KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1008
- Karar No
- 2024/356
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
Karar Metni
1.153 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/1008 Esas
KARAR NO: 2024/356
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 08/12/2022
KARAR TARİHİ: 07/05/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirketlerin müvekkilinin taşeronu olarak yürüttükleri iddia edilen hizmetlerde çalışmakta olan işçilerden -------- iş akdinin tazminat almaya hak edecek şekilde sonra erdiğini, müvekkilinin taşeron işçi olarak çalıştığı döneme ait 11 yıl 11 ay 8 günün karşılığı olduğu iddia edilen brüt 54.235,27TL kıdem tazminatı, brüt 8.479,78 ihbar tazminatı ile brüt 3.937,04TL izin ücreti toplamı brüt 66.652,09TL, net tutar olarak toplam 64.283,67TL kamu kurum ve kuruluşlarına yüklenen hukuki sorumluluk gereği 21/01/2021 tarihinde müvekkili tarafından asıl işveren sıfatı ile mezkur işçi hesabına yatırılmak üzere ödendiğini,
Türk Borçlar Kanunu ve İş Kanunu hükümleri ve ayrıca asıl işveren olduğu iddia edilen müvekkili ile alt işveren davalılar arasında akdedilen Hizmet Alım Sözlemeleri ile Teknik Şartname, İdari Şartnamelerin Yüklenicinin Yükümlülükleri maddeleri uyarınca tüm işçi ödemelerinden alt işverenin sorumlu olduğunu, tüm işçi ödemelerinde alt işverenlerin kendi dönemleri ile sorumlu olduklarını, müvekkili tarafından ödenen tutarların tamamından sorumlu oldukları döneme ait yüklenici firmalardan talep edilmesi yönünde bir engel bulunmadığını, davalı taraflar ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle;
alt işveren sıfatı ile --------- işçilik alacaklarına istinaden müvekkili tarafından ödendiği iddia edilen tazminat tutarının ödeme tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiz ile birlikte, belirtilen sorumluluk tutarları çerçevesinde, 7.344,10TL'nin davalı --------- Şti'nden 3.621,57TL'nin davalı --------- Şti'nden, 9.085,48TL'nin davalı ------- Şti. Ve --------adına müteselsilen sorumlu ----------Şti.
Ve -----------Şti.'nden 2.183,04TL'nin davalı ---------- Şti.'nden, 9.072,86TL'nin davalı ---------Şti.'nden, 15.899,59TL'nin -------Şti. Ve -------- adına müteselsilen sorumlu --------- Şti.
Ve ---------- Şti.'nden, 4.757,26TL'nin ------- Şti.'nden, ödeme tarihinden itibaren tahsiline kadar işleyecek kanuni faiz ile birlikte alt işveren davalılardan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı taraflarca davaya cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce alınan 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişi; tespit ve değerlendirme sonucunda davacının dava dışı işçiye yaptığı kıdem tazminatı ödemesine ilişkin olarak davalılardan rücu istemine yönelik yapılan hesaplamalar sonucunda sorumluluk miktarlarının tam ve yarım sorumluluk olmak üzere; ---------- Şti. 7.266,217L - 3.633,10TL, ---------- Şti.
3.620,66TL - 1.810,33TL, --------.- --------- 9-095,20TL - 4.547,60TL ------- 2.202,26.TL -1.101,13.TL, ---------- Şti. 9.082,76TL- 4.541,38TL, ---------- 15-901,05.TL- 7.950,52.TL ve ---------- Şti. 4.777,78.TL - 2.388,89.TL olarak hesaplandığı yönündeki görüş ve kanaatlerini rapor olarak mahkememize sunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ödenen işçilik alacaklarının rücuen tahsili istemine ilişkindir.Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir.
İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. -------- kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.
İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması,
işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir.
Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar.
Somut olayda; dava dışı -------- davacıya ait iş yerinde davalıların personeli olarak çalıştığı ve -------- kod (işin sona ermesi) sebebiyle iş akdinin sona erdiği, işin sona ermesi hali işverene haklı fesih hakkı veren bir olmadığından dava dışı işçi --------- kıdem tazminatını hak edecek şekilde emeklilik sebebiyle iş sözleşmesinin sona erdiği anlaşılmıştır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatları ve yukarıda anlatılanlar dikkate alındığında davalılar, dava dışı --------- kendilerinde çalıştıkları dönemin oransal olarak tamamından sorumlu olacaklardır.
Mahkememizce alınan denetime elverişli 18/03/2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabilir ve denetime elverişli olduğu dikkate alınarak rapordaki saptamalara itibar edilerek dava dışı --------- davalılardaki çalışma süreleri dikkate alınarak oranlama yapılması suretiyle yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Dosya kapsamında davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Bu durumda her davalılara yöneltilen talep ayrı bir dava konusu olup, her talep yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerekir. İhtiyari dava arkadaşlığının olduğu durumlarda davanın kabulü halinde her davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden her bir davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1008, K. 2024/356, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama