İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1184 K.2024/492

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2018/1184Karar2024/492Tarih17 Eylül 2024Okuma12 dk · 2.380 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1184
Karar No
2024/492
Karar tarihi
17 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.380 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1184

KARAR NO : 2024/492

DAVA

Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan), Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 31/12/2018

KARAR TARİHİ : 17/09/2024

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dilekçesinde özetle.

Müvekkilin davalı bünyesinde 2003 yılından beri lisanslı üye olarak full time çalıştığını, 14-15 yılında sonunda anabayilik ve ---- yayılma takımına kadar ulaştığını, 2017 yılı şubat ayında ise başka bir --- firmasına bağlı çalıştığı gerekçesiyle lisansının kapatıldığını, müvekkile atılı suçlamaların doğru olmadığını, davalı iddialarını ispatlamaya yarayıcı bir belge sunulmadığını, isnat edilen suçlamalar nedeniyle müvekkilin sosyal çevresinde zor duruma düştüğünü, bu nedenle fesih tarihinden önceki hakları ile kazandırdığı portföyün tüm hakları ile iadesinin talep edildiği,

müvekkilin çalıştığı dönemde yaptığı satışlar karşısında düzenlediği fatura bedellerinin ödenmediğini, haksız fesih nedeniyle müvekkile portföy tazminatı ödenmesi gerektiği, müvekkilin 14 yıllık çalışması karşılığında lisans hakkının elinden alınmasıyla zarara uğradığını, bu nedenle müvekkilin elde ettiği dönemsel kazançlar gözetilerek bulunacak maddi tazminatın müvekkile ödenmesi gerektiği, ayrıca fesih sonucu çalışılmayan ve çalışmamak zorunda bırakılan dönemler için kazancın ödenmesi gerektiği, müvekkilin yokluğa düştüğünü,

bir ömür boyu oluşturduğu portföyünden mahrum bırakılmasından dolayı manevi tazminat tutarının müvekkile ödenmesini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı ile müvekkil arasındaki ticari ilişkide davacının doğrudan satıcı, müvekkilin ise doğrudan satış şirketi olduğunu, bu ilişkinin bağımsız bir sözleşme ilişkisi olduğunu ve davacının işçi konumunda olmadığını, bu kapsamda mahkemenin fesih kararının iptaline karar vermesi ve bir tarafı sözleşmeye bağlı olmaya zorlamasının mümkün olmadığını, manevi tazminat talebinin kısmi dava ile talep edilemeyeceği, sözleşme kapsamında davacının başka bir doğrudan satış şirketi ile çalışmayacağını kabul ettiğini, buna karşın sözleşme devam ederken davacının başka bir doğrudan satış şirketi olan ---- üye olduğunu,

müvekkil şirket nezdindeki üyelerin bir kısmını bu şirkete üye yapmaya çalıştığını, bu nedenle sözleşmenin feshedildiğini, davacının ----- üzerinden yaptığı paylaşımların bu hususu doğruladığını, portföy tazminatı talebinin 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve bu nedenle zamanaşımına uğradığını, davacının kesmiş olduğu faturalardan dolayı bir ödeme talep etme hakkının bulunmadığını, zira sözleşmenin 1. Maddesinin C ve D bentlerinde davacının özleşme şartlarını ihlal etmesi durumunda müvekkilin prim tutarlarının ödememe hakkının bulunduğu hususunun belirtildiği,

davacının diğer tazminat taleplerinin koşullarının gerçekleşmemiş olduğundan hareketle davanın reddini savunmuştur.

DELİLLER

Ticari Defter ve belgeler, Davalı ve davacı hesap incelemeleri, Bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.18.02.2021 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi, Ticaret Hukuku konusunda uzman nitelikli hesaplama ve Borçlar hukuku konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 25.07.2021 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; davacı ticari defterlerinde eksik hususların bulunduğu,

bu minvalde davacı ticari defterlerinin lehe delil olarak ileri sürülüp sürülemeyeceği noktasındaki nihai değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.202,26+17.287,80 TL olmak üzere toplamda 20.490,06 TL prim alacaklısı olduğu,

Davacının portföy tazminatını 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra talep ettiği, bu sebeple hak düşürücü süre geçtikten sonra portföy tazminatının somut olayda istenemeyeceği, Manevi tazminat talebine ilişkin değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı görülmüştür.29.11.2022 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi, Ticaret Hukuku konusunda uzman nitelikli hesaplama ve Borçlar hukuku konusunda uzman bilirkişisi ve sektör bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 03.03.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.

Bilirkişi ek raporunda özetle; --- yasalarına göre kurulmuş ve yerleşik ------ Türkiye’deki iştiraki- Doğrudan Satış – şirketi olarak “takviye edici gıda ve kozmetik ürünlerinin satışı” alanında faaliyet gösterdiği, “Sözleşme kapsamında işyeri ile ilişkisi devam ederken başka bir doğrudan satış şirketine katılmama, bu şirket için faaliyette bulunmama“ yükümlülüğünün bulunduğu, bu hususun taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ile “ ---- Türkiye faaliyet kuralları“ ile davacıya bildirildiği ve davacı tarafından kabul edildiği, Davacının sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle ---- ile ilişki kurduğu,

bunun üzerine “sözleşmenin fesih edildiği“, --- tarafından 24.09.2021 tarih ve ---- tarafından 13.01.2021 tarihli müzekkerede görüldüğü üzere “----” tarafından komisyon tutarı açıklaması ile davacıya ödeme yapmış olduğu, --- hesap hareketlerindeki açıklamada “satış primi“ ifadelerinin bulunduğu, davacının ve eşinin ----- için faaliyette bulundukları, Davacı 17.10.2022 tarihli dilekçelerinde feshin iptaline ,lisans hakkının iadesine 15.000,00TL faturaya dayalı alacaklarının faiziyle 4.900,00TL portföy tazminatının faiziyle ve 100,00TL maddi tazminatın faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ettikleri, bunun mümkün olmadığı,

davacı ile İş Kanunu çerçevesinde bir iş ilişkisi, acente sözleşmesi veya ilişkisi ya da lisans sözleşmesi ilişkisinin kurulmadığı; davacının sözleşmeyi imzalayarak ---- bağımsız, doğrudan satıcısı olmayı kabul ettiği, Davalının 2003 ile 2017 yılları arası döneme ait ticari defterlerinin incelendiği, 2011 yılı yevmiye defterinin ibraz edilmediği ancak aynı yıla ait Kebir defteri ile cari hesap ekstrelerinin ibraz edildiği, cari hesap ekstrelerinde yer alan tutarların sondaj usulü ile kebir defterlerinden teyit edildiği,

ayrıca brüt ve net kazanç bilgilerinin yıl ve ay bazında ayrı ayrı tespit edildiği(kök rapor Ek-2 çalışması) bu yönüyle davacının ticari defterlerin eksik incelendiği yönündeki iddiasına iştirak edilemediği, Ticari defter incelemesine göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.202,26 TL+ 17.287,80 TL olmak üzere toplamda 20.490,06 TL prim alacaklısı olduğu,

Davacının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde başka bir firma ile çalıştığı tespiti dikkate alındığında, TTK m.122/3 uyarınca davacının portföy talep edemeyeceği şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.27.04.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisi ve sektör bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 06.06..2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.

Bilirkişi Ek.

2. Raporunda özetle; ---- yasalarına göre kurulmuş ve yerleşik --- -- Türkiye’deki iştiraki- Doğrudan Satış – şirketi olarak “takviye edici gıda ve kozmetik ürünlerinin satışı” alanında faaliyet gösterdiği, “Sözleşme kapsamında işyeri ile ilişkisi devam ederken başka bir doğrudan satış şirketine katılmama, bu şirket için faaliyette bulunmama“ yükümlülüğünün bulunduğu, bu hususun taraflar arasında imzalanmış olan sözleşme ile “---- Türkiye faaliyet kuralları“ ile davacıya bildirildiği ve davacı tarafından kabul edildiği, Davacının sözleşmeye aykırı davranmak suretiyle ----ile ilişki kurduğu,

bunun üzerine “sözleşmenin fesih edildiği“, ---- tarafından 24.09.2021 tarih ve ---- tarafından 13.01.2021 tarihli müzekkerede görüldüğü üzere “----” tarafından komisyon tutarı açıklaması ile davacıya ödeme yapmış olduğu, ---- hesap hareketlerindeki açıklamada “satış primi“ ifadelerinin bulunduğu, davacının ve eşinin ---- için faaliyette bulundukları, Davacı 17.10.2022 tarihli dilekçelerinde feshin iptaline ,lisans hakkının iadesine 15.000,00TL faturaya dayalı alacaklarının faiziyle 4.900,00TL portföy tazminatının faiziyle ve 100,00TL maddi tazminatın faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep ettikleri, bunun mümkün olmadığı,

davacı ile İş Kanunu çerçevesinde bir iş ilişkisi, acente sözleşmesi veya ilişkisi ya da lisans sözleşmesi ilişkisinin kurulmadığı; davacının sözleşmeyi imzalayarak ----- bağımsız, doğrudan satıcısı olmayı kabul ettiği, Davalının 2003 ile 2017 yılları arası döneme ait ticari defterlerinin incelendiği, 2011 yılı yevmiye defterinin ibraz edilmediği ancak aynı yıla ait Kebir defteri ile cari hesap ekstrelerinin ibraz edildiği, cari hesap ekstrelerinde yer alan tutarların sondaj usulü ile kebir defterlerinden teyit edildiği,

ayrıca brüt ve net kazanç bilgilerinin yıl ve ay bazında ayrı ayrı tespit edildiği(kök rapor Ek-2 çalışması) bu yönüyle davacının ticari defterlerin eksik incelendiği yönündeki iddiasına iştirak edilemediği, Ticari defter incelemesine göre dava tarihi itibariyle davacının davalıdan 3.202,26 TL + 17.287,80 TL olmak üzere toplamda 20.490,06 TL prim alacaklısı olduğu, Davacının taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı şekilde başka bir firma ile çalıştığı tespiti dikkate alındığında, TTK m.122/3 uyarınca davacının portföy talep edemeyeceği şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, distribütörlük sözleşmesinden kaynaklanan lisans iadesi, feshin iptali ve fesih öncesi hak ve kazanımların iadesi, portföy tazminatı, prim alacağı ve gelir kaybı tazminat istemine ilişkindir.

Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 09/03/2005 tarihli sözleşmenin davalı tarafından feshedildiği ihtilafsızdır. Uyuşmazlık, feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının denkleştirme tazminatı ve gelir kaybı tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı, lisans iadesi, feshin iptali ve fesih öncesi hak ve kazanımların iadesi taleplerinin yerinde olup olmadığı, prim alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

6102 sayılı TTK.'nın 122/4.maddesinde "Denkleştirme isteminden önceden vazgeçilemez. Denkleştirme istem hakkının sözleşme ilişkisinin sona ermesinden itibaren bir yıl içinde ileri sürülmesi gerekir." hükmü yer almaktadır.

Dava dilekçesinde 2017 yılının Şubat ayında lisansının dondurulduğu ve devamında kapatıldığı beyan edilmiş, ekinde davacı tarafça davalıya 20/07/2017 tarihinde ihtarname çekildiği ve yine ekinde sunulan davalı tarafça gönderilen 01/08/2017 tarihli cevabi ihtarnamede 28/02/2017 tarihinde kesin olarak üyelikten çıkarıldığı beyan edilmiş, cevap dilekçesinin ekinde de davalı tarafça davacıya gönderilen mail içeriğinden 26/05/2016 tarihinde üyeliğin sonlandırıldığını bildirildiği görülmüş,

huzurdaki dava tarihinin 31/12/2018 tarihi olduğu göz önüne alındığında denkleştirme tazminatı bakımından davanın 1 yıllık hak düşürücüsü süre içerisinde açılmadığı görüldüğünden, portföy tazminatı talebi bakımından hak düşürücü süreden usulden reddine karar verilmiştir.

Davacının, doğrudan satış şirketi olan davalı şirket ile imzalamış olduğu distribütörlük sözleşmesinin maddeleri incelendiğinde sözleşmenin feshi veyahut haksız olarak feshedilmesi halinde lisans iadesi talep edebileceğinin düzenlenmediği, davacının distribütör olarak çalıştığı, distribütör olarak sözleşme ilişkisi kapsamında lisans iadesi, feshin iptali ve fesih öncesi hak ve kazanımların iadesi taleplerinin yasal olarak talep edemeyeceği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

Taraflar arasındaki sözleşmenin davalı tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunda ise dosya kapsamı değerlendirildiğinde;Davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmenin 1. maddesinin C bendinde, davacının, sözleşmenin akdedildiği tarihte başkaca bir doğrudan satış şirketi için çalışmadığını ve sözleşme süresi boyunca başka bir doğrudan satış şirketine katılmayacağını kabul ve taahhüt ettiği, yine Sözleşme’nin 1. maddesinin D bendine göre, davacının,

müvekkil şirketin herhangi bir doğrudan satıcısını herhangi bir kanaldan herhangi bir şekilde başka bir doğrudan satış şirketine üye yapma hakkına sahip olmadığını kabul ve taahhüt ettiği, sözleşme’nin 4. maddesinde ise davacının, sözleşmenin 1. maddenin C ve D bendinden herhangi birini ihlal etmesi durumunda, şirketin prim ödememe hakkı olacağını ve hak kazanmış olduğu diğer meblağları da ödemek zorunda olmayacağını ve şirketin kendi takdirine bağlı olarak üyelik ilişkisinin sona erdirilebileceğini kabul edildiği,

davacının şirketle sözleşme ilişkisi devam ederken ---- şirketinin doğrudan satıcısı olduğu ve şirketin doğrudan satıcılarını da bu şirket ile çalışmaları için ayartmaya çalıştığını, davacının ---- hesabı üzerinden yapılmış olan paylaşımlar da şirketle sözleşme ilişkisi devam ederken ----- şirketinin doğrudan satıcılığını yaptığını açık şekilde gösterdiği beyan etmiş ve feshin sebebi olarak gösterilmiştir.Dosyada yapılan araştırmada ve toplanan deliller incelendiğinde;

davacının ---- şirketinin doğrudan satıcısı olduğu tespit edilememiş, ---- şirketinin 15/07/2019 tarihli yazı cevabında davacının doğrudan satıcı olmadığı bildirilmiş, ---- şirketinin 02/11/2020 tarihli yazı cevabında davacı eşi bakımından ürün alındığı ve üye olmadığı bildirilmiş, ----- şirketinin 30/03/2021 yazı cevabında davacının doğrudan satıcı olmadığı, 29/06/2015 ile 30/04/2016 tarihleri arasında müşteri kaydını bulunduğu,

bankalara müzekkereler yazılmış, --- 13/10/2020 tarihli yazı cevabında davacı ile dava dışı ---- şirketi arasındaki hesap hareketleri gönderildiği bildirilmiş, ekindeki hesap hareketlerinde ---- numaralı hesaba 07/07/2015 tarihinde prim açıklaması ile 75,00 TL gönderildiğinin görüldüğü, davacı tarafından da dava dışı ------ şirketi adına ürün bedeli olarak ödemelerin yapıldığı görüldüğü, nitekim davacı yanca da ürün alındığı ve ürün ödemesi yapıldığının kabul edildiği,

davacı yanın itirazı üzerine ---- numaralı hesabın ve belirtilen iban numarasının kime ait olduğu sorulmuş, ---- 23/02/2021 tarihli yazı cevabında hesabın davacının eşi ---- ait olduğu bildirilmiştir.

---- 24/09/2021 tarihli yazı cevabında ---- numaralı hesaba 07/07/2015 tarihinde prim açıklaması ile 75,00 TL gönderildiği, bu hesabın davacının eşine ait olduğu, diğer işlemlerin ise dava dışı ---- şirketi hesabına yatan paralar olduğu görülmektedir.Davalı yanca sunulan ----- hesabı üzerinden fotoğrafların davacıya ait olup olmadığı tespit edilmediği, elde ediliş biçimi tespit edilemediğinden delil olarak kıymet verilememiştir. Dosyada davalı tanıklar dinlenilmiş, davalı tanıkları davacının dava dışı firmayla çalıştığına ilişkin beyanlarda bulunduğu görülmüş ise davalı şirket çalışanları olup beyanlarına objektif olarak kıymet verilememiş, davalının feshinin haklı olduğu yönünde başkaca yazılı delil sunamadığı, prim açıklamalı ödeminin davacının eşinin hesabına gönderildiği görülmüştür.

Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, davalı tarafça davacının şirketle sözleşme ilişkisi devam ederken ---- şirketinin doğrudan satıcısı olduğu isptalanamadığından davalı tarafından sözleşmenin haksız feshedildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Davacının haksız fesih nedeniyle gelir kaybı bakımından; taraflarca düzenlenen ihtarname içerikleri gözetilerek 28/02/2017 tarihli fesih tarihinden önce davacının davalı şirkette aylık gelirinin tespit edilmesi, heyet raporunda sektör bilirkişisinin davacının emsal bir iş bulacağını tespit etmiş olması nedeniyle ne kadar sürede emsal bir iş bulabileceğinin belirlenmesi ve fesih tarihinden itibaren belirlenecek bu makul süre için zararını oluşturan kazanç kaybının hesaplanmasının istenildiği, bilirkişi heyetinin 06/06/2023 tarihli ek raporunda gelir kaybının 20.000,00 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.

Sözleşmenin ilgili maddeleri incelendiğinde davalının haksız feshi halinde davacının sahip olduğu haklara dair bir düzenleme yapılmadığı görülmüştür. Herkes haklarını kullanırken dürüstlük kurallarına uygun davranmak zorundadır. Sözleşme davalı tarafından haklı bir neden bildirilmeden ve ispat edilemeden feshedilmiştir. Bu primler davacının emeğinin karşılığıdır.

Feshe davalı taraf neden olduğundan ve davacıya atfı kabil bir kusur ispat edilemediğinden davacının bu primlere hak kazanacağı açıktır. Prim alacağı bakımından ticari defter ve belgeler incelenerek bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi heyet raporunda 20.490,06 TL olduğu tespit edilmiştir.

Davacı vekili tarafından 13/10/2023 tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu, ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu görülmüştür. Taraflar arasında sözleşme ilişkisinden dolayı 10 yıllık zamanaşımı bulunduğundan prim alacağı ve gelir kaybı tazminat talebinin zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının lisans iadesi, feshin iptali ve fesih öncesi hak ve kazanımların iadesi taleplerinin reddine, portföy tazminatı talebinin hak düşürücü süreden usulden reddine, prim alacağı ve gelir kaybı bakımından davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacının lisans iadesi, feshin iptali ve fesih öncesi hak ve kazanımların iadesi taleplerinin REDDİNE,

2-Davacının portföy tazminatı talebinin hak düşürücü süreden USULDEN REDDNE,

3-Davacının prim alacağı bakımından davanın KABULÜ ile; 20.490,06 TL alacağın, 15.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 5.490,06 TL'nin ıslah tarihi 09/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4-Davacının gelir kaybı bakımından davanın KABULÜ ile; 20.000,00 TL alacağın, 100,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren, 19.900,00 TL'nin ıslah tarihi 09/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 40.490,06 TL lik kısım yönünden alınması gereken 2.765,87 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL harç ile ıslah harcı olarak alınan 433,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.990,72 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,

6-Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 433,60 TL ıslah harcı, 341,55 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

8-Davacının lisans iadesi, feshin iptali ve fesih öncesi hak ve kazanımların iadesi talepleri bakımından davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

9-Davacının portföy tazminatı talebi bakımından; davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 4.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

10-Davacı tarafından yapılan toplam 5.100,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.277,05 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.377,05 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 5.688,62 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,

11-Davacının 12/02/2021 tarihli dilekçesinde sunduğu belgeler emanete alınmış olmakla emanete alınan delilerin dosya içeresinde saklanmasına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı asil ve davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1184, K. 2024/492, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2018/1184
  4. Karar No : 2024/492
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 31/12/2018
  7. Karar Tarihi : 17/09/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Deliller
  12. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/1184
Karar No
2024/492
Tarih
17 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1195 K.2024/761
  • İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1213 K.2024/581
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1259 K.2024/687
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1330 K.2024/581
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1349 K.2024/648
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2018/1401 K.2024/760

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.