KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2020
- Esas no
- 2016/1089
- Karar no
- 2020/269
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 04/11/2016
Karar Metni
1.164 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; davacı bankanın ...Şubesi ile Davalı ...
Şti. arasında imzalanan iki adet toplam 3.200.000 TL bedelli kredi sözleşmelerine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığını, diğer davalılar ... ve ...'ın anılan kredi sözleşmelerini, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun ödenmemesi üzerine müvekkili banka tarafından alacağın tahsilini teminen kredi hesabının kat edildiğini, ...
Noterliğinin 04.07.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyası ile davalılar aleyhine icra takibi yapıldığını, davalıların icra takibine itiraz etmeleri üzerine icra takibinin durduğunu, davalıların kredi sözleşmeleri nedeniyle kullandırılan krediden dolayı müvekkili bankaya borçlu olduklarını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; yasaların emredici hükmü gereği davacının dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olduğunu, delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge sunmadığını, davacı banka ile müvekkilleri arasında hukuki bir ilişkinin olmadığını, alacağa dayanak gösterilen genel kredi sözleşmesi üzerinde bulunan imzaların müvekkillerinin eli ürünü olmadığını, müvekkili ile davalılar arasında Genel Kredi Sözleşmesinin var olduğu düşünülse dahi davacı banka tarafından müvekkillerine kredi kullandırılmadığını,
davacı banka tarafından gönderilen ihtarnameye itiraz edildiğini, bu nedenle muacceliyet ve temerrüt olgusunun gerçekleşmediğini, gerek kredinin verildiği iddia edildiği tarihte, gerekse takibin açıldığı ve dava sonrası tarihlerde bankanın kredi kullandırımının söz konusu olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK.nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır.
İstanbul...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine 1.412.027,63 TL asıl alacak, 248.275,36 TL faiz olmak üzere toplam 1.660.302,99 TL alacağın tahsili ve 91.040,00 TL gayri nakdi kredi bedelinin icra dosyasına veya banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi için ilamsız icra takibi yapıldığı, davalıların süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizdeki yargılama devam ederken davalı şirketin 08/05/2017 tarihinde iflasına karar verildiğini ve müflis şirket masasının İİK.'nın 218. maddesi gereğince basit usulde açılmış olduğu ve İstanbul ... İflas Müdürlüğü tarafından işlemlerin yürütüldüğü anlaşıldığından İstanbul ... İflas Müdürlüğüne tebligat yapılmış, davacı vekili Mahkememizin 30/01/2020 tarihli celsesinde ve 25/06/2020 tarihli celsesinde davalı şirket ile ilgili taleplerini iflas idare memurları tarafından kabul edildiğini, davalı şirket hakkındaki davalarının konusuz kaldığını beyan etmesi nedeniyle davalı şirket hakkındaki davanın konusuz kalmasından dolayı davalı şirket hakkındaki dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Davalılar imza inkarında bulunduklarından davalıların imza itirazı ile ilgili isticvapları ve imza örneklerinin alınması için hazır bulundurulmaları ve emsal imzalı belgeleri sunmaları veya bulundukları yerleri bildirmeleri hususunda davalılar vekiline kesin süre verilmiş, davalılar vekili imzalı belgeleri sunmadığı veya yerlerini bildirmediği ve davalıların duruşmaya gelmemeleri nedeniyle imzaya ilişkin itirazlarından vazgeçmiş sayılmışlardır.
Bilirkişi ...
Mahkememize sunduğu 27/11/2017 tarihli raporunda; davacı bankanın ... şubesiyle davalı şirket arasında 11/11/2013 tarihinde 1.200.000 TL ve 2.000.000 TL limitli iki adet kredi sözleşmesi ve aynı tarihli iki adet kefalet sözleşmesi akdedildiğini, davalılar ... ve ...'ın her iki kredi sözleşmesi için 1.200.000 TL ve 2.000.000 TL tutarı kadar müteselsil kefil olmayı kabul ettiklerini, davalı şirketin açılan ve kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılara ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiğini,
davacı bankanın 21.10.2016 takip tarihi itibariyle davalı asıl borçlu şirketten 1.392.676.97 TL asıl alacak, 79.305.22 TL işlemiş akdi faizi, 3.965,26 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 1.475.947,45 TL alacaklı bulunduğu, hesaplamalarını aşan 184.355,54 TL davacı banka talebinin yerinde olmadığını, taraflar arasında akdedilen Kredi sözleşmesinde, bankanın talep ettiği Gayri Nakit Kredilerin “Bloke" ve "Depo’' edilmesine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından, bankanın bu yöndeki talebinin yerinde olmadığını, davalı kefiller ...ve ...'ın, kefalet limiti dahilinde bulunan borçtan sorumlu olduklarını belirtmiştir.
Bilirkişi Mahkememize sunduğu 27/05/2019 tarihli ek raporunda; kök rapora ilave edilecek başka bir hususun bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı bankanın ... şubesiyle davalı şirket arasında 11/11/2013 tarihinde 1.200.000 TL ve 2.000.000 TL limitli 2 adet kredi sözleşmesi ve aynı tarihli 2 adet kefalet sözleşmesi akdedildiği, davalılar ...ve ...'ın her iki kredi sözleşmesi için 1.200.000 TL ve 2.000.000 TL tutarı kadar müteselsil kefil olmayı kabul ettikleri, kullandırılan kredilerin vadesinde ödenmemesi üzerine davacı banka tarafından davalılara ihtarname gönderilerek hesabın kat edildiği,
her ne kadar davalılar imza itirazında bulunmuşlar ise de, imza incelemesi için imza örnekleri alınmasına yönelik çağrıldıkları duruşmaya gelmedikleri, incelemeye esas imzalı belge asıllarını sunmadıkları veya bulundukları yerleri bildirmediklerinden imza itirazından vazgeçmiş sayıldıkları, bilirkişi raporuna ve banka kayıtlarına göre, davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalı asıl borçlu şirketten ve kefalet limitleri dahilinde bulunduğundan kefil olan davalılar ...ve ...'dan 1.392.676,97 TL asıl alacak, 79.305,22 TL işlemiş akdi faizi, 3.965,26 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 1.475.947,45 TL alacaklı olduğu,
davacı banka tarafından icra takibinde nakdi alacak için BSMV talep edilmediği, bu nedenle davalıların icra takibine 1.392.676,97 TL alacak, 79.305,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.471.982,19 TL alacak için yaptıkları itirazın yerinde olmadığı ve iptalinin gerektiği, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması nedeniyle % 20 icra inkar tazminatının davalılar ...ve ...'dan tahsiline, kredi sözleşmelerinde kefiller yönünden gayri nakdi alacak için depo edilmesine ilişkin açık hüküm bulunmadığından kefil olan davalılar ...ve ... yönünden gayri nakdi alacağa ilişkin talebin reddine,
müflis davalı şirket hakkındaki davanın konusuz kalması nedeniyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1089, K. 2020/269, 25 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama