KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/773
- Karar No
- 2025/241
- Karar tarihi
- 12 Mart 2025
Karar Metni
876 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/773 Esas
KARAR NO: 2025/241
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 21/10/2024
KARAR TARİHİ: 12/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının, sicilden terkin edilen ve ihyasını talep ettiği '--------- Mahalle --------- Sokak -------- Sitesi--------- Blok No:---------- --------- -----------'' adresinde faaliyet göstermiş ------------ Şirketi'nin hem ortağı hem de şirket tasfiye halindeyken tasfiye memuru olarak görev yaptığını, davacı müvekkili, şirket sicilden terkin edilmeden önce 07/12/2020 tarihinde ----------- plakalı şirket adına kayıtlı olan ------------ marka aracı satın aldığını, satın alındığına ilişkin faturanın mevcut olduğunu, şirketin defter kayıtlarına da işlendiğini, ancak müvekkili davacının,
aracın ruhsatını kendisinin üzerine kayıt ettiremediğini, daha sonra şirket TTK'ya uygun olarak genel kurul kararı ile terkin edildiğini, müvekkili davacının 4 yıldır aktif olarak kullandığı aracın ruhsatında araç sahibi olarak terkin edilen şirket gözükmekte olduğunu, şirket terkin edildiği için aracın devri yapılamadığını, bundan dolayı aracın devrinin gerçekleşebilmesi için şirketin yeniden sicile tescili gerekmekte olduğunu, araç, müvekkili tarafından kullanıldığı süre içerisinde trafik kazasına karıştığını, aracın zilyetliğini teslimle kazanan müvekkili,
bu kazadan dolayı alacağı hasar bedeli ve değer kaybı miktarlarına da kavuşamadığını beyan ederek davacının satın almış olduğu ----------- plakalı aracın davacıya devri ve sigorta şirketlerinde bulunan alacakların tahsili için ------------ Şirketinin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle.
Ticaret Sicili Müdürlüğü, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu,
beyan ederek müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCEMELE VE GEREKÇE
Dava, Ticaret sicilden terkin edilen ------------ Şirketi'nin ihyasına ilişkin olup, uyuşmazlık; ihya şartlarının mevcut olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.
TTK 547. maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547. maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zamanaşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.
...'nün yazısına göre; ihyası istenen şirketin ------------ nolu sicil kaydının tasfiyesinin sona erdiği 07/12/2020 tarihinde tescil edildiğinden, sicil kaydının terkin edildiği bildirilmiştir. Davacıların dava dilekçesinde belirttiği hususta şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamına göre;---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------------ sicil sırasında kayıtlı ------------ Şti.'nin TTK'nun 547. maddesi uyarınca TTK.'nın 547 maddesi uyarınca ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin yeniden ticaret siciline tescili suretiyle ihyasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/773, K. 2025/241, 12 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama