KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2020
- Esas no
- 2020/149
- Karar no
- 2020/287
- Dava
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/02/2020
Karar Metni
734 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkili şirketi aleyhine İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, müvekkiline hukuk dışı borç yüklendiğini ve kesinleşen icra takibi neticesinde banka hesaplarına haciz/bloke konulduğunu, bir ticaret şirketi olan müvekkilinin şirket aleyhinde yapılan işbu icra takibinin kesinleşmesi neticesinde hesaplarına konulan haciz sebebiyle müvekkilinin şirket ticari faaliyetlerine devam edebilmek için üzerine yüklenen bu haksız borcu cebri icra tehdidi altında 05/12/2019 tarihinde ödemek zorunda kaldığını,
davalı tarafından müvekkili şirketi ile yapılmış olarak gösterilen 30/09/2016 tarihinde imza edilen ve 1 yıl geçerli olan Spor Okulu İşletme/Lisans Sözleşmesi ile 30/09/2017 tarihinde imza edilen ve 1 yıl geçerli olan Spor Okulu İşletme/Lisans Sözleşmesi neticesinde bir borç doğduğu iddia edilerek müvekkilinin şirket aleyhinde icra takibi başlatıldığını, söz konusu sözleşmelerdeki imzaların sözde müvekkilin şirketin imzaya yetkili temsilcisi... tarafından imzalandığının görüldüğü,
ancak müvekkili şirketin imzaya yetkili temsilcisi...'ın imza sirküsü incelendiğinde açıkça bu imzaların ...'a ait olmadığının görüleceğini, söz konusu sahteliğin farkına varıldığında adli makamlara da müvekkili şirketin imzaya yetkili temsilcisi... tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı şirket'in Van İlinde ... isimli kişi ile yapmış olduğu Lisans Sözleşmesi neticesinde ,...Futbol Okulu adı altında işlettiği oluşumun faaliyetlerini gerçekleştirmek için müvekkili şirket olan davacı ile 2016 yılında 1 yıl süreli halı saha kira sözleşmesi yaptığını,
...'nin sorumluluğundaki bu işletme müvekkilinin şirkete ödemesi gereken kira bedellerini ödemeyince sözleşmesi feshedildiğini, davalı şirket ile hiçbir hukuki ilişkisi bulunmayan müvekkili şirket aleyhine isnat edilerek yapılan icra takibinin haksız olduğunu, yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle, taleplerinin ve davalarının kabulünü, müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde cebri icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 6.650,00-TL'nin ödeme tarihi olan 05/12/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte istirdadını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; lisans sözleşmeleri davacı şirketin kaşesini ve şirket yetkilisinin imzasını taşımakta olduğunu, davacı şirket işbu lisans sözleşmelerinden haberdar olduğunu, davacı lisans sözleşmesine ilişkin taksitleri ödememesi üzerine müvekkili şirket yasaya ve hukuka uygun olarak cebri icra yolu ile alacağının tahsil ettiğini, davacının dava dilekçesinde çelişkili beyanları ve kötü niyetli davranışları sonucu hak etmiş olduğu alacağına 1 yıl gibi uzun bir sürenin sonunda kavuşan müvekkili şirkete karşı açılan haksız ve mesnetten yoksun istirdat davasının reddinin gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle,
davacı şirket tarafından herhangi bir suç duyurusunda bulunmuş ise yukarıda belirttiğimiz şekilde söz konusu soruşturma/kovuşturma işbu dosyada bekletici mesele yapılmasını, sunmuş oldukları beyanlar dikkate alınarak müvekkili şirket aleyhine açılmış davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE
HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır.
HMK'nın 138.maddesine göre Mahkemeler öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinde karar verir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/A-1 maddesinde; bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğu hükmü getirilmiştir.
Dava dilekçesinde dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin herhangi bir beyan bulunmadığı gibi dava dilekçesine arabuluculuk anlaşamama tutanağının eklenmediği, buna göre arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açıldığı, davanın TTK'nın 5/A-1 maddesi kapsamında arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu davalardan olduğu, bu nedenle dava şartının bulunmadığı anlaşıldığından HMK'nın 114/2. ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/149, K. 2020/287, 30 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama