KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/1088
- Karar No
- 2019/1617
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2019
- Esas no
- 2016/892 Esas
- Karar no
- 2019/1542
- Dava
- Borçtan Kurtulma Davası
- Dava tarihi
- 01/09/2016
- Karar tarihi
- 06/12/2019
Karar Metni
701 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Borçtan Kurtulma Davası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekilinin mahkememize verdiği 01/09/2016 havale tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin hurdacılıkla işiyle uğraştığını ve davalı ... Şti ile imzalamış oldukları mal alım satım sözleşmesine göre mal satımına karşılık müvekkilinden ...Bank ... Şubesi'ne ait 19/09/2016 tarihli...nolu 47.000 TL bedelli, ...Bank ... Şubesi'ne ait 23/10/2016 tarihli... nolu 49.670 TL bedelli, ...Bank ...
Şubesi'ne ait 10/10/2016 tarihli ... nolu 49.000 TL bedelli çekleri peşinen aldığını ancak malları vermediğini, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu ve çekleri kötü niyetli olarak kullandıklarını, çeklerle bankalara teminat verilmek suretiyle kredi çekildiğini, davalı şirketi temsile yetkili ... hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, sanık hakkında kamu davası açıldığını, söz konusu çekler ile kötü niyetli hamilin her an takibe geçme ihtimali olduğunu,
belirterek davalıya borçlu olmadığının tespitini ve dava konusu çeklerin icra takibine konu edilmemesi ve açılacak icra takiplerinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı taraf davaya cevap vermeyerek ve duruşmalara katılmayarak davayı reddetmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava, mal alım satım sözleşmesinden kaynaklı olarak dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olunmadığının tespiti isteminden ibarettir.
Gaziosmanpaşa CBS ... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; Sanık ... hakkında kovuşturmaya dair yer olmadığına kararı verildiği görülmüştür.
Davacı tanığı ... duruşmada; "Her iki tarafı da tanırım ben de davalı ile ticaret yapıyorum. Davacı gibi ben de davalıdan hurda alırım. Ancak son dönemde bana da verdiğim çeklerin karşılığı olan malları teslim etmedi. Aynı şekilde davacı ...'tan da mal karşılığı çek aldığını biliyorum. Ancak kaç tane ne kadar bedelli çek aldığını bilmiyorum. Bu çeklere karşılık davacı ...'a da malları teslim etmediğini biliyorum. Çünkü aynı camiadayız aynı işi yapıyoruz. Şu anda kendisi tüm piyasayı dolandırdı ödemeleri yapmıyor." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Taraflar arasında 01/05/2016 tarihli alım satım sözleşmesi vardır. Dava satış sözleşmesi gereği davacı tarafından davalıya teslim edilen çeklerden dolayı borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. TBK 207. Maddesine göre. "Satış sözleşmesi, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.
TBK 207/2 maddesi gereğince sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça, aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ile alıcı borçlarını aynı gün ifa etmekle yükümlüdürler. Bu düzenlemeye göre aksi kararlaştırılmadıkça alım-satım ilişkilerinde alıcı ile satıcının edimlerini aynı anda eda etmeleri esastır. O halde mesela alım satım akdine konu malı teslim almadan satıcıya çeki verdiğini iddia eden menfi tespit davacısı, aslın hilafını iddia ettiğinden bu iddiasını ispat yükü altındadır.
Somut olayda davacı dava konusu çekleri avans olarak davalıya verdiğini kanıtlamıştır. Mevcut bu durum karşısında, TBK'nın 207. Maddesinin 2. Fıkrasında yer alan karinenin aksi davacı tarafından ispatlanmıştır. Bu durumda davalı artık fatura tutarı kadar davacıya mal teslim ettiğini kanıtlamalıdır. Davalı davacıya malı teslim ettiğine dair yazılı belge sunmamıştır. Açıklanan nedenle alım satım sözleşmesine konu. 32.371,11kg hurda alüminyum karşılığı verilen ...bank ...
Şubesine ait 19/09/2016 keşide tarihli ... nolu 47.000,00 TL. Bedelli, ...bank ... Şubesine ait 23/10/2016 keşide tarihli ... nolu 49.670,00 TL.,...bank ...Şubesine ait 10/10/2016 keşide tarihli... nolu 49.000,00 TL. Bedelli çekler nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olmadığına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1088, K. 2019/1617, 24 Aralık 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama