İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/431 K.2022/669

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

Esas2021/431Karar2022/669Tarih4 Ekim 2022Okuma11 dk · 2.116 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi

Karar tarihi
4 Ekim 2022
Esas no
2021/431 Esas
Karar no
2022/669
Dava
Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen
Dava tarihi
13/08/2020
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.116 kelime·11 dk okuma·2 bölüm

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı kurumun hizmet kusuru neticesinde meydana gelen su basması neticesinde, müvekkili sigorta şirketi nezdinde ... poliçe numaralı Paket Sigorta Poliçesi ile sigortalı iş yerinin zarar görmüş olduğunu, bu hasarlardan dolayı sigortalıya 34.500-TL tazminat ödendiğini, ...'nin zararın meydana gelmesinde kusurlu ve konu hasardan sorumlu olduğunu, hasar tazminatını ödeyen müvekkili şirketin TTK. m. 1472 ve sigortalının temlik beyanına göre sigortalının haklarına halef olduğunu, bu kanuni halefiyete dayanarak,

müvekkili sigorta şirketinin sigortalısına ödediği tazminat bedeli olan toplam 34.500-TL tazminatı ödeme tarihi olan 27/05/2020 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ...Ş. vekilinin 18-19 nisan 2020 tarihinde meydana gelen hasar sebebiyle sigortalısına ödemiş oldukları bedelin rücuan tazminini talep ettiğini, yapılan tespitlerden de anlaşılacağı üzere hasarın binanın toprağa dayalı olan bodrum katının pencere veya kapısından değil binanın dışından ve ilgili binanın izolasyon olmadığının anlaşıldığını ve perde duvarından sızdığını, binanın dış etkenlere karşı gerekli İnşaat tekniğin uygun izolasyon drenaj sistemi vb kullanılması durumunda su borusundan kaynaklı su girişleri, rutubet, yağmur suyu ve zemin suyu girişlerinin de engellenmiş olacağını,

açılan davanın bir tazminat davası olduğunu, Borçlar Kanunu’nun 41. maddesine göre tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olayda kasıt, ihmal, teseyyüp ya da kusurunun olması; tazminat talep edilen hasar ile arasında bir illiyet bağının bulunmasının gerektiğini, davalı idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığını gerçekleştiği iddia edilen hasar ile arasında bir illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, bu nedenlerle huzurdaki davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü.

DELİLLER VE GEREKÇE

Sigorta poliçesi, hasar dosyası,tutanaklar, ekspertiz raporu, ödeme dekontu, ibraname ve dayanılan diğer tüm deliller celp edilip incelenmiş, tüm dosya kapsamı ile birlikte inceleme sonucu rapor alınmış ve tüm deliller toplanmıştır.

.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13/04/2021 tarih, ... sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gelen dosyanın 2021/431 Esas sayıya kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşıldı.

Dava, Rücuen Tazminat davasıdır.

İhtilaf, davacının, dava dışı sigortalısına ödenen zarara ilişkin tazminatın, davalıdan rücuen tahsili talebi sebebi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının tespiti konularından kaynaklanmakta olup, alacak miktarının tespiti için davaya konu belgelerin incelenmesi hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren haller olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususların bilirkişiye tespit ettirilmesi mümkündür.

Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, bilirkişiler İnşaat Mühendisi ..., Sigorta Uzmanı ..., Sözleşme Uzmanı Öğretim Üyesi Dr. ... tarafından hazırlanan 14/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; "...

-Tazminat davasına konu olan taşınmaz mahallinde, dosyada tarafımızdan incelenmiştir.

-Taşınmaz. İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi/... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak’ta 1/A kapı numaralı bayrak imalathanesidir. Yarı bodrum kat konumundadır. Su borusunun patladığı yerden, -1,81 m. aşağı kotundadır. Taşınmaz, su borusunun patladığı ... Caddesi ile ... Sokağa cephelidir. Cadde ve sokak cephelerine bakıldığında, dışarıdan ısı ve su izolasyonunun yapılmadığı anlaşılmaktadır.

İçten çektiğim duvar fotoğrafında da, ısı ve su izolasyonun yapılmadığı görülmektedir. Ana taşınmaz, kaçak olarak inşa edilmiştir. ... Belediyesi Encümen Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32.-42. Maddeleri gereği.

09.12.1996 tarih, 1942 sayılı yıkım ve para cezası kararı alındığı; ayrıca bahse konu yerde kaçak inşai faaliyetlere devam edildiği tespit edilerek, 06.01.1997 tarih, 596 sayılı 2 nolu yapı tatil tutanağı tanzim edildiği, bu tutanağa istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. Maddesi gereği Belediye Encümenince 05.05.1997 tarih, 762 sayılı para cezası kararı alındığı görülmüştür.

-Dava konusu hasar, hasar gören binanın usulüne uygun şekilde inşa edilmemiş olması sebebiyle gerçekleşmiştir. İ.B.B. İmar Yönetmeliği Bodrumlar Başlıklı 18. Maddesi 6. Fıkrasında; "Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur. Burada binanın usulüne uygun bir izolâsyonu yapılmış olsaydı bu hasar meydana gelmezdi.

-Yukarıda yaptığımız açıklamalar ışığında, hasarda davalı .... Genel Müdürlüğü’nün bir sorumluluğu bulunmamaktadır..." sonuç ve mütalaa ettikleri görüldü.

Davacı vekilinin itirazlarının değerlendirilerek, ek rapor alınmasına ilişkin karar verilmiş, 23/06/2022 tarihli Bilirkişi ek raporunda; " ...

Sigorta Uzmanlığı Açısından Sonuç:

-Davacı tarafından 08.11.2019 tarihinde tanzim edilen poliçenin, Sigorta Süresinin 15.11.2019- 15.11.2020, Sigortalısının Ramazan Çendik, Sigorta Konusunun 289.800 TL Sigorta Bedelli Muhteviyat (Makime-Emtea-Dekorasyon-Demirbaş vs.)

-Sigorta Adresinin, hasar gören kıymetlerin bulunduğu riziko adresi olduğu, hasar tarihinin Sigorta Süresi dahilinde ve poliçe tanzim tarihi sonrasında meydana geldiği, Sigortanın Yangın Sigortası Genel Şartlarına göre düzenlendiği, ek teminatlar ile güçlendirildiği tespit edilmiştir.

-Dava dosyasında bulunan belgelerden, Sigortalı ile 34.500.-TL tutarında ibraname, mutabakatname ve tazminat makbuzu imza edildiği, hasarın su basmasından kaynaklı olduğu, Su hasarlarının teminat kapsamı dahilinde olduğu tespit edilmiştir.

-Sigorta Eksperi Raporuna istinaden hasar 34.500.-TL olarak sonuçlandırılmış ve sigortacı düzenlemiş olduğu poliçe şartlarına uygun olarak tazminat ödeme yükümlülüğünü yerine getirmiştir.

-Bu anlamda, Sigortacının Sigortalısının haklarına halef olduğu 34.500.-TL miktarınca, hasarın oluşmasında sorumluluğu/kusuru bulunanlara rücu hakkı bulunmaktadır.

-Heyetimiz Teknik Bilirkişisince davalı tarafın hasarın oluşmasında sorumluluğu/kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.

Nitelikli Hesaplamalar Yönünden Sonuç:

-Türk Borçlar Hukuku ve bu kapsamda Tazminat Hukuku sisteminde kural olarak kusur ilkesi hakimdir. Başka bir ifade ile tazminat sorumluluğu için sorumlu tutulmak istenen tarafın ya borca aykırılık nedeni ile ya da hukuka aykırı bir fiil ile bir başkasına zarar vermesi halinde meydana gelen zarardan sorumlu tutulabilmesi için kusurlu olması gerekmektedir.

Elbette ki Kanunlar da yer alan kusursuz sorumluluk halleri haricinde kalan durumlarda genel tazminat sorumluluğuna ilişkin genel kural esas alınır. Dava konusu olayda da idarenin kusursuz sorumluluğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı gibi yapılan teknik inceleme ve değerlendirmeler neticesinde de hizmet kusurunun bulunmadığı zararın idarenin eyleminden kaynaklanmadığı tespit edilmiştir.

Buna göre takdir ve nitelendirmesi tamamen mahkemeye ait olmak üzere davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmayacağı görüş ve kanaatine varılmıştır.

-Taşınmaz; İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi/... Mahallesi, ... Caddesi, ... Sokak’ta 1/A kapı numaralı bayrak imalathanesidir. Yarı bodrum kat konumundadır. Su borusunun patladığı yerden, -1,81 m. aşağı kotundadır. Taşınmaz, su borusunun patladığı ... Caddesi ile ... Sokağa cephelidir. Cadde ve sokak cephelerine bakıldığında, dışarıdan ısı ve su izolasyonunun yapılmadığı anlaşılmaktadır. İçten çektiğim duvar fotoğrafında da, ısı ve su izolasyonun yapılmadığı görülmektedir. Ana taşınmaz, kaçak olarak inşa edilmiştir.

-... Belediyesi Encümen Kararı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32.-42. Maddeleri gereği. 09.12.1996 tarih, 1942 sayılı yıkım ve para cezası kararı alındığı; ayrıca bahse konu yerde kaçak inşai faaliyetlere devam edildiği tespit edilerek, 06.01.1997 tarih, 596 sayılı 2 nolu yapı tatil tutanağı tanzim edildiği, bu tutanağa istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. Maddesi gereği Belediye Encümenince 05.05.1997 tarih, 762 sayılı para cezası kararı alındığı görülmüştür.

Dava konusu hasar, hasar gören binanın usulüne uygun şekilde inşa edilmemiş olması sebebiyle gerçekleşmiştir. İ.B.B. İmar Yönetmeliği Bodrumlar Başlıklı 18. Maddesi 6. Fıkrasında. "Toprağa dayalı tüm bodrum katlarda, dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur. Burada binanın usulüne uygun bir izolâsyonu yapılmış olsaydı bu hasar meydana gelmezdi.

-Yukarıda yaptığımız açıklamalar ışığında, hasarda davalı .... Genel Müdürlüğü’nün bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Bilirkişi kök raporumuzda bir değişiklik söz konusu değildir..." sonuç ve mütalaa ettikleri görüldü.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 69. maddesi ile “bir binanın veya diğer yapı eserlerinin malikleri, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden” sorumlu ve bir kusurları söz konusu olmaksızın “doğan zararı gidermekle yükümlü” tutulmuşlardır. Yapı eserinin maliki, bunların hiç kimse ve hiçbir şey için tehlike taşımayacak şekilde yapılmasını ve işlemesini garanti etmekle yükümlüdür.

Bu nedenle, bir yapı eserinde herhangi bir yapım bozukluğu olmasa bile, ek güvenlik ve koruma tertibatının bulunmaması, yine de bir bakım eksikliği sayılır. Yapı sahibinin sorumluluğu, bir bina ya da diğer bir inşa eserinin bizatihi kendisinden kaynaklanan bir nedenle oluşan zarardan sorumluluğu kapsamaktadır. Bu sorumluluk, objektif özen yükümlülüğüne aykırılıktan doğan “ağırlaştırılmış” bir kusursuz sorumluluk halidir.

Bu sorumluluğa öğretide “kusursuz sorumluluk” veya daha geniş tanımıyla “kusura dayanmayan nesnel sebep sorumluluğu” denilmektedir.

Sorumlu kişi veya işletmenin, kusurlu olup olmaması, özen ödevini yerine getirip getirmemesi, işletme veya nesnede (şeyde) bir bozukluk veya noksanın bulunup bulunmaması, meydana gelen zararın tazmin borcu yönünden bir etkiye sahip değildir.

Zira bunların sebep oldukları zararlarda, kusurun bulunup bulunmadığı ya da rolünün olup olmadığı çoğu zaman bilinemediği veya ispat edilemediği gibi sorumlu kişi veya işletme, her türlü özeni gösterse, gözetim ve denetim ödevini yerine getirse, gerekli bütün tedbirleri alsa bile, gene çoğu zararın meydana gelmesini önlemek mümkün değildir.

Bu sebeple sorumluluğun bağlandığı olgu ile zarar arasında uygun illiyet bağı kurulduğu zaman, sorumluluk da gerçekleşmiş olacağından, bu işletme veya nesnelerin sahip veya işletenleri, bunların sebep oldukları zararı gidermek zorundadır.

Burada malike kurtuluş kanıtı sunma olanağı tanınmamıştır. Malik, ancak illiyet bağını kesen sebeplerin (mücbir sebep, zarar görenin kendi kusuru, üçüncü kişinin ağır kusuru gibi) varlığı durumunda sorumluluktan kurtulabilir. Ayrıca bina veya yapı eseri malikinin sorumluluğu kusur aranmayan bir sorumluluk olduğu için, malikin kusursuzluğunu ispat ile sorumluluktan kurtulması mümkün olmadığı gibi, varsa kusurunun derecesi de tazminatın belirlenmesinde önem taşımaz.

Fakat, bina malikinin zararın meydana gelmesinde kusuru var örneğin bina ile hiç ilgilenmemiş ise, tazminatın indirilmesini gerektiren sebepler bulunsa bile, fazladan (munzam) kusur bu indirime engel olabilir. Keza zarardan sorumlu olan başka kişiler de varsa, fazladan kusur rücuda da rol oynayabilir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 03/12/2019 tarih ve 2017/479 Esas 2019/5762 Karar sayılı ilamı)

Sorumluluk Hukukunun önemli unsurlarından biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda kusursuz sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 26/03/2019 tarih ve 2018/3007 Esas 2019/1768 Karar sayılı ilamı)

Somut olayda, davalı ...’ye yazılan müzekkereye, 11/09/2020 tarihli cevabi yazı ile, hasara konu binanın bulunduğu adreste 19/04/2020 tarihinde gizli su kaçağının bulunduğunun tespit edilerek arızanın giderildiği, arızanın binanın bulunduğu parsel sınırları dışında yolda meydana geldiği, maddi hasarın binanın su yalıtımının olmaması sebebiyle gerçekleştiğinin tespit edildiği,

İBB İmar Yönetmeliği’nin Bodrum Katlar başlıklı ,6.09 maddesi 11. Fıkrası gereği, “toprağa dayalı tüm bodrum katlarda dış etkilere karşı ısı ve su yalıtımı yapılması zorunludur.”, aynı yönetmeliğin Proje Tanzim Esasları başlıklı, 13.02 maddesi G fıkrasında, “Korozyon ve rutubetten korumak amacıyla mimari projede çatıda ısı izolasyonu ve bodrum katlarda su yalıtım ve drenaj ile ilgili detayların gösterileceği” ifadelerinin yer aldığı,

hasara konu binanın, toprağa dayalı olan bodrum katının pencere veya kapısından değil, binanın dışından ve ilgili binanın izolasyonunun olmadığı anlaşılan perde duvarından sızdığının tespit edildiğinin bildirildiği görülmüştür.

... Belediyesi’ne yazılan müzekkereye, 08/07/2021 tarihli cevabi yazısı ile, davaya konu hasar gören dairenin bulunduğu binaya ilişkin, imar işlem dosyasında yapı ruhsatı ve mimari projeye rastlanmadığının, bildirildiği, 16/07/2021 tarihli cevabi yazısı ile de, hasar gören binanın ruhsatsız (kaçak) inşaat olarak yapıldığının tespit edildiği, 10/10/1996 tarih, 2986 sayılı 1 nolu yapı tatil tutanağının tanzim edildiği ve bu tutanağa istinaden 3194 syılı İmar Kanunu’nun 32-42.

Maddeleri gereği Belediye Encümenince 09/12/1996 tarih,1942 sayılı yıkım ve para cezası kararı alındığı, kaçak inşaatın,faaliyetlerine devam ettiğinin tespit edilerek, 1997 tarih, 596 sayılı 2 nolu yapı tatil tutanağının tanzim edildiği, bu tutanağa istinaden 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 42. Maddesi gereği Belediye Encümenince 05/05/1997 tarih, 762 sayılı para cezası kararı alındığının, hasar gören binada İBB Mimar Mevzuatı gereğince su basmalarına karşı alınması gereken (betonarme tecrit duvarı izolasyon gibi) tüm tedbirlerin alındığına dair belgeye rastlanmadığının bildirildiği görülmüştür.

Mahkememizce toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tüm dosya kapsamına göre alınan bilirkişi raporu denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli görülmüş olduğundan, mahkememizde de, davalı ...'nin her ne kadar 2560 sayılı ...

Genel Müdürlüğü kanunu gereğince sorumlu olduğu düşünülebilirse de; gerek öğretide gerekse Yargısal içtihatlarda belirtildiği üzere, kusursuz sorumlu olan kişi veya kurumun illiyet bağının kesilmesi halinde sorumluluktan kurtulabileceği, illiyet bağının kesilmesi de mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile olabileceği, dava konusu su basması olayının meydana geldiği binanın, ruhsatı ve mimari projesinin bulunmadığı, ruhsatsız kaçak inşaat olduğu,

teknik bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile de binanın, dışarıdan ısı ve su izolasyonunun yapılmadığının ve hasarın, izolasyonun yapılmamasından kaynakladığının tespit edildiği, sonuç olarak zarar görenin tam kusuru nedeniyle davalı ... ile zarar arasında illiyet bağı kesilmiş olacağından, davalı ...'nin sorumluluktan kurtulduğu ve böylece davacının davalı ...'den zararın tazmini talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının davasının reddine,

2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre hesap edilen 80,70-TL. maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 589,18-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 508,48-TL. harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.200-TL. vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4-Davacının yapmış olduğu yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Davalının yapmış olduğu 164,70-TL. yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davacıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,

7-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize verilecek ya da başka mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/10/2022

Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır

İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/431, K. 2022/669, 4 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Deliller Ve Gerekçe
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/431
Karar No
2022/669
Tarih
4 Ekim 2022

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/431 K.2022/722
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/431 K.2022/862
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/432 K.2022/585
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi E.2021/432 K.2022/1015
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/433 K.2022/937
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/433 K.2022/679

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.