KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/344
- Karar No
- 2025/361
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/344 Esas
KARAR NO: 2025/361
DAVA
Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/05/2024
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalının Sigorta Şirketi, müvekkilinin Sigorta Aracılık Hizmetleri şirketi olduğunu, müvekkil ile davalı şirket arasında 04.01.2011 Tarihli 8 sayfa 36 maddeden oluşan acentelik sözleşmesi ile 17.07.2013 Tarihli 6 sayfa ve 36 maddeden oluşan acentelik sözleşmesi hazırlanarak birlikte imzalandığını, müvekkili şirketin yapılan bu sözleşme çerçevesinde ve sözleşmeye uygun olarak hareket ederek faaliyet gösterdiği ve binlerce poliçe düzenlediğini, müvekkilinin kesmiş olduğu bu poliçeler sayesinde davalının yüksek miktarlarda kazanç elde ettiğini,
müvekkili şirketin yaptığı çalışmalardan dolayı ödüllendirilmeyi beklerken davalı şirket tarafından hazırlanan ve ----------- Noterliğinin 13 Haziran 2022 Tarih, --------- Yevmiye nolu işlemi ile onaylanan, sözleşmenin tek taraflı olarak Fesih Edileceğine dair Fesihname düzenlenerek,
hiçbir gerekçe gösterilmeden acentelik sözleşmesinin fesih edildiğini, Fesihnamenin 16.06.2022 Tarihinde müvekkil şirkete tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin poliçesini düzenlediği müşterilerin, müvekkil şirketin acentelik sözleşmesinin feshedilmesinden sonra da yine davalı şirketle olan sigorta poliçelerini yenilediklerini, Yenilenen poliçelerin ancak cüzi bir kısmının tespit ve temin edilebildiğini, davalı şirketin bölgedeki diğer acentelerinin müvekkili tarafından davalıya kazandırılan müşterilerle fesih tarihinden sonra yapılan yenilemelere ait poliçe listelerini müvekkiline vermediklerini,
Davalı şirketin haksız ve hukuka aykırı bu davranışı müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, davalı şirketin acentelik sözleşmesini haklı bir sebep olmaksızın feshetmiş olmalarına rağmen müvekkilinin kendisine kazandırmış olduğu müşteri çevresinden önemli menfaatler elde etmeye devam ettiğini, buna karşılık müvekkilinin, müşteri çevresiyle akdedilen ve akdedilecek yenileme poliçelerinden elde edeceği komisyonlardan (ücretlerden) mahrum bırakıldığını, müvekkilinin edinmiş olduğu müşteri çevresini kaybetmesi nedeniyle de ayrıca mağduriyetine neden olduğunu,
dolayısıyla davalı şirketin müvekkil acentenin müşteri çevresini bedel ödemeksizin kullanmalarının müvekkili acentenin ücret kaybına yol açtığını, acentenin uğradığı söz konusu zararın, haklı bir sebep olmaksızın acentelik sözleşmesini sona erdiren davalı şirket tarafından tazmin edilmesinin gerektiğini, ortföy tazminatı talebi olarak adlandırılan bu tazminatın “acentenin acentelik ilişkisi devam ettiği sürece aracılıkta bulunduğu veya akdettiği sözleşmeler dolayısıyla ücret elde edeceği;
ücret elde etmek için gösterdiği çaba sonucunda müvekkilinin sunduğu mal ya da hizmet için bir müşteri çevresi oluşturacağı ya da mevcut müşteri çevresini genişleteceği; acentelik ilişkisi sona erince oluşturduğu veya genişlettiği müşteri çevresinden kişilerle müvekkili arasında akdedilecek sözleşmeler dolayısıyla ücret elde etme imkanından mahrum olacağı; buna karşılık müvekkilinin acente tarafından oluşturulan veya geliştirilen müşteri çevresinden acentelik ilişkisi sona erdikten sonra da yararlanmaya devam edeceği; acentenin faaliyeti sonucu müvekkilinin edindiği müşteri çevresinin ekonomik bir değeri olduğu;
müvekkilin bunun bedeli olarak bir karşılık ödemesi gerektiği; böylece acentenin kendi çabasıyla oluşturduğu müşteri çevresinden ücret elde etme imkanını kaybetmesi sonucu uğrayacağı zararın da giderilebileceği ve ekonomik bir güçlük içine düşmesinin önlenebileceği düşüncesiyle acenteye tanınan bir hak olduğunu, dava konusu acentelik sözleşmesinin feshedilmesinde müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığı, davalı şirketin haklı bir sebep olmaksızın acentelik sözleşmesini feshettiğini bu nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımızın saklı tutulmasına, davalı şirketin, müvekkili şirkete şimdilik 10.000,00.TL.
Denkleştirme Tazminatı ödemesine, ödenecek tazminata dava tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına tüm yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davalı sigorta şirketi üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket olağan fesih hakkını kullanmış olduğunu, davacı tarafın portföy tazminat talep hakkının bulunmadığını, davacı acente ile müvekkil şirket arasında 04.11.2011 tarihinde Acentelik Sözleşmesi imzalandığını, belirsiz bir süre için yapılmış olan acentelik sözleşmesini, taraflardan her biri üç ay önceden ihbarda bulunmak şartıyla feshedebileceği ifadesi yer aldığını, müvekkil şirket tarafından acentelik sözleşmesi,
kanundan doğan kanuni hak ve acentelik sözleşmesinden doğan sözleşmesel hak kapsamında 3 aylık ihbar mehiline uyularak feshedildiğini, müvekkili firma tarafından davacıya 17.06.2013, 20.01.2017, 05.04.2018 ve 13.09.2019 tarihlerinde uyarı mektubu gönderilerek performans değerlendirme çalışması kapsamında acentelik verilerinin gözden geçirildiği, üretimin ağırlıklı olarak kaza branşı poliçelerinden oluştuğu ve üretim hedefine ulaşılamayarak teknik zarar kaydedildiği ve bu nedenle teknik karlılığın gözetilerek risk seçimine dikkat edilmesi, portföyün çeşitlendirilmesi ve üretim hedefine ulaşılmasının beklenildiği ihtar edildiği,
yapılan ikazların sonuç vermediğini, bunun üzerine davacı acenteye 09.03.2022 tarihinde ----------- Noterliği'nin ----------- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile acenteye 3 aylık mehil verilerek bu mehilin bitmesine müteakiben acentelik sözleşmesinin fesih edileceğinin belirtildiği,
10.06.2022 tarihinde acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, müvekkili şirketin olağan fesih hakkını kullanmadığı kabul edilse dahi, portföy geliştirme yükümlülüğünü yerine getirmeyen acentenin, acentelik sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği kabul edilmesi gerektiği, bu bağlamda davacı tarafın portföy tazminatına hak kazanamayacağından davanın reddedilmesinin gerektiği, Davacının acentelik sözleşmesinin feshi, acentelik sözleşmesinin 12. maddesine dayanılarak haklı nedenle yapıldığını, ispat yükü üzerinde olan davacının, müvekkil şirketin önemli menfaat sağladığını ispatlaması aksi takdirde davanın reddedilmesinin gerektiğini,
kesinlikle ikrar anlamına gelmemekle birlikte, davacı şirketin portföy tazminat talep hakkı olduğu kabul edilse dahi, davacının müvekkil şirkete kazandırdığını iddia ettiği müşterilerin sona eren poliçelerinin yenilenmeye devam ettirdiklerini ve söz konusu müşterilerin davacının kendi çabası ile kazandırılmış olduğunun davacı tarafından ispatlanmasının gerektiği, davada ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, davacının müvekkil firma tarafından sigortalılara gönderilen mektup sebebiyle maddi zarara uğradığı ve bu nedenle gelir kaybının karşılanması gerektiğine ilişkin talebinin mesnetsiz olduğunu, bu sebeplerle, davanın reddine,
vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile Davacı ile davalı şirket arasında imzalanan 04.01.2011 Tarihli ve 17.07.2023 tarihli Acentelik Sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinden bahisle davacının davalıdan şimdilik 10.000 TL denkleştirme tazminatı talebinden ibarettir.---------- Noterliğine yazılan müzekkerelere cevap verildiği, müzekkere yazı cevaplarının dosya arasına alındığı görüldü.
Davada aktif ve pasif taraf husumetinin sağlandığı anlaşılmış olup taraflar arasında bu hususta çekişme yoktur.7155 sayılı Kanun’un 20. Maddesi ile eklenen 5/A maddesi uyarınca arabuluculuk başvurusunda bulunulmuştur. arabuluculuk son tutanağında icra dosya borcunun ödenmesi hususunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanağı dosya arasına alınmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile birlikte yapılan değerlendirmede ;Davacının davalı şirket ile arasında imzalanan 04.01.2011 Tarihli ve 17.07.2023 tarihli Acentelik Sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinden bahisle davacının davalıdan şimdilik 10.000 TL denkleştirme tazminatı talebinde bulunduğu ,Taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği,belirlenen gün ve saatte yapılan ihtarata rağmen davacının defterlerini ibraz etmediği,ispat yükünün davacı tarafta olduğu,mevcut hal ile davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 187,80-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,
6-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------------ Arabulucuk Başvuru Nolu dosyada taktir olunan 3.120,00-TL ücretin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/04/2025
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/344, K. 2025/361, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama