KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2022
- Esas no
- 2021/174 Esas
- Karar no
- 2022/399
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 12/03/2021
Karar Metni
1.222 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Mahkememize verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili banka tarafından davalılar ... ve ...'in müşterek ve müteselsil kefaletiyle... Ltd. Şti. lehine açılan ve kullandırılan kredi hesaplarının 26/11/2018 tarihi itibariyle kapatıldığını ve borcun ödenmesi gerektiği hususunu içeren ihtarın Gebze ...
Noterliğinin 28/11/2018 tarih ve... yevmiye nolu ihtarnamesi ve ekinde hesap özetinin borçlulara tebliğ edildiğini ancak borcun ödenmediğinden, borçlular hakkında İstanbul... İcra Müdürlüğünün...
Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalılar tarafından yetkiye, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, taraflar arasında imzalanan genel kredi ve teminat sözleşmesinde yetkili mahkemenin, İstanbul Mahkemeleri olduğunun kabul edildiğini, sözleşme ile kabul edilen temerrüt faizinin TMK.'nın 2.maddesine uygun olduğunu, borçluların itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili Mahkememize verdiği cevap dilekçesi ile; davacı tarafça sözleşme örneğinin taraflarına tebliğ edilmediğini ve sözleşmenin içeriğini kabul etmediklerini, sözleşmenin, müvekkilleri aleyhine haksız şartlardan ibaret olduğunu ve bu şartların eldeki davada hüküm ve sonuç doğurmasının hukuka aykırı sonuçlara yol açacağından davacı tarafça sunulan sözleşme ve içeriğini kabul etmediklerini, akdedilen sözleşme maddelerinin tartışmaya ve tartışıldığında değiştirilmeye kapalı olduğunu,
genel kredi sözleşmesinin diğer bankalarca da yapılan ve matbu bir metinden oluşan karşı tarafa hak kazandırıp tüketiciye yükümlülük yükleyen bir sözleşme olduğunu, tarafların sözleşmeye ihtirazi kayıt koyma hakkı bulunmayıp karşı tarafa sözleşmeyi kabul yükümlülüğü yüklediğini, TBK uyarınca kefalet sözleşmesinin yazılı yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olamayacağını, ayrıca kefaletin verildiği anda borcun belirli veya belirlenebilir olması gerektiğini, bankanın tek taraflı tasarrufu ile hesabın kat edilmesinin,
kredi müşterisine açılan ve kullandırılan kredinin muaccel olması sonucu doğuracağını, kat ihtarının tebliği ile temerrüt oluşacağını, ancak davacı banka tarafından muacceliyet koşullarını gerçekleştirmek için noter aracılığıyla müvekkiline hesap kat bildirimi yapılması gerekirken noter aracılığıyla bildirim yapılmadığını ve yapıldığı iddia edilen söz konusu bildirimlerin hiçbirinin müvekkiline tebliğ olmadığını, temerrüt koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; İİK'nın 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, taraf delilleri toplanmış, bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır. İstanbu... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalılar aleyhine ilamsız icra takibi yapıldığı, davalılar tarafından süresinde itiraz edilmesi neticesinde takibin durduğu ve bu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi ...Mahkememize sunduğu 11/11/2021 tarihli raporunda ve 02/04/2022 tarihli ek raporunda; davacı banka ile davalı asıl borçlu ... Ltd.
Şti. arasında 13.03.2017 tarihinde 2.500.000 TL limitli, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, davalı kefillerin işbu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıklarından dolayı borçtan kefalet limiti kapsamında sorumlu olduklarını, yapılan hesaba göre davacı bankanın ticari kredi nedeniyle talep edebileceği alacağın 903.727,06 TL olduğunu, davacı bankanın kredili mevduata alacağına ilişkin olarak talep edebileceği alacağın 69.836,67 TL olduğunu,
taraflar arasındaki sözleşmenin temerrüt başlıklı 11. maddesine göre davacı bankanın gayrinakit kredi alacağı yönünden davacı asıl borçlu ve müteselsil kefillerden de depo talebinde bulunabileceğini, asıl borçlunun uhdesinde 8 adet çek bulunduğunun anlaşıldığını, her çek karnesi sorumluluk bedelinin 1.600 TL olduğu, buna göre davacı bankanın 1.600 X 8 = 12.800 TL çek depo talebinde bulunabileceğini belirtmiştir.
Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile davalı ... Otom.ve Yed. Parça. Tic. Ltd.
Şti. arasında 13.03.2017 tarihli 2.500.000 TL limitli, Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalılar ... ve ...'in müteselsil kefil olarak ve 2.500.000 TL kefalet tutarı ile sözleşmeyi imzaladıkları, bu genel kredi sözleşmesine istinaden davalı şirkete krediler kullandırıldığı ve kredi hesabının kat edildiği, buna ilişkin Noterden hesap özetinin davalılara gönderildiği, ödeme yapılmaması nedeniyle davacı tarafından davalılar aleyhine icra takibi yapıldığı, icra takibine itiraz neticesinde işbu davanın açıldığı, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi, davacı banka kayıtları, icra dosyası, bilirkişi rapor ve ek rapora göre;
davacı bankanın genel kredi sözleşmesi nedeniyle takip tarihi itibari ile davalılardan İşletme Kredisi ve Taşıt Kredisinden kaynaklanan 652.585,67 TL asıl alacak, 236.924,85 TL işlemiş faiz, 11.846,24 TL BSMV olmak üzere toplam 901.356,76 TL alacaklı olduğu,
...ve Esnek Ticari hesabından kaynaklanan 55.276,33 TL asıl alacak, 13.866,99 TL işlemiş faiz, 693,35 TL BSMV olmak üzere toplam 69.836,67 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından bu miktarlar için davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, sözleşmenin temerrüt başlıklı 11.maddesine göre davacı bankanın gayrinakit kredi alacağı yönünden davacı asıl borçlu ve müteselsil kefillerden de depo talebinde bulunabileceği, asıl borçlunun uhdesinde 8 adet çek bulunduğunun anlaşıldığından 12.800 TL ile ilgili depo talebinin kabulüne, bu miktarın davacı bankada açılacak bir faiz getirmeyen hesabı depo edilmesine,
alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve davanın reddedilen kısmı ile ilgili davacının icra takibi yapmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalıların kötü niyet tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/174, K. 2022/399, 2 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama