KÜNYE
T.C. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2022
- Esas no
- 2021/743 Esas
- Karar no
- 2022/79
- Dava
- Maddi ve Manevi Tazminat
- Dava tarihi
- 12/06/2013
Karar Metni
2.396 kelime·12 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan maddi ve manevi tazminat davasının Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili verdiği dava dilekçesi ile; müvekkili ...'ın babası, müvekkili ...'ın eşi olan ...'ın 21.01.2013 tarihinde müvekkilli ... adına kayıtlı ... plakalı 2009 Model ... ... markalı araç ile kaza yaptığını ve bu kaza sonucu hayatını kaybettiğini, muris ...'ın kullandığı ... ... markalı aracın bazı hava yastıklarının kaza sırasında açılmadığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.
İş delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda; emniyet kemeri takılı ve gerekli çarpışma şiddeti var iken, sol yan perde ve sol ön koltuk içi hava yastıklarının açılmamasının imalat hatasından kaynaklandığının belirtildiğini, kaza ile ilgili olarak ...
Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, 2009 model aracın hava yastıklarının bazılarının açılmaması, özellikle de ...'ın başına darbe aldığı ve başında travma oluşturan bölgeyi koruması gereken hava yastıklarının açılmaması nedeni ile müteveffanın ölümünde başlıca etken olduğunu, her halükarda ortada ayıplı bir mal olduğunu, bu ayıbın kaza sonrasında farkedildiğini, bu nedenden dolayı aracın üreticisi yahut distribütörü konumundaki ... ...
Otomotiv Tic. A.Ş. ile aracı ayıplı olarak satan davalı ... .... San.
Tic.Ltd.Şti. 'nin kazanın meydana gelmesinde ve sürücü koltuğundaki müteveffanın tam olarak korunmamasında kusur ve sorumluluklarının bulunduğunu, davalı sigorta şirketinin ise, aracın hem kasko hem de zorunlu trafik sigortalarını yapan şirket olduğunu, müvekkillerinin davalıların kusuru ve ihmalleri nedeniyle ayıplı maldan dolayı gerçekleşen kaza ve vefat nedeniyle maddi zararlarının oldukça büyük olduğunu, ayrıca müvekkillerinin çektiği acıların ve içine düştükleri psikolojik çöküntünün tarifine imkan bulunmadığını belirterek;
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile her bir müvekkili için 1.000 'er TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, her bir müvekkili için ayrı ayrı olmak üzere 400.000'er TL olmak üzere toplam iki müvekkili için 800.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıların ... .... San. Tic.Ltd.Şti. ile ... ...
Oto.San.Tic.A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 26/06/2019 tarihli UYAP üzerinden gönderdiği e-imzalı ıslah dilekçesiyle; ... için 1.000 TL olarak belirttikleri maddi tazminat taleplerini bu davacı bakımından 172.560,46 TL'ye, diğer müvekkilleri ... için başlangıçta 1.000 TL olarak belirttikleri maddi tazminat taleplerini bu müvekkili bakımından 38.858,45 TL'ye, toplamda 2.000 TL olarak belirttikleri maddi tazminat taleplerini 211.418,91 TL'ye yükselttiklerini, tüm alacaklara kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... Oto. San. Tic.
A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesi ile; dava konusu aracın ayıplı olmadığını, somut olayda, sol yan ve perde hava yastıklarının açılması için gerekli şartların meydana gelmediğini, hava yastıklarının ilave güvenlik tedbiri olduğunu, her durumda açılmayacağı gibi her durumda koruma sağlamasının da mümkün olmadığını, araçlarda ön ve yan hava yastıklarının farklı sensörler tarafından kontrol edildiğini, yan hava yastıkları bakımından da, sağ taraf ve sol tarafta ayrı darbe sansürlerinin mevcut olduğunu, bu sistemlerin birbirinden bağımsız olduğunu, hava yastıklarının açılıp açılmayacağının,
ilgili hava yastığını kontrol eden darbe sensörüne yeterli şiddette ve gerekli açıdan darbe gelip gelmemesine göre belirlendiğini, yan hava yastıklarının darbe sensörünün aracın her iki tarafında kapı direğinin alt iç kısmında bulunduğunu, davacının şikayetine konu olan sol yan hava yastıkları bakımından, sol kapı direğinin alt iç kısmında bulunan sensöre herhangi bir darbe gelmediğini, bu nedenle sol yan hava yastıklarının açılmamasının normal olduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen tek taraflı tespit raporuna itiraz ettkilerini, bu raporun delil olarak kabulünün mümkün olmadığını,
tespit raporunun somut olayın özelliklerine ve bilimsel gerçeklere uygun olmadığını, emniyet kemeri sensörü şeklinde bir ifade kullanıldığını ancak araçta böyle bir sensör olmadığını, yan hava yastıklarının münhasıran aracın o yanındaki kapı direğinin alt iç kısmında bulunan sensöre bağlı olduğunu, emniyet kemerinin sıkışıp görevini tam yapamadığını, bu sebeple de sol yan hava yastığının açılmadığı gibi bütünüyle soyut ve bilimsellikten uzak bir ifade kullanıldığını, araçtaki sürücü hava yastığının açılması sonucunda emniyet kemeri gergi sistemi devreye girerek olması gerektiği gibi çalıştığını,
gerdiricili emniyet kemerlerinde sistemin çalışmasını müteakiben geri sarma mekanizmasının kilitleneceğini ve sistemin yenisiyle değişimi gerektiğini, ölüm olayına sebebiyet veren kazanın müteveffanın kusuruyla meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, hiç kimsenin kendi kusuruna dayanarak hak iddia edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta A.Ş. vekili verdiği cevap dilekçesi ile; dava konusu ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araç için; davalı şirketçe, 21.05.2012-21.05.2013 tarihleri arasında, ... nolu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, davalı şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, ancak trafik sigortasının bir meblağ sigortası olmayıp bir zarar sigortası olduğunu, söz konusu teminat limitinin tamamının defaten ödenmesinin söz konusu olmadığını,
zarar görenlerin kaza nedeniyle uğradıkları gerçek maddi zararın tespiti ve sigortalının kusur oranında bu gerçek zararın tazmini esas olduğunu, Karayolları Zorunlu (Trafik) Mali Sorumluluk Sigortasının kara yolunda motorlu araç işletenin işlettiği araç nedeniyle üçüncü kişilere verilen bedensel ve eşya zararlarından dolayı onun mali ve hukuki sorumluluğunu üçüncü kişilere karşı güvenceye alması nedeniyle pasif ve aynı zamanda zarar sigortası niteliği taşıdığını, sigortalı ... plakalı aracın, 21.01.2013 tarihinde yaptığı trafik kazası nedeniyle, davalı sigorta şirketi aleyhine açılan davaya istinaden ... nolu hasar dosyası açıldığını,
sigorta ettirenin veya onun gibilerin, kendi sorumluluk alanında ve kendisinin sorumlu olacağı bir trafik kazası sonucu ölümü halinde, bu olaydan yansıma yolu ile zarar gören yani ilgili olayda sürücünün desteğinden yoksun kalanların bu zararlarını tazminat hukuku çerçevesi içerisinde talep haklarının bulunmadığını, trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde, kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu anlaşılan müteveffa ...'ın mirasçıları tarafından talep edilen destekten yoksun kalma tazminatının, kimse kendi kusurundan yararlanamaz gerekçesi ile reddedildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediğini,
bu nedenle faiz sorumluluğunun ancak dava tarihinden itibaren sorumlu olacağını, aktüeryal hesaplama yapılmasının zorunlu olduğunu, zarar miktarının ve kusur oranının usulünce belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... .... San. Tic.Ltd.Şti. vekili verdiği cevap dilekçesi ile; sırf aracın satıcısı olması nedeniyle iş bu davanın müvekkiline yöneltilmesine hukuken olanak bulunmadığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde yer alan tespit raporunun hukuken delil niteliği bulunmadığını ve raporun eksik ve yüzeysel olarak düzenlendiğini, davacı tarafın dava dilekçesinde ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ...
D.İş. sayılı dosyası ile tespit yapıldığını ve yapılan bu tespit neticesinde hava yastıklarının açılmamasının nedeninin imalat hatasından kaynaklandığını belirtildiğini, kaza yapan araçta tespit için tek başına makine mühendisinin yapacağı kontrollerin yeterlilik arz etmediğini, davaya konu aracın ayıplı olmadığını ve kaza esnasında hava yastıklarının açılması için gerekli şartların oluşmadığını, dava konusu kazanın müteveffanın kendi kusuru ile meydana geldiğini, müteveffanın ağır kusuru ile meydana geldiğinden müvekkili ile kazanın meydana gelmesinde hiçbir illiyet bağının bulunmadığını, müvekkili şirketin hiçbir kusuru bulunmadığını,
kazanın oluşumuna ve zararın artmasına müteveffanın kusurlu hareketinin zarar vermesi durumunda tazminatın kaldırılması veyahut indirime gidilebileceğinin TBK.nın 52. maddesinde düzenlendiğini, müteveffanın tek ve asli kusurlu olması neticesinde söz konusu üzücü kaza meydana geldiğinden, tazminat miktarına hükmedilirken bu hususun özellikle dikkate alınması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ...
Cumhuriyet Savcılığının ... soruşturma numaralı dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, bu karara yapılan itirazın Ağır Ceza Mahkemesi tarafından reddedildiğini, davacıların talep ettiği manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmadığını, somut olayın özellikleri göz önüne alınarak takdir edilmesi gerektiğini, müvekkilinin kaza oluşumunda hiçbir kusurunun bulunmadığını, kazanın müteveffanın ağır kusuruyla meydana geldiğini, bu nedenle maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı ....Asliye Hukuk Mahkemesi 18/07/2013 tarih ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile görevli Mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi neticesinde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/01/2014 tarih ve 2013/21314 E. - 2014/74 K. sayılı ilamı ile kararın onandığı görülmüştür. Dava; maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Mahkememizdeki yargılamada; taraf delilleri toplanmış, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası, sigorta hasar dosyası celp edilmiş, bilirkişi raporları ve Adli Tıp raporları alınmış ve Mahkememizin 25.06.2020 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararı ile. Davacıların maddi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile, davacı ... için 138.048,37 TL, davacı ... için 31.086,76 TL maddi tazminatın, davalı ...
Sigorta A.Ş nin poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, davalılar ... ... Oto.San.Tic.A.Ş. ve ... .... San. Tic.Ltd.Şti. açısından kaza tarihi olan 21.01.2013 tarihinden itibaren davalı ...
Sigorta Şirketi açısından (her bir davacı için 1.000 er TL.si için dava tarihi olan 12.06.2013 tarihinden itibaren, davacı ... için 137.048,37 TL, davacı ... için 30.086,76 TL için ıslah tarihi olan 26.06.2019 tarihinden itibaren) hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacıların manevi tazminat davasının Kısmen Kabulü ile; davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 21.01.2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılar ... ...
Oto.San.Tic.A.Ş. ve ... .... San. Tic.Ltd.Şti. den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
Mahkememizin kararını davalı ... Sigorta A.Ş. nin temyizi üzerine temyiz incelemesini yapan Yargıtay 4.HD.nin 29.06.2021 tarih ve 2021/9713 E., 2021/3855 K. sayılı ilamı ile, "... Davalı ... Sigorta A.Ş.vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a....Davacılardan ..., kazaya karışan ve davalı sigorta şirketince sigortalanan aracın hem kasko hem de zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinin tarafıdır. Bu nedenle sürücüsünün ... olduğu kaza nedeni ile üçüncü kişi olmadığından destekten yoksun kalma tazminatı almaya hak kazanamaz. Adı geçen davalı lehine tazminata hükmedilmesi doğru olmayıp davanın bu davacı yönünden tümden reddi gerekir.
b....Dairemizce de tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınmasının güncellenen ülke gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Eldeki dosyada ise, yerel mahkemece hükme esas alınan 17/10/2016 tarihli aktüer raporunda; kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde 1931 tarihli PMF yaşam tablosu dikkate alınarak hesaplama yapıldığı görülmüş olup, bilirkişi raporu yukarıda açıklanan Yargıtay uygulamasına uygun ve hüküm tesisine elverişli değildir.
Buna göre, temyiz edenin sıfatına göre, davacı tarafından kararın temyiz edilmediği de dikkate alınarak ve kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle, destek zararı hesabında istikrar kazanmış kriterlere uygun olarak, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda zarar hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken, tazminat hesaplama esaslarına uygun olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir.
c....Eldeki davada, müteveffanın çocuğu ve eşi için destek tazminatına hükmedilmiştir. Destek payları hesaplanırken mirasçı olarak sadece davacıların hayatta olduğu varsayılarak hesaplama yapılması hatalı olup; olay tarihi itibariyle müteveffanın hayatta olan mirasçısı olup olmadığının araştırılması, halen yaşayıp yaşamadığı da tespit edilip vefat etti ise vefat tarihine kadar destek hesabında payı olduğu gözetilerek, destek tazminatı hesabı için ek rapor alınması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. ..." gerekçesiyle Mahkememiz kararı bozulmuştur.
Mahkememizce usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmuştur.
Davacılar vekili UYAP'tan gönderdiği 09.02.2022 tarihli dilekçesiyle; bozmadan önce dosya Yargıtayda iken davalı ... ... Otomotiv San.ve Tic.A.Ş. tarafından Mahkeme kararında belirtilen tüm alacaklarının faiz ve ferileriyle birlikte ödendiğini, müvekkillerinin zararlarının tazmin edildiğini bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizde yapılan yargılama sonucunda, Mahkememizin 25.06.2020 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararı usulüne uygun olarak davalılar ... ... Oto. San. Tic. A.Ş. ve ... .... San. Tic. Ltd. Şti. vekillerine tebliğ edilmiş ve bu davalılar Mahkememiz kararını temyiz etmemiştir.
Davalı şirketler arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olup, ihtiyari dava arkadaşlarından her biri hükmü yalnız başına temyiz edebilir. Kararı temyiz etmeyen ihtiyari dava arkadaşı yönünden verilen karar kesinleşir. Diğer dava arkadaşının temyizi üzerine hüküm bozulur ise bu bozmadan temyiz yoluna başvurmamış, bu nedenle hakkındaki hüküm kesinleşmiş olan ihtiyari dava arkadaşı yararlanamaz. (Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü Kitabı, Cilt 3, sh. 2449- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28/01/2009 tarih ve 2008/1-797 E. 2009/30 K. sayılı ilamı)
Mahkememiz dosyasında; davalılar ... ... Oto. San. Tic. A.Ş. ve ... .... San. Tic. Ltd. Şti. Mahkememizce verilen 25/06/2020 tarihli kararı temyiz etmediğinden, Mahkememizin ilk kararı bu davalılar açısından kesinleşmiştir. Ancak Mahkememiz kararı bir bütün olarak bozulduğundan bu davalılar hakkında Mahkememizce verilen ilk karar gibi karar vermek gerekmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Mahkememiz ilk kararı temyiz edilmiş ve karar bozulmuştur. Bozmaya uyularak yargılamaya devam edilirken davacılar vekili Mahkeme kararında belirtilen tüm alacaklarının faiz ve ferileriyle birlikte ödendiğini bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiği anlaşıldığından davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Başkan ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Üye ... · e-imzalıdır · Katip ... · e-imzalıdır
İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/743, K. 2022/79, 10 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama