KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/978
- Karar No
- 2025/440
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2025
Karar Metni
845 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/978 Esas
KARAR NO: 2025/440
DAVA
Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ: 18/10/2021
KARAR TARİHİ: 13/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacının müflis bankada ------- yetkili yardımcısı unvanıyla çalışmaya başladığını, 2012 yılından sonra---- operasyon yetkilisi olarak işine devam ettiğini, bankanın izninin kaldırıldığı, iflasına karar verildiği ve tasfiye sürecine girdiği,
personel azaltımı yapılacağı, ---- tasfiye sebebiyle iş yoğunluğu azaldığı gerekçesiyle ---- tarihinde iş akdinin fesih edildiğini, aylık temel ücretinin brüt 8.356,45 USD olduğunu ayrıca ---- Sigorta ödeneği aldığını, ------ Esas sayılı dosyası kapsamında işe iade davası açtıklarını, davanın kabulüne karar verildiği ve feshin geçersizliği ile birlikte işe iadesine, 4 aylık işe başlatmama tazminatı ile 4 aylık boşta geçen süre ücretine hükmedildiğini, davalının istinaf başvurusunun ------ kararıyla esastan reddine karar verildiğini, kararın kesinleşmesi ile davalıya-------- yevmiye no'lu ihtarnamesiyle işe iade başvurusunda bulunduklarını,
başvurunun 25.06.2021 tarihinde davalı işverene tebliğ edildiğini, müvekkilinin 1 aylık süre içerisinde işe başlatılmadığını, işe iade davasına bağlı olarak boşta geçen süre ücreti ile işe başlatmama tazminatı doğduğunu, ayrıca işe iade davası sürerken iş akdinin askıda olması dolayısıyla müvekkilinin işe başlatılmadığı tarih itibariyle feshe bağlı olarak fark kıdem tazminatı alacağı doğduğunu, müvekkiline boşta geçen süre ile işe başlatmama tazminatı olarak toplam 413.689,10 TL ödendiğini, bu ödemenin ayrı kalemler halinde belirtilmediğini, toplu ödenmesi nedeniyle alacak kalemlerinin ayrı ayrı ne kadar olduğunu bilmediklerini,
taleplerinin USD olmasına rağmen TL ödendiğini, alacak çeşidi gözetilmeksizin yasal faiz işletildiğini, bu uygulamanın işe başlatmama tazminatı için doğru olsa da boşta geçen süre alacağı açısından mevduata uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerektiğini, fark kıdem tazminatı alacağı ödenmediğini, eksik ödeme nedeniyle yapılan arabuluculuk görüşmelerinden netice alamadıklarını, 25.06.2021 tarihinde işverene yapılan tebliğe rağmen işe başlatılmadığından iş akdinin fesih tarihinin 25.07.2021 tarihi olduğunu,
bu tarih itibariyle müvekkilinin brüt ücreti belirlenirken işyerinde aynı pozisyonda çalışan emsal işçinin ücretinin esas alınması gerektiği, bu tarihte emsal işçi bulunmuyorsa asgari ücrete yapılan zam oranları gözetilerek artışa gidilmesi gerektiğini, bu sebeplerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile.
50,00 USD fark kıdem tazminatı, 50,00 USD eksik ödenen işe başlatmama tazminatı ve 50,00 USD eksik ödenen boşta geçen süre alacağı olmak üzere toplam 150,00 USD işçilik alacağının, faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin --------sayılı dosyasında işlem gören iflas davasında 16.11.2017 tarihinde iflasının açılmasına karar verildiğini, halen tasfiyesinin devam ettiğini, davacıya iflas dairesi tarafından 413.689,10 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin detayının brüt 239.826,63 TL/ net 238.006,35 TL ‘sinin iş güvencesi tazminatı, brüt 186.384,69 TL/ net 129.825,80 TL boşta geçen süre tazminatı, brüt 16.834,74 TL/ net 16.715,89 TL kıdem tazminatı farkı, brüt 37.844,28 TL/ net 25.644,10 TL ihbar tazminatı farkı, 353,50 TL yargılama gideri, 4.080,00 TL vekâlet ücreti ve 3.236,01 TL faiz ödemesi olduğunu,
davacının USD olarak maaş aldığını ve ödemelerinde USD üzerinden yapılması gerektiği talebinin mümkün olmadığını, TL olarak ödeme yapılması hususu iflas tarihindeki müflisin tüm alacaklılarına eşit şekilde ödeme yapılmasını sağlamak olduğunu, ----- numaralı kararında “döviz alacaklarının--------- ilan edilen döviz alış kurunun TL ‘ ye çevrilmesi …” yönünde olduğunu, müvekkilinin (müflis bankanın) faaliyet izninin kaldırıldığı 22.07.2016 tarihindeki ------ USD alış kurunun 3,0573 TL üzerinden çevrilerek hesaplamaların yapıldığını, yapılan işlemin usul ve yasalara aykırı olmadığını,
davacının işe başlatılmadığı tarihteki gerçek ücretine ilişkin talepleri fiilen faaliyetine devam eden iş yerleri için geçerli olduğunu, tasfiye sürecinde olan kapanmış iş yeri statüsünde olan müflis banka için kabul edilemeyeceğini, müflis bankanın ticaretinin sona ermesi nedeniyle tasfiye sürecinin devam ettiğini, İİK ‘ nın 196.
Maddesine göre adi alacaklarda iflasın açılmasından sonraki dönem için ticari olmayan işlerdeki faiz oranının uygulanabileceğini ve davacının talep ettiği faiz oranının İİK 196. Maddeye aykırı olduğunu, müvekkilinin 5411 Sayılı Kanunun 3. Maddesi hükmüne göre ------ statüsünde olması nedeniyle ---- --- tarihli cevabi yazısı ile müflis bankanın ----sisteminde harçtan muaf kurum olarak tanımlandığını, yukarıda izah edilen nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, hukuki niteliği itibari ile işçilik alacağının kayıt kabulüne ilişkindir.---- tarafından görevsizlik kararı verilen ---- esas sayılı dosyası mahkememize tevzi edilmiş olmakla, mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydının yapıldığı görüldü.Her ne kadar işbu dosyada işçilik alacağının doğum tarihi, iflas tarihinden sonra ise de -----karar sayılı ilamı ile kesin nitelikte olacak şekilde davanın kayıt kabul davası olduğu şeklinde nitelemesinin bulunduğu dikkate alınarak davanın kayıt kabul davası olduğu kabul edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Dava dosyası bir bütün olarak değerlendirildiğinde Davalı müflis hakkında ------tarihli kararı ile iflas kararı verildiği, kayıt kabul davası esasen sıra cetveline itiraz anlamını da taşıdığı, Bu itibarla İİK.nun 235.maddesi gereğince bu tür davalara iflasa karar verilen yerdeki Ticaret Mahkemesince karar verilmesi gerektiği, Bu yetki kuralının kanundan doğan kesin yetki hali olduğu,bu sebeple Mahkememizin yetkisi kalktığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/978, K. 2025/440, 13 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama