KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/435
- Karar No
- 2024/757
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
Karar Metni
1.378 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/435 Esas
KARAR NO: 2024/757
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 26/07/2019
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle.
02/05/2019 tarihinde dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki --- plakalı kamyonet ile seyir halindeyken dava dışı-------plakalı motorsikletin ön kısmına çarpması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında ---- düzenlendiğini, sigortalı aracın ----- tarihinde karıştığı kaza sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağında davalıya ait sigortalı araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, bu nedenle müvekkili şirket tarafından karşı tarafa ödenen hasar bedelinin rücuen sigortalı ve araç sürücüsünden tazmini talep edildiğini, bu minvalde -----sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
ancak davalının takibe itiraz ettiğini, bu nedenle davanın kabulü ile, borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafın dava dilekçesine cevabı fiziki dosya kapsamında bulunmamaktadır.
DELİLLER
Poliçe ve hasar dosyası, hastane evrakları, ---- alınan raporlar, ---- gelen dosya sureti, ---- dosya sureti, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı17.03.2022 tarihli ara karar ile dosyanın bir kusur ve hasar konusunda uzman makine mühendisi ve Sigortacı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 06.06.2022 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle.
Kusur Tespiti Yönünden Sonuç : Davacı tarafa sigortalı, davalının maliki olduğu araç sürücüsü (----- plaka sayılı kamyonet sürücüsü) sürücü belgesiz --- %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava dışı sürücü (---- plaka sayılı motosiklet sürücüsü) ----kusursuz olduğu, Dava konusu yaralı yolcu ----- olayın oluşumunda ve kendi yaralanmasında kusursuz olduğu,
Sürücü belgesiz --- kendi beyanları, davalı ------- kendi beyanında <---- araç sürmesini öğretmekteydim ve yolun sağından yavaş bir şekilde ilerlerken bir an -----aracın direksiyonunu sola çevirdi, bu sırada aracın solundan geçen bir motosiklete çarptık----- şeklindeki beyanı da dikkate alındığında, ----- tarihli Bilirkişi Raporunun kısmındaki kusur durumuna tarafımızca uyulduğu,
Davacı - alacaklı ---- tarafından dosya borçlusu --- tarihinde ------sayılı dosyasından yapılan icra takibinde, dosya borçlu tarafından borca ve faize yapılan itirazın iptali ile 46.769,16 TL. asıl alacak 149,92 TL. işlemiş yasal faizi olmak üzere toplam 46.919,08 TL. üzerinden icra takibinin devamı gerektiği şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.------ Alınan Raporda özetle.
Mevcut belgelere göre --- oğlu --- doğumlu ----- tarihli trafik kazası sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak:Gr 1 XII (22……15)A %19,E cetveline göre: % 14.3 (yüzdeondörtnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9(dokuz) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.Şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, hak sahibi 3.kişiye yapılan ödemenin sigortalı aracın ehliyetsiz kullanılması nedeniyle sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta rücu sebebi olarak sigortalısına ait araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmamasına dayanmaktadır.
KTK'nun 95. maddesinde, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği, ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabileceği öngörülmüş olduğundan, sigorta sözleşmesinin tarafı (akidi) olan sigorta ettiren davalı,
sigorta poliçesinin ve sigorta genel şartlarının kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmekle yükümlüdür.Sigorta sözleşmesine dayalı rücu davalarında, tarafların yükümlülüklerinin belirlenmesinde, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşme ilişkisi olması nedeniyle, poliçe ve poliçenin tanzim tarihinde yürürlükte bulunan sigorta genel şartları nazara alınır.Somut olayda, davacı ile davalı arasında tanzim edilen---- tarihlerini kapsayan ---- bulunmaktadır.
Bu nedenle rücu şartlarının belirlenmesinde 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları nazara alınması gereklidir.Sigorta Genel Şartlarından Sigortanın, sigortalıya rücu hakkı "B.4.
Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortanın Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı maddesinde düzenlenmiş, ilgili madde "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigrta ettirene rücu edebilir.
Sigorta ettirene başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
...c) Tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafik Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye kimseler tarafından sevk edilmesi sonucu meydana gelmiş ise,..." denilerek, sigortacının sigortalıya rücu edebileceği durumlar belirlenmiştir.
İlgili maddede sayılan rücu sebepleri birbirinden bağımsız sebepler olup, rücu sebeplerinden birinin bulunması halinde sigorta şirketi yapılan hasar ödemesinin rücuen tazminini sigortalısından talep edebilir.----- tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmesinin sigortalıya rücu sebebi olduğu görülmektedir.
Eldeki dosya incelendiğinde: davacı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında ehliyetinin bulunmadığı görülmüştür. Sigorta Genel Şartlar B.4-b maddesi uyarınca ehliyetsiz araç kullanımı nedeniyle gerçekleşen kaza sonrasında sigortanın zarar görenlere yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tazmin imkanı mevcuttur.Davalı ile davacı arasında ZMMS kapsamında sigorta ilişkisi olduğu ve davalının sigortalı, davacının ise sigortacı olduğu anlaşılmıştır.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2.maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” hükmü mevcuttur. Şu halde, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir.
Somut olayda; 02/05/2010 tarihinde, saat 11:00 sıralarında davacı tarafa sigortalı araç sürücüsü (Sürücü Belgesiz) dava dışı ---- yönetimindeki --- plaka sayılı kamyonet ile (Kendisine araç kullanmayı öğrettiğini belirttiği yolcu ---- birlikte) yerleşim yerinde gündüz vakti ---- dönüş yapmak için kontrolsüz şekilde sola yöneldiği sırada geçiş yapmakta olan sürücü----sayılı motosikletin ön kısımlarının çarpışması sonucu,--- plaka
sayılı motosiklette bulunan dava konusu yolcu ---- yaralandığı, trafik kazasının meydana gelmesinde Davacı tarafa sigortalı araç sürücüsü (Sürücü Belgesiz) dava dışı---- yönetimindeki ----- plaka sayılı kamyonet ile yerleşim yerinde gündüz vakti ----Caddesi üzerinde seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde dönüş yapmak için kontrolsüz şekilde sola yöneldiği, motosiklet sürücüsünün seyir durumunu, yol üzerindeki konumunu dikkate almadığı, kendisini sollayarak geçmek isteyen motosiklete tedbirsizce çarpmak suretiyle dikkatsiz ve özensiz davranışlarından dolayı %100 oranında kusurlu olduğu,
Davacı yanca ödemeye esas belgelerin incelenmesinde; yolcu ------ tarafından ----başvurulduğu, İtiraz -----Karar sayılı kararı ile ----- % 8 oranında maluliyet uğradığının kabulüyle 40.000,00 TL sürekli iş tazminatının kabulüne karar verildiği, davacı yanca sunulan dekont içeriğinden ---------- sayılı icra dosyasında 19/02/2019 tarihinde 46.769,16 TL ödeme yaptığı, bilirkişi raporunda 46.769,16 TL yapılan ödemeye ilişkin ödeme tarihinden icra takibine kadar işlemiş faizin 149,92 TL olduğunun tespit edildiği,
Huzurdaki dava dosyasında trafik kazasında yaralanan ----- Kaza nedeniyle tedavi belgeleri toplanarak kaza nedeniyle maluliyet tespitine yönelik dosyanın---- gönderildiği, kaza tarihindeki yönetmeliğine göre % 14.3 (yüzdeondörtnoktaüç) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağının bildirildiği, ------- kararında da % 8 oranında maluliyete uğradığı kabul edilmesi nazara alındığında yeniden aktüerya raporu alınması gerekli görülmemiştir.
Bu açıklamalar ışığında; davacı sigortaya sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında ehliyetinin bulunmadığı, Sigorta Genel Şartlar B.4-b maddesi uyarınca ehliyetsiz araç kullanımı nedeniyle gerçekleşen kaza sonrasında sigortanın zarar görenlere yapmış olduğu ödemeyi sigortalısından rücuen tazmin imkanı mevcut olduğu, dosyada alınan bilirkişi raporları denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu,
Davacı sigorta tarafından dosyada mevcut ödeme dekontları ile hasara uğrayan hak sahiplerine yönelik ödemelerin ispat olunduğu ve ödeme tarihlerinden itibaren sigortacının faiz isteme hakkı bulunduğu ve bu tarihler ile takip tarihleri arasında işlemiş yasal faiz miktarları bilirkişi raporunda tespit edilen miktar esas alınarak, davanı kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Takip konusu alacakların yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından kabul edilen talepler yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından --------sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 46.769,16 TL asıl alacak, 149,92 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 46.919,08 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılama gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 3.205,04 TL harçtan, peşin yatırılan 566,67 TL harcın düşümü ile geri kalan 2.638,37 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 566,67 TL peşin harç, 44,40 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.595,00 TL ATK gideri ve 672,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.878,07 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/11/2024
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/435, K. 2024/757, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama