KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/482
- Karar No
- 2025/91
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
Karar Metni
1.494 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/482 Esas
KARAR NO: 2025/91
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 03/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl Dava'da davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ortaklarından ---------- --------- yılında --------- İli, ----------- İlçesi, --------- Köyü’nde bulunan -------- no’lu parseldeki 8760 metrekarelik tarlayı ---------, --------- ve ------------, yine aynı köyde ------------ parselde bulunan bitişiğindeki parseli de 2001 yılında Maliye Hazinesi’den satın aldığını, 11.01.2011 yılında ---------- tarafından kendisinin de ortağı olduğu -----------Şti.’ye devredildiğini, Kadastro Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu;
---------- İli -------- İlçesi ---------- Köyü --------- ve ---------- no’lu parsellerin sınırlandırılmasında komşu köy olan ---------- Köyü ----------- no’lu parseline --------- ile ----------- Köyleri arasındaki kadastro çalışma alanına sınırının grafik olmasından dolayı tam olarak oturtulamadığını ve komşu köy olan ------------ köyü ---------- no’lu parselinin üzerine ----------- köyü ----------- no’lu parsel numarası altında ikinci defa tapu siciline mükerrer tescil yapıldığını,
müvekkili şirketten ----------- no’lu parselin ------------ köyü ------------ no’lu parsel olarak gösterilen 5.872.17 metrekarelik kısmının tapu iptali ve kaydının düzeltilmesinin (kadastral parselin ihyası) istendiğini, idarenin hatalı işleminden ve tapuya güven ilkesinin esas olması kuralından hareketle müvekkil şirketin, adına kayıtlı olan ---------- numaralı parselin mükerrer varsayılan kayıttan dolayı tapu kaydında iptal ve düzeltme isteğinin iptalini talep ederek sorunu yargıya intikal ettirdiğini, ---------- Esas numarası ile görülen davada davalının “--------- Şti. -----------” olduğunu,
----------- Ticaret Sicil Memurluğundan “-----------” sicil numarası, “----------- vilayeti dahilinde ----------semtinde Sosyal Sigortalar Kurumu iş hanının --------- Katında ---------- numara” ticaret merkezi, “------------ Şirketi – ------------” ticaret unvanı ile kurulan şirketin, ortakların rıza ve ittifak kararıyla fesih ve tasfiye edildiğini, tapu iptal ve tescil (kadastral parselin ihyası) davasında davalılardan “---------- Şti. ----------” ne husumet yöneltilemediğini ve “tapu kaydına güven” esasına dayalı olarak satın alındığını,
----------- tarafından yaklaşık 36 yıl kullanılarak kendisinin de ortağı olduğu ----------- Şirketi’ne devrettiğini, bu taşınmaz üzerine müvekkili tarafından bina, ahır, müştemilat ve çiftlik yapıldığını, yapıların tamamının da projeli ve inşaat ruhsatına tabi belediye onaylı olduğunu, belirtilen parselin 40 yıllık kullanıldığı üzerine önemli miktarda yatırım yapıldığı göz önüne alındığında idarece yöneltilen talepler neticesinde oluşacak büyük hak kayıplarına karşı ------------ Esas numarası ile açılan davada, davalı şirketin ihyasında hukuki yarar bulunduğunu,
ihya davası açmak üzere ------------ Esas sayılı dosyasında kendilerine yetki verildiğini beyan ederek, ticaret sicilinden terkin edilen ----------- sicil numaralı " -------- Şti.- --------- " şirketinin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ticaret sicil müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın olağan tasfiye sonucu gerekli prosedürün yerine getirilmesi ve talep üzerine ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi kapsamında olduğunu, davacının, husumeti yalnızca yasal hasım olan müvekkili şirkete yönelttiğini, usule ve Yargıtay içtihatlarına göre, husumetin aynı zamanda tasfiye memurları ---------ve --------- de yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün,
davaya konu olayın cereyan ettiği dönemde yürürlükte bulunan 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m.34 ve Ticaret Sicil Tüzüğü m.28 hükümleri çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını,
bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizin 13/03/2024 tarihli duruşmasında; " şirketin tasfiye memurları --------- ve ---------- aleyhine bu dava yöneltilerek ek dava açılması ve dosyamızla birleştirilmesi için davacı tarafa dava açarak tevzi formunu sunması için 2 hafta kesin süre verilmesine " karar verildiği,
davacı tarafça ara karar uyarınca, --------- ve ---------- mirasçılarına karşı bu dosya ile birleştirme talepli olarak --------- Esas sayılı dosyasında şirketin tasfiye memurları mirasçılarına karşı bu dava ile birleştirme talepli dava ikame edildiği mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmıştır.
Birleşen ------------ Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ortaklarından ----------- ---------- yılında ---------- İli, ---------- İlçesi, ---------- Köyü’nde bulunan ----------- no’lu parseldeki ----------- metrekarelik tarlayı ----------, ----------- ve ------------, yine aynı köyde -------- parselde bulunan bitişiğindeki parseli de 2001 yılında ---------’den satın aldığını, 11.01.2011 yılında ----------- tarafından kendisinin de ortağı olduğu ------------ Şti.’ye devredildiğini, Kadastro Müdürlüğünce yapılan çalışmalar sonucu;
--------- İli --------- İlçesi --------- Köyü ----------ve --------- no’lu parsellerin sınırlandırılmasında komşu köy olan ---------- Köyü ------------ no’lu parseline ---------- ile ----------- Köyleri arasındaki kadastro çalışma alanına sınırının grafik olmasından dolayı tam olarak oturtulamadığını ve komşu köy olan ----------- köyü------------ no’lu parselinin üzerine ---------- köyü ---------- no’lu parsel numarası altında ikinci defa tapu siciline mükerrer tescil yapıldığını,
müvekkili şirketten ----------- no’lu parselin ----------- köyü ----------- no’lu parsel olarak gösterilen 5.872.17 metrekarelik kısmının tapu iptali ve kaydının düzeltilmesinin (kadastral parselin ihyası) istendiğini, idarenin hatalı işleminden ve tapuya güven ilkesinin esas olması kuralından hareketle müvekkil şirketin, adına kayıtlı olan ---------- numaralı parselin mükerrer varsayılan kayıttan dolayı tapu kaydında iptal ve düzeltme isteğinin iptalini talep ederek sorunu yargıya intikal ettirdiğini, ---------- Esas numarası ile görülen davada davalının “----------- Şti. ------------” olduğunu,
----------- Ticaret Sicil Memurluğundan “-------------” sicil numarası, “----------- vilayeti dahilinde ---------- semtinde Sosyal Sigortalar Kurumu iş hanının --------- Katında ------------ numara” ticaret merkezi, “----------- Şirketi – ------------” ticaret unvanı ile kurulan şirketin, ortakların rıza ve ittifak kararıyla fesih ve tasfiye edildiğini, tapu iptal ve tescil (kadastral parselin ihyası) davasında davalılardan “----------- Şti. ---------” ne husumet yöneltilemediğini ve “tapu kaydına güven” esasına dayalı olarak satın alındığını,
----------- tarafından yaklaşık 36 yıl kullanılarak kendisinin de ortağı olduğu ----------- Şirketi’ne devrettiğini, bu taşınmaz üzerine müvekkili tarafından bina, ahır, müştemilat ve çiftlik yapıldığını, yapıların tamamının da projeli ve inşaat ruhsatına tabi belediye onaylı olduğunu, belirtilen parselin 40 yıllık kullanıldığı üzerine önemli miktarda yatırım yapıldığı göz önüne alındığında idarece yöneltilen talepler neticesinde oluşacak büyük hak kayıplarına karşı ------------ Esas numarası ile açılan davada, davalı şirketin ihyasında hukuki yarar bulunduğunu,
ihya davası açmak üzere ------------ Esas sayılı dosyasında kendilerine yetki belgesine binaen ----------- Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine ---------- Esas sayılı dava açıldığı, ---------- Esas sayılı dava dosyasının 13/03/2024 tarihli duruşmasında tasfiye memurları ---------- ve ----------- karşı dava açıp birleştirmek üzere taraflarına süre verildiği, --------- ölü olduğundan işbu davanın ---------- mirasçılarına yöneltildiğinden bahisle işbu dava dosyasının ------------ Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalısı ---------- ve ------------ mirasçılarına asıl dava ve birleşen dava dilekçesinin tebliğ edildiği ve davalı ----------- beyan dilekçesi sunarak; davacı tarafça açılan davayı kabul ettiğini, davalının talep ettiği gibi ilgili şirketin ihyasına ve kendisinin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Dava.
Ticaret sicilden terkin edilen ----------- Şti.- ----------- ve ---------- ihyasına ilişkin olup, uyuşmazlık; ihya şartlarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir".
Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.
Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547. maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması,
atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547. maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.
Somut olayda ihyası talep edilen --------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı ----------- Şti.- ---------- 24/02/1973 tarihinde fesih nedeniyle terkin olduğu, şirketin daha sonra ihyasına karar verildiği hususunun müdürlüklerince 24/03/2015 tarihinde resen tescil edildiği ve ihyası nedeniyle unvanına Tasfiye Halinde ibaresinin eklendiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine ---------- Esas sayılı dosyasının derdest olduğu anlaşılmıştır.
Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında mahkememizce davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/482, K. 2025/91, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama