KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1067
- Karar No
- 2019/626
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2019
Karar Metni
987 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2018/1067
KARAR NO: 2019/626
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2018
KARAR TARİHİ : 17/09/2019
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelenmesinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğünün ------------ Esas sayılı , İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğünün------------ Esas, İstanbul Anadolu 1.İcra Müdürlüğünün ----------Esas, İstanbul Anadolu 14.İcra Müdürlüğünün --------- Esas sayılı dosyalarında kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin başlatıldığını , icra takibine konu edilen dört adet senette alacaklı şansın ..., asıl borçlunun --------- olarak görüldüğünü ,
takibe konu bonolarda kefil olarak müvekkiline ait şahıs firması olan ---------------kaşesinin ve ... imzasının yer almasına karşın ne kaşenin müvekkili tarafından basıldığını ne de bonolardaki imzanın müvekkili tarafından atıldığını, alacaklı ... ile asıl borçlunun nasıl bir bağlantısı ya da ticari ilişkisinin olduğunun taraflarınca bilinmediğini , kaşe üzerinde yer alan imzanın ise ------------- isimli bir şahsın müvekkilinin imzasıymış gibi imza edildiğinin yürütülen savcılık dosyasıyla öğrenildiğini ,
takibe konu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığının savcılık soruşturmasındaki bilirkişi raporu ile sabit olmasına rağmen davalı tarafın kötü niyetli olarak müvekkiline haciz baskısı uygulamaya devam ettiğini , bu nedenlerle davanın kabulüne, müvekkilinin , davalı alacaklıya takip konusu senetler dolayısıyla borçlu olmadığının tespitine, müvekkil aleyhine yapılan icra takibinin dava süresince teminatsız olarak durdurulması için tedbir kararı verilmesine,
davalı alacaklı hakkında %20 den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davalı müvekkilinin anlatımına göre inşaat malzemeleri satışı ile uğraşan müvekkili ile -------- yetkilisi ve dava konusu senetlerin boçlusu ----------- kocası -----yanında ---------- yetkilisi davacı ...'ün eşi -------- müvekkiline ait ------- bulunan dükkanına gelerek birlikte bir inşaat projesine başlayacaklarını söyleyerek mal almak istediklerini ve karşılığında da dava konusu senetleri imza ettiklerini ,
senetlerin imza edilirken gerek ----- gerekse de davacının eşi ------ tarafından --------isimli firma yetkilisi olarak tanıtılmış senetlerde kefil sıfatına haiz firmanın kaşesini de elinde bulundurması nedeni ile müvekkili tarafından bu söyleme güvenildiğini, müvekkilinin senet karşılığı olarak satışı yapılan malları teslim etmesine karşın alacaklarını alamadığını ve senetleri icra takibine konu ettiğini, söz konusu senet bedellerin halen ödenmediğini, davacı vekilinin takipte kötü niyetli olduğunu müvekkili aleyhine iddia etmişse de bunun doğru olmadığını, müvekkilinin huzurdaki davanın açılmasına sebebiyet vermediğini,
aksine davacının gerek dava dışı ----------- davacıya ait kaşeyi ele geçirmesine sebebiyet vererek gerekse de süresi içinde İİK 170.mad gereği imza inkarında bulunmayarak hakkındaki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini , bu nedenlerle müvekkili tarafından davanın açılmasına sebebiyet verilmemiş olması ve ilk duruşmadan önce davacının borçlu olmadığına ilişkin açmış olduğu davanın kabul edilmiş olması nedeni ile müvekkil aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir .
Davalı vekili --------tarihli celsedeki beyanında ; davayı kabul ettiklerini, beyanları doğrultusunda kötü niyet tazminatına hükmedilmemesini talep ettiklerini beyan etmiştir .
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Kötü niyet tazminatı İcra İflas Kanunu'nun 72/5. Maddesinde ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın --------- yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' şeklinde düzenlenmiştir.Madde metninden de anlaşılacağı üzere dava borçlu lehine sonuçlanırsa takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilecektir.
İlk duruşmada davanın kabul edilmesi halinde yargılama giderlerine ne şekilde hükmedileceği ise 6100 sayılı HMK'nın 312/2.maddesinde ''Davalı, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmez.'' şeklinde düzenlenmiştir.Buna göre davalı hem davanın açılmasına kendi hal ve davranışlarıyla sebebiyet vermeyecek hem de ilk duruşmada davayı kabul edecektir.Bu iki şartın bir arada bulunması elzemdir.
Dosyamıza ilgili savcılık soruşturması uyap üzerinden kazandırılmış, davacı vekilinin dava dilekçesine ek olarak eklediği savcılık tarafından imza incelenmesine ilişkin bilirkişi raporu incelenmiş,davacı ve davalıların dilekçeleri ve beyanları ile dile getirdiği iddialar göz önüne alınarak ,davalının ilk duruşmada davayı kabul etmesi sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalının uyuşmazlığa konu kambiyo senetlerini teslim alırken aval sıfatıyla imza veren şahsın imza yetkisinin olup olmadığını araştırması gerektiği ,bu araştırmayı yapmaması sebebiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanıunu'nun 18/2.maddesinde yer alan tacirin basiretli
davranma yükümlülüğüne aykırı davrandığı tespit edilmekle davanın açılmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.Bu sebeple yargılama giderlerinden Hmk 312/2.maddesi uyarınca sorumlu olmayacağı kabul edilmemiştir.Kötü niyet tazminatı konusunda ise tacirin basiretli davranmamasının tek başına kötü niyeti ortaya koymayacağı,kambiyo senetlerinde yer alan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olmadığı savcılık dosyasında yer alan bilirkişi raporu ile anlaşıldıktan sonra davalının davayı ilk duruşmada kabul ettiği gözetildiğinde kötü niyet tazminatı gerektiren bir durum olmadığı mahkemece tespit edilmiş ve kötü niyet tazminatına hükmedilmemiştir.
Dosyanın incelenmesinde; davalının kabul beyanı doğrultusunda,davacının borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, davalı için kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur .
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1067, K. 2019/626, 17 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama