı.
Verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin 23/06/2014 tarih ... Esas 2014/11824 Karar sayılı ilamında "Mahkemece, iddia ve tüm dosya kapsamına göre, taşıma hukukundan kaynaklı alacak davası olduğu, TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca ticari dava olup 4077 sayılı Yasa kapsamında kalmadığı, davacının da tüketici tanımına uymadığı gerekçesi ile dava dilekçesinin mahkemelerinin görevsizliği nedeni ile reddine, dosyanın davaya bakmakla görevli İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi' ne gönderilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2015/604, K. 2018/849, 14 Kasım 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama