KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
- Esas No
- 2024/282
- Karar No
- 2025/280
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
Karar Metni
2.404 kelime·12 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/282
KARAR NO : 2025/280
DAVA
Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 10/12/2024
KARAR TARİHİ : 04/11/2025
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı aleyhine ------ Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ------Sayılı kararı uyarınca " marka hakkına tecavüz sebebiyle tecavüzün tespiti, durdurulması, kaldırılmasına, bu hususta gerekli tedbirlerin alınmasına, davalının ticaret unvanından ibare terkini" talepleri yönünden dava kabul edildiğini, davalının halen kullanımında olan ve tescilli----- markalarına yönelik hükümsüzlük istemli davamız da ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin -----.
Sayılı dosyasıyla derdest olup bu dosyada alınan Bilirkişi raporu gereği Hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğu Kanaatine varıldığını, müvekkili markalarının kapsamında 01/05/10/35 sınıflar bulunmakta olup müvekkili ayırt edici ibaresi ----- olan markasını 1954 yılından beridir bilhassa "İlaç Sektöründe (Ticaret-Hizmet)" alanında fasılasız ve ciddi boyutta kullanıldığını, müvekkilinin tescilli "-----” markasını yine aynı sektör olan "İlaç Sektöründe (TicaretHizmet)"sektöründe iltibas yaratacak şekilde kullanmakta olduğunu, ancak Türk Patent nezdinde herhangi bir tescili olmadığını, davalı, müvekkilinin tescilli markasını izinsiz,
hukuka aykırı ve de iltibas yaratacak şekilde kullanmakla birlikte müvekkil ile özdeşleşmiş "-----" ibaresini ticaret unvanında kullanarak haksız rekabet hükümlerini açıkça ihlal ettiğini, marka örnekleri bir arada değerlendirildiklerinde, itiraza konu marka 5 harften oluşan müvekkilimizin tescilli markasının tamamını aynen barındırmakta olup başına ---- ve sonuna ----- ibaresinin eklenmesi ile oluşturulmuş taklit bir marka niteliğinde olduğunu, davalı işyerinde ve web sitesinde ---- ibaresini de kullanmakta olduğunu,
davalının "-----" ibaresini markalarında kullanması müvekkilin aynı sektördeki bir iştiraki gibi algılanmakta ve de refleksif olarak müvekkili ile ilişkilendirilmesine sebep olduğunu, tespite konu davalının internet sitesinde. Davalının, tescilli bir markanın aynısını tescilli markanın kapsamında yer alan aynı hizmetler için markasal kullandığı açıkça görülmektedir.
Nitekim internet sayfasının her yerinde "-----" ibaresinin markasal kullanımının bulunduğu, sitedeki "----" da yine ürünlerde "---" markasının tanınmışlığından faydalanıldığını, davalının müvekkilin markasal haklarına vaki tecavüzü nedeniyle.
HMK 107 gereği maddi zararın tam olarak belirlenmesinden sonra talep sonucu talep hakkı artırma hakkı saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL maddi tazminatın "tecavüzün tespitine yönelik --- FSHHM nin ----- Sayılı davasının açıldığı 06.09.2023" tarihinden itibaren işleyecek Reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine,
yoksun Kalınan kazancın hesaplanması için " 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 151/2-b maddesi uyarınca " b) Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç." yönteminin uygulanmasını, bu sebeple davalıya ait ticari defterlerinin uzman bir bilirkişi vasıtasıyla incelenerek davalının kazancının tespitini talep ediyoruz." 100.000 TL manevi tazminatın 06.09.2023 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz oranıyla davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama gideri ile her türlü masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVAYA CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının dava dilekçesindeki taleplerinin hukuki bir dayanağı olmadığını, zira kendileri, henüz kesinleşmemiş olan ve istinaf aşamasında olan ilk derece mahkemesi kararlarına dayanarak huzurdaki bu davayı açmış olup; davacı tarafın sınai mülkiyet haklarının müvekkilce ihlal edildiğine ilişkin hukuki bir gerekçe bulunmadığını, davacı tarafın, sınai mülkiyet hakkının kendisine verdiği yetki ve özgürlükleri kötüye kullandığı,
markasıyla tekelleşmeye çalıştığı ve haksız rekabet ortamı yarattığını, müvekkilin uzun zaman boyunca kullanmış olduğu markalarından elde edilen net kazancı talep ettiğini, müvekkili markasını davacı markasıyla karıştırarak ürün satın alması durumunun varlığı net şekilde ispatlanmadan, müvekkilin davacının elde etmesi gereken kazanca engel olduğundan söz edilemeyeceğini, müvekkili markası da yıllarca piyasada olan, kendi müşteri kitlesine sahip olan ve piyasada hem tanınırlığı hem de çeşitli ödülleri olan bir marka olduğunu, dolayısıyla, müvekkilin markalardan elde etmiş olduğu net kazancın tamamının,
haksız rekabet ve davacı markasıyla karıştırılmış olmaktan dolayı elde edildiğinin ön kabulü, adil olmaktan çok uzak bir yaklaşım olduğunu, davacı taraf, "müvekkil markasının müşteri kitlesinin tamamının kendi müşterisi olduğu ve müvekkili markasının ürünlerini satın almalarının tek sebebinin, kendi markalarıyla karıştırılmak olduğu" gibi gerçek dışı ve oldukça afaki bir iddiayla yüklü bir tazminat alma çabası içine girdiğini, söz konusu talebin, reddi gerektiğini, "----- ibaresinin, müvekkili firmayı davacı firmanın yan kuruluşu gibi gösterdiğine ve bu sebeplerden yanıltıcı olduğuna" ilişkin beyanlar, gerçeği yansıtmadığını,
zira "-----" ibaresi evrensel bir ibare olup, çok çeşitli ve geniş bir kavram ve çalışma alanını tanımlamakta olduğunu, müvekkili firma, ilaç üreten bir firma olmadığını, müvekkilin ürettiği ürünler; yalnızca insan ve hayvan sağlığına katkı sunan, "tamamlayıcı/ takviye ürünler" olarak adlandırılabileceğini, dolayısıyla, davacı firma ile müvekkilin birebir aynı sektörde faaliyet verdiklerine ilişkin iddialar, gerçeği yansıtmadığını, müvekkili firmanın, karşı tarafın dava konusu yaptığı markalarındaki temel ve ayırt edici unsuru "--" olmadığını, "---" ve "----" markaları,
----- ibaresine eklenmiş başka sözcük ve eklerle beraber kullanıcıya arz edilmekte olup, işbu markalardaki ayırt edici unsurlar "----" ve-----" ifadeleri olduğunu, bu ifadelerden-----" sözcüğünün kısaltması olması dolayısıyla, tanımladığı ürünün -- içerdiğini belirtmek amacı güttüğünü, - ---, Latince "-----" anlamına gelmekte olup, müvekkil firmanın üretmekte olduğu "sağlıklı yaşam destek ürünlerinin" temasına uygun olması maksadıyla belirlenmiş bir isim olduğunu, markaların başlarında yer alan ---- ve ----- ifadeleri, markaları genel geçer olmaktan ve başka markalarla karıştırılma riskinden kurtarmakta olduğunu, ayrıca,
söz konusu ürünlerin her birinin ismi, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil edildiğini, ---- ifadesinin, davacı markası olan ----- ile doğrudan doğruya benzer olduğu ve iltibasa sebebiyet vereceğini düşünmek, hukuka ve hakkaniyete aykırıdır.
Zira hem "-----" ifadesi ve ----- kelimesine tamamen yer verilmemiş olması, görsel ve fonetik açılardan farkı ortaya koymakta, karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmakta olduğunu, dava dilekçesindeki bu kısım dahi, kendi başına davacının kötü niyetini ortaya koyduğunu beyan ederek öncelikle, somut ve tahakkuk etmiş bir hakka ve delile dayanmayan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepleriyle beraber reddine; vekalet ücreti ve her türlü yargılama giderinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini, bu konuda aksi kanaatte olunması halinde, karar verilmek için huzurdaki dosyayla bağlantılı olan --- FSHHM ----.
Ve aynı mahkemenin -----. Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılarak, sonucunun beklenmesini talep etmiştir.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın ; davalı tarafın ----- ve ---- şeklindeki markasal kullanımları dolayısı ile davacının adına tescilli ------ ana unsurlu markaları yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, tecavüzün varlığı halinde maddi tazminatın gerekip gerekmeyeceği, noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre.
Tarafların belirtilen marka tescil Nice sınıfları ve markasal kullanımları incelendiğinde, taraf marka tescil ve markasal kullanımlarının 05 Nice sınıfını kapsayan İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar mallar olduğu ve bu sebeplerle taraf mallarının aynı olduğu, Davacının “-----" ibareli marka tescilleri ile davalının "----" ve “----- ibareli kullanımları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve fonetik olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; davacının markalarının 05 Nice sınıf kapsamında kalan "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar " mallar açısından;
işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu bu mallar yönünden ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının "----" ve “------” ibareli marka kullanımlarını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının önceden tescilli "-----” ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı,
her iki taraf marka/kullanımdaki iltibas düzeyindeki işaret benzerliği nedeniyle bir yanılgı yaşayabileceği, yukarıda belirtilen mallar yönünden her iki taraf marka/kullanımların aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları/kullanımları arasında bu mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu oluştuğu, Doktor,
eczacı ve ilaç mümessili dışında kalıp da bir şekilde bu ürünlerin satışına yardımcı olan bu kişiler ile bu ürünleri tüketecek hastalar veya yakınları (ilaçları hastaya veren / uygulayan yakınları) yada (hayvan sağlığına ait ilaçlarda ise hayvan sahipleri) açısından da yargılama konusu bu mallar yönünden ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının "-----" ve “----” ibareli marka kullanımlarını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının önceden tescilli "-----” ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki markadaki iltibas düzeyindeki işaret benzerliği nedeniyle bir yanılgı yaşayabileceği,
başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen mallar yönünden her iki taraf markaları/kullanımlarının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, taraf markaları arasında bu mallarda da SMK 6/1 maddesindeki iltibas-benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğu, Raporun üst sayfalarında ayrıntıları ile de yazıldığı üzere taraf markaları/kullanımları arasında belirtilen mallarda SMK 6/1 maddesindeki iltibas-benzerlik ve karıştırılma ihtimali olduğu tespit edilmiştir.
Davalı marka kullanımlarının davacı markalarına benzer bulunduğundan ve markaların birbiri ile karıştırılma ihtimali bulunduğundan davalı eyleminin SMK m.7/2-b bendi uyarınca davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, Yukarıda detayları arz edildiği üzere. Davalı ( ----- ) 2021 - 2024 Yılları Karşılaştırmalı Gelir Tablosu
Davalı şirketin 2021-2024 yılları arası: 2021 yılı için 33.765,53 TL Kar
2022 yılı için -47.166,11 TL Zarar
2023 yılı için -14.826,11 TL Zarar
2024 yılı için 238.633,99 TL Kar şeklinde olduğu hangi dönemlerin dikkate alınacağının Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sektör Kapsamında İnceleme ve Değerlendirmeler Raporumun önceki bölümlerinde ayrıntıları ile belirtilmeye çalışıldığı üzere, davaya konu ürünlerin ‘-----’ ibaresini kullanıyor oluşu, hem ürünlerin satışı faaliyetinde bulunan eczacıların ve eczane çalışanlarının, hem de nihai kullanıcıların, davaya konu ürünleri ----- firması ile bağlantılı olabileceği yanılgısına düşürme ihtimalinin büyük olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Davacı vekilinin 16.10.2025 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; maddi tazminat yönündeki talebinin 20.000 TL olmakla bakiye 190.407,30 TL yönünden talep artırım harcı yatırıldığını 210.407,30 TL maddi tazminatın "tecavüzün tespitine yönelik ---. FSHHM nin -------. Sayılı davasının açıldığı 06.09.2023" tarihinden itibaren işleyecek Reeskont avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, İhlalin boyutunun ağırlığı gözetilerek 100.000 TL manevi tazminatın "tecavüzün tespitine yönelik ---- FSHHM nin ----- Sayılı davasının açıldığı 06.09.2023" tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiz oranıyla davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME
6769 sayılı SMK'nın SMK . 7/2, 7/3, 29, 149 vd. Maddeleri
GEREKÇE
Dava, marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı taraf davalı tarafın --- ve ---- şeklindeki kullanımları dolayısıyla adına tescilli ----- markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, bu tecavüzden kaynaklı maddi ve manevi zararının oluştuğunu beyan ve iddia ederek maddi ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 29. Maddesinin (a) bendine göre, marka sahibinin izni
olmaksızın markayı 7/2 maddede belirtilen biçimlerde kullanmak marka hakkına tecavüz olarak nitelendirilmiştir.Sınai Mülkiyet Kanununun 149. maddesinde marka hakkına tecavüz edilen marka sahibinin fiili tecavüzün olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün durdurulmasını, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabileceği düzenlenmiştir.
Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin ileri sürebileceği talepler SMK'nın 149. Maddesinde düzenlenmiş, bu hükme göre; (1) Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. ç) Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. ....g) Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi, şeklinde belirtilmiştir.
Bu açıklamalardan sonra ----- tescil numaralı "-----" markasının 05. Sınıfta, ----- tescil numaralı "-----" markasının 05. Sınıfta,---- tescil numaralı "------" markasının 01,03,05, 10, 16, 35, 41 ve 44. Sınıflarda tescilli olduğu ve halen marka korumasının devam ettiği, ---- tescil numaralı ------ markasının 01, 03, 05, 10, 35 ve 44.sınfta 03/03/2021 tarihinde, ---- tescil numaralı ------ markasının 05.sınıfta 01/02/2023 tarihinde davalı adına tescil edildiği, bu markalara karşı davacı tarafça ikame edilen Mahkememizin ----- Sayılı kararı ile davalının markalarının hükümsüzlüğüne karar verildiği,
ve davacı adına tescilli markaların insan ve hayvan sağlığı için tanınmış marka kapsamında olduğu, davalı tarafça alınan 08.08.2025 tarihli raporda da sabit olduğu üzere “-----” şeklinde markasal kullanımların olduğu, davacı ve davalı taraf adına tescilli markaların ana unsurunun ------ ibaresi olduğu, davalı tarafın markalarında bulunan ---- ve ----- ibarelerinin ---- ve ----- ibarelerinin kısaltması oldukları ve tescilli oldukları sınıflar dikkate alındığında markanın çekirdek ve ana unsuru olmadıkları, bu haliyle bu ibarelerin ayırt edicilik katma konusunda yeterli bir unsur olmadığı,
her iki markada da asıl algının ------ ibaresinde olduğu, bu haliyle davalı markalarının davacı markaları ile görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzer oldukları, yine her iki tarafa ait markaların tescilli oldukları emtia sınıfı olan 01, 03, 05, 10, 35 ve 44. Sınflarda ortak emtia sınıfında tescilli oldukları ve davacı tarafın markalarının tanınmış marka olduğu dikkate alındığında olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacı taraf adına tescilli ----- markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturacağı kabul edilmiş,
az yukarıda ifade edildiği üzere davalı markalarının Mahkememizce hükümsüzlüğüne karar verildiği, yine hükümsüz kılınmasalar dahi sonraki tescilli markaların SMK'nın 155. Maddesi gereği sonraki tescilli markanın savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği dikkate alındığında davalı kullanımlarının davacı markası yönünden tecavüz oluşturacağı kabul edilmiştir.
Bu kabul karşısında davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, Bu tespit karşısında davacı tarafın maddi tazminat talebi değerlendirilmiş, SMK'nun 149 ve devamı maddeleri gereği davacı tarafın marka hakkına tecavüzün varlığı halinde maddi tazminat talep hakkının bulunacağı kabul edilmiş, davacı tarafın 151/2-b Maddesi gereği net kazanç bedeli yönünden talepte bulunduğu, 08.08.2025 tarihli raporda davalı tarafın ihlalin gerçekleştiği 2021, 2022,2023 ve 2024 yıllarında toplam 210.407,30-TL olduğu yönündeki tespitin davalı kayıtları ile uyumlu olduğu kabul edilmiş ve talep artırım yönündeki talepler de dikkate alınarak 210.407,30-TL maddi tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davalı tarafa adına tescilli "------" markası yönünden marka hakkına tecavüz ettiğinin sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149.
Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının marka hakkına tecavüz oluşturan kullanımların ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 80.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ancak kısa kararda davanın kabulüne ibaresi kullanıldığından bu kısım hükmün değiştirilmesi yasağı kapsamında değiştirilmeyerek karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2024/282, K. 2025/280, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama