KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/197
- Karar No
- 2024/236
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
Karar Metni
2.716 kelime·14 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/197 Esas
KARAR NO:2024/236
DAVA
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/09/2016
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili, müvekkilinin dünyanın en büyük dökme demir üretici olup ---- yıldan bu yana üretilen -------- markalı ------- birçok ülkede bağlı şirketleri, distribütörleri ve ticari temsilcileri aracılığıyla sattığını, davacının ----- ülkede bağlı şirketinin, ---- ülkede -------- sitesinin, ----- marka tescili bulunduğunu, davacının ------- sayılı marka tescillerinin yer aldığını, davacıya ait ------- markasının dünyaca tanınmış olduğunu,-----markasının da sektördeki çevrelerce iyi bilindiğini ve yüksek itibari haiz bulunduğunu,
davalı adına tescilli -------- markalarının müvekkiline ------markalar ile iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalının tescilli markalarının müvekkiline ait markaların tescil kapsamındaki mallar ile aynı ve benzer mallar içerdiğini, davalının ------ kullandığını,-------erişimin engellenmesine karar verilmesi gerektiğini, davalının davacıya ait -------- kataloğunda yer alan ------ ve metinlerin aynısını ve benzerini ------- kataloğunda izinsiz olarak kullanmasının haksız rekabet teşkil ettiğini, bu nedenlerle davalı adına tescilli --------- ibareli markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
davalıya ait ----- kataloğunda davacıya ait ------- kataloğundaki ------ aynısının kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin----------- boru ve tesisat sektörünün önde gelen üç firması tarafından kurulduğunu, ----- üreticisinden biri olan ----- ürünlerinin ----- yek yetkili distribütörü olarak -----boru pazarına giriş yaptığını, müvekkilinin ---- kelimelerinin baş harflerinden oluşan ---- tescil ettirdiğini, müvekkilinin ------bilinir bir hale getirdiğini, ayrıca -------arasında karıştırılma ihtimali oluşturan bir benzerlik bulunmadığı,
davacının -----markasıyla değil -----------bilindiğini, teknik düzenleme ve standartlar uyarınca her üreticinin markasının imal ettiği borular üzerinde yer alması gerektiğini, ancak küçük boyuttaki boru ve ek parçalarda bir çok harften oluşan markaların yazılmasının fiziksel olarak mümkün olmadığını, bu nedenle boru sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin genellikle iki veya üç harften oluşan markaları kullandıklarını, markaların hitap edilen alıcı kitlesinin sektörde uzman mühendislik firmaları olduğu düşünüldüğünde, uygulamada davacı ve davalı markalarının karıştırılmasının imkansız olduğunu,
davacı ve davalı katalog kapaklarının birbirinden farklı olduğunu beyanla, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Uyuşmazlık, hükümsüzlüğü istenen davalı markalarının önceki tescilli davalı markalarıyla benzer olup olmadıkları, davacı markalarının tanınmış olup olmadıkları ile davalı başvurularının kötü niyetli olup olmadığı ve buradan hareketle davalı markalarının hükümsüz kılınmalarının ve davalının------ içeren alan adının terkininin gerekip gerekmediği ile davacının kataloğunda yayınladığı iş mahsullerinin davalının kendi kataloğunda yayınlayıp yayınlamadığı buradan hareketle davalının haksız rekabette bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Bozma kararı öncesinde toplanan delillerde.
Dosyaya celbedilen marka tescil belgelerine -----numaralı ----- ibareli markanın ---- ibareli markanın----- tarihinde davacı adına tescil edildiği görülmüştür.----ibareli markanın ---------- tarihinde davalı şirket adına tescil edildiği görülmüştür.Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış, marka uzmanı, grafik tasarım uzmanı ve sektör bilirkişisi tarafından düzenlenen ----tarihli raporda; davalıya ait -----markalar ile davacıya ait ----numaralı-------markaların -----sınıfta tescilli oldukları ve kapsadıkları mallar arasında kısmen ayniyet, kısmen benzerlik bulunduğu,
davacının --------- markalarının toplumun her kesiminde değilse de ilgili kesimi nezdinde bilinirliği haiz olup,---------maddesi kapsamında tanınmış marka olduğu, tarafların markalarının hedef müşteri kitlesinin en az bir kısmı tarafından birbiri ile ilişkilendirilebileceği, ----ibareli marka başvurularının davacının----- markalarının tanınmışlığından haksız çıkar sağlama amacıyla MK'nun 2.maddesine aykırı olarak kötü niyetle gerçekleştirilmiş addedilebileceği, davacının ---- kataloğunun davalı ------ kataloğundan daha önce oluşturulmuş olduğunun kanıtlanması koşuluyla,
davalının ----- kataloğunda davacının ------ kataloğu ile kısmi iltibas yaratarak haksız rekabette bulunmuş sayılabileceği yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetine inşaat mühendisi ve makine mühendisi bilirkişinin eklenmesi ile alınan ----- tarihli ek raporda; ---------- ibarelerinin son harfleri farklı olsa da ilk iki harflerinin özdeş olması nedeniyle benzer oldukları, davacı ve davalı kataloglarının kapak sayfalarının ----- itibariyle büyük benzerlik gösterdiği, davacı kataloğundaki -----davalı kataloğundaki ----------fotoğraflarının birebir aynı olduğu, davacı kataloğundaki ------- davalı kataloğundaki ------------- birebir aynı olduğu,
davacı kataloğunun ----davalı kataloğunun ----- yangına karşı koruma özelliğini simgelemek üzere yararlanılmış olan görsel kompozisyonun büyük benzerlik gösterdiği, bu benzerlikler nedeniyle davacının -----kataloğunun davalı--------- kataloğundan daha önce oluşturulmuş olduğunun kanıtlanması koşuluyla davalının ------ kataloğunda davacının ---- kataloğu ile kısmi iltibas yaratacak haksız rekabette bulunmuş sayılabileceği bildirilmiştir.
Mahkememizce bilirkişi heyetine tesisat konusunda uzman bir makine mühendisi bilirkişi dahil edilmek suretiyle alınan ------ raporda; gerek davacı gerekse de davalı markalarının tescil edildikleri emtiaların, hitap ettiği alıcı kitlesinin, ortalama alıcısının bahsi geçen emtiaları ya da ürünleri tanıyan dikkat ve seçicilik özelliği bulunan kişiler olmaları gerektiği, her ne kadar her iki markanın temsil ettiği mal ya da hizmet sınıfı aynı ise de ortalama alıcının teknisyen veya mühendis gibi dikkat ve seçiciliği bulunan kişi ya da kişiler olmaları gerektiğinden, ürünlerin ya da malları karıştırılmasının söz konusu olmayacağı,
başka bir deyişle taraf markalarının kapsadıkları ürünler bakımdan iltibasa yol açmayacağı, ancak Mahkemece bahsi geçen ürün alıcılarının seçicilik özelliği olmayan sırada tüketiciler olduğunun veya olması gerektiğinin kabul edilmesi durumunda ise ---- ek bilirkişi raporundaki görüş ve kanaatin yerinde olacağı beyan edilmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
556 sayılı KHK'nın 7, 8, 9, 61, 62, 64, 66. maddeleri.
GEREKÇE
Dava, davalı adına tescilli -------markaların davacıya ait ------- iltibas oluşturduğu, davacının ürün kataloğunda yer alan resim grafik, renk kombinasyonu ve metinlerin aynısının davalının ürün kataloğunda kullanıldığı iddiası ile açılan hükümsüzlük davası ile haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesine ilişkindir.
Mahkememizce "1-Davanın kabulüne, Davalı adına tescilli ---------- markalarının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, Davalıya ait --- kataloğunda davacıya ait---------- ürün kataloğundaki resim, çizim ve görüntülerin aynısının kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, Davalıya ait üzerinde -------- sayılı dava konusu kataloğun toplatılmasına ve karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak sureti ile imhasına, Davalıya ait--------------sitesine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE," şeklinde karar vermiştir.Mahkememiz hükmü davalı tarafça istinaf edilmiştir.
------------ sayılı ilamında; "taraf markalarının, bu haliyle birbiriyle iltibas oluşturabilecek düzeyde benzerlik arz ettiği, davacıya ait markalar tanınmış marka statüsünde değilse de, kendi piyasasında bilinen markalardan olup davalının, davacıya ait markaların bilinirliğinden yararlanma amacıyla dava konusu markaları kötü niyetli olarak tescil ettirdiği şeklindeki İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinin isabetli olduğu, markalar arasındaki iltibas durumu aynı zamanda haksız rekabet de teşkil ettiği, davalıya ait internet sitesine erişimin engellenmesine dair karar verilmesinde usule aykırı bir yön bulunmadığı,
dosya içeriğinden davacıya ait kataloğun ----- basıldığı ve davalıya ait ---- kataloğundaki --------fotoğraflarının davacıya ait ürün kataloğundaki fotoğraflar ile aynı oldukları, yine davalının ------------ davacının kataloğundaki ikonların fotoğrafların aynı olduğu, ayrıca davalının kataloğunun 10 uncu sayfasındaki fotoğraflar ile davacının kataloğunun 14 üncü sayfasındaki yangına karşı koruma özelliğini gösteren görsel kompozisyonların benzer oldukları, yine taraflar kataloğundaki ---------- standardına uygunluk gösteren deney sonuçlarının gösterildiği,
grafik tablolarının renk hariç benzer oldukları bu hususların 6102 sayılı Kanunu'nun 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 4 üncü alt bendi bağlamında başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak şeklindeki hükmün ihlali niteliğinde olup, bu haliyle haksız rekabet oluşturduklarına dair İlk Derece Mahkemesince karar yerinde yapılan değerlendirme isabetli olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. ------ kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. ---------- karar sayılı ilamında;
"1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dava, benzerlik, tanınmışlık ve kötü niyet hukuki sebeplerine dayalı markanın hükümsüzlüğü, hükümsüzlüğü istenen markanın yer aldığı alan adının terkini ve iş mahsullerinin izinsiz kullanılması suretiyle haksız rekabette bulunulduğunun tespiti, men'i ve ref'i taleplerine ilişkindir.
3. Davacının iş mahsulü olduğu anlaşılan kataloğun 16 ncı sayfasındaki ------------ aynısı davalının kataloğunun 9 uncu sayfasında, davacının kataloğunun 14 üncü sayfasındaki yangına karşı koruma özelliğini simgelemek üzere yararlanılmış olan görsel komposizyonun davalının kataloğunun 10 uncu sayfasında ve yine davacının kataloğunun 16 ncı sayfasındaki uçak gürültüsü, müzik, trafik, saat, kar yağış ikonlarının da davalı kataloğunun 8 inci sayfasında yayınlanmış olduğu, davalının bu eyleminin 6102 sayılı Kanunu'nun 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin 4 üncü alt bendi kapsamında haksız rekabet oluşturduğu açık olduğundan davalının haksız rekabete yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4. Markaların hükümsüzlüğü ile alan adının terkinine ilişkin temyiz istemine gelince.
İlk Derece Mahkemesince, davacı ve davalı şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdikleri, davacının markalarında yer alan diğer sözcüklerin tali nitelikte oldukları, markaların esas unsurunun ---------olduğu, davalının markalarından daha önce tescil edildikleri, her iki taraf markalarının aynı veya benzer sınıftaki mal ve hizmetler için tescilli oldukları, tarafların markalarının üç harften oluştuğu, davalının markalarının yalnızca son harfinin davacının markalarının esas unsuru olan ------ farklı olduğu,
bu nedenle tarafların markalarının iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları, davacının markalarının tanınmış marka olduğu ispatlanamamışsa da, ----- piyasasında yüksek bilinirliği bulunduğu, aynı alanda faaliyet gösteren davalının bu markadan haberdar olmamasının düşünülemeyeceği, davacının markalarının esas unsuru olan -------ibaresinin ----anlamının bulunmadığı, davalının markaları olan -------- anlamının olmadığı,
bu nedenle davalının markalarının kendiliğinden oluşturulabilecek markalar olmadıkları, her ne kadar davalı tarafça müvekkilinin markalarının ----------ibarelerinin baş harflerinden oluşturulduğunu savunmuşsa da, davacının markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olan davalı markalarının davacının markasının bilinirliğinden yararlanmak amacıyla kötü niyetli olarak tescil edildiği,
tarafların markalarının tescilli oldukları pik boru ürününün daha lüks inşaatlarda kullanılan ürünler olması nedeniyle bilinçli tüketicilere hitap ettiği ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı savunulmuşsa da, inşaat sektöründe her sınıftan insanın faaliyet gösterebildiği, ayrıca inşaat malzemeleri satan iş yerleri için sipariş veren kişilerin tamamının da eğitimli ve yüksek tüketici bilincine sahip uzman kişiler olmasının beklenemeyeceği, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin de bulunduğu,
davalının markalarının kötü niyetli tescil ve iltibasa neden olacak derecede benzer olmaları nedeniyle hükümsüzlük davasının kabulüne, davalı markalarının hükümsüzlüğüne, davalı alan adının terkinine karar verilmişse de davalı savunmasında ------- ibarelerinin baş harflerinden oluştuğunu belirtmiş,
bu kapsamda davalı ünvanı incelendiğinde -------- anlamında boru emtiasının cinsini belirttiği gözetildiğinde davalının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemesi doğru olmadığı gibi davacının markalarının esas unsurunu oluşturan ---- ibaresiyle davalı markalarını oluşturan ------ ibaresinin herhangi bir anlamı bulunmadığı yönündeki tespitte doğru bulunmamıştır.
Araştırma yapıldığında davacı markalarındaki ------ olduğu, çevirmek, iskambilde---- davalı markası ------ ibaresinin ---- anlamları bulunmaktadır. Diğer taraftan ----- da söz konusudur. Şöyle ki ---- görünmektedir. Davalının markası olan ------- olduğu görülmektedir. Bu nedenle davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğu yönündeki tespit de doğru olmamıştır.
Zira bir başkasının markasının aynısının veya benzerinin tescil ettirilmesi tek başına kötü niyetli olunduğunu göstermez.
5.Benzerlik yönüne gelince, hükümsüzlüğe dayanak gösterilen davacının-------- sınıflarda tescilli beyaz zemin üzerine renklendirilmiş ------------ ibarelerinden davalının markaları ise çevirmek, iskambilde sinek valesi anlamındaki ------ kelimesi ve ikinci markası ise ------ sınıfta tescilli ------------- harflerle yazılı ----- ibaresinden oluşturulmuş olup taraf markaları karşılaştırıldığında farklı unsur davalı markalarındaki ---- no.lu markasındaki ------------- harfinin olduğu, bu farklılığın taraf markalarının 3 harften oluştuğu dikkate alındığında ayırt ediciliği sağladığının kabulü gerekir.
Yani taraf markalarının ilgili tüketici kesiminde karışıklığa sebep olacak derecede benzer olmadıklarının kabulü gerekmektedir. Nitekim kök raporu düzenleyen bilirkişi kuruluna yeni bilirkişiler ilave edilmek suretiyle alınan 2 nci ek raporda markaların tescilli oldukları mallara ilişkin ilgili tüketicilerin tarafların markasını karıştırmasının söz konusu olmadığını belirtmiştir.
6. Hal böyle olunca hükümsüzlük davasıyla, alan adının terkini talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile Davalı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin ----- kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına,
dair karar verilerek dosya mahkememize gönderilmiş ve ----- esasını almıştır.Dava açıldığı tarihte yürürlükte olan 556 sayılı KHK'de markaların karıştırılma ihtimali bulunması hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır.Karıştırılma (iltibas) tehlikesi 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesinde düzenlenmiş olup, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.
Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.
Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir. Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır.
Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.
Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.556 sayılı KHK'de kötü niyetli tescil hükümsüzlük sebebi olarak açıkça sayılmamışsa da, -----TMK'nun 2. maddesindeki düzenlemeye göre, bir markanın kötü niyetle tescil edilmesi de hükümsüzlük nedeni olarak kabul edilmiştir.Bu yasal düzenlenme ve açıklamalar karşısında dava konusu somut olayda davacı tarafın öncelikle hükümsüzlük talepleri değerlendirilmiş,
benzerlik ve iltibas yönünden 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi gereği hükümsüzlük talebi incelendiğinde hem bilirkişi raporu hem de Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere hükümsüzlüğe dayanak gösterilen davacının ------ sınıflarda tescilli beyaz zemin üzerine renklendirilmiş------ sınıfta tescilli ---------ibarelerinden davalının markaları ise çevirmek, ----- anlamındaki ----- sınıfta tescilli --------- --- harflerle yazılı --------- ibaresinden oluşturulmuş olup taraf markaları karşılaştırıldığında farklı unsur davalı markalarındaki ----- harfinin olduğu,
bu farklılığın taraf markalarının 3 harften oluştuğu dikkate alındığında ayırt ediciliği sağladığı, gerek davacı, gerekse de davalı markanın tescil edildikleri emtiaların hitap ettikleri tüketici kitlesinin veya alıcısının dikkat gerektiren, seçici nitelikte olmalarının zorunlu olduğu, bu bağlamda tarafların ürünlerinin veya mal ve hizmetlerinin bu kitle tarafından karıştırılmasının mümkün olmayacağı dikkate alındığında davacı tarafın 8/1- b maddesi gereği hükümsüzlük talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın kötü niyetli tescil iddiasından kaynaklı hükümsüzlük talebi de değerlendirilmiş, davacı tarafın markalarının ana unsurunun --------- olduğu, davalı tarafın markasının ana unsurunun ------- ifadesi olduğu, her ne kadar son harfleri dışında diğer iki harf birbiri ile aynı olsa da hem ifade hem anlam olarak kullanılan kelimelerin farklılaştığı, davalı savunmasında ----- ibarelerinin baş harflerinden oluştuğunu belirtmiş, bu kapsamda davalı ünvanı incelendiğinde --- ibarelerinin bulunduğu ----------- ibaresinin ---- anlamında boru emtiasının cinsini belirttiği,
bu beyanın aksini ispatlar nitelikte davacı tarafça bir delilin dosyaya sunulmadığı, asıl olanın iyi niyet olduğu, kötü niyetin varlığını iddia edenin ispat yükü altında bulunduğu, Yargıtay bozma ilamında da belirlendiği üzere, davacı markalarındaki ----- olduğu, çevirmek,---- --- davalı markası ------ ibaresinin ---- anlamları bulunmaktadır. Diğer taraftan ---- farklı anlamları olduğu, taraf markalarının ------olarak görünmektedir.
Davalının markası olan ----- olduğu görüldüğü, bu sebeple davalının marka başvurusunda kötü niyetli olduğunun da ispat edilemediği kabul edilmiş ve davacı tarafın bu yöndeki hükümsüzlük talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu tespitlerden sonra davalı tarafa ait ----------- erişimin engellenmesine yönelik talepleri de değerlendirilmiş, -------- adının davacı tarafın markasının kullanımı şeklinde olduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere pag ibaresinin davacı markaları yönünden iltibas oluşturmadığı, site içeriğinde de marka hakkına tecavüz oluşturan ya da haksız rekabete yol açan bir unsurun olmadığı dikkate alındığında davacı tarafın erişimin engellenmesine yönelik taleplerinin de reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalıya ait ---- davacıya ait ------ kataloğundaki ------------ aynısının kullanılmasının haksız rekabet oluşturduğu yönündeki iddia ve talepler de değerlendirilmiş, davalıya ait ----- kataloğunda, davacıya ait olan ve davalı kataloğundan daha önce ----- basıldığı dosyaya sunulan ----------- fotoğraflarının aynı oldukları, davacının kataloğunun ------ aynı oldukları, davacının kataloğunun --------yangına karşı koruma özelliğini ----- amacıyla koyulan görsel kompozisyonun davalının kataloğunun ----oldukları,
davacının kataloğunun ----- borunun ses yalıtım performansını göstermek üzere----------olarak gerçekleştirilmiş deneyin sonuçlarının sunulduğu grafik tablo ile davalının kataloğunun ----- ses yalıtım performansını göstermek için --------- olarak gerçekleştirilen deneyin sonuçlarının sunulduğu grafik tablonun renk farklılığı hariç benzer oldukları, bu durumun TTK'nun 55. maddesinde tanımlanan "başkasının malları, iş ürünleri,
faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak" şeklinde haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/197, K. 2024/236, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama