KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/809
- Karar No
- 2025/1049
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
Karar Metni
1.919 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/809 Esas
KARAR NO: 2025/1049
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/11/2023
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ------ davalı ------ tarafından herhangi bir dayanak belge ibraz etmeksizin -----cari hesaptan kaynaklanan alacağa dayanılarak ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirkete ------ üzerinden tebligat gönderildiğini ve o tarih aralığında şirket yetkilisinin babasının ani bir şekilde vefat etmesinden dolayı gelen tebligat gözden kaçtığını, bu ölüm nedeniyle -------Sayılı dosyasından '' Gecikmiş İtiraz'' talebiyle dava açıldığını, müvekkilinin davalı şirkete icra dosyasına konu olan cari hesaptan kaynaklanan bir borcu olmadığını, müvekkili şirkete icra dosyasından takibe dayanak belge sunulmadan icra takibi başlatıldığını,
takip talebinde de görüleceği üzere karşı taraf cari hesaptan kaynaklanan bir alacak olduğunu ileri sürmekte ve şirketi bu alacak sebebiyle ------- tarihinde temerrüde düşürdüğünü iddia etmekte olduğunu, böyle bir cari alacak ve borcun söz konusu olmadığını, alacaklı, bu ispat yükünü kural olarak senet veya diğer kanuni delillerden biri ile yerine getirmek zorunda olduğunu, müvekkilinin takip alacaklısı şirkete karşı böyle bir borcu bulunmadığını, yapılan takip tamamıyla kötü niyetli olup davalı tarafın haksız kazanç elde etmeyi amaçladığını,
zira arabuluculuk aşamasında da icra takibi dosyasında da borca ilişkin herhangi bir belge sunulmadığından takibe konu borcun hukuki dayanaktan yoksun olduğu açık olduğunu, takibe dayanak herhangi bir belge sunulmadığından davalı tarafın sunduğu her delile karşı delil sunma haklarını saklı tutuklarını, dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenle işbu olumsuz tespit davasını açma gereği hasıl olduğunu beyan ederek icra ve haciz işlemlerinin yapılmasının önlenmesi amacıyla ilgili icra dosyasından ihtiyati tedbir kararı verilmesini,
dava konusu takipten dolayı müvekkil şirketin borçlu bulunmadığının tespitiyle takibin iptaline, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; cari hesap alacağı dayanak yapılarak başlatılan takipten dolayı borçlu olunmadığı istemine ilişkin olup, Dava konusu uyuşmazlığın, taraflar arasında takibe dayanak cari hesap alacağına konu hukuki ilişkinin kurulup kurulmadığı, davacının ----- sayılı takip dosyasına konu borçtan dolayı davalıya borçlu olup olmadığı, varsa miktarı ile kötüniyet tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine ilişkin mahkememizin 07/11/2023 tarihli ara kararı ile "İİK'nun 72/2. maddesine göre;
'' İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.'' düzenlemesi mevcut olup, icra takibi başlatıldıktan sonra tedbiren takipdurdurulamayacağından davacının tedbir talebinin reddine," kararının verildiği, davacı vekili tarafından kararın istinaf edildiği, ------- sayılı kararıyla "Kesinleşen ve devam eden bir icra takibinde, takip işlemi niteliğindeki icra işlemlerinin ve hacizlerin yapılmasının önlenmesi talebi, İİK 72/3 maddesi gereğince mahkemece dinlenemez.
Eldeki dava icra takibinden sonra açıldığına göre, icra takibinin tedbiren durdurulmasına karar verilemeyeceği gibi icra takip işlemleri olan hacizlerin önlenmesi yönünde karar verilmesine de yasal olanak bulunmadığından, ilk derece mahkemesince, davacı taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde karar verildiği görülmüştür.----- Esas sayılı dosyaları ve vergi kayıtları, celp edilmiş, bilirkişi raporları alınmış,
taraflarca sunulan diğer deliller ile birlikte değerlendirilerek tahkikat sonuçlandırılmıştır.Celp edilen ----- Esas sayılı dosyasının incelemesinde; alacaklı ---- tarafından borçlu ---- Şirketi aleyhine ----- tarihinden itibaren işlemiş ticari temerrüt faizi olmak üzere toplam 2.611.254,65 TL alacaktan oluşan takip tutarı üzerinden 26/09/2023 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Mahkememizin 17/04/2024 tarihli duruşma ara kararı ile davacı ve davalının ait ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş,
bilirkişi tarafından sunulan 14/10/2024 tarihli raporda: "Davacının incelenen 2017, 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı ve usulüne uygun olarak tutulduğu, bu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, envanter defterlerinin davalı tarafından ibraz edilmediği için (Mahkemenizin ara kararında sadece 2023 yılına ait ticari defterlerin ibraz edilmesi) incelenemediği,
açılış onayı yasal süresi içerisinde yaptırılıp yaptırılmadığının, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulup tutulmadığının, diğer defter kayıtları ile birbirini" doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği, davalının incelenen 2023 yılına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defteri ve defteri kebirin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, bu defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, envanter defterinin yazdırılmamış (boş) olduğu,
envanter defteri yazdırılmadığı için diğer defter kayıtları ile birbirini doğrulayıp doğrulamadığının tespit edilemediği.
6100 sayılı Hukuk Muhakemel Kanunu'nun 222. maddesi uyarınca; ticari defterlerin delil olması ile ilgili hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, mahkemenizce ------ tarihinde “Davalı ------ formlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi hususu rica olunur.” şeklinde müzekkere yazıldığı, ------- tarafından Mahkemeniz müzekkeresine ----- tarihli yazı ile “İlgide kayıtlı yazınızda adı geçen ---- vergi kimlik numaralı mükellefi ------ yıllarına ilişkin ----- ekinde tarafınıza gönderilmiştir.
Bilgilerinize arz ederim.” şeklinde cevap verildiği, ------ tarafından gönderilen yazının ekinde davalının -----formlarının gönderil davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların tarihlerinin ----- olduğu, faturaların davalı tarafından vergi dairesine ----- bildirim formu ile bildirilip bildirilmediğinin tespit edilebilmesi için davalının ------ formlarının davalının bağlı olduğu vergi dairesinden istenmesinin gerektiği, davalının bağlı olduğu vergi dairesinden ------ formlarının istenmesi konusundaki takdir hakkının Mahkemeye ait olduğu, davacının ----- yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre;
------ tarihi ibarıyla davacının davalıdan ----alacaklı olduğu, davalının ---- yıllarına ait ticari defter kayıtlarına göre; ----- takip tarihi itibarıyla davalının davacıdan ----alacaklı olduğu, tarafların ticari defter kayıtları arasında ----- fark bulunduğu, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın nedeninin; raporun ------- Tarihi İtibarıyla Tarafların Ticari Defter Kayıtları Arasındaki Farkın Değerlendirilmesi” başlıklı bölümde ayrıntılı bir şekilde açıklanmış olduğu,
davacı tarafın, davalı tarafından ------ sayılı dosyası ile cari hesap alacağı için 1.366.884,34 TL asıl alacak, 1.244.370,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.611.254,65 TL takip tutarı üzerinden aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline karar verilmesini istediği, tevzi formunda harca esas dava değerinin 1.366.884,34 TL olarak gösterildiği," yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, Bilirkişi tarafından sunulan ---- raporda: "Davalının ----formunun incelenmesinde;
davalının davacıdan mal ve/veya hizmet alışı yaptığı yönünde bağlı olduğu vergi dairesine bildirimde bulunmadığının tespit edildiği, davacının ---- yılına ait ticari defterlerinin incelenmesinde; ----- davacı tarafından davalı adına aşağıda bilgileri bulunan faturaların düzenlendiğinin tespit edildiği, davalının------ formunun incelenmesinde; davalının davacıdan 1 adet fatura ile KDV hariç 1.890.000,00 TL tutarında mal ve/veya hizmet alışı yaptığı yönünde bağlı olduğu vergi dairesine bildirimde bulunduğunun tespit edildiği,
söz konusu fatura tevkifatlı düzenlenmiş fatura olduğundan bu tutara KDV eklendi mi yapılan faturanın toplam tutarının KDV dahil 2.128.140,00 TL olarak hesaplandığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan 28/12/2017 tarihli KDV dahil 2.128.140,00 TL tutarlı fatura ile ilgili olarak davalı tarafından vergi dairesine bildirimde bulunulduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan 29/12/2017 tarihli KDV dahil 1.250.000,00 TL tutarlı fatura ile ilgili olarak davalı tarafından vergi dairesine bir bildirimde bulunulmadığı, davalının 2018 yılına ait ----- formunun incelenmesinde;
davalının davacıdan mal ve/veya hizmet alışı yaptığı yönünde bağlı olduğu vergi dairesine bildirimde bulunmadığının tespit edildiği, tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkların sağlıklı bir şekilde ortaya konulabilmesi için tarafların ticari defterlerinde ver alan tüm kayıtların dayanak belgelerinin taraflarca dava dosyasına sunulmasının gerektiği, bu konudaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu,
taraflar arasındaki ticari ilişki 2016 yılında başladığı ve dava konusu olan icra takibi ile Mahkemenizde görülen menfi tespit davası ise 2023 yılında açıldığı için tarafların ----- yıllarına ait ticari defterlerinin incelenmesinin gerekip gerekmediği konusundaki hukuki değerlendirmenin mahkemenin takdirinde olduğu," kanaatinin bildirildiği,Bilirkişi tarafından sunulan 30/06/2025 tarihli ek raporda: "Hesabın incelenmesinde.
22/09/2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıya 150.265,13 TL borçlu olduğu, ----- İcra dosyaları tamamen tahsil edilmediyse; ödeme/ödemelerin yapıldığı tarih itibarıyla icra dosyalarının kapak hesabının yapılması, kalan asıl alacak tutarlarının 22/09/2023 takip tarihi itibarıyla tarafımca tespit edilen davacının davalıya olan 150.265,13 TL borcundan mesi gerekeceği,
davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş ------- tutarlı faturayı davacının düzenlemeye hakkı olduğunun ya da bu faturaya konu iş için davalı tarafından kabul edilen 471.959,97 TL kümülatif hak ediş tutarından daha fazla bir tutarı davacının hak ettiğinin Mahkemece kabul edilmesi durumunda 471.959,97 TL'nin üzerinde kabul edilecek tutarın ----- takip tarihi itibarıyla tarafımca tespit edilen davacının davalıya olan 150.265,13 TL borcundan düşülmesi gerekeceği,
davacı tarafından dava dışı üçüncü şahıs -------- işlemi ile yapılan ödemeden davalının sorumlu olduğunun ve söz konusu ödemenin davacı tarafından davalı adına yapıldığının Mahkemenizce kabul edilmesi durumunda; ödeme tutarı olan 3.500,00 TL'nin 22/09/2023 takip tarihi itibarıyla tarafımca tespit edilen davacının davalıya olan 150.265,13 TL borcundan düşülmesi gerekeceği, bu konulardaki hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu,
davalı vekilinin davacının taraflar arasındaki iki adet sözleşmeden kaynaklanan edimlerini eksik ifa ettiğine, bu nedenle teminat mektubunun idare tarafından irat kaydedildiğine, işin zamanında yapılmaması nedeniyle para cezaları kesildiğine dair iddiaları konusundaki hukuki değerlendirmenin Mahkemenin takdirinde olduğu, davacı tarafın, davalı tarafından --------- sayılı dosyası ile cari hesap alacağı için 1.366.884,34 TL asıl alacak, 1.244.370,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.611.254,65 TL takip tutarı üzerinden aleyhine başlatılan ilamsız icra takibinden dolayı borçlu olmadı; iti ile takibin iptaline karar verilmesini istediği,
tevzi formunda harca esas dava değerinin 1.366.884,34 TL olarak gösterildiği, mahkemece ------ tarihli duruşmada 1 numaralı ara karar ile “Dava değerinin 2.611.254,65 TL olduğu anlaşıldığından eksik yatırıldığı anlaşılan 21.250,73 TL nispi peşin harcın tamamlanması için davacı vekiline 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen süre içerisinde harç eksikliğinin tamamlanmaması halinde bu kısım yönünden dosyanın işlemden kaldırılacağı ve davaya mevcut hale göre devam edileceğinin davacı vekiline ihtarına, (hazır bulunan davacı vekiline ihtarat yapıldı)” şeklinde karar verildiği,
davacı tarafından 12/05/2025 tarihinde 21.250,73 TL tamamlama harcının yatırıldığı," yönünde görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür.Somut dosya kapsamında davacı borçlunun davalı alacaklıya karşı açtığı iş bu menfi tespit davasında davaya konu -------Sayılı dosyasında davalı alacaklının cari hesaptan kaynaklanan alacağa dayanılarak 1.336.884,34 TL asıl alacak ve 1.244.370,31 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 2.611.254,65 TL takip tutarı üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, davalı tarafın süresi içerisinde davaya cevap vermediği ancak 16/04/2024 tarihli beyan dilekçesinde taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul ettiği,
davacının icra dosyalarından yapmış olduğu tahsilata karşılık taşere edilen işi yapmadığını yarıda bıraktığını savunmuş olup mahkememizce alınan kök ve ek raporlar ile taraf beyan-itirazları yine -------- dosyasında davacı tarafça yapılan tahsilat tutarlarının TBK'nın 100. maddesi gereğince mahsubu neticesinde davacı şirketin davalı şirkete 317.220,05 TL toplam asıl alacak kadar borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/809, K. 2025/1049, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama