KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2017/90
- Karar No
- 2019/71
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2019
Karar Metni
566 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
2017/90 Esas
KARAR NO : 2019/71
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/01/2017
KARAR TARİHİ : 29/01/2019
Mahkememizde görülen davanın yapılan incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Borçlu şirket için malzeme üretildiğini, bu malzemeler davalı/borçlu tarafa gönderildiğini, teslime dair sevk irsaliyesi düzenlendiğini, davalı-borçlu tarafça imzalandığını, cari bakiyesi 23.617,52TL borcunun bulunduğunu, 15.12.2016 tarihinde İstanbul Anadolu -------.İcra Müdürlüğü ----------. sayılı dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını, 29.12.2016 tarihinde davalı şirketin itirazı üzerinde takibin durduğunu, bu sebeple davanın kabulüne, adli yardım talebinin kabulüne, itirazın iptali, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili savunmasında özetle: Davacı ile davalı müvekkil arasında kısa süren ticari ilişkinin bulunduğunu, üretime konu malların davalı müvekkile teslimi ve de düzenlenen faturanın usulüne uygun davalıya tebliğ edildiğinin ispatının davacı taraf ait olduğunu, faturanın tek başına ispata yarar olmadığını, davalı müvekkilin malı teslim almaya yetkili çalışanına ait olmadığını, bu itibarla davacı tarafa da borcunun bulunmadığını, davalı müvekkil şirket tarafından alınan mal bedeli kendilerine ödendiğini, davacı tarafa borcun bulunmadığını, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile fatura alacağından kaynaklanan cari hesap alacağına dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir.
İstanbul Anadolu ------İcra Müdürlüğü'nün 2016/27035 Esas sayılı dosyası getirtilerek dosyamız içine konmuştur. İcra takibi incelendiğinde, ödeme emrinin 23/12/2016 tarihinde borçlu/davalıya tebliğ edildiği, borçlunun 29/12/2016 tarihinde borca ve faize itiraz ettiği ettiği, hem icra takibine itirazın hem de iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, itirazın borca, faize kısaca esasa ilişkin olduğu, icra müdürlüğünün yetkisine bir itirazın olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı, aralarındaki ticari ilişki kapsamında davalıya malzeme üretilip satıldığını, ürünlerin teslim edildiğine dair sevk irsaliyesinin davalı tarafça imzalandığını, kesilen fatura bedellerinden ödenmeyen kısım için icra takibi başlattıklarını iddia etmiş; davalı ise, aradaki ticari ilişkiyi kabul etmekle birlikte ürünlerin teslim edildiğini ve düzenlenen faturanın kendilerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiğine dair ispat yükünün davacıda olduğunu, davacıya borçlu olmadıklarını savunmuştur.
Tarafların tacir olması nedeniyle defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, her iki tarafın defterlerini sunduğu incelenen taraf defterleri uyarınca; tarafların defterlerinin usulüne uygun olarak tutuldukları, icra takibine konu edilen fatura ve tahsilatların her iki taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bu nedenle faturaların usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinin anlaşıldığı, davalının defterine kaydetmiş olduğu faturalara ilişkin herhangi bir itiraz kaydına rastlanmadığı, tarafların birbirini teyit eden defter kayıtları uyarınca davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 23.617,52 TL alacaklı olduğu, yine incelenen defterler uyarınca faturaya konu mal tesliminin davacı tarafından davalıya yapılmış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/90, K. 2019/71, 29 Ocak 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama