İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/530 K.2024/940

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/530Karar2024/940Tarih18 Aralık 2024Okuma11 dk · 2.219 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/530
Karar No
2024/940
Karar tarihi
18 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.219 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2024/530 Esas

KARAR NO: 2024/940

DAVA

Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ: 11/04/2019

KARAR TARİHİ: 18/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinden küçük ----------- diğer müvekkilleri anne ---------- ve baba ----------- müşterek çocukları olduğunu, Anne ------------ gebelik takibinin en az 11 farklı tarihte Kadın Doğum Uzmanı davalı ----------- tarafından yapıldığını, sigortalı doktorun gebelik takibinde davacı anneyi down sendromunu tespit eden testler ve doğruluk oranları konusunda aydınlatmayarak küçük ------------- down sendromlu olarak doğmasına sebebiyet verdiğini, oysa down sendromu gebelikte tespiti mümkün olan, tespiti halinde de 2827 SK'nun 5. maddesine göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu,

Yargıtay'ın bilgilendirme yapmayarak gebeliğin sonlandırılması imkanının elden alınması halinde doktorun kusurlu ve sorumlu olduğunu kabul ettiğini, Yargıtay genel olarak başkaca hiçbir hususa bakmadan aydınlatma yapılmayan tıbbi müdahaleleri hukuka aykırı ve doktoru da zarardan sorumlu gördüğünü ve gebelikte saptanamayan özürlere ilişkin davaların nasıl çözümlenmesi gerektiğini hükme bağladığını, müvekkillerinin gebelik takibi konusunda sigortalı doktor tarafından hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, aydınlatılmış onamlarının alınmadığını, bu nedenle gebelik takibinin hukuka aykırı olduğunu, Down Sendromunun, hayat boyu devam eden,

kişiyi sürekli başkasının yardımına muhtaç bırakan bir işgöremezlik hali olup öncelikle müvekkili küçük ----------- bu işgöremezlik hali nedeniyle maddi zarara uğradığı ve dahi bizzat bu acıyı yaşam boyu çekecek olması nedeniyle de manevi zarara uğradığını, BK 56/2 hükmü Borçlar Kanunu'na yeni giren bir hüküm olup bu kapsamda artık bedensel zarara düçar olan kimsenin yakınlarına da manevi tazminat ödeneceğinin yasal olarak öngörüldüğünü, bu kapsamda müvekkilleri anne --------- ile baba --------- hayat boyu çocuğunu down sendromlu olarak görerek acı çekmeye devam edeceğini, davalı ----------- Şirketi,

(1164 sicil no.'lu) Kadın Doğum Uzmanı ----------- 2018 başlangıç, 17.08.2019 bitiş tarihli, ------------ Poliçe No'lu Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesini tanzim ederek tarifede belirlenen teminat limiti dahilinde maddi, manevi zarardan doğan sorumluluğu üstlenmiş bulunduğunu, ------------- internet sitesinden yapılan sorgulamada anılan poliçenin davalı sigorta şirketi tarafından tanzim edildiğinin anlaşıldığını, davalı --------- Şirketi'nin sorumluluğunun, TTK'nun 1485/1 hükmünün TTK 1458 hükmüne atfı nedeniyle geriye dönük 10 yıllık süreyi de kapsadığını, keza, zamanaşımı süresinin ise,

TTK 1482 nedeniyle de 10 yıl olduğunu, davada davalının sigortalısı doktorun tam kusuruna dayanılmamış olup müteselsilen ve kusur dahil her türlü denkleştirme de dikkate alınarak talepte bulunulduğunu, davayı açmadan önce uyuşmazlığın dava şartı arabuluculuk kapsamında olması nedeniyle, kendilerince 25.02.2019 tarihinde ----------- Arabuluculuk Bürosuna müracaat edildiğini, 15.03.2019 tarihinde arabuluculuk görüşmesine gidildiğini ancak tarafların anlaşmaya varamadıklarını beyan ederek,

müvekkili küçük ----------- için 15.000 TL işgöremezlik (bakıcı ücreti dahil maddi) tazminatı, 20.000 TL manevi tazminat, müvekkili anne ------------ için 10.000 TL manevi tazminat, müvekkili baba ----------- için 10.000 TL manevi tazminatı olmak üzere toplam 55.000 TL tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretiyle davalıdan müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davacıya tedavi işlemlerini yapan hekim veya hastane olmadığını, delillerin gereği gibi toplanabilmesi, hekimin hangi tarihlerde hastayı gördüğünün, hangi işlemleri gerçekleştirdiğinin tespit edilebilmesi için davanın sigortalı hekime ve hastaneye HMK md.64 vd. gereği ihbarının yapılması gerektiğini, davacının gebelik takibinde sigortalı hekim tarafından takip edildiği döneme ilişkin tüm test ve tetkikler eksiksiz yaptırıldığını, mevcut tıbbi yöntemlerle down sendromu vb. anomalilerin %100 tespiti mümkün olmadığını,

eğer test ve tetkiklerde düşük riski çıktı ise bu durumda da hekime kusur atfedilmesi mümkün olmadığını, testlerin tespit oranları değişkenlik gösterdiği gibi her doğum öncesi anomalinin doğumu sonlandırma endikasyonu da bulunmadığını, hastanın ikili tarama testi vb. yöntemlerle yüksek risk grubunda bulunmadığı durumlarda, amniyosentez, kordosentez ve CVS gibi invazif işlemlerin yapılması tıbbi açıdan mümkün olmadığını, bahsi geçen invazif tanı yöntemlerinin yüksek oranda risk içerdiğinden,

bu tür invazif girişimlerin yapılabilmesi için hastanın endikasyonlarının bu testlerin yapılmasına uygun olması ve yüksek risk grubunda yer alması gerektiğini, hastanın, hekimin yönlendirmelerine uygun şekilde işlem yapması gerektiğini, davacılardan annenin doğum tarihinden 10 ay öncesini içerecek şekilde gebelik tarihi ve 12 ay öncesini içerir (2016-2017) ---------- kayıtlarının --------- getirilmesini, kayıtlardan tespit edilecek hastanelerden ve tıbbi merkezlerden, tüm test ve tetkiklerin, hasta dosyalarının, poliklinik epikriz ve kayıtlarının, test tetkik ve tahlil sonuçlarının, USG bulgularının,

poliklinik defterleri ve sair tüm tıbbi belgelerin, raporların, dosyaya celp edilmesi gerektiğini, ayrıca davacı küçüğün doğum tarihi dikkate alındığında, sigortalı hekime gebeliğin çok ileri döneminde geldiğini, bahsi geçen haftaların, down sendromunun teşhisi için kritik önem arzeden 2'li ve 3'lü tarama testlerinin yapılabildiği dönem içinde olmadığını, üstelik ileri gebelik haftasında gebeliğin tahliyesi imkanın da ortadan kalktığını, down sendromlu bebek dünyaya gelmesi tarama tesleri vs. soft markerlarla yüksek risk tespit edilen hastalara yapılabildiğini, aksi halde endikasyon olmadığı halde,

hastayı hatalı şekilde riske atan bir işlem yapılmış olacağını, hastada, amniyosentez veya kordosentez endikasyonu yok ise hekimin down sendromunu teşhis ve tespit etmesi, tıbben mümkün olamadığını, hastanenin ve hekimin sorumluluğunun doğabilmesi için, gerçekleştirilen teşhis ve tedavi yöntemlerinde tıbbi standartın uygulanmamış olması gerektiğini, tıbbi standardın uygulandığı yerde, hekimin müdahalesi tıp biliminin gereklerine de uygun ise hekimin/hastanenin kusur veya sorumluluğundan söz edilemeyeceğini, davacıların maddi ve manevi tazminat hakkının doğabilmesi için, hukuka aykırı eylem, bu eylem sonucu ortaya çıkmış zarar,

illiyet bağı ve kusur unsurlarının bir arada bulunması gerektiğini, ancak dava konusu olayda davalı hekimin herhangi bir kusuru bulunmadığı gibi iddia edilen zarar ve gerçekleştirilen tedavi arasında illiyet bağı da bulunmadığını, ilgili mevzuat ve tıbbi standarda uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunan teşhis ve tedavi işlemlerinin, “hukuka aykırı eylem” niteliğini de taşımadığını beyan ederek, davanın öncelikle zaman aşımı itirazlarının da dikkate alınarak haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizin 15/10/2019 tarihli duruşmasında davanın, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesinde belirttiği --------- ve ----------Ş ye ihbarına karar verildiği görülmüştür. İhbar olunan hastane vekili dilekçesinde özetle.

Özel hastaneler Kanunu ve Tebabet Kanunun hükümlerine göre hastane ile doktor arasındaki ilişki ile hasta ve doktor arasındaki hasta ile hemşire arasındaki hukuk ilişkinin mahiyeti sebebiyle müvekkili şirkete bu davanın yöneltilmesinin mümkün olmadığını, hasta ile doktor arasındaki ilişkinin doktrinde ve Yargıtay kararlarında vekalet ilişkisi olarak da değerlendirildiğini ve kurum olarak hastanenin doktor ve sağlık personelinin eylem ve işlemlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, davacının taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydıyla taleplerinin zaman aşımına uğradığını,

bu sebeple davanın zamanaşımı yönünden de reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ihbar eden davalı şirket nezdinde öteden beri mesleki sorumluluk sigortası bulunmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin son derece fahiş olduğunu, zenginleşmeye sebebiyet vereceğini, talep miktarlarının manevi tazminat müessesesinin ruhuna aykırı olduğunu beyan ederek aleyhlerine hüküm kurulmamasını ve esas bakımından ise hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İhbar olunan doktor ----------- 27/02/2020 tarihli duruşmadaki beyanında; " ...ben davacı ---------- gebeliğinin 16.haftasından itibaren tanıdım, 10-11 defa muayene etmiş olabilirim, çocuğun Down Sendromlu olup olmadığı ultrasonla belli olmaz, davacı bana geldiğinden hamileliğinin 16.haftasındaydı down sendromunun belli olması için yapılan 2'li test 12.haftasında yapılır, hasta bana geldiğinde bu testleri başka hastanelerde yaptırdığını, bu testlerden çok yorulduğunu, test sonuçlarının temiz olduğunu ve bu sonuçları yırtıp attığını söylediği için ayrıca tekrardan bir 2'li test yaptırma süresi geçtiği için test yaptırmadık,

ben çocuğun down sendromlu olup olmadığı noktasında hastaya sordum, test konusunda bilgilendirdim, ancak hastanın bu testleri daha önce yaptırdığı beyanı üzerine test yaptırmadım, bu çocuğun down sendromlu doğmasında herhangi bir kusurum yoktur, davanın reddini talep ediyorum " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Davada.

Davacılardan çınara velayeten kendi adlarına asaleten anne ve babasının çınar için iş göremezlik ve manevi tazminat kendileri için manevi tazminat istemmli davada 31.10.2017 doğumlu davacı ------------ Down sendromlu olarak dünyaya geldiği, hamilelik sürecinde en az 11 farklı tarihte dava dışı ------------- tarafından muaynesinin yapılmasına karşın down sendromundan taraflara bilgi verilmediği,

down senromunun gebelikte tespit edilebildiğini, küçük çınarın down sendromlu olarak dünyaya gelmesinde aileyi bilgilendirmeyerek gebeliğin son bulması haklarının elinden alındığı ve bu sebeple ömür boyu malül olan çocukları için kusurlu olarak gördükleri ------------ sigorta edeni davalıdan bakıcı ücreti dahil olacak şekilde heseaplanan iş göremezlik ödeneği ve manevi tazminat, kendileri içinde manevi tazminat talep ettikleri,

davalı sigorta vekilinin davanın hekime ve hastaneye ihbarını istediği gebelik dönemindeki test ve kontrollerinin dosyaya getirtilmesi ve uzman heyetten rapor alındıktan sonra kusur durumlarının belli olacağını davanın reddini talep ettikleri, rizikonun sigorta teminat süresi içerisinde gerçekleştiği hususunda ihtilaf olmayıp, ihtilaf down sendromlu doğum nedeniyle davacıların davalı sigortadan poliçe kapsamında tazminat talep etme şartlarının oluşup oluşmadığı,

oluşmuş ise talep edebilecekleri maddi ve manevi tazminat tutarının ne olacağı noktalarında toplanmaktadır.Mahkememizce ---------- Esas - ----------- Karar sayılı, 15/12/2021 tarihli karar ile; " Davanın kabulü ile, davacılardan ---------- için 760.000 TL. Maddi, 20.000 TL. Manevi tazminatın, annesi ---------- için 10.000 TL. Manevi tazminatın, babası ----------- için 10.000 TL.

Manevi tazminatın talep gibi dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine " şeklinde karar verildiği, kararın İstinaf edildiği,---------- sayılı, 15/12/2022 tarihli ilamıyla;" ...davalının sigortalısı tarafından davacıdan, AFP Mom testi dışında hastalığın teşhisine yönelik ileri düzeyde tetkikler istenilmediği gibi, davacı annenin down sendromu konusunda bilgilendirildiğine dair yazılı bir belge (aydınlatma formu) de düzenlenmediği anlaşılmaktadır.

Bu durumda uygulanan ve diğer tanı, tedavi seçenekleri ve bu seçeneklerin getireceği fayda ve riskler ile hasta sağlığı üzerindeki muhtemel etkiler, komplikasyonlar ve reddetme durumda ortaya çıkabilecek muhtemel fayda ve riskler konusunda bilgilendirmenin, davalının sigortalısı olan ihbar olunan hekim tarafından davacı annenin sosyal ve kültürel düzeyine uygun olarak anlayabileceği şekilde yapıldığının, davacı anneyi bu şekilde aydınlatma yükümlülüğü bulunan hekimin, bu yükümlülüğünü mevzuata ve usule uygun şekilde yerine getirdiğinin geçerli delillerle ispatlanamadığı,

davalının sigortalısı hekimin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla teşhis ve tedavi hizmetini üstlenen sigortalı hekim, davacı çocuğun down sendromlu olarak doğmasından dolayı değil, bu kapsamda aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyerek vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcuna aykırı davranışından dolayı sorumludur.

Davacı tarafça somut olayda davalının sigortalısı hekimin kusuruna dayanılmamış olup, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedenine dayanılmıştır.

Bu nedenle mahkemece kusur incelemesi yaptırılmaması bir eksiklik olarak görülmemiş olup, mahkemece hekimin sigortacısı olan davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında meydana geldiği anlaşılan zarardan sorumlu tutulmasında uyuşmazlık sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından, mahkemece avans faizine hükmedilmesi de yerindedir.

Bu nedenle davalı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. " şeklinde esastan red kararı verildiği ve kararın davalı vekilince temyiz yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.---------- Sayılı ilamı ile, ''1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı çocuk ------------ yönünden. Anayasa'nın Temel hak ve hürriyetlerin niteliği başlıklı 12 nci maddesi, "Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir...", Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı başlıklı 17 nci maddesi, "Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir..." düzenlemelerini içermektedir.

Öte yandan 31.12.2008 tarihli, 5825 sayılı Kanun ile onaylanması uygun bulunan Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşme'nin Giriş bölümünde (h) bendinde, İşbu Sözleşmeye Taraf Olan Devletlerin, "...Bir kişinin engelli olduğu için ayrımcılığa maruz kalmasının her bireyin doğuştan sahip olduğu insanlık onuru ve değerinin de ihlal edilmesi anlamına geldiğini de kabul ederek,..." aşağıdaki hükümler üzerinde anlaşmaya vardıkları belirtilmiş olup Yaşama Hakkı başlıklı 10 uncu maddesinde,

Taraf Devletlerin her insanın yaşama hakkına sahip olduğunu yeniden onaylayarak engellilerin bu haktan etkin ve diğer bireylerle eşit koşullar altında yararlanmalarını sağlayacak gerekli tüm tedbirleri alacağı, Kişisel Bütünlüğün Korunması başlıklı 17 nci maddesinde, engelli her kişinin, beden ve ruh bütünlüğüne diğer bireylerle eşit bir şekilde saygı duyulması hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir.

Anılan hükümler hep birlikte değerlendirildiğinde, somut uyuşmazlıkta down sendromlu doğan davacı çocuk bakımından açılan davada, “doktor, aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirseydi, belki benim yaşam hakkım elimden alınacaktı, oysa şimdi alınmadı" şeklinde yorumlanabilecek bir sebebe dayalı maddi ve manevi tazminat isteminde hukuki yarar bulunmamakta, istem özünde davacı çocuğun kişilik haklarını ihlal etmektedir.

Maddi ya da manevi, neticede parasal bir değere tekabül eden bir menfaat, kişilik haklarını ihlal eder şekilde talep ve dava konusu edilemez. Sosyal devlet ilkesi çerçevesinde engelli bireylere tanınan tüm haklardan davacı çocuk ------------ da yararlanacağı şüphesizdir. Açıklanan bu hususlar doğrultusunda davacı çocuk hakkında kurulan hükmün bozulması gerekmiştir.'' şeklinde karar bozulmuş olmakla, dosya mahkememize gönderilmiş ve mevcut esası almıştır.

Mahkememizce usul ve yasaya uygun bozma ilamına uymak suretiyle yargılamaya devam olunmuş, bozma ilamında belirtilen gerekçelerle davacı ----------- açtığı maddi-manevi tazminat davalarının reddine, davacı anne ------------ için 10.000 TL ve baba ----------- için 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL manevi tazminatın talep gibi dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,

-Davacı ----------- açtığı maddi-manevi tazminat davalarının reddine,

-Davacı anne ----------- için 10.000 TL ve baba ------------ için 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL manevi tazminatın talep gibi dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

2-Alınması gereken 1.366,20 TL harçtan, peşin alınan 187,86 TL ve ıslah harcı 2.545,00 TL. toplamı 2.732,86 TL. nin mahsubu ile bakiye 1.366,66 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

3-Davacılar tarafından yapılan; 1.600,00 TL bilirkişi gideri ve 254,30 TL posta gideri toplamı 1.854,30 TL.'nin davanın kabul edilen kısmına isabet eden 46,36 TL. si ile 2.777,26 TL harç gideri olmak üzere toplam 2.823,62 TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak, davacı tarafa verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,

4-Vekalet ücretleri:

Manevi Tazminat yönünden;

- Davacılar lehine AAÜT uyarınca 20.000 TL vekalet ücretinin davalı taraftan alınarak, davacı tarafa verilmesine,

- Davalı lehine AAÜT uyarınca 20.000 TL maktu vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,

-Maddi Tazminat yönünden;

- Davalı lehine AAÜT uyarınca 30.000 TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak, davalı tarafa verilmesine,

5-Tarafların dava şartı olması sebebiyle ------------ Arabuluculuk bürosu aracılığı ile başvurmuş oldukları 26/02/2019 başvuru tarihli ve ----------- başvuru numaralı Arabuluculuk görüşmeleri neticesinde belirlenen 1.320,00-TL ücretin davalı taraftan tahsili ile hazineye irad kaydına,

6-Bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,

Dair, davacılar vekili ile ihbar olunan ------------- mahkeme duruşma salonunda, davalı sigorta vekili ve ihbar olunan ----------- vekilinin e-duruşma yöntemi ile yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2024

İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/530, K. 2024/940, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2024/940
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 11/04/2019
  7. Karar Tarihi: 18/12/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/530
Karar No
2024/940
Tarih
18 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/530 K.2024/1108
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/530 K.2024/1926
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/530 K.2024/1932
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/530 K.2024/1285
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/530 K.2024/783
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/531 K.2024/1998

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.