KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2018/409
- Karar No
- 2023/270
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2023
Karar Metni
2.918 kelime·15 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2018/409 Esas
KARAR NO:2023/270
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 02/10/2018
KARAR TARİHİ: 08/12/2023
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı şirket tarafından kurulan ------ yeme içme ve eğlence kültürünün en köklü ve tanınmış gruplarından olduğu, yediden yetmişe kadar aylık 300.000 misafir kapasitesine ulaşabilen ve farklı beklentileri en üst düzeyde karşılayan pek çok mekânın bu çatı altında yer aldığını, --- bünyesinde ------markalarının yer aldığını Davacı adına ---- tescil numaralı ---------- markasının tabelalar, ------, -------- içeriklerinde haksız şekilde kullanıldığı bilgisine ulaşıldığını,------ markasının haksız kullanıma konu edildiğini, davalıya ait----- de davalı ---------olarak seçildiğini,
------- sitesinde yer alan bilgilerin de davalı bilgileri ile örtüştüğünü, davalının fiillerinin marka hakkı ihlali teşkil ettiğini, Davalının marka hakkı ihlaline son verilmesi hususunda ihtar edildiğini, sadece --- ibaresinin kullanımının değil, ----- şeklindeki kullanımın da marka hakkı ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini, Davalı kullanımlarının davacı markasına benzediğini, ------------dosyasının davalı kullanımlarını tespit ettiğini, Davalının fiillerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini,
davalının ticaret unvanında yer allan ------ de davacı markasına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinden sicilden terkin edilmesi gerektiğini, bildirerek Davalının davacıya ati ------- markasına vaki olduğu iddia olunan tecavüzün durdurulması ve kaldırılmasına, arka hakkı ihlali ve haksız rekabetin tespiti, davalının ticaret unvanından ---- çıkarılması,Başta--------- üzere tüm---------- erişimin engellenmesi ve kapatılması ve SMK 149-150 uyarınca 1.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı tarafın kendi adına tescilli markası ile ticari faaliyetlerine başlamak üzere ise de aleyhine , ---------- dosyası kapsamında, işyerinde yapılan delil tespiti ve arkasından düzenlenen bilirkişi raporunun son derece rahatsız edici olduğu,
davalının kendi adına tescilli ----------Şeklindeki ticaret unvanını, karşı tarafın------- markasına benzer olmamasına rağmen, dava tehdidi altında ticaret unvanını değiştirmeyi tercih ettiğini, şirketin yeni ticaret unvanının -----------Şeklinde değiştirildiğini, dava dilekçesindeki ticaret unvanının terkini taleplerinin konusuz kaldığını, Davacı tarafın, dava dilekçesinde, davalı adına tescilli ----- kullanımının, kendileri adına tescilli ------ markalarından doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini iddia ettiğini,
bir markanın iltibas suretiyle tecavüze uğradığından bahsedilmek için kullanılan marka ile tescilli marka arasında benzerliğin yeterli olmayıp markalar arasında aynılık veya ayırt edilemeyecek derecede benzerliğin bulunması gerektiğini, her iki markada ortak olarak yer aldığı iddia edilen ----- arasında, gerek tertip tarzı, yazım tekniği, gerekse de markadaki konumları bakımından bariz farklılıklar olduğu Tespit isteyen tarafa ait markalarda yer alan ---- sözcüğünün anlamlı bir kelime olduğu, davalıya ait markalarda/kullanımlarda yer alan ------ sözcüğünün ise, bilinen bir anlamı olmadığı,
markaların işitsel, görsel, anlamsal ve bütünsel olarak farklı olduğu, ------ esas ve karar numaralı----- yapılan yargılama sonucunda, ----şeklinde okunan işyeri tabelasındaki ---- tereddüt oluşturmayacak şekilde --- değiştirilmesi gerektiğine, ancak diğer yönden ---- sayılı tescilli markada geçen ---- ibaresinin ise aynı şekilde kullanılmasının mümkün olduğu” şeklinde karar verildiği, ----- verilen kararda davalının ------- tescilli markasının kullanımında bir hukuka aykırılık olmadığı, Davacı Tarafa Ait Markaların -----Olduğunun Kabulünün zorunlu olduğu,
---- kişi adlarından oluşan veya asli ayırt edici unsurları ------ adı olan markaların, aynı kişi adını farklı ayırt edici unsurlarla birlikte içeren markalarla benzerliği incelenirken, mutlak surette markaların benzer olduğu sonucuna varılmayacağı, Davacı tarafa ait olan markaların ----------sınıftaki mal/hizmetler için tescil edilmiş olmasının, müşteki şirketler ile davalıya ait markanın aynı sektörde faaliyet gösterdiği veya aynı tüketici kitlesine hitap ettiği anlamına gelmeyeceği, Yiyecek ve içecek ürünleri için kullanılan bir marka ile restoran hizmetleri için kullanılan bir diğer markanın benzer markalar olması halinde,
genellikle karıştırılma olasılığının varlığı yönünde karar verilse de bu sonuca varılması sağlayan müstakil bir kural olmadığı davalı tarafından verilen hizmetleri tercih edecek bir tüketicinin, söz konusu hizmetlerin tespit isteyen tarafın ürünü ya da hizmeti olduğu zannına kapılmasının mümkün olmadığı, Davacı tarafın dava dilekçesinde sözünü ettiği internet adreslerinin davalıya ait olmadığı, ----------- internet siteleri ve davalıya ait instagram hesabında inceleme yapıldığının belirtildiği, ancak bu adreslerin hiçbirinin davalıya ait olmadığı, sitelerin sahip kayıtlarının sayın mahkemeye sunulduğu,
davalı şirket henüz ticari faaliyetlerine başlamadığından, reklam ve tanıtım hizmetlerine de başlamadığı, davalının ---- tarihinden muteber olmak üzere tescilli------ Markasının sahibi olduğu, Beyan edilmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Davalının işyeri tabelasında, iş evrakında ,------- adlarında ve içeriklerinde davacı adına tescilli ----- ile iltibas yaratacak şekilde ----ibaresini kullanıp kullanmadığı, davalının kullanımının kendi adına tescilli olduğunu iddia ettiği ----- markası nedeniyle buna uygun ve haklı bir kullanım olup olmadığı, dava dilekçesinde belirtilen ---- ----------hesaplarının davalı şirkete ait olup olmadığı, davalı şirketin ticaret ünvanında kullandığı ------ de davacının marka haklarına tecavüz teşkil edip etmediği,
bu nedenle ticaret ünvanının terkinine karar verilip verilemeyeceği, ticaret ünvanının daha sonra değiştirilmesi olması nedeniyle bu konuda açılan davanın konusuz kalıp kalmadığı, davacının marka haklarına tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep edip edemeyeceği ve tazminat miktarının ne kadar olacağı konularında anlaşamadıkları noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Davalının----- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı görüldüğü, ----- tarihinde tescil edildiği, anlaşılmıştır.
Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----tescil numaralı markasının----davacı adına tescili olduğu,----tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ------getirtilmiş olup, incelendiğinde; ----- tescil numaralı markasının--- davacı adına tescili olduğu, --- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının--- davacı adına tescili olduğu, --- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.
Dosyaya ----- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının---davacı adına tescili olduğu, ----- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil numaralı markasının-----davalı adına tescili olduğu, ---- tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.------ dosyasında; --- tarihli dilekçede davacı, ------- adresinde, ---------- hesaplarında inceleme yapılması talep edilmiştir.
Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda.
Aleyhinde tespit talep olunan davalının işyeri adresinde aşağıdaki şekilde kullanıldığı, -----incelenmesinde ------ ibarelerinin yer aldığı ve adres olarak ’nin----- yer aldığı,------ tarihinde aktif olmadığı,---- adresinde ise-------- altında fotoğraflar paylaşıldığı ve adres olarak-----ibaresinin yer aldığı, ----- atıf yapıldığı, davalının ---- tescil numaralı markasının ---- anlamında savunma gerekçesi olamayacağı, Davalı tarafa ait web sitesi ve Instagramdaki kullanımların ---- olarak algılanmaya elverişli olduğu,
tespit tarihinde ------ tescilli marka ile bağlantı kurulmayacağı, Aleyhine tespit istenen tarafın, davacının marka haklarını ihlal ettiği,---- davacı markalarına tecavüz teşkil ettiği kanaati izhar edilmiştir.Tedbirin değerlendirilmesi talebine ilişkin Mahkememizce alınan ---- bilirkişi raporunda; ----- hesaptan yapılan paylaşımlarda ise ---- kullanıldığı, ------ hesabından ---- tarihleri arasında aktif olarak paylaşım yapıldığı, Instagram hesabından yapılan paylaşımlardan --- tarihindeki paylaşımda ------ ifadesinin yer aldığı, ---- hesabının profil bilgisinde------ ifadesinin yer aldığının tespit edildiği bildirilmiştir.
Dosya kapsamı dikkate alınarak konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden mahkememizce bilirkişi raporu aldırılmıştır.
---- Tarihli Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre;
1.Davacı adına --------- markalarının tescilli olduğu, dava tarihinden sonra bir takım markaların devredilmiş olduğu,
2.Davalı adına da ---- tescil numaralı----- markasının tescilli olduğu,
3.İnceleme tarihinde Davacı adına özellikle yiyecek içecek sağlama hizmetlerinde tek tescilli markanın ----- ibareli marka olduğu, davacı tarafça ----- başvurusunun reddedildiği, dava tarihinden sonra yapılan devirler ile dava dışı ---- bakımından ------ markasının sahibi olduğu, dava konusu markaların dava tarihinden sonra devrinin HMK 124- 125 anlamında değerlendirmesinin muhterem mahkemenin takdirinde olduğu,
4. ------ verilerinden davalı şirketin faaliyetinin --------- sunanlar dahil, imalatçıların ve al götür tesislerin faaliyetleri ile seyyar olanlar hariç) --------- aldığı, Davalının kendisine ait olmadığını beyan ettiği ----- ve yine dava tarihinden sonra faaliyete geçen----- yer alan bilgilerden Davalı şirket faaliyetinin -----hizmetleri kapsadığı,
5.Davacının dayandığı ---------- markaları ile davalının iştigal konusunun örtüştüğü,
6.Davalı adına tescilli markanın şeklinde tescil edildiği, ancak fiilen şeklinde kullanıldığı davalı adına tescilli -----------markasının tescil edildiği şekilde kullanılmadığı,
7.Davacı ve davalı markaları bakımından yapılan karşılaştırmada esası etkileyecek etkili bir görsel unsur bulunmadığı, davalı tarafça kullanılan ibaresindeki farklı yazı karakterinin, markanın ses unsurunu geride bırakmadığı, markaya esasa etkili olacak derecede ayırt edicilik katmadığı, davalı tarafın fiilen kullandığı markanın davacı markası ile görsel, ses ve telaffuz, anlam ve genel izlenim unsurları bakımından iltibas teşkil ettiği,
8. Davacı tarafça dayanılan markalar ile davalı tarafça tescil edilmiş bulunan markasının anlam ses ve telaffuz unsurları bakımından farklı olmakla beraber genel izlenim ve fiili kullanımın farklı olması nedeniyle iltibasa neden olabilecek nitelikte olduğu,
9.Davacı tarafça dayanılan tescillere konu edilen ----- herhangi bir sektörde herhangi bir mal veya hizmeti tavsif için kullanılan bir kelime olmaması nedeniyle zayıf marka sayılamayacağı,
10. Davacı ve davalı markalarının birbiriyle iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu ve davalı adına tescilli markanın fiilen farklı tarzda kullanıldığı dikkate alındığında davalı adına ---- markasının ---- anlamında savunma gerekçesi olamayacağı, ---- sabit olduğu üzere Dava tarihinden önce davalının ticaret unvanından ----- çıkarılarak davalının ticaret unvanının ---- tescil ve tasdik edildiği, marka ihtilafı bağlamından koparılarak yapılacak incelemede davacının dayandığı ---- markaları ----ibaresi arasında doğrudan bağlantı kurulmasının mümkün olmadığı; ------ ibaresinin --- oluşan, anlamsız bir ibare olduğu, objektif olarak bu ibarenin davacının dayandığı---- türediğinin belirlenemeyeceği, ---- de bu anlamda doğrudan davacı markasıyla benzer olduğunun söylenemeyeceği,
12. Davacı tarafça dosyaya sunulan belgelerin, ----- yıllarındaki kullanımlarına ilişkin gazete haberleri olduğu ayrıca ---- belgenin de davacı delilleri arasında yer aldığı, markanın ilk yaratıcısı olan --- işletmeci olduğu------ dönemde, davacı---- ilk marka başvurusu yaptığı ---- sonrasında ve markanın ---- yılına kadar belirli aralıklarla da olsa markanın ilgili sektörde ---- kullanılmaya devam ettiği, ----- öncesinde eski işletmecinin mali zorluklar yaşamasına rağmen markanın şöhretini koruduğu,
13. Davacı tarafça ------ başvuru numaralı Tanınmışlık Başvurusunun reddedildiği ancak reddin gerekçesinin dosyada yer almadığı, davacının dayandığı (dava açıldıktan sonra dava dışı----devredilen) ---- markasının ilgili sektörde bilinen ve tanınan bir marka olduğu, markanın ----- beri zaman zaman azalmakla birlikte ----Sınıfta ciddi bir popülaritesi bulunduğu, bu anlamda davalının davacı markasının benzerini tescil ettirmesinin ve tescilli ---- davacı markasına benzeterek kullanmasının dava konusu markanın tanınmışlığına zarar vereceği, davasının dayandığı -----Sınıfta tanınmışlığı bulunduğu,
14. Alan adının silinmiş olmakla beraber -----Dosyasında ---- incelenmesinde ----ibarelerinin yer aldığı ve adres olarak ---------- ibaresinin yer aldığı, sitenin-------- adına kayıtlı göründüğü, ----- adının halen kullanımda olduğu ----- göründüğü,------- adlarının kullanımda olmadığı,
--------adresinden yönlendirme yapılan -------hesaplarından; ---- olduğu ve bu adresle kayıt yaptırıldığı,-------- dolayı hesabın tam olarak kime ait olduğunun tespitinin mümkün olamadığı, iletişim ve adres bilgilerinin davalı şirketle uyumlu olduğ------- yönlendirme yapıldığı ----- adresinin ----- yaratıldığı anlaşılmaktadır. ----- yanında logosunun da kullanıldığı,------------- ibaresinin kullanıldığı, iletişim ve adres bilgilerinin davalı şirketle uyumlu olduğu"
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
5769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, davacı adına tescilli ------ markasının tescilli olduğu eğlence sektöründe kullanılması dolayısıyla marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davasıdır.Davacıya ait marka tescil kayıtları dosya içine getirtilmiş, incelendiğinde; ---------markasının ---- Sınıfta davacı adına tescilli olduğu, yargılama sırasında davacı------ anılan markaları ------ devrettiği anlaşılmıştır.
Bu devir sonrası devam eden tecavüzün meni ve refi ile tecavüzün önlenmesi talepleri yönünden yargılamaya ----- yönünden diğer talepler yönünden---- yönünden yargılamaya devam olunmuştur.--- göre ---- markasının tescilli olduğu sabittir.
Mahkememizce bu tespitlerden sonra davalının internet adresleri ve iş yeri adreslerinde marka kullanımlarına ilişkin alınan raporlarda, davalı adına tescilli markanın günav şeklinde tescil edildiği, ancak fiilen --------- kullanıldığı davalı adına tescilli ---- tescil numaralı --------- tescil edildiği şekilde kullanılmadığı, Davacı ve davalı markaları bakımından yapılan karşılaştırmada esası etkileyecek etkili bir görsel unsur bulunmadığı, davalı tarafça kullanılan ibaresindeki farklı yazı karakterinin, markanın ses unsurunu geride bırakmadığı, markaya esasa etkili olacak derecede ayırt edicilik katmadığı,
davalı tarafın fiilen kullandığı markanın davacı markası ile görsel, ses ve telaffuz, anlam ve genel izlenim unsurları bakımından iltibas teşkil ettiği, Davacı tarafça dayanılan tescillere konu edilen------- ibaresinin herhangi bir sektörde herhangi bir mal veya hizmeti tavsif için kullanılan bir kelime olmaması nedeniyle zayıf marka sayılamayacağı,
.Davacı ve davalı markalarının birbiriyle iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu ve davalı adına tescilli markanın fiilen farklı tarzda kullanıldığı dikkate alındığında davalı adına ------ anlamında savunma gerekçesi olamayacağı dikkate alındığında bu durumun da SMK'nun 29/1. maddesi gereğince marka hakkına tecavüz oluşturduğu kabul edilmiştir.
Sınai Mülkiyet Kanununun 29/1-c maddesinde markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak marka hakkına tecavüz olarak tanımlanmıştır.
Yine Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davalıya ait iş yerinde davacı adına tescilli -------- unsurlu seri markasının internet adreslerinde ve iş yerindeki tabelalarda kullanıldığının tespit edildiği, davacının seri markalarının restoran, gece kulübü ve eğlence merkezi sektörlerinde tescilli olduğu,
dava konusu kullanımın da bu kapsamda kaldığı, davalının eyleminin davacının marka haklarına tecavüz teşkil ettiği, davacının bir kısım marka haklarını -------- devretmiş ise de davacının marka hakkını devrettiği döneme kadar olan tecavüzün tespiti, tecavüz dolaysıyla oluşan tazminat talepleri yönünden davacı ---- karar verilmiş, yine devretmediği marka hakları yönünden de marka hakkına tecavüz oluştuğundan tüm taleplerin davacı ---- de devam ettiği kabul edilerek tüm talepler yönünden marka hakkına tecavüzün tespiti,
durdurulmasına ve önlenmesi davasının kabulüne karar verilmiştir.Davacı taraf tazminat talebinde bulunmuş ise de süresi içinde bilirkişi ücretini yatırmadığı ve bu konuda ispat yükünü yerine getirmediği dikkate alınarak maddi tazminat taleplerinin ispatlanamadığı kabul edilerek reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı, davalının tescilli markasından kaynaklanan haklarına tecavüz etmesinin aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu belirterek, haksız rekabetin tespitini ve önlenmesini de talep etmiştir.---------- Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi.
6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı "Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak,
sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki ----maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta idi.
6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş.
KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır.Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında,
davalının davacının davacı adına tescilli markaları taşıyan kullanımları eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalı tarafın iş yerindeki tabelalarda ve internet adreslerinde davacı tarafa ait markayı iltibas oluşturacak şekilde kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüzde bulunduğunun sabit olduğu, bu haliyle davacı tarafın manevi tazminat talep hakkının bulunduğu,
buna göre tarafların ekonomik durumları, tecavüzün mahiyeti ve niteliği, paranın alım gücü ve günün ekonomik koşulları gibi kriterler gözetildiğinde manevi tazminat isteminin de kısmen kabulü ile takdiren 5.000 TL tutarındaki manevi tazminat takdirinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf davalı tarafın Markasında bulunan ---- ticaret unvanında bulunan ---- terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiş ise de yargılama sırasında davalı tarafça ticaret unvanının ------olarak değiştirildiği dikkate alındığında bu talep yönünden dava konusuzu kaldığından bu talep yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar kısa kararda marka hakkının ----- tescil numaralı markaların devri dolaysıyla davacının baştaki talepleri dikkate alındığında devam eden marka hakkına tecavüz talepleri yönünden yargılamaya markayı devralan ---- davaya devam olunmuş ise de bu davacının davayı ---- tarihinden itibaren takipsiz bıraktığı ve süresi içerisin de yenilemediği dikkate alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş, ancak bu karar kısa kararda belirtilmediğinden HMK'nın 305/A maddesi gereği hüküm tamamlanarak aşağıdaki şekilde davacı --- davasının açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM /Yukarıda açıklanan nedenlerle ;
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalı tarafın ---- unsurlu kullanımları dolaysıyla davacı adına tescilli, ------ ana unsurlu seri marka haklarına TECAVÜZ TEŞKİL ETTİĞİNİN TESPİTİNE,
2-Davalının davacının marka haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN ÖNLENMESİNE VE GİDERİLMESİNE,
3-Davalılar tarafından marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde kullanılan tabela, broşür, tanıtıcı evrak, her türlü iş evrakı ve meskur ürünlere EL KONULMASINA,
4-Davacı tarafın haksız rekabetin tespiti taleplerinin reddine,
5-Davacının maddi tazminat taleplerinin reddine,
6-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
7-Davacının davalının ticaret unvanından -------- ibaresinin terkini talebi yönünden davanın konusuz kaldığından bu yönden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davalıya ait -------- adresine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE, kararın kesinleşmesi ile birlikte erişimin engellenmesi yönünden Erişim Sağlayıcılar Birliğine müzekkere yazılmasına,
9-Davalı -------- davasının HMK'nun 150/5. maddesi gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA
10-Alınması gereken 341,55 TL harçtan peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 305,65 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
11Davacılar tarafından yatırılan 35,90 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine,
12-Davacı ----- yönünden kabul edilen markaya tecavüz davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile Davacı ------- ödenmesine,
13-Davacı tarafça kabul edilen erişimin engellenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ------ ödenmesine,
14-Davacı tarafça kabul edilen manevi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ------- ödenmesine,
15-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen haksız rekabet davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacı ------ tahsili ile davalıya ödenmesine,
16-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin ------ tahsili ile davalıya ödenmesine,
17-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davalı ----- davasının açılnamış sayılmasına karar verildiği dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin ------ tahsili ile davalıya ödenmesine,
18-Davacı tarafından yapılan 41,10 TL ilk dava masrafı, 278,50TL tebligat ve müzekkere masrafları ile 4.650,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.969,60 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre, (%71) 3.518,48 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalanın davacının üzerinde bırakılmasına,
19-Davacı ------ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
20-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
21-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,
Dair; davacı ---- yüzüne karşı, diğer davacının, davalının ve vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/12/2023
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2018/409, K. 2023/270, 8 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama