KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/369
- Karar No
- 2025/840
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
Karar Metni
1.512 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/369
KARAR NO : 2025/840
DAVA
Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin)
DAVA TARİHİ : 29/11/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'ın Davalı firmaya ait hamiline yazılı olan 40.000 paya karşılık gelen hisse senedini ------- isimli şahısta ekte sunulan hisse devir sözleşmesi ile 12/11/2024 tarihinde satın aldığını, ----.
Noterliği'nin 11 Kasım 2024 Tarih ve ---- yevmiye nolu resmi şekilde düzenlenen hisse satış sözleşmesine rağmen davalı firma ve yönetim kurulu, işbu satın alma işlemini tescil ettirmemekte direndiğini, müvekkilinin davalı şirketde mevcut nominal değeri 25-TL olan 40.000 paya karşılık eski ortak ------ 1.000.000,00-TL ödediğini ve hissenin devrini aldığını, davalı tarafın -----.
Noterliği'nin 19/11/2024 tarihli ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ile hisse senedi aslını, ------ adresinde mukim şirket merkezine ibraz etmelerini, aksi halde pay sahipliği iddialarının ispat edilmemiş olacağını belirtmek suretiyle ihtar ettiğini, tüm bunların akabinde taraflarınca şirket merkezine hisse senetleriyle birlikte gidildiğini tutanak tutulduğunu, taraflarınca gerekli tüm evraklarla birlikte şirket merkezine gidildiğini, ve davalı tarafa ibraz edildiğini, buna rağmen davalı tarafın pay defterine tescilden kaçındığını, bu durumun usule ve hukuka aykırılık teşkil ettiğini,
taraflarınca pay devrinin tescilini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı şirketin görünürde ortağının her ne kadar hisseleri müvekkiline devreden ---- olsa da şirketin en başından itibaren ortağının müvekkili ... olduğunu, ----- yalnızca müvekkiline ait hisselerin yıllardır emanetçiliğini yaptığını,
davalı şirketin diğer ortağı ------ tarafından da açıklanan nedenlerle davacı tarafından resmi olarak devralınmasına rağmen tescil işlemlerinin tamamlanmaması sebebi ile davalı taraftan şirkete ait pay defterine ve ticaret sicil müdürlüğünce müvekkili adına tescil ve ilan talebi ile dava açmadan önce ------paydaşlığının ve hamiline yazılı pay senetlerinin yeminli mali müşavir ile mahkememizce tespitin talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile müvekkilinin ------paydaşlığının ve hamiline yazılı pay senetlerinin mahkemece alanında uzman bilirkişi ile tespitine karar verilmesini,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Hiçbir kabulü tazammun etmemek kaydı ve şartı ile hamiline yazılı hisse senetlerinin pay defterine tescil ve ilan edilmesi zorunluluğu bulunmadığını, davacının taleplerinin reddinin gerektiğini, pay sahipliği sıfatı bulunmayan davacı tarafın taleplerinin aktif husumet yokluğu sebebi ile reddinin gerektiğini, müvekkili şirkete ait hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyedi olmadığı sabit görülen davacı tarafın hak iddiasında bulunamayacağını, muvazaalı bir devir işleminin gerçekleştiği sabit görülen uyuşmazlık bakımından davacı taleplerinin reddinin gerektiğini,
davacı tarafın pay sahipliği iddiasına konu edilen belgelerin TTK m. 487/1 hükmü uyarınca taşıması gereken unsurları taşımadığı ve geçerli bir hisse senedi niteliğinde olmadığı, müvekkili şirkete ait hamiline yazılı hisse senetlerinin zilyedi olduğunu ispat edemeyen davacı tarafın huzurdaki dava bakımından aktif husumetinin bulunmadığını, hamiline yazılı hisse senetlerinin pay defterine işlenmesi ve ilan edilmesi yönünde bir düzenleme ve dolayısıyla zorunluğunun bulunmadığını, eylem ve beyanları birbiri ile çelişen davacı tarafın haksız bir kazanım elde edebilmek saikiyle muvazaalı işlemler gerçekleştiği,
bu işlemlerin hukuken hükümsüz ve geçersiz olduğu, merkezi kayıt kuruluşuna devir bildirimi yapılmaması sebebi ile pay sahipliğinden doğan hakların kullanılmayacağı ve müvekkili şirkete karşı ileri sürülemeyeceği hususları göz önünde bulundurularak huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, tüm bu nedenlerle huzurdaki davanın öncelikli olarak yetkisizlik nedeni ile reddine, hamiline yazılı hisse senetleri yönünden pay defterine işleme ve ilan yönünden bir düzenleme dolayısıyla yükümlülük bulunmadığı gözetilerek huzurda görülen davanın hukuki menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddine,
her halü karda menfaat yokluğu nedeniyle usulden reddine, her halü karda haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, anonim şirket ortaklığının tespiti ve tescili istemine ilişkindir.Davacı, davalı anonim şirketinin ortağı olduğunu iddia ederken, davalı ise davacının ortak olmadığını savunmaktadır.
Davalı, davacının anonim şirketin ortağı olmadığını savunmaktadır.
----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin --- esas ------karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve işbu esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davacı anonim şirketin ortağı olduğu noktasında davalı anonim şirket tarafından bastırılan hamiline yazılı pay senetlerinin sahibi olduğunu ileri sürmüş, eldeki davada dava dilekçesi ekinde dayandığı bu hamiline yazılı pay senedinin delil olarak dosyaya ibraz etmiştir. Davalı taraf hamiline yazılı bu pay senedi olduğu iddia edilen belge üzerinde davalı şirket yetkilisine ait ıslak imzanın bulunmadığını savunmaktadır.
Pay senetleri, hamiline veya nama yazılı olur. Bedelleri tamamen ödenmemiş olan paylar için hamiline yazılı pay senetleri çıkarılamaz. Bu hükme aykırı olarak çıkarılanlar geçersizdir (TTK 484). Paylar hamiline yazılı ise yönetim kurulu, pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtır. Yönetim kurulunun hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin kararı tescil ve ilan edilir, ayrıca şirketin internet sitesine konulur.Mahkememizce dava dilekçesi ekinde sunulan dayanak belge incelenmiştir. Dosya kapsamında sunulan ----- numaralar aralığındaki 10 adet pay senedinin altı kısmında şirket yönetim kurulu başkanı ile başkan yardımcısının imzalarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yasal düzenlemeye bakıldığında;
6102 s. Türk Ticaret Kanunun Pay Senetlerinin Şekline ilişkin 487/1. maddesi;
"Pay senetlerinin; şirketin unvanını, sermaye tutarını, kuruluş tarihini, bu tarihteki sermaye tutarını, çıkarılan pay senedinin tertibini, bunun tescili tarihini, senedin türünü ve itibarî değerini, kaç payı içerdiğini belirtmesi ve şirket adına imza etmeye yetkili olanlardan en az ikisi tarafından imza edilmiş olması ŞARTTIR.
Kapalı şirketlerde baskı şeklinde imzanın delikli olması veya sahtekârlığı engelleyici diğer güvenlik önlemlerinin uygulanması gerekir" şeklinde düzenlenmiştir.Anılan Yasa hükmünde belirtilen koşullar ispat şartı değil, aksine geçerlilik şartı niteliğindedir. Bu nedenle, tüm koşulların kümülatif şekilde ve birlikte bulunması zorunludur.
Aksi halde, pay senetlerinin şekil koşullarındaki eksiklik sebebiyle geçersiz olacağı ve bu sebeple sahibine maddi hukuk kapsamında herhangi bir hak bahşetmeyeceği açıktır.Anılan Yasal düzenleme karşısında, somut olaya dönüldüğünde, davacı tarafından delil olarak dayanılan hamiline yazılı pay senedinde davalı şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığı, 6102 s. TTK 487/1. maddesi hükmü uyarınca şekil koşullarındaki eksiklik sebebiyle bu belgenin geçerli bir hamiline yazılı pay senedi olarak kabul edilemeyeceği, bu çerçevede davacının imzasız bu belge ile maddi hukuk kapsamında herhangi bir ortaklık hakkının bulunmadığı,
imzasız bu belgenin TTK 487/1.maddesi uyarınca davacıya anonim şirket ortaklık hakkı bahşetmediği sonucuna varılmış, maddi hukuk hükümleri uyarınca davacının dayanak belge sebebiyle davalı anonim şirketin ortaklık tespiti ve tescili noktasında aktif husumet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.Bilindiği üzere, hamiline yazılı pay sahipleri ile sahip oldukları paya ilişkin bilgiler, senetler pay sahiplerine dağıtılmadan önce Merkezi Kayıt Kuruluşuna bildirilir (TTK 486/2).
Bu çerçevede, araştırma ve tahkikat genişletilmiş, Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazılmıştır. Merkezi Kayıt Kuruluşunun 29.05.2025 tarihli cevabi yazında davacının pay senetlerini aldığını iddia ettiği dava dışı ------ herhangi bir bildirimde bulunmadığı anlaşılmıştır.
TTK'nın 489. maddesi uyarınca, hamile yazılı senetler, elden teslim ile devredilir ve bu işlemle pay devri yapılmış olur. TTK 490. maddesi uyarınca Nama yazılı pay senetleri ise, ciro ve teslim ile devredilir, devir şirkete karşı pay defterine kayıtla hüküm ifade eder. Her ne kadar hamiline yazılı pay senedinin pay defterine kaydı gerekmiyor ise de mahkememizce bütün araştırmanın yapılması amacıyla davalı vekiline pay defterini sunması için kesin süre verilmiş, verilen kesin süre içerisinde davalı tarafça noter onaylı pay defteri dosyaya sunulmuştur. Yapılan incelemede pay defterinde davacıya veya dava dışı ------ ilişkin kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır.
Taraf sıfatı, bir başka ifadeyle husumet ehliyeti, dava konusu hak ile kişiler arasındaki ilişkiyi ifade eder. Sıfat, maddî hukuk ilişkisinde tarafların o hak ile ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi anlamına gelir. Davacı sıfatı, dava konusu hakkın sahibini; davalı sıfatı ise dava konusu hakkın yükümlüsünü belirler. Uygulamada davacı sıfatı, aktif husumeti; davalı sıfatı da pasif husumeti karşılayacak şekilde değerlendirilmektedir. Dava konusu şey üzerinde kim ya da kimler hak sahibi ise, davayı bu kişi veya kişilerin açması ve kime karşı hukukî koruma isteniyorsa o kişi veya kişilere davanın yöneltilmesi gerekir. Bir kimsenin davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı tıpkı hakkın mevcut olup olmadığının belirlenmesinde olduğu gibi maddî hukuka göre tespit edilir.
Sıfat dava şartı değil, itirazdır. Zira bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı ancak davanın esası incelendikten sonra tespit edilebilir ve bu durumda dava ret veya kabul ile sonuçlanır. Diğer bir ifadeyle bir davada taraflardan birinin, aktif ya da pasif husumet ehliyetinin (davacı veya davalı sıfatının) olmadığı belirlenirse, artık uyuşmazlığın esastan çözülmesine geçilmeden, davanın sıfat yokluğundan reddi gerekir.
Sıfat, ileri sürülme zamanı yasa ile kabul edilen ilk itiraz ya da davalı tarafından ortaya konulması gereken def’i niteliğinde olmadığından, davanın her aşamasında ileri sürülmesi mümkün veya mahkemece re’sen nazara alınması gerekli hukukî bir durumdur.Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından delil olarak dayanılan hamiline yazılı pay senedinde davalı şirket yetkilisinin / yetkililerinin imzasının bulunmadığı,
6102 s. TTK 487/1. maddesi hükmü uyarınca şekil koşullarındaki eksiklik sebebiyle bu belgenin geçerli bir hamiline yazılı pay senedi olarak kabul edilemeyeceği, bu çerçevede davacının imzasız bu belge ile maddi hukuk kapsamında herhangi bir ortaklık hakkının bulunmadığı, imzasız bu belgenin TTK 487/1.maddesi uyarınca davacıya anonim şirket ortaklık hakkı bahşetmediği, bu çerçevede maddi hukuk hükümleri uyarınca davacının dayanak belge sebebiyle davalı anonim şirketin ortaklık tespiti ve tescili noktasında aktif husumetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/369, K. 2025/840, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama