İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2024/119 K.2024/252

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2024/119Karar2024/252Tarih17 Ekim 2024Okuma18 dk · 3.597 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/119
Karar No
2024/252
Karar tarihi
17 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.597 kelime·18 dk okuma·14 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO

2024/119 Esas

KARAR NO:2024/252

BİRLEŞEN DAVADA

ESAS NO:2017/579

DAVA

Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ:17/08/2017

BİRLEŞEN DAVA TARİHİ:17/08/2017

KARAR TARİHİ:17/10/2024

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili asıl davada, davalının ---- tarihinde kısmen devraldığı--------ibareli markasının ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmadığını, dolayısıyla tescilinin hukuka ve marka mevzuatına aykırı olduğunu, ayrıca söz konusu ibarenin jenerik ve tasvir edici bir ibarede olmadığını, bu nedenle hükümsüz kılınarak sicilden terkini gerektiğini, şayet mahkeme aksi kanaatte ise davalının bu markayı tescilden itibaren 5 yıllık süre içerisinde kullanmadığını iddia ederek öncelikle 6769 Sayılı SMK'nun 5,6 ve 25.maddeleri uyarınca markanın hükümsüzlüğüne, bu talepleri kabul görmemesi halinde markanın kullanılmayan emtialar bakımından tescil tarihinden itibaren etkili olacak şekilde iptali ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili birleşen ---- dosyada, müvekkilinin ---- tarihinde tescil edilen---- tarihinde tescil edilen ------sahibi olduğunu, her iki markanın da ----sınıfta tescilli olduğunu, ----- markaları ile uzun yıllardır ------- eğitim ve öğretim hizmeti sunan tanınmış marka olduğunu, davalı tarafın müvekkili ------ markalarının ününden yararlanmak amacıyla -------- ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı markasında, davacı markasında olduğu gibi, beyaz zemin üzerine ayırt edici ------- kullanıldığını ve----- sözcüğünün büyük ve kalın harflerle yazılmış olmasının da görsel benzerlik yarattığını, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının------ markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP / Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin -----olduğunu, ---- kurucusu olduğunu, müvekkilinin ---başka markalarının da ----tescilli olduğunu, müvekkilinin ----markası üzerinde eskiye dayalı tescil ve kullanım hakkı sahipliğinin söz konusu olduğunu, ---------ibaresinin tescil ettirdiğini, markaların hitap ettiği tüketicilerin farklı olduğunu ve tüketicilerin hizmet satın alırken bilinçli olduklarını, markalar arasında sessel, anlamsal ve görsel benzerlik olmadığını, markalar arasında ortak bir kelimenin yer almasının markalar arasında iltibasın varlığı için bir belirti olmadığını,

markaların bütün olarak benzerlik incelemesinde dikkate alınması gerektiğini, markaların aynı sınıfta yer almasının sunulan hizmetlerin benzer olduğuna karine teşkil etmediğini, müvekkilinin ------ markasına davacı tarafından yapılan itirazın ------- reddedildiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ve müvekkilinin kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilemediğini, -----ibaresinin yer aldığı pek çok markanın ----- tescilli olduğunu, müvekkilinin markasını tescilli olduğu şekli ile iyiniyetli olarak kullandığını belirterek, açıklanan nedenlerle, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA TALEP

(Mahkememizin ------- Karar sayılı davası) Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin ---tarihinde tescil edilen -----tarihinde tescil edilen ------ markalarının sahibi olduğunu, her iki markanın da ---- sınıfta tescilli olduğunu, ----ibareli markaları ile uzun yıllardır ---- eğitim ve öğretim hizmeti sunan tanınmış marka olduğunu, davalı tarafın müvekkili --------- ününden yararlanmak amacıyla ----------- ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı markasında, davacı markasında olduğu gibi,

----- üzerine ayırt edici ------kullanıldığını ve ---------- sözcüğünün ------ yazılmış olmasının da görsel benzerlik yarattığını, davalının marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, davalının ------markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP

Davalı vekili ------ tarihli cevap dilekçesinde özetle: davalının birçok farklı eğitim kurumu, dernek ve vakfın kuruluşunda ve yönetiminde yer almış olup, halen ----- sıfatlarını haiz ve ---- kurucusu olduğunu, davalının ----- ibareli seri markalarının sahibi olduğunu, davalının ----- markaları üzerinde eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan hak sahipliği olduğunu, bu markaların davalı ile özdeşleşmiş olduğunu ve tüketici nezdinde davalı tarafından maruf ve meşhur hale getirildiğini, davalının ---- üzerinde kazanılmış hak sahibi olduğunu, davacı ve davalı markaları arasında karışıklığa sebebiyet verecek düzeyde görsel,

işitsel ve kavramsal benzerliğinin bulunmadığını, davalı markasının ---------düzeyinde özel eğitim kurumlarında kullanıldığını, davacı markalarının ise üniversite eğitiminde kullanıldığını, her iki markanın hitap ettikleri tüketici kitlelerinin farklı olduğunu, toplumun farklı yaş aralıklarına hitap ettiklerini, özel okulların ortalama senelik ücretleri göz önüne alındığında, bu hizmetten yararlanmak isteyen ailelerin kurumlarıyla ilişkilerini ve hangi kurumlarla rekabet ettiklerini araştırdıklarını, ----üçüncü kişiler adına tescilli ---- ibareli çok sayıda marka bulunduğunu,

davacının ---- ibaresi üzerinde tekel hakkı olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLER

Mahkememizce ------ Sayılı bozma ilamı öncesi yapılan yargılama sırasında;

Taraflara ait marka tescil kayıtları ---- istenmiş, incelendiğinde;Davalıya ait ---- başvuru, ------sınıfta tescil edildikleri, daha sonra davalı tarafça marka sahibinden devralındıkları,Davacının ---- başvuru, ---- tecsil tarihli, -----sınıfta davacı adına tescil edildikleri tespit edilmiştir.----davacı----- tarafından ---- aleyhine; davacının ------ tescilli markaları bulunduğu, güven ve kalitenin sembolü haline geldiği, davalının, davacının markalarının itibarından yararlanmak amacında olduğu, markanın yayınına itiraz ettikleri, itirazın ---- tarafından reddedildiği, davacının ---- kurulmuş, tanınan ve saygın bir üniversite olduğu,

----- öğrencisi olduğu, markaların uzun yıllardır kullanılmakta olduğu,------ seri markaları bulunduğu, davalının davacının markasından haksız yararlanacağı, markaların karıştırılacağı, davalının kötü niyetli olduğu belirterek; dava konusu ----kararının iptaline ve dava konusu ----- ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi için açılan dava sonucunda; ------ sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı tarafça istinaf yargı yoluna başvurulması üzerine --------- tüm dosya kapsamına göre, taraf markaları arasında biçim, düzenleme, tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak benzerlik bulunduğu,

556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesi ve tanınmışlık hususunun tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, davalının başvuru konusu ibare üzerinde kazanılmış hakkının bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile ----- sayılı kararının iptaline, davalı adına tescilli ------- ibareli markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verildiği, bu karara karşı davalılar vekillerinin ayrı ayrı temyiz talebinde bulundukları, bu kez ---- kararı ile -------------kararının onanmasına kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır.

Tarafların delilleri toplandıktan sonra; davalı tarafa davaya konu markasını etkin ve ciddi şekilde kullandığına dair tüm ticari kayıt, belge ve delillerini sunması için kesin süre verilmiş, dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden asıl davada.

Mahkememizce davalının ----------------- tescilli olduğu mal ve hizmetler için jenerik ad veya tasvir edici bir kelime olup olmadığı, bu nedenle hükümsüzlüğüne karar verilip verilemeyeceği, ayrıca davalının markasının dava tarihinden geriye doğru 5 yıldan bu yana tescilli olduğu mal ve hizmetler için ciddi ve etkin bir şekilde kullanılıp kullanılmadığına dair dosya ve davalıya ait ticari kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, marka uzmanı-----, muhasip ----eğitim sektöründen---------- oluşan bilirkişi heyeti ------- bilirkişi raporunda;

dosya kapsamı, yerinde yapılan tespit, davalının resmi defter/kayıtları ve deliller incelendiğinde; davalı markasının tescilli olduğu ------- alanında kullanıldığı, ------ tasvir edici bir kelime olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, davalının dava konusu markayı ----- tarihinde devir aldığı, dava tarihinden geriye 5 yıllık kullanım kontrolünün ----- dava tarihi olan ------ kadar 2 sene olarak değerlendirildiği, bu süre zarfında markanın kullanıldığı ve işler durumda olduğunun görüldüğü, ------ ortağı ve müdürü olduğu ----- kayıtlarına göre ---- tarihinde tescil edildiği,

---- adına tescilli olan ---- tarihinde yapılan muvakatname ile -------- tarafından kullanılmasına muvafakat ettiğinin tespit edildiği, muvafakatnamenin bir fotokopisinin dava dosyasına eklendiği, -------yıllarına ait satış faturaları üzerinde yapılan incelemede yapılan işin mahiyetinin ----- yer alan eğitim faaliyetleri olduğu, ayrıca davalı --------markasının satış faturaları üzerinde yer aldığının görüldüğü ve faturaların yasal defterlere kayıt edildiğinin tespit edildiği, alınan örnek fatura bilgilerinin tabloda gösterildiği ve birer fotokopisinin dava dosyasına eklendiği,

dosya kapsamı, resmi defter ve kayıtlar, yerinde yapılan incelemeler değerlendirildiğinde; davalının markasını -----sınıfta yer alan eğitim ve öğretim hizmetleri alanında kullanıldığı, ----- olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir.

Birleşen davada marka vekili ---- bilişim uzmanı ------ eğitim sektöründen seçilen bilirkişi ------oluşan bilirkişi heyetinden; davalının önceye dayalı hak sahipliğine ilişkin iddiasının incelenmesi yönünden internet sitelerindeki --------- markasının kullanım tarihinin ve kullanım şeklinin tespiti, görsellerin rapora eklenmesi ve markaların tescilli olduğu sınıflar, hitap ettiği tüketici kitlesi yönünden iltibas tehlikesi bulunup bulunmadığı konusunda rapor istenilmiş, ------ tarihli bilirkişi raporunda; önceye dayalı hak sahipliği bakımından, davalının ---- ibareli marka tescili bulunduğu,

ancak internet ortamında fiili kullanıma bakıldığında davacının ------- tarihinde, davalı ---- adının ---- tarihinde oluşturduğu, hükümsüzlüğü istenen ----- sayılı marka ile davacının ----- sözcüğüne dayalı kısmî bir benzerlik bulunduğu, davalının ------- sayılı markasında ayırt edici sözel unsur olarak ---sözcüğünün kullanılmış olması, davacının ------- sayılı markalarının ayırt edici sözel unsuru olan ------------ sıradanlaştırmakta ve ayırt edici karakterini zayıflatmakta ise de;

markaların bütününe bakıldığında logoların farklılık arz etmesi ve özel eğitim-öğretim hizmetlerinin niteliği gereği hedef tüketici kitlesinin araştırma yapma eğilimi ile dikkat düzeyi göz önüne alındığında karıştırılma/ilişkilendirme tehlikesinin düşük bulunduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Davacı tarafça bu rapora itiraz edilmesi üzerine, Mahkememizce bu kez marka uzmanları ------- eğitim sektöründen seçilen ------oluşan bilirkişi heyetinden yeniden rapor istenilmiş, ----- tarihli bilirkişi raporunda, çoğunluk görüşü olarak, davacı adına tescilli ----- markası ile davalı adına tescilli----- markası arasında iltibas veya karıştırılma ihtimali olduğu, tarafların markalarının ----------- sınıfta yer alan aynı hizmetler yönünden tescilli olduğu,

markalar arasındaki benzerlik, karıştırılma ihtimali ve aynı sınıflarda tescilli olmaları sebebiyle somut olay açısından mahkemece uygun görülmesi halinde hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı, davalı tarafın ---------gerçek hak sahibi olduğu konusunda yeterli kanaate ulaşılamadığı, davalı tarafın marka başvurusu esnasında kötü niyetli olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı yönünde görüş bildirilmiş, marka uzmanı bilirkişi ------ise ayrık görüş bildirerek; ayrıca davalı adına tescilli ------ markasının koruma kapsamında ----- yer aldığı,

davalının bu markasının başvuru tarihinin -------- olup, davacının tüm markalarından daha önce olduğu, davalının, bu markasını dayanak olarak alma ve ------esas unsurlu seri markaları ----- yaratma hakkının bulunduğu, davalının bu hakkının esasen “gerçek hak sahipliği” olmadığı, gerçek hak sahipliği iddiasının, ilk ihdas ve istimale ve dolayısıyla tescilsiz kullanıma dayalı bir iddia olduğu, oysa, huzurdaki davada gerçek hak sahipliği kavramından bağımsız olarak ------ ayrı bir davalı hakkının söz konusu olduğu,

-------- markanın ilk başvuru sahibinin (davalıdan) farklı olması ve söz konusu markanın davalı tarafından (kısmen veya tamamen) devir yoluyla iktisab edilmiş olmasının da davalının (birebir ----tarihli marka hakkına bağlı) bu hakka halel getirmeyeceği, şu kadar ki;

davalı adına tescilli ------(rapor tarihi itibariyle devam etmekte olduğu anlaşılan) kullanmama sebebiyle hükümsüzlük davası sonucunda hükümsüz kalması halinde, davalının, hükümsüz kalan --------tarihli markasını artık dayanak olarak kullanma imkanından mahrum kalacağı için ---- esas unsurlu seri markalar yaratma hakkının ------------ kadar geri gitmekte olduğu (ve haliyle davacıdan önceye dayandığı) iddiasını da öne süremeyeceği, çünkü davalının, davacıdan daha önceye sarkan (tescilsiz kullanıma dayalı) gerçek hak sahipliği iddiasını destekleyecek delilleri huzurdaki dosyaya ibraz edemediği kanaatine vardıkları, bir diğer ifadeyle;

davalının, davacıdan önceye sarkan tek hakkının, kısmi devir yoluyla iktisab ettiği --- sayılı markası olduğu, diğer yandan; -------- markanın (rapor tarihi itibariyle devam etmekte olduğu anlaşılan) kullanmama sebebiyle hükümsüzlük davasının huzurdaki dava ile birleştirilmesi talebinin de Mahkeme tarafından şu aşamada kabul edilmemiş olduğuna göre, bilirkişi olarak kanaatini mevcut durum dahilinde izhar etmesi gerektiği, mevcut durumda, davalının ----- ibareli markasının -------sınıfta tescilli olduğu, sonuç olarak; mevcut durumda, davalı adına tescilli ---- hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı şeklinde beyanda bulunmuşur.

Yine mahkememizce ikinci bilirkişi heyetinden davaya konu taraf markalarının hitap ettiği kitlenin bilinçli tüketici olup olmadığına dair bir değerlendirme yapılarak buna göre markaların karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığı yönünde ek rapor istenilmiş, 16/07/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda; 1. sınıfta yer alan eğitim öğretim hizmetlerinin ortalama tüketiciye hitap ettiği; bu sebeple kök rapordaki görüşlerini muhafaza etmekte olduklarına dair görüş bildirilmişlerdir.

GEREKÇE

Asıl dava, davalıya ait ---------ibareli markanın ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmadığı, jenerik ve tasvir edici bir ibare olduğu iddiası ile açılan hükümsüzlük davası ile bu talebin kabul edilmemesi halinde markanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl süre ile kullanılmaması sebebiyle açılan marka iptali davası, birleşen dava ise davalıya ait -------- markasının davacıya ait ve tanınmış marka oldukları iddia edilen markalar ile benzer olduğu ve kötü niyetle tescil edildiği iddiasıyla açılan marka hükümsüzlüğü davasıdır.

Mahkememizce asıl davayla ilgili -------- Karar sayılı kararla; terditli talepler arasında bağlantı bulunmaması nedeniyle davanın terditli olarak açılamayacağı gerekçesiyle usulden reddine karar verildiği, kararın davacı taraf vekilince İstinaf edilmesi üzerine; ------------ Karar sayılı kararı ile " Davacı, işbu davasında öncelikli olarak davalıya ait------------ ibareli markanın ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmadığı, ibarenin jenerik ve tasvir edici bir ibare de olmadığından hükümsüzlüğünü, aksi halde kullanmama nedeniyle iptali kararı verilmesini ve bu talebi HMK'nun 111.maddesi uyarınca terditli olarak yaptıklarını belirtmiştir.

Mahkemece, HMK'nun 111.maddesi uyarınca talepler arasında aslilik-fer'ilik ilişkisi bulunmadığı, davada HMK'nun 110.maddesi kapsamında birden fazla bağımsız asli talep bulunduğu, davanın usulüne uygun açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Anlatım taraflara, niteleme ise Hakime aittir.

Davacı taraf her ne kadar HMK'nun 111.maddesi uyarınca terditli olarak bu davayı açtıklarını belirtmiş ise de, mahkemenin de gerekçesinde belirttiği üzere söz konusu talepler asli talep niteliğinde olup her bir talebin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Mahkemenin gerekçesi yerinde olmakla birlikte davanın reddi kararı doğru değildir. Mahkemece yapılacak iş, her bir talep bakımından değerlendirme yapılıp sonucuna göre hüküm kurulmasından ibarettir.

Bir davada aynı markanın hem hükümsüzlüğü hem de iptali istenebilir. ----------Yine birden fazla hükümsüzlük sebebine dayalı olarak dava açılabilir. Bu durum usul ekonomisine de uygundur. Açıklanan bu hususlar gözetilmeksizin yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce istinaf kararı doğrultusunda dava ----numarasına kaydedilerek yargılamaya devam edilmiştir.

Davalı ------------- tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü için davacı tarafından açılan Mahkememizin ------ esas sayılı davası ile bu dava arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğundan------ tarihli birleştirme kararı ile her iki davanın birleştirilmesine ve yargılamaya ---- sayılı davası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.

Yargılama devam ederken, ---- tarihli ----- sayılı Kanunun ek 11. maddesi gereğince davacı ---- faaliyet izninin kaldırılmasına karar verilmiş, ------ dosyası ile tasfiye işlemlerine başlanmış, kayyım olarak atanan ------tarafından davaya devam olunmuştur.Mahkememiz-----sayılı ilam ile asıl dava bakımından alınan bilirkişi raporunda davalının markayı devraldığı ----tarihinden sonra -----verdiği muvafakat ile dava tarihi olan ----- sene içinde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığına dair görüş bildirilmişse de, marka kullanımını gösteren faturalar incelendiğinde kullanılan markanın davalı adına tescilli ---- markası olduğu,

bu markada yer alan logonun ve ---- ibaresinin aynen faturalarda ve davalı tarafça dosyaya fotoğrafları sunulan tanıtım evrakı, servis araçları, öğrenci formaları, okulda kullanılan eşyalar ve okul tabelalarında kullanıldığı, bu kullanımın ------------- markasının kullanıldığını kanıtlayan delil ve belgeler olmadığı, seri markalardan birinin kullanımının tüm markalara ilişkin bir kullanım olarak kabul edilemeyeceği, davalıya ait ------ markasının kullanılmaması nedeniyle iptal koşullarının mevcut olduğu, birleşen dava bakımından davacının ------- ibaresi olduğu,

markada yer ----- ibaresinin şehir adı, markada yer alan diğer kelimelerin ise tanımlayıcı nitelikte oldukları ve markaya ayırt edicilik katmadıkları, davalıya ait ------ markasının da esas unsurunun ---- ibaresi olduğu, her iki tarafın markalarının tescilli olduğu ------------- tanımlayıcı bir ibare olmadığı, davacı taraf markalarının üniversite eğitimi hizmetlerinde, davalının markalarının ise ilk ve orta öğretimde kullanılmış olmasının markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağı, zira pek çok vakıf üniversitesinin ilk ve orta öğretim kurumlarının da aynı isimle faaliyette bulunduğu,

markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin davalının ------- markasını gördüğünde davacıya ait üniversite ile bağlantılı olduğunu düşünebileceği, bu şekilde her iki marka ve kurum arasında irtibat kurulabileceği, bu durumun markaların karıştırılmasına neden olacağı, her ne kadar davalının ------ tescil numaralı daha eski tarihli ---------markası mevcutsa da, bu markanın tescil edildiğinden bu yana ciddi ve etkin bir şekilde kullanılmadığı,

davalının bu markasına dayanarak --- üzerinde hak sahibi olduğunu savunamayacağı,----- tescil numaralı markanın iptaline karar verilmekle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık süre sonunda iptal koşullarının gerçekleştiği ----- tarihinden sonra tescil edilen ---- numaralı markasıyla ilgili bu markadan kaynaklanan haklarına dayanamayacağı, -------- markasının davacının markaları ile benzer olduğuna karar verildiği,

tüm bu nedenlerle davalının markasının hükümsüz kılınması gerektiği gerekçeleriyle asıl davanın ve birleşen davanın kabulüne, davalı adına tescilli ------ markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.Mahkememiz kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

müvekkil tarafından kullanılan markanın esas unsuru ------olup, markasını ticaret hayatında aktif bir şekilde kullandığını, birleşen dava yönünden, müvekkile ait ---------- davacı yana ait --------- markası arasında karışıklık yaratacak düzeyde benzerliğin söz konusu olmadığını, markaların sadece genel görüntüleri, anlamları, okunuş ve yazılışları baz alınarak yapılan değerlendirmede dahi söz konusu markaların aynı olmadığı ve karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığının açıkça görüldüğünü, müvekkilinin ----------- üzerinde tescilli hak sahipliğinin de mevcut olduğunu,

mahkemenin kararının aksine,----- açısından tüketici kesimi bilinçli tüketici olup, markaları karıştırma ihtimallerinin bulunmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. ------ sayılı ilam ile taraf markalarındaki esas unsurun şehir ibaresi olduğu, diğer kısımların ise markaya ayırt edicilik katmadığı, davalının ---- numaralı markası, davacının markasından daha önceki bir tarihli ise de davalının bu markayı tescilinden itibaren ciddi ve etkin bir şekilde kullandığı hususunun ispatlanamadığı,

davalının---- devraldığı asıl davaya konu bu markayı ----- kadar kullandığı hususunun davacı tarafça bilindiği veya bilinmesi gerektiği hususunun kanıtlanamadığı, davalının kullanmaya başladıktan sonraki tarih ile dava tarihi arasında sessiz kalma yoluyla hak kaybı için gereken 5 yıllık sürenin geçmediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ----yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir.----- karar sayılı ilam ile "Asıl ve birleşen dava, -------- numaralı markaların hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece davaların kabulüne, her iki markanın da hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.

Her ne kadar mahkemece, davalı tarafından kullanılan markanın adına tescilli ---- tescil numaralı----- olduğu, bu markada yer alan logonun ve ----- aynen -------- markasının kullanıldığını kanıtlayan delil ve belgeler olmadığı gerekçesiyle davalının asıl dava konusu ---- devraldığı ----- markasının kullanılmadığı sonucuna varılmışsa da; asıl davaya konu marka, davalının okullarında ------ ibaresini de içerecek şekilde kullanılmaktadır.

Bu ibarenin yanına mal ve hizmet sınıflarından birisinin yazılması, markanın ayırt edici unsur olarak kullanılmadığı veya farklı şekilde kullanıldığı anlamına gelmemektedir.

O halde davacının, dava tarihi olan ------- tarihinden önceki kullanımlarının 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin (a) bendi gereğince markanın ciddi şekilde kullanımı niteliğinde olduğu ve buna bağlı olarak da birleşen davaya konu -------numaralı marka için de önceki markaya dayalı kazanılmış hakkının bulunduğu gözetilerek asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. " gerekçesi ile dosya mahkememize gönderilerek ---- alarak yeniden yargılama yapılmıştır.

Bu açıklamalardan sonra; dava konusu uyuşmazlıkta;Yargıtay Bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada belirlendiği üzere, dava açıldığı tarihte yürürlükte olan Sınai Mülkiyet Kanununun 25/1. maddesinde marka hükümsüzlüğü halleri sayılmış olup, SMK'nun 5. ve 6. maddelerinde sayılan hallerden birinin mevcut olması halinde Mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceği belirtilmiştir.SMK'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu daha önce yapılan bir markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle,

tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır.SMK'nun 6/5. maddesinde, tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın -------- ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusunun, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı,

benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedileceği belirtilmiştir.

SMK'nun 6/9. maddesinde ise kötüniyetle yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği düzenlenmiştir.Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile davacının markasının tanınmış marka olduğu ve davalının davaya konu ------ numaralı markasını tescil tarihinde kötü niyetli olarak tescil ettirdiği davacı tarafça kanıtlanamamış, bu nedenle bilirkişi raporlarındaki görüşe uygun olarak, SMK'nun 6/5 ve 6/9. maddelerindeki hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.

Marka hükümsüzlüğü için ileri sürülen nedenlerden biri de markaların benzerliği ve karıştırılma ihtimalidir. Karıştırılma ihtimali, bir markanın aynen veya benzerinin kullanılması suretiyle, alıcı zihninde gerek emtiaların gerekse müteşebbisin kaynağı açısından yanlış kanaatler uyandırılması ve bunların aynı yerden piyasaya sürüldüklerinin düşündürülmesi, bu yönde çağrışımlar yaptırmasıdır.

Karıştırılma ihtimalinin varlığına her iki marka aynı anda göz önünde bulundurularak karar verilemez. Zira, alıcılar çoğu zaman bunları aynı anda görerek karar verme durumunda olmayacaklardır. Alıcılar bu markalan farklı an ve yerlerde görebileceklerdir. Birbirine benzer olan markaları aynı an ve yerlerde görmekle, farklı an ve yerlerde görmek arasında markalar arasındaki farkları tespit açısından ciddi farklılıklar mevcuttur.

Karıştırılma ihtimali ve benzerliklerinin tayini, markaları aynı anda görebilen ve farklarını seçebilmek için yeterli zamana sahip olabilen müşteriler bakımından değil; markaları aynı anda göz önünde bulunduramayan fakat aradığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan alıcılar bakımından yapılmalıdır.Bu açıklamalardan sonra davacı tarafın asıl davadaki markanın ---- tescil sayılı markasının-------- ibareli markanın iptali talepleri değerlendirilmiş, etkin kullanım yönünden ispat yükünün davalı tarafta olduğu, Alınan bilirkişi raporu ile,

davalının markayı devraldığı ------ tarihinden sonra ---- verdiği muvafakat ile dava tarihi olan ----- tarihine kadar 2 sene içinde ciddi ve etkin bir şekilde kullanıldığı bilirkişi raporu ile tespit edilmiş, her ne kadar davacı tarafça davalı kullanımlarının ------- yanına başka ibareler eklenmek suretiyle kullanıldığı ve bu haliyle markanın tescil edildiği şekliyle etkin kullanım sayılamayacağı beyan edilmiş ise de Yargıtay bozma ilamında da belirlendiği üzere davalının okullarında ---- de içerecek şekilde kullanımının bulunduğu ve bu kullanımların ---------mal ve hizmet sınıflarından birisinin yazılması,

markanın ayırt edici unsur olarak kullanılmadığı veya farklı şekilde kullanıldığı anlamına gelmeyeceği kabul edilerek etkin kullanım yönünden davalı tarafın etkin kullanım yönünden ispat yükünü yerine getirdiği kabul edilmiş ve asıl davanın reddine karar vermek gerekmiştir.

Birleşen davadaki hükümsüzlük talebi değerlendirilmiş, alınan bilirkişi raporları, taraflara ait marka tescil kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile; davacının ----- numaralı ---- markası ile -----markasının esas unsurlarının ---- olduğu, markada yer ------- ibaresinin şehir adı, markada yer alan diğer kelimelerin ise tanımlayıcı nitelikte oldukları ve markaya ayırt edicilik katmadıkları, davalıya ait ------ markasının da esas unsurunun ----- olduğu, her iki tarafın markalarının tescilli olduğu ------------- için tanımlayıcı bir ibare olmadığı,

davacı taraf markalarının üniversite eğitimi hizmetlerinde, davalının markalarının ise ilk ve orta öğretimde kullanılmış olmasının markaların karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmayacağı, zira pek çok ---------- öğretim kurumlarının da aynı isimle faaliyette bulunduğu,

markaların hitap ettiği ortalama tüketicinin davalının --------- markasını gördüğünde davacıya ait üniversite ile bağlantılı olduğunu düşünebileceği, bu şekilde her iki marka ve kurum arasında irtibat kurulabileceği, bu durumun markaların karıştırılmasına neden olacağı tespit edilmiş ise de davalı tarafın asıl dava konusu---yılında devraldığı----sayılı markasının---------- oluştuğu, ana unsurunun bu ifade olduğu, markanın davacı ve hükümsüzlüğü talep edilen davalı markaları ile aynı sınıfta tescilli olduğu, asıl davada bu marka yönünden iptal talebinde bulunulduğu,

ancak az yukarıda ifade edildiği üzere bu marka yönünden iptal şartlarının oluşmadığı, bu haliyle davalı tarafın ---- yönünden ----- sayılı markasının ------dolayısıyla öncelikli hak sahibi olduğu dikkate alındığında davacı tarafın ---- tescil numaralı -------yönünden hükümsüzlük gerekçesi olamayacağı kanaatine varılmış ve hem asıl davanın hem de birleşen davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

A-Asıl davanın REDDİNE,

1-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

2-Davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,

4-Davalı tarafından yapılan toplam 237,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

5-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,

B-Birleşen Mahkememizin 2017/579 E. sayılı davasının REDDİNE,

6-Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

7-Davalı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

8-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerine bırakılmasına,

9-Davalı tarafından yapılan toplam 237,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine,

Dair; davacı-birleşen davacı vekili ile davalı-birleşen davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay'da Temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/10/2024

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/119, K. 2024/252, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2024/252
  5. Birleşen Davada
  6. Esas No:2017/579
  7. Dava
  8. Dava Tarihi:17/08/2017
  9. Birleşen Dava Tarihi:17/08/2017
  10. Karar Tarihi:17/10/2024
  11. Gereği Düşünüldü
  12. Talep
  13. Birleşen Davada Talep
  14. Birleşen Davaya Cevap
  15. Deliller
  16. Gerekçe
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2024/119
Karar No
2024/252
Tarih
17 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/119 K.2024/672
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/119 K.2024/819
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/119 K.2024/540
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/120 K.2024/971
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/120 K.2024/950
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/120 K.2024/672

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.