KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/197
- Karar No
- 2024/856
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.698 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/197 Esas
KARAR NO: 2024/856
DAVA
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 16/02/2018
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Rekabet Kurumu'nun 08.03.2013 tarihinde, 12 bankanın mevduat, kredi ve kredi kartı faizi konularında, 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 tarihleri arasında birlikte fiyat (faiz) tespit etmek amacıyla kartel oluşturduklarını tespit ettiğini ve davalı bankanın da içinde bulunduğu 12 bankayı ------- sayılı karar ile tazminata mahkum ettiğini, bu karara karşı açılan ---------- İdare Mahkemesi'nde açılan davanın,--------- Esas, ---------- Karar sayılı ilam ile reddedildiğini, --------- sayılı ilamı ile yerel mahkemenin kararını onadığını, davacı, davalı bankadan 2008-2011 yılları arasında farklı hesap numaraları ile kullandığı,
araç, KMH, döviz ve ticari kredileri için yüklü miktarda kartel faizi ödediğinden, zarara uğradığını, Rekabetin Korunması Hakkında Kanuna göre zarar görenler, ödedikleri bedelle, rekabet sınırlanmasaydı ödemekte olacakları bedel arasındaki farkı zarar olarak talep edebileceklerinden, davacının kartel faizi sebebiyle uğradığı zararın ticari avans faiziyle birlikte davacıya ödenmesi ve ayrıca aynı kanunun 57. ve 58. Maddeleri gereğince davalı bankanın uğranılan zararın 3 katı kadar tazminata mahküm edilmesini, yine, davalı bankanın, davacıya kullandırdığı,
tüm kredilerden, dosya masrafı, ekspertiz ücreti, hesap özeti ücreti, kredi komisyonu, kredi kapama ücreti, kredi kullandırım ücreti, rehin kaldırma ücreti, araç fek bedeli, erken kapama ücreti, komisyon, hesap işletim ücreti gibi, haksız biçimde farklı isimler altında masraf tahsil ettiğini, kredi kuruluşlarının sözleşme öncesi bilgi formunda bu giderleri göstermeleri gerektiğini, ancak bu kalemlerin sözleşme öncesi bilgi formunda yer almadığından,
haksız şart niteliğinde olduğunu, iadesi gerektiği, ayrıca, davacının kullandığı döviz kredilerinde, yaptığı TL cinsi ödemelerin bankanın uyguladığı yüksek kur üzerinden dövize çevrilerek zarara uğratıldığı belirtilerek davacının, 21 Ağustos 2007 ve 22 Eylül 2011 tarihleri arasında kullanmış olduğu kredilerdeki kartel faizi sebebiyle ödemiş olduğu fazla faiz için şimdilik 4.000.-TL'lik kısmın kredilerin ödendiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsili ile Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 57. ve 58. Maddeleri gereğince, davalı bankanın uğranılan zararın 3 katı kadar tazminata mahkum edilmesini,
davalı bankanın dosya masrafi, ekspertiz ücreti, hesap özeti ücreti, kredi komisyonu, kredi kapaması, kredi kullandırım ücreti, rehin kaldırma ücreti, araç fek bedeli, erken kapama ücreti, komisyon, hesap işletim ücreti, masraf vb. isimler adı altında aldığı ödemelerin ve döviz alımlarında varsa uğranılan zararında tespit edilerek, şimdilik 1.000.-TL'lik kısmının kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bankacılık sektöründe faaliyet gösteren on iki bankaya. Rekabet Kurulu tarafından değişen oranlarda tahakkuk ettirilen idari para cezasının iptali ile kanun yolu tamamlanmadığından, idari işlemin kesinleşmediğini, davacının istemi, haksız fiil iddiasına dayalı tazminat istemine dayandığı,
mülga Borçlar Kanunu'na göre haksız fiile ilişkin tazminat taleplerinin, zararın ve failin öğrenilmesi tarihinden itibaren | yıllık sürenin geçmesi ile zamanaşımına uğrayacağı, ---------- sayılı soruşturmasını 21.11.2011 tarihinde duyurduğundan işbu davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiği, diğer yandan, zamanaşımı süresinin, Rekabet Kurulu kararının yargı sürecinin kesin olarak sona ermesi ile başlayabileceğini, bu görüşe binaen her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre görüleceği ilkesinden hareketle, davanın reddi gerektiğini, rekabet kurallarının ihlalinden doğan sorumluluğun,
zarar verenin kusurlu olmasına bağlanmış bir haksız fiil sorumluluğu olduğu, haksız fil sorumluluğunun oluşması için hukuka aykırı bir fiil, zarar, kusur, illiyet bağının olması gerektiğini, hukuka aykırı fiil bakımından, Rekabet Kurulu tarafından gerçekleştirilen incelemenin, sınırlı birtakım verilerden ve uyumlu eylemin varlığı hususunda, yalnızca bir karineden hareketle sonuca gidilen bir inceleme olduğu, HMK.' nın ve TBK' nın öngördüğü ispat kurallarının farklı olduğu, anılan hükümler çerçevesinde, zarar gördüğünü iddia eden kişinin hukuka aykırı bir fiilin varlığını;
ispat etmesi gerektiği, davacının bankanın hangi finansal ürünü sebebiyle, hangi hukuka aykırı fiili sebebiyle zara uğradığının anlaşılamadığı, ilgili dönemde, davacının mevduat hesabı olsa dahi; o hesap bakımından bankanın rekabet ihlalinin olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, zarar bakımından, Rekabetin Korunması Hakkında Kanununda, malvarlığı veya şahıs varlığında, haksız fiil nedeniyle yaşanan eksilmenin zarar kabul edildiği,
bu bakımdan dava konusu ürünler hakkında, rekabet ihlali tespit edilmişse, bunun davacıya zarara uğramasına sebep olup olmadığının incelenmesi gerektiği, bu sebeple bankacılık faaliyetleri ve mevduat bankaları tarafından uygulanan faiz oranlarının, ilgili faaliyetlerin gerçekleştiği 2007-2011 yıllan arasındaki dönemin ekonomik yapısı içerisinde irdelenmesi gerektiği, ayrıca haksız fiil nedeniyle zarar gören mağdur, bu fiil sonucunda bazı ekonomik yararlar sağlamış ise, bu yararların zarar miktarından düşülmesi gerektiğini,
mevcut durumda haksız fiil sorumluluğunun hiçbir unsuru gerçekleşmediği ve dava konusu olaydaki haksız fiilin varlığının davacı tarafından ispatlanamadığını, Bankacılık Kanunu'nun 144.
Maddesi uyarınca tahsil olunacak masrafların ---------- tarafından yayınlanan tebliğlere göre düzenlendiği, bu bakımdan bankalarca, tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirlendiği, tespit edilen masraf ve komisyon listelerinin --------- Bankasına bildirildiği, listelerin internet sitesi üzerinden ve şubelerden müşterilere bildirildiğini, davacı tarafından talep edilen masrafların, taraflar arasındaki sözleşmeye göre, kredi talebi esnasında karşılıklı olarak görüşülerek mutabık kalınan görüşmelere göre, tahakkuk ve tahsil edildiği,
tacir olan davacının tedbirli ve basiretli işadamı gibi hareket etmeleri gerektiğini, bu nedenle davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyan ederek davanın reddi talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; taraflar arasında imzalanan genel Kredi Sözleşmesi kapsamında davacıdan tahsil edilen dosya masrafı vs adı altında komisyon ücretlerinin, döviz kredisi sebebiyle Türk lirası olarak ödenen bedellerin yüksek kurdan ilgili yabancı para birimine çevrilmesine dayalı zararın tazmini ve davalı bankanın kartel faizi uygulamak suretiyle davacıya vermiş olduğu zararın tazmini istemine ilişkin HMK m.110 hükmü kapsamında yığılma şeklinde açılan kısmi alacak davasıdır.Dava açıldığı tarih itibariyle yazılı yargılama usulüne tabi olup bu usul kapsamında oluşturulan tensip ile yargılamaya başlanmış,
belirlenen ön inceleme gününde taraf vekillerince sunulan deliller toplanmış, yargılama sırasında 7251 sayılı yasa ile davanın miktar itibariyle basit yargılama usulüne tabi davalardan olması sebebiyle bu usule geçilerek tahkikat bitirilerek yargılama sonuçlandırılmıştır.Taraflarca delil olarak bildirilen Genel Kredi Sözleşmesi,
---------- sayılı kararı ---------- sayılı ilamı ile ---------- sayılı ilamları celp edilmiş, yargılama sırasında emsal ücretler için dava dışı bankalara yazılan müzekkere yanıtları alınmış, bu kapsamda dosya bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştır.Rekabet Kurulunun uyuşmazlığa konu kararı incelendiğinde, -------- faaliyet gösteren 12 bankanın mevduat kredi ve kredi kartları hizmeti konusunda uyumlu eylem içerisinde bulunmak suretiyle 4054 sayılı kanunun 4.maddesini ihlal ettiği gerekçesiyle Rekabet yasağına aykırı davrandıklarını tespit edilerek haklarında idari para cezasına hükmedildiği görülmüştür.
Bekletici mesele yapılmasına karar verilen ve davalı bankanın dava dışı bankalar ile birlikte hareket ederek kartel oluşturulmak suretiyle kredi müşterilerinin kredi oranlarını yüksek tutarak müşterileri aleyhine davrandığı iddiasına dayanak edilen Rekabet Kurulu kararının iptali için açılan davada ----------- sayılı ilamı ile istemin reddine ilişkin verilen karar ----------- sayılı ilamı ile bozulmuş,
mahkemenin 19/07/2019 tarih --------- Esas ve --------- Karar sayılı ısrar kararı vermesi üzerine ----------- sayılı kararı ile ısrar kararının yerinde olmadığı değerlendirilerek dosyanın yeniden gönderildiği --------- sayılı ilamında Rekabet Kurumunun söz konusu kararının iptaline karar verilmiş ve söz konusu kararın ----------- sayılı ilamı ile onandığı görülmüş söz konusu karara karşı yapılan karar düzeltme isteminin de reddine karar verildiği ve kesinleştiği görülmüştür.Yargılama sırasında dosya öncelikle ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ---------tevdi edilerek kök ve ek rapor alınmışsa da söz konusu
bilirkişinin dosyaya atanmasının yerleşik içtihatlar uyarınca benzer dosyalarda bankacı nitelikli bir bilirkişi vasıtasıyla rapor alınmasının gerektiği ve söz konusu raporların denetime elverişli olmadığı ve hükme esas alınamayacağı değerlendirilerek öncelikle dava dışı ----------, --------- Bankası, ---------,--------- Bankası ve --------Ş.'ye müzekkere yazılarak 21/08/2007 ve 22/09/2011 tarihleri arasında müşterilere kullandırılan döviz ve Türk Lirası kredilerine uygulanan faiz oranları ile kredi türüne ve miktarına göre ne kadar ve hangi oran üzerinden tahsis ücreti alındığı hususundaki bilgi ve belgeler celp edilmiş,
dosya bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından bu kez bilirkişi delil avansını karşılayıp karşılamayacağı hususu davalı vekilinden sorulmuş, davalı vekili duruşmada sunduğu beyanında bilirkişi delil avansını yatırmayacağını beyan etmiş, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamamış,
dosya bu hususlar ile toplanan deliller kapsamında mahkememizce resen tetkik edilmiştir.Dava konusu uyuşmazlık davacının davalı bankadan kullandığı kredilerde davalının diğer bankalar ile ortaklaşa karar alarak (Kartel uygulayarak) faizleri yüksek tuttukları bu sebeple zarara uğrayıp uğramadığı, uğradı ise miktarı ile davalı bankadan kullanmış olduğu krediler sebebiyle kendisinden alındığını iddia ettiği dosya masrafı, komisyon, hesap işletim ücreti, erken kapama ücreti, araç fek bedeli, rehin kaldırma ücreti, ekspertiz ücreti, hesap özeti ücreti vb.. ücretlerin haksız olup olmadığı ve emsal uygulamalara göre yüksek olup olmadığı,
yüksek ise davalıdan tahsili koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmıştır.Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, davacının kredi kullanan, davalının ise kullandıran banka olduğu, HMK m.110 hükmü kapsamında yığılma şeklinde açılan davada davacının ilk talebinin, davalının diğer 11 banka ile birlikte anlaşma ve uyum içerisinde hareket ederek mudilerine yüksek oranda faiz ile kredi kullandırdığı yönünde rekabet kurulu kararı sebebiyle uğradığı zararın 3 katı oranında tazminatın ödenmesine ilişkin olduğu,
söz konusu rekabet kurulu kararının Danıştay incelemesinde geçerek kesinleşen ilam ile iptaline karar verildiği dolayısıyla davacının iddiasına dayanak isteminin ortadan kalktığı ve tazminat talebinin yerinde olmadığı, davacının diğer taleplerinin ise kredi kullanım sebebiyle kendisinden tahsil edildiği belirtilen komisyon vs. adı altındaki masrafların haksız tahsil edildiği iddiasına dayandığı, bu kapsamda bilirkişi raporu alınmış ise de söz konusu bilirkişinin bankacılık alanında nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi niteliğinde olmadığı,
sunduğu rapor içerisinde emsal olarak belirtmiş olduğu oranların dayanak belgelerinin sunulmadığı bu nedenle bilirkişi tarafından sunulan rapor içeriklerinin denetime elverişli olmadığı ve hükme esas alınamayacağı bu kapsamda emsal içtihatlar uyarınca söz konusu masrafın haksız tahsil edildiği yönündeki iddianın incelenebilmesi için emsal banka uygulamalarının tespiti ve akabinde bankacı nitelikli bir bilirkişiden bu hususta alınacak bilirkişi raporu ile mümkün olabileceği,
kurulan ara karar ile 5 bankanın kredi masraf ve komisyon oranlarına ilişkin yazı cevapları celp edilmiş ise de davacı vekiline verilen süre içerisinde bilirkişi delil avansını yatırmadığı, davalı vekilinin de HMK m.324/II hükmü uyarınca bilirkişi delil avansını yatırmayacağını beyan etmesi sebebiyle dosyanın bilirkişiye tevdi edilemediği,
ispat yükünün davacı uhdesinde olduğu bu nedenle davacının komisyon adı altında kendisinden tahsil edilen ücretlerin emsal banka uygulamalarından fazla olduğu ve iade edilecek tutarın miktarı ile yine kullanılan kredilerin döviz kredisi olması yapılan ödemelerin ise Türk lirası üzerinden yapılması sebebiyle bedellerin yüksek kur ile ilgili yabancı para birimine çevrildiği iddiası yolunda herhangi bir tespitin yapılamadığı dolayısıyla davacının iddiasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/197, K. 2024/856, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama