KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/309
- Karar No
- 2018/157
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2018
Karar Metni
930 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2016/309 Esas
KARAR NO : 2018/157
DAVA
İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2015
KARAR TARİHİ : 15/02/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA ve SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı müvekkili şirketin vinç ve ilgili ürünleri kiralama, platform çalışma, nakliye ve vinç çalışma ücret karşılığında davalı şirket ile anlaşıldığını yapılan vinç kiralama hizmetinden doğan alacağın ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü' nün ........ sayılı dosyası ile icra takibi yaptıklarını, davalının haksız yere söz konusu takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali, takibin devamı ve % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde belirtilen bedellere ait fatura bulunmadığını, davacının ihtarname göndermeden icra takibine girişildiğini bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, tacirler arasında faturaya dayalı vinç platform kulandırma, kurma, nakliye işleri ile ilgili faturaya dayalı alacak nedeniyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır.
İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün..... sayılı icra dosyası incelendiğinde, ..... tarihli takip talebi ile.... TL bakiye fatura alacağı ile 153,40 TL fatura alacağı olmak üzere toplamda 708,00TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edildiği görülmüştür. Davaya konu icra dosyasında, ödeme emrinin davalıya/borçluya 18/03/2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 19/03/2015 tarihinde, süresinde borca,faize ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının da süresi içinde, 08/12/2015 tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Esasen dosya incelendiğinde, davacı tarafın da ilk kararda belirtilen bilirkişi ücretini yatırmadığı, inceleme gününe gelmediği, mahkemece ara karar kurulduğu, ara karardan sonra davacı tarafın yine inceleme günü hazır olmadığı, kök raporda sadece davalının defterlerinin incelendiği, rapora itiraz geldikten sonra ek rapor için dosyanın bilirkişiye verildiği, bu sırada tekrar yerinde inceleme yetkisinin verildiği, davacının bu kez defterlerini sunduğu, davalı tarafın bu duruma itiraz etmeyerek bu incelemeye zımnen rıza gösterdiği,
ikinci ek raporda bilirkişinin fatura tutarını işlemiş faiz gibi kabul eder tarzda değerlendirme bulunduğunun görüldüğü, bu raporun da hüküm kurmaya elverişli olmadığı ve ikinci kez ek rapora gönderildiği, ikinci ek raporda davalının iki adet faturanın ödendiğini, kalan 295.00 TL lik fatura bakımından da teslim alan kişinin SGK kayıtlarında davalının işçisi olmadığından davacının takip ile alacak talebinde bulunamayacağının mütalaa edildiği görüldü.
Bilirkişinin hazırladığı kök rapor ve iki ek rapor incelendiğinde raporların sonuç kısımlarının birbiri ile alakasız olduğu, muhasebe kaydının tutulduğu ancak yorumlanma ve tablolaştırılma işlemlerinin son derece kötü yapıldığı görülmüştür. Davacı tarafça ilk inceleme günü gelinmemiş olması, bilirkişi ücretinin yatmamış olması usuli br hakkın kaybı olarak değerlendirmek gerekirse de, mahkemece o tarihte kesin sürenin sonuçlarının ihtar edilmediği, inceleme günü gelmeyen tarafın defterlerine delil olarak dayanamayacağının usulünce ihtar edilmediği gibi davalı tarafça da bu yönde bir itiraz yapılmadığından davacının defterleri delil olarak sayılmıştır.
Her ne kadar birikişinin gerekli dikkat ve özeni göstermediği açıksa da, her iki tarafın da defterlerine ait muhasebe kayıtları ve faturalar mahkememizce resen incelenerek uyuşmazlık çözülmüştür.(Birinci ve ikinci ek rapor ile dosyaya sunulan tahsilat makbuzlarına göre, 10/09/2014 tarihli 177,00 TL bedelli alacağın davalı tarafından 09/102014 tarihinde ödendiği; 31/10/2014 tarihli 413,00 TL lik kaydın 31/10/2014 tarihinde ödendiği sabittir. 11/11/2014 tarihli kayda ilişkin davacının defterlerinde bir ödeme kaydı yazılı değilse de, 11/11/2014 tarihli 313 nolu tahsilat makbuzuna göre davalının 649,00 TL ödemede bulunduğu anlaşılmaktadır.)
İcra dosyasına dayanak yapılan beş fatura / kayıt mevcuttur.
Bunlar davacının defterlerine kayıtlı olan 10/09/2014 tarihli 177,00 TL bedelli; 31/10/2014 tarihli 413,00TL bedelli, 11/11/2014 tarihli 649,00 TL bedelli, 11/11/2014 tarihli 153,00 TL bedelli ve 18.11/2014 tarihli 295,00 TL bedelli kayıtlardır.
Davacı alacaklı takip talebinde 554,60 TL cari hesap alacağı ile 153,00 TL fatura alacağı olarak iki kalemde talepte bulunmuştur.
413.00TL lik, 649,00TL ve 153,40 TL lik faturaların ödendiği, bu durumun hem davalının hem de davacının defterlerine kayıtlı olduğu görülmüştür. Kalan 18.11.2014 tarihli 295,00 TL lik fatura bakımından, bu fatura davalının defterlerine kayıtlı olmadığına göre, davacı malı teslim ettiğini/ nakliye ve platform kullandırma işini yaptığını ispatlamak zorundadır. Fatura incelendiğinde teslim alan kısmında ....... isminin yer aldığı görülmüştür.
Her ne kadar bu isim SGK kayıtlarında gözükmese de, bilirkişi bu teslimin kabul edilebilir olmayacağını mütala etmişse de; diğer ödenen ve deftere davalı tarafça kaydedilen dosyadaki faturalar incelendiğinde, örneğin 11.11.14, 04.11.14 tarihli faturalarda da aynı ..... isminin ve aynı imzanın atılmış olduğu görülmüştür.
Diğer bir deyişle adı geçen .....isimli kişi davalının SGK lı çalışanı gözükmese de, davacının başkaca faturalarında da teslim alan olarak imza atmıştır ve bu faturalar davalı tarafça ödenmiştir. O halde davacının 2958,00 TL ilk bu fatura yönünden de teslimi ispatladığı kabul edilmelidir.
Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/309, K. 2018/157, 15 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama