İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/92 K.2025/143

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Esas2025/92Karar2025/143Tarih27 Mayıs 2025Okuma15 dk · 3.028 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/92
Karar No
2025/143
Karar tarihi
27 Mayıs 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.028 kelime·15 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO

2025/92 Esas

KARAR NO:2025/143

DAVA

Marka (Marka Hükümsüzlüğü ve marka iptalinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 10/03/2017

KARAR TARİHİ: 27/05/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılama sonucunda; müvekkili firmanın ---- --- biri olan---- bağlı şirketler arasında yer aldığını, müvekkili şirketin üretim, ihracat, istihdam rakamlarının büyüklüğü ve dünya pazarlarındaki rekabet gücüyle ---- ekonomisinde çok önemli bir yere sahip olduğunu, -----tarafından başlatılan ticari faaliyetlerin ----yılında ---- makineleşme yatırımıyla büyüdüğünü, ---- yılında ------ devraldığını, şirketin yapı malzemeler, otomotiv, sigorta, lojistik ve petrol alanında yatırımlar yaptığını, müvekkili firmanın üretim,

ihracat ve istihdam alanında büyümeyi sağladığını, ------- sahip olduğu saygınlık ve marka imajı ile ---- piyasası hakkındaki bilgi ve deneyimi sayesinde ana faaliyet alanlarında büyüdüğünü ve ------ ekonomisinin gelişimine katkı sağlayan önemli bir güç haline geldiğini, müvekkili firmanın --------- başta olmak üzere birçok kolda faaliyet gösterdiğini, müvekkili firma ürünlerinin----- adı altında piyasaya sunulduğunu, müvekkili şirketin piyasaya sunduğu ürünlerin kalitesi, verdiği hizmetin hızlılığı ve güvenirliği ile ----ibaresini bilinen ve maruf bir marka haline getirdiğini,

müvekkili firmanın ----- ibareli marka tescil ve başvurularının -----tescil başvuru numaralı ---markasının, ----- tescil başvuru numaralı ------ sınıf'ta tescilli olduğunu, davalının müvekkili şirket adına tescilli ----- markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olan, tamamen kötü niyetli olarak, müvekkili şirket marka tescil kapsamında bulunan aynı ve benzer mal ve hizmetler için ----- nezdinde markalar tescil ettirdiğini belirterek,

davalı adına kayıtlı, ----- ibareli markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, yine davalı adına tescilli ------ ibareli markanın kullanılmama nedeniyle iptali ile sicilden terkinine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

DAVAYA CEVAP/Davalı vekilleri cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin ----- markalarının gerçek, üstün ve öncelikli hak sahibi olduğunu, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin başvuru tarihi ---- ibareli tescilin, başvuru tarihi ----olan ---- ibareli tescilin, başvuru tarihi ---- ibareli tescilin, başvuru tarihi ----- ibareli tescilin sahibi olduğunu, müvekkilinin söz konusu markalara dair tescil belgesi kopyalarının cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, müvekkilinin tesciller ile de korunan söz konusu markalar üzerinde gerçek, üstün ve öncelikli hak sahipliğinin de mevcut olduğunu,

davacının dayanak tescilleri incelendiğinde, müvekkilinin tescillerinin davacı tescillerinden çok daha önce olduğunu, müvekkilinin ---- ibareli marka başvurusunun tarihinin --- olduğunu, müvekkilinin söz konusu markalar için tescil elde etmeden önce de söz konusu markaları kullanarak gerçek hak sahipliğinin de elde ettiğini, müvekkilinin ------ markalarını ihdas eden, kullanan, piyasada maruf hale getiren ve markalar üzerinde bu şekilde gerçek hak sahipliğinin elde eden konumunda olduğunu, müvekkili tarafından keşide edilen söz konusu faturalar içerisinde, müvekkilinin -----markalarının kullanımını gösterir ---- ait faturaların yer aldığını,

söz konusu faturalarda keşide eden şirketin, her ne kadar-----olarak gözükse de, söz konusu şirketin müvekkilinin bağlı şirketi olduğu------- unsurundan da anlaşılmakta olduğunu, yönetim kurulundaki kişilerin de aynı kişiler olduğunu, böylelikle müvekkili şirket ile fatura üzerinde gözüken dava dışı şirket birbiri ile ilişkili/bağlı şirketler olduğunu, müvekkilinin dava konusu markalarının müvekkilinin resmi --- sitesi içeriğinde en azından ---- yılından beri tanıtıldığının ve kullanıldığının görüldüğünü, davacının--- ibareli markalarının müvekkilinin------ markalarının benzer olmadığını,

markalar arasında karıştırılma ihtimalinin de mevcut olmadığını, davacının ---markalarının zayıf markalar olduğunu, ayırt ediciliği düşük zayıf markaların koruma alanının daha dar olduğunu, davacının müvekkilinin ----- marka başvurusu aleyhine hem 1.sınıf açısından hem de------sınıf açısından itiraz başvurusunda bulunduğunu, davacının söz konusu itirazlarının 1.sınıf açısından reddedildiğini, müvekkilinin marka başvurusunun 1.sınıf açısından tescil işlemlerinin devamına karar verildiğini, davacının söz konusu karar aleyhine süresi içerisinde itirazda bulunmadığını belirterek,

tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmişlerdir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK

Davacının, davalının ---- sayılı markanın kullanılmadığından bahisle açtığı davada hukuki yararının bulunup bulunmadığı, Davalı tarafın ----- markalarının, davacı tarafın --- ibareli markaları ile iltibas yarattığından bahisle hükümsüzlüğünün, ayrıca ---- markasının kullanılmama nedeniyle iptalinin talep edilip edilemeyeceği, davalı tarafın hükümsüzlüğü ve iptali istenen markalar üzerinde önceye dayalı hak sahibi olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER

Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Dosyaya ---- kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde; ---- tescil başvuru numaralı, ------- sınıfta davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. --- tescil başvuru numaralı, ----markasının-----tescil başvuru numaralı, ---- markasının --- başvuru numaralı, -----markasının ----tescil başvuru numaralı, ---- sınıfta davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.

Kullanmama nedeniyle marka iptali davasında, davaya konu olan markanın etkin ve ciddi bir şekilde kullanıldığını ispat yükü davalı tarafa ait olduğundan, davalı tarafa buna ilişkin ticari kayıtlarını dosyaya sunması için kesin süre verilmiş, davalı taraf kesin süre içinde delillerini sunmuştur.

Dava konusu teknik bilgi gerektirdiğinden taraflar delillerini sunduktan sonra Mahkememizce dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Marka vekili bilirkişi ------ Teknoloji Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi bilirkişi Doç.

Dr. ---- SMMM bilirkişi ------ hazırlamış olduğu ----- tarihli heyet raporunda özetle; internet ortamında teknik inceleme ve değerlendirmede arşiv kayıtlarında----- adresine ait arşiv kaydı takviminin çıkarıldığını, ----tarihli arşiv kaydı ekran görüntüsünde ----- geçtiğini, ---- bilgilerine göre bahsi geçen davalıya ait olduğu bildirilen ------- oluşturulmuş olduğunu, sahibinin ----- olarak kayıtlı olduğunu, -------- tarihinde davacı vekilinin de hazır bulunması ile davalı taraf yasal defter ve belgeleri üzerinde yapılan incelemelerde;

kullanılmama nedeniyle hükümsüzlüğü talep edilen davalı -------sınıfta----- ürünleri bakımından tescilli ---- ibareli markalı üründen; ------- tarihinden dava tarihi olan ---- tarihine kadar söz konusu ürünün satışının bulunmadığını, faturalar üzerinde satışı yapılan ürün cinsinin sadece --- olarak belirtildiğini, ürün açıklamasında mal cinsinin belirtilmediğinin tespit edildiğini, ---- markasının davalı şirkete ----- tarihinde devredilmiş olduğunu, davalı şirketin kuruluş tarihi öncesi ise dava dışı -----tarafından stok ekstrelerinden görüldüğü üzere;

------tutarında satış yapıldığını, ancak yine ürün cinsi olarak --- denildiğini, mal cinsi ayrımının yapılmadığının tespit edildiğini, ----- ibareli markanın davalı firma adına --- başvuru tarihi ile ----- tarihinde ----- sınıfta tescil edildiğini, stok ekstrelerinde görüldüğü üzere ------adı altında ürün cinsleri belirtilmeksizin satıldığının tespit edildiğini, marka mevzuatı yönünden yapılan değerlendirmede; davacı ---- eskisinin ---- başvuru tarihli olmak üzere hepsinin ----ibaresine diğer bir sözcük eklenmek suretiyle oluşturulduğu,

--------- gibi marka tescillerine sahip olduğunu, davacı markaları ile hükümsüzlüğü istenen ----- markaları arasında tescilli bulundukları sınıflar bakımından kesişme ve kesişen sınıflardaki mallar bakımından da ayniyet söz konusu olduğunu, hükümsüzlüğü istenen -------markalarının asli ve ayırt edici unsur olan----- ibaresi itibariyle davacının asli ve ayırt edici unsuru ---- olan markaları ilekarıştırılma/ilişkilendirilme ihtimali yarattığını, ----- itibariyle ihdas ------üzerinden tanıtımı yapılmak suretiyle istimal edildiğinin kabul edilebileceğini,

ancak ----- bakımından aranan -----koşulunun gerçekleştiğini kanıtlayan delile rastlanmadığını, dava dışı ----- yaptığı ----ürün satışlarının ----- koşullarını karşılayıp karşılamadığı hususunun Mahkeme takdirinde olduğunu, kullanmama nedeniyle iptali istenen ---- dönemini kapsayan geriye doğru son beş yıl içinde kullanıldığını, ancak yıllık satışlara oranla cüzi nispette gerçekleşen ----- satışlarının "ciddi kullanım" sayılıp sayılmayacağı hususunun Mahkeme takdirinde olduğunu beyan etmişlerdir.

Davalı vekilinin alınan bilirkişi raporuna itiraz etmesi üzerine dosyanın yeni bilirkişi heyeti olarak S.M. Mali Müşavir bilirkişi ----, İnşaat sektöründen bilirkişi ---- FSMH Öğretim Üyesi bilirkişi Doç.

Dr.------ tevdi edildiği, bilirkişi heyetinin ---- tarihli raporunda özetle; davacı markalarında baskın karakterli ------- şeklinin varlığı sebebiyle, taraf markalarının birbirinden ayırt edilebileceğini, yani markalar arasında benzerlik bulunmadığını, taraf markaları arasında benzerlik bulunmadığının tespit edilmesi sebebiyle somut olayda doğrudan karıştırılma ihtimalinin koşullarının gerçekleşmediğini, taraf markalarının ortak olarak inşaat ve yapı malzemeleri alanında tescilli olduğunu, bu tespite göre;

markaların ortak olarak tescilli olduğu mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin, sıradan tüketiciye göre bilinçli tüketici kitlesi olarak kabul edilmesi gerektiğini, markaların ortak olarak tescilli olduğu mal ve hizmetlerin hitap ettiği tüketici kitlesinin marka algısı göz önünde bulundurularak bir değerlendirme yapıldığında, söz konusu bilinçli tüketicinin dahi, davalıya ait ------- markalarını davacıya ait seri markaların devamı gibi algılayabileceğini yani -------markalarının da davacıya ait markalar olduğunu düşünebileceğini,

tüm bu sebeplerle incelemeye konu taraf markaları arasında dolaylı iltibasın şartlarının gerçekleştiğini, davalının huzurdaki davanın açıldığı tarihten itibaren geriye doğru beş yıllık süreçte ------ markası ile toplam 86.538,86 TL satış yaptığını ve bu satış tutarının tüm cironun ortalama binde 2,3'üne tekabül ettiğini, 86.538,86 TL tutarındaki oldukça sembolik tutardaki satış miktarı ve bu satış miktarının toplam ciro üzerindeki payının azlığı dikkate alındığında ---- markasının kullanımının ciddi bir kullanım olarak değerlendirilemeyeceğini beyan etmişlerdir.

GEREKÇE

Dava, davacı şirket adına tescilli ---- ibareli markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, kötü niyetli olarak tescil edildiği iddia edilen davalı şirket adına kayıtlı, ---- ibareli markanını hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine, ---- markasının kullanmama nedeniyle iptali davasıdır.Mahkememizden verilen -----sayılı kararı ile "..Toplanan deliller, marka tescil kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile,

davalıya ait ----markaları için SMK'nun 25/1, 6/1 ve 6/9. maddelerindeki hükümsüzlük koşullarının, ------ markası için SMK'nun 26/1 ve 9/1. maddelerindeki iptal koşulunun mevcut olduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." Mahkememizce --------- sayılı ilamıyla -----oluşabilir. Bu durumda inceleme markanın bütünü dikkate alınarak ayrıca markalarda yer alan esas unsurlar karşılaştırılması suretiyle gerçekleştirilecektir.

Davacının ----- ibareli tescilli markaları ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen------markasının bütünü itibariyle bıraktıkları etki incelendiğinde ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde benzerlik oluşturduğu fonetik olarak benzer oldukları her ne kadar davacı markasının şekil markası olduğu öne sürülmüş ise de, şekilden önce sessel benzerliğe bakıldığı,

dosya içerisindeki bilirkişi raporlarında---- sözcükten oluşan markalarının çoğunda ---- ibaresini logo içinde sunmasının ---- dikkat çekmekte olduğunun, markanın asli ve ayırt edici unsurunun ------ olduğunun ve markalar arasında SMK 6/1 anlamında benzerlik olduğunun belirtildiği, her iki tarafın markalarının aynı sınıflar ile aynı sektörde kullanıldığı, taraf markaları arasında tanımları, sıfatları, adları gerek ontolojik olarak gerekse kelimenin yazılımları, çağrıştırdığı anlamlar ve çevirisi ve mal hizmet sınıfları bakımından benzerlik söz konusu olduğu,

davalının şartların oluşmadığı yönündeki istinaf isteminin de reddinin gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ---- yılından bu yana tescil ettirilen ---- esas unsurlu markalar hükümsüz kılınmadıkça, davalının öncelik hakkına dayanarak davacının markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olan markaları tescil ettirme hakkı olmadığı anlaşılmıştır.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile istinaf başvurusunıun

esastan redine karar verilmiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine, --------Sayılı ilamında ; " 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca ----aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan, ------- ibareli markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkini taleplerine ilişkin davaların kabulüne yönelik yapılan davalının istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddine,

davalı adına tescilli olan ve SMK'nın 9. maddesi kapsamında iptali istenen ----- ibareli markaya yönelik davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş" gerekçesi ile kararın kısmen bozulmasına karar verilmiş, verilen bu karar sonrasında dosya Mahkememiz yeni esasına kaydedilerek, Yargıtay bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuştur. Markaların hükümsüzlüğü talebiyle ilgili yapılan incelemede.

Markaların karıştırılma ihtimali bulunması 6769 sayılı SMK'nun 25. maddesinde hükümsüzlük sebebi olarak sayılmıştır.Marka tescilinde nispi ret sebeplerinin yer aldığı 6769 sayılı SMK'nun 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.

Karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.

Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir.Yapılacak incelemede karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekir.

Bunun için de ilk önce markalar arasında ayniyet veya benzerlik ve daha sonra mal ve/veya hizmetler arasında ayniyet veya benzerlik olup olmadığı araştırılmalıdır. Burada iltibas tehlikesinin belirlenmesinde, benzerliğin vasat düzeydeki tüketicilerin ilk bakışta ürün veya hizmetin karıştırılmasına sebep olması veya karıştırma tehlikesinin bulunması ölçütü esas alınır.

Ancak özel alıcı grubu olan hedef kitle de somut olayda nazara alınabilir.Yine SMK'nun 25/1. maddesinin yollaması ile 6/9. maddesinde kötü niyetli marka tescili de hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmiştir.

Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında, davacıya ait ----- esas unsurlu pek çok tescilli marka bulunduğu, ilk marka başvurusunun --- başvuru numaralı, --- başvuru tarihli, ----- markası için yapıldığı, davalıya ait hükümsüzlüğü talep edilen -------- markalarının tescil başvuru tarihlerinin davacının marka tescil başvurularının pek çoğundan daha sonra olduğu tespit edilmiştir.Bozma ilamı öncesinde yapılan yargılamada açıklandığı üzere; ------ “tescilde öncelik ve teklik ilkesi” geçerlidir.

Yasa koyucu bu yolla piyasada aynı veya benzer mal ve hizmetler için mükerrer markanın varlığını önleyerek; bir yandan, önceki markaya yapılan yatırımı korurken diğer yandan da nihai alıcı olan tüketicilerin satın aldıkları mal veya hizmetin kökeni konusunda yanıltılmalarını önleyerek korunmalarını amaçlamıştır. Öte yandan -------“gerçek hak sahipliği ilkesi” de benimsenmiştir.

Buna göre, bir markayı, ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişi, marka üzerinde gerçek hak sahibidir. Bu ilke uyarınca. SMK'nun 6/3. maddesine göre, bir işaret üzerinde önceye dayalı gerçek hak sahibi olanların itirazı üzerine, maddede yazılı koşulların oluşması şartıyla, bu işaretin aynı veya benzeri olan işaretin başkası adına marka olarak tescil edilmesine karşı çıkma veya tescil edilmiş ise hükümsüzlüğünü talep etme hakkı bulunmaktadır.

Bununla birlikte önceye dayalı gerçek hak sahipliği, tescil edilmiş bir markayı hükümsüz kıldırmadan, hak sahibine kendi markasını tescil ettirme hakkı vermeyecektir.

Her ne kadar ----markasının--- itibariyle dava dışı ------sitesi üzerinden tanıtımının yapıldığı, bu tarihte ihdas edilmiş olduğu tespit edilmişse de, bu şirket tarafından ----- tarihinde davalıya devredilen bu markanın ---- bakımından aranan ----- koşulunun davacının ilk markasının tescil edildiği --- yılından önce gerçekleştiğini kanıtlayan delile rastlanmadığı gibi, davacı tarafından ---yılından bu yana tescil ettirilen ----- unsurlu markalar hükümsüz kıldırılmadıkça,

davalının öncelik hakkına dayanarak davacının markaları ile iltibas yaratacak derecede benzer olan markaları tescil ettirme hakkı mevcut değildir.Her iki taraf markalarının benzerliği incelendiğinde; her iki taraf markalarının esas unsurunun--- ibaresi olduğu,

tarafların markalarının genellikle inşaat ve yapı malzemeleri için tescilli oldukları, tescil sınıflarında farklılıklar olsa da, tescilli oldukları mal ve hizmetlerin birbirleriyle ilişkili oldukları, davalının markalarının tescilinden çok önce davacının ------ esas unsurlu seri markalarının tescil edilmiş olması nedeniyle, taraf markaları bilinçli tüketiciye hitap etse de, tüketicilerin davalıya ait markaları gördüğünde, davacının seri markaları olduklarını düşünebileceği, bu nedenle tarafların markaları arasında dolaylı karıştırılma ihtimali bulunduğu, SMK'nun 6/1. maddesindeki hükümsüzlük koşulunun mevcut olduğu,

ayrıca davacının ----- ibareli pek çok markasının tescilli olmasına rağmen, aynı alanda faaliyet gösteren davalı tarafça bu markaların bilinmemesinin düşünülemeyeceği, ----- ibaresinin tescilli olduğu mal ve hizmetler için özgün bir kelime olduğu, davalı tarafça tesadüfen bulunmuş olma ihtimalinin mevcut olmadığı, bu nedenlerle davalının markalarının kötü niyetli olarak tescil edildiği, SMK'nun 6/9. maddesindeki hükümsüzlük koşullarının da mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.

Kullanmama nedeniyle marka iptali talebiyle ilgili yapılan incelemede;6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 9/1.maddesinde yer alan “Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından ---- ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir” şeklindeki düzenleme yapılmıştır.

Bu düzenleme ile Markalar Sicilini kullanılmayan markalardan arındırma amaçlanmıştır. SMK yürürlüğe girmeden önce, mülga 556 sayılı KHK’nın 14.maddesinde de en az beş yıldır kullanılmayan markalarla ilgili iptal davası açılabileceği düzenlenmiştir.---- sayılı kararıyla iptal edilmiş, karar --- tarihinde ------ yayınlanmıştır.

Bu tarih itibariyle kullanmama nedeniyle iptal davalarına ilişkin mülga KHK’da yer alan yasal dayanak ortadan kalkmış ise de markanın son beş yıllık süre içerisinde kullanılmaması bu tarihten önce ---tarafından kabul edilen 22/12/2016 tarihli 6769 sayılı SMK’nın 9, 19, 25, 26 ve 27.maddelerinde, iptal ve def’i sebebi olarak kabul edilmiştir.

Kural olarak kanunlar geriye yürümez ve ileriye etkili olarak sonuç doğurur ise de,-----geçmişe etkili olacak şekilde kanun çıkarmasına da bir engel bulunmamaktadır.

Her ne kadar 6769 sayılı SMK’da kullanmama nedeniyle iptal ve def’i haklarını düzenleyen Kanun maddelerinin yürürlük tarihi konusunda özel bir düzenleme yapılmadığı için ---- yayını tarihi itibariyle yürürlüğe girdiği anlaşılmakta ise de,-----, kabul tarihinin ise --- olduğu dikkate alındığında, mülga 556 sayılı KHK’nın 14.maddesinin iptaline dair ---- tarihinde ----- yayınlanması ve bu tarihte yürürlüğe girmesi nedeniyle, 14.maddenin bu tarihe kadar hukuki varlığını sürdürüyor olması karşısında, SMK’nin kabul tarihi konusunda kanun koyucunun iradesi -------- tarihinde ortaya çıktığından,

Kanun Koyucunun asıl amacının geçmişe etkili olacak şekilde kullanmama sebebiyle markanın iptalini öngördüğünün kabulünün gerektiği, Kanunun kabulünden sonra ve henüz yürürlüğe girmesinden önce, yürürlük konusunda öngörülemeyen ---- kararı ile ortaya çıkan kanun boşluğunun bu şekilde doldurulması ve ----- tarihinde açılan davada, 6769 sayılı SMK’nın yürürlük tarihinden önceki dönemi de kapsayacak şekilde kullanmama değerlendirmesi yapılarak,

markanın tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde ---- ciddi biçimde kullanılıp kullanılmadığının araştırılması gerektiği sonucuna varılmıştır.Bu açıklamadan sonra davacı tarafın davalı adına tescilli -----markasının kullanılmaması nedeniyle iptali talebi incelendiğinde, ------ kayıtlarına göre dava konusu --ibareli marka ilk olarak ---- tarihinde dava dışı ---- adına tescil edildiği, ----- tarihinde marka devir sözleşmesi ile ---- tarihinde kurulan davalı şirkete devredildiği,

alınan bilirkişi raporları ile belirlendiği üzere ------- yılları arasında davalı şirketin tuttuğu defter ve kayıtlara göre satılan ürünlerin miktarının, toplam satış miktarının binde 2,3'üne tekabül ettiği, markayı devreden şirketin ise ---- arasına ilişkin stok ekstrelerinde de -------- ürünlere rastlandığı, bu haliyle alınan 1. bilirkişi kök ve bu raporun ek raporunda markanın davalıya devrinden önce devreden şirketin stok ekstreleri ve devirden sonra davalının------- tarihli defter ve kayıtlarına göre davalının son 5 yılda dava konusu markayı ciddi ve etkin bir şekilde kullandığı,

2. bilirkişi raporunda da satılan ürünlerin internet sayfasında ------ olarak geçtiği, bu tespit edilen kullanımların tescil edildiği sınıf kapsamında olduğu, faturaların listesi ve stok ekstresi nazara alındığında bu haliyle markanın etkin olarak kullanıldığı ve markanın iptali koşullarının gerçekleşmediği kabul edilerek davalı adına tescilli olan ve SMK'nın 9. maddesi kapsamında iptali istenen ----- ibareli markaya yönelik davanın reddine karar vermek gerekmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle ;

Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,

1-Davalı adına tescilli --------- markasının kullanılmaması nedeniyle iptal talepleri yönünden davanın REDDİNE,

3-Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 584,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafça başlangıçta alınan 36,00 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen hükümsüzlük davasındaki her bir marka yönünden dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen markanın iptali davası yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

7-Davacı tarafça sarfedilen 40,60 TL ilk dava masrafı, tebligat ve müzekkere gideri, bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 4.511,50 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%75 kabul) 3.383,62 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

8-Davalı tarafından yapılan 4.100,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, (%75) 3.075,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,

9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran ilgilisine iadesine,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/05/2025

İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/92, K. 2025/143, 27 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No:2025/143
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 10/03/2017
  7. Karar Tarihi: 27/05/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Talep
  10. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık
  11. Uyuşmazlık Hakkında Toplanan Deliller
  12. Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/92
Karar No
2025/143
Tarih
27 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/92 K.2025/524
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/92 K.2025/310
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/93 K.2025/328
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2025/93 K.2025/145
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/93 K.2025/409
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/93 K.2025/352

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.