KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/701
- Karar No
- 2024/664
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2024
Karar Metni
895 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/701 Esas
KARAR NO: 2024/664
DAVA
Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ: 12/10/2023
KARAR TARİHİ: 25/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin 8.201,00 TL paya sahip ortağı ve aynı zamanda yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalı şirketin, çoğunluğu oluşturan ortakları bir araya gelerek genel kurulun yapılabilmesi için mahkemeye başvurup kayyım atanmasını talep ettiklerini, bu doğrultuda atanan kayyımın, genel kurulu yapılmasına ilişkin usule ve yasaya aykırı çağrı ve ilanda bulunduğunu, kendilerince genel kurul toplantısının yapılmaması gerektiğine ilişkin ---------- sayılı dosyasına başvuruda bulunduklarını, taleplerinin reddedildiğini ve kararın kendilerine tebliğ edilmediğini,
Genel kurulun yapılması için kayyım atanmasının kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin yönetim kurulu toplantısı için çağrı yapmasına rağmen hiçbir üyenin toplantıya katılmadığını, toplantı nisabı sağlanmadığından karar alınamadığını, daha sonra toplantıya çağrılmadıkları gerekçesiyle kayyım tayin edildiğini, kayyım nezdinde gerçekleşen genel kurulların dahi, usulüne uygun yapılmadığından,
kayyımın da görevini gereği gibi ifa etmediğini, Genel kurul kararı kanuna, esas sözleşmeye dürüstlük kuralına aykırı şekilde alındığını, usul ve yasaya aykırı olan ve yapılmaması gereken genel kurulun buna rağmen 12.07.2023 tarihinde hukuka aykırı biçimde toplandığını beyan ederek 12.07.2023 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların yok hükmünde olduğunun ve/veya batıl olduğunun öncelikle tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise madde 1,2,3,4,5,6,7,8 no.lu kararların ayrı ayrı iptallerine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 17.04.1981 tarihinde, kurucu altı (6) ortak erkek kardeş tarafından kurularak faaliyete geçtiğini, her bir erkek kardeşin eşit ve 1/6 (%16,6) hisse sahibi olarak başlamış olduğu ticari ortaklığın bir kısım hissedarların vefatı ile birlikte "çok hissedarlı" olduğunu, müvekkili şirketin hali hazırda 22 gerçek kişi ve bir de tüzel kişi olmak üzere 23 adet hissedarı bulunduğunu, davacının 1/6 (%16,6) hisse oranı ile şirketin hissedarlarından birisi olduğunu, davacının ilerleyen yaşı,
2000'li yıllar itibarıyla değişen piyasa konjonktürü ve dahi "eski usul" ticaret anlayışının ülkemizde hızla terk edilmesi, vefat eden erkek kardeşlerinin mirasçılarının miras intikali yoluyla edindikleri hisselerinden doğan haklarına saygı duymaması nedenleriyle, hem şirketi hem de şirketler grubunu diğer bileşenleri olan dava dışı şirketleri zarara uğrattığını, müvekkili şirketin son yönetim kurulu toplantısının, davacının yönetim kurulu başkanı olmadığı dönemde gerçekleştirildiğini,
davacının 21.10.2021 tarihinde yeniden yönetim kurulu başkanı sıfatını elde etmesi ile birlikte şirketin fiilen işlemez hale geldiğini ve 21.10.2021 tarihinden 12.07.2023 tarihine kadar yönetim kurulu başkanının çağrısı ile bir adet dahi yönetim kurulu kararı alınamadığını, 12.07.2023 tarihinde şirketin 2022 yılı Olağan Genel Kuruluna ilişkin gündem, çağrı yapmaya yetkili kayyum ---------- tarafından ---------- ilan edildiğini, davacının 12.07.2023 tarihli genel kurula ne asaleten ne de vekili marifetiyle katılmadığını, davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu,
yönetim kurulu başkanı olması nedeniyle kendisine sorulması gereken hususlarda kendisinin diğer hissedarları itham eder şekilde söylemlerde bulunmasının hakkaniyetsiz olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibariyle; davalı şirketin 12/07/2023 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti veya iptali istemine ilişkindir.
Davanın safahatı incelendiğinde, davacı müteveffa tarafından mahkememizin ---------- Esas sayılı dosyası ile iş bu davanın açıldığı söz konusu dosyanın mahkememizin --------- E sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, davacının vefatı üzerine davaya devam eden mirasçıları tarafından davadan feragat edildiği ve 25/09/2024 tarihli duruşma ara kararı uyarınca dosyanın birleştirilen dosyadan tefriki ile mahkememizin ---------- Esas sırasına kaydedilmesine karar verildiği görülmüştür.
Yargılamanın yapıldığı --------- E sayılı dosyasının duruşma ara kararında, anılan dosya ile birleştirilen mahkememizin ----------- E sayılı dosya davacısı ---------- yargılama devam ederken vefat etmesi sebebiyle vukuatlı nüfus kayıt örneğinin nüfus müdürlüğü entegrasyon sisteminden alınarak dosya içine eklenmesine ve anılan davacının mirasçılarına davayı takip edip etmedikleri hususunda duruma tutanağının ihtar mahiyetinde tebliğine, yapılacak tebligatta davayı takip etmemeleri halinde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtaren belirtilmesine;
eklenecek nüfus kayıt tablosunda mirasçıların kaydının çeşitli sebeplerle kapalı olması veya bu ara kararın bu kapsamda yerine getirilememesi halinde anılan müteveffa davacı vekiline mirasçıların davaya devam edip etmeyecekleri hususunda beyanlarını sunmak ve mirasçıların vekaletnamelerini almak üzere (veraset ilamı almak vs.) hususunda yetki verilmesine karar verilmiş celse arasında müteveffa ----------- mirasçılarından ---------, ----------, ---------- vekilinin 20/05/2024 tarihli dilekçesinde, diğer mirasçılar ---------, ----------, ----------, ----------, ----------, -----------, ----------,
---------- vekilinin ise 22/04/2024 tarihli dilekçesinde huzurdaki davadan feragat ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Davacılar vekillerinin vekaletnameleri incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı vekili 25/09/2024 tarihli duruşmada birleşen dosya yönünden vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin olduğunu beyan ettiği görülmüştür.HMK 307. vd maddeleri gereğince davadan feragatin, davayı kesin hüküm gibi sonuçlandıran taraf işlemlerinden olduğu,
hüküm ifade edilmesi için karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı olmadığı hükme bağlanmış olup davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat etmeye yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla mahkememizin ---------- E sayılı dosyası üzerinden açıldıktan sonra yine mahkememizin ----------- E sayılı dosyası ile birleştirilen ve tefrik kararı sonrasında ---------- E sayılı dosya numarasını alan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/701, K. 2024/664, 25 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama