KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/149
- Karar No
- 2024/115
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/149 Esas
KARAR NO: 2024/115
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 27/02/2023
KARAR TARİHİ: 13/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalının sorumluluğundaki -------- plakalı aracın sürücü -------- sevk ve idaresinde iken 11/07/2021 tarihinde müvekkiline ait olduğu iddia edilen ---------- plakalı araç ile çarpıştığını, kaza sonucu müvekkilinin aracında hasar meydana geldiğini ve araçta değer kaybı oluştuğunu, bu değer kaybının tazmini için davalı şirkete başvurulduğunu ve davalı 15/12/2021 tarihinde 1.887,40TL ödeme yaptığını, yapılan ödemenin davalının sigortalısı olan aracın kusurlu olduğunun bir göstergesi olduğunu, ancak müvekkilinin değer kaybı miktarının daha fazla olduğundan bakiye değer kaybının da ödenmesi gerektiğini,
değer kaybının bilirkişi marifeti ile hesaplanması gerektiğini, kazaya davalı şirketin sigortalısının sebebiyet verdiğini, bu nedenlerle, belirsiz alacak davasının kabulü ile 11/07/2021 tarihli kaza sebebi ile müvekkilinin --------- plakalı aracında meydana geldiği iddia edilen değer kayıp bedelinin tespitine, şimdilik belirsiz alacak olarak açılan 100.00TL değer kaybı bedelinin 11/07/2021 olan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Öncelikle söz konusu araçta eksper incelemesinin yapıldığını ve huzurdaki davanın belirsiz alacak davacı olarak açılmasında hukuki menfaatin olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin dava konusu kazada sigortalısın kusur oranı ve poliçe limitleri dahilinde sorumlu tutulabileceğini, müvekkilinin yasa ve mevzuata göre 15/12/2021 tarihinde başvuran tarafa1.887,40TL değer kaybı tazminatı, 22/10/2021 tarihinde başvuranın kasko şirketine 1.327,50TL ve 19/11/2021 tarihinde ise 560,00TL hasar rücu ödemesi yaptığını, bakiye herhangi bir zararının kabulünün mümkün olmadığını,
mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin başvuru öncesi ödemiş olduğu iddia edilen tazminatın bilirkişilerce takdir edilen miktardan karar tarihine dek işlemiş olan faizi ile tenzilinin gerektiğini, dava konusu taleplerin hak düşürücü sürelerinin geçmiş olduğunu, uzman kişilerce hazırlanmamış olduğu iddia edilen ve yalnızca trafik görevlisinin isnadı üzerinden düzenlendiği iddia edilen kaza tespit tutanağının esas alınarak müvekkilinin sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, başvuru sahibinin tazminat taleplerinde talep edebileceği faizin yasal faiz olabileceğini, bu nedenlerle,
belirsiz alacak davası açılmasında hukuki menfaat bulunmaması sebebi ile davanın usulden reddini, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Mahkememizce alınan 12/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; -------- plakalı aracın dava dışı sürücüsü --------- kazanın oluşumunda %50 oranında eşit kusurlu olduğu, -------- plakalı aracın dava dışı sürücüsü ------- kazanın oluşumunda %50 oranında eşit kusurlu olduğu, -------- plakalı araçta mezkur kazada oluşan hasar dolayısıyla, değer kaybı meydana geldiği, değer kaybı miktarının kaza tarihi itibariyle 15.000,00 TL olduğu, araç sürücüsünün kusuru oranında ödenebilecek miktarın 7.500,00 TL olduğu,
davalı şirket tarafından dava konusu mezkur kaza için davacının aracında meydana gelen değer kaybına ilişkin ödeme yaptığına dair dekont veya makbuza rastlanmadığından mahsup işlemi yapılamayacağı, eldeki veriler mucibince mezkur aracın daha önce hasar kaydı bulunmadığından ilk defa hasar almış olması, dolayısıyla hesap edilen değer kaybı bedelinin davacıya ödenmesi gerektiği, faiz ve sair taleplerin mahkememiz takdirinde olduğu yönündeki kanaat ve raporunu ibraz ettiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili 16/01/2024 tarihli dava değer arttırımı dilekçesi ile. Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre müvekkiline ödenmesi gereken değer kaybı tazminatının 7.500,00TL olduğunu, bu nedenlerle tazminat talebinin 7.400,00TL olarak arttırılarak, 7.500,00 TL değer kaybı tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve ıslah etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle açılmış değer kaybı bedeli talepli maddi tazminat davasıdır.11/07/2021 tarihinde davacı adına kayıtlı ------- plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan -------- plakalı araçların çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kaza meydana gelmiştir.------- plakalı araç, davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihi döneminde davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanmıştır.Alanında uzman makine mühendisi tarafından tanzim olunan 12.01.2024 tarihli bilirkişi raporu dosya arasına alınmıştır.
Mezkur raporun usulüne uygun olarak alındığı, hüküm kurmaya elverişli ve denetime uygun olduğu anlaşılmakla rapordaki saptamalara itibar edilerek davacının %50, davalının sigortalısının ise %50 kusurlu oldukları, davacının aracında 15.000,00 TL değer kaybı meydana geldiği, kusur oranına göre oranlama yapıldığında davacının 7.500,00 TL değer kaybı talep edebileceği kabul edilmiştir.
Ancak 15.12.2021 tarihinde davalı tarafından 1.887,40 TL kısmi ödeme yapıldığından işbu tutarın mahsup edilerek bakiye 5.612,60 TL değer kaybı tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı sigorta şirketi, 15.12.2021 tarihinde yapmış olduğu kısmi ödeme ile temerrüte düşmüştür. Kazaya sebebiyet veren davalının sigortalısı olan aracın ticari oluşu dikkate alınarak avans faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/149, K. 2024/115, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama