KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1031
- Karar No
- 2025/603
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
Karar Metni
3.558 kelime·18 dk okuma·14 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1031
KARAR NO : 2025/603
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 03/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
27.07.2022 tarihinde saat 22.45 sıralarında davalı ------ kontrolündeki ----- plakalı motoru ile ------Caddesinden, ------ kavşağına giderken tanık beyanlarıyla sabit olduğu üzere kırmızı ışık kuralını ihlal ederek, -- Sokaktan gelen ve yeşil ışıkta - olan müvekkil ---- kontrolündeki ----- plakalı motosiklete sağ yan tarafından müvekkiline çarpmanın etkisi ile meydana gelen yaralanmalı trafik kazasına dair fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile,
yaralamalı trafik kazası neticesinde HMK m. 107 kapsamında müvekkili için şimdilik 100 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sürücü, işleten ve sigorta şirketinden (poliçe tazminat sınırı ile sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline, müvekkili için 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sürücü, işleten ve sigorta şirketinden (poliçe tazminat sınırı ile sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline,
yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara tahmili ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle. Esasa ilişkin beyanlarnda gerekçeleri ayrıntılı açıklanmak üzere, müvekkili şirket kaza yapan aracın maliki olduğunu ancak işleteni olmadığını, müvekkili şirket söz konusu aracı “Uzun Süreli Araç Kiralama Sözleşmesi” ile "------uzun süreli kiraya vermiştir, söz konusu kiracı olan ------şirketi 01/06/2022 tarihli sözleşme uyarınca kaza tarihinde aracın zilyedi durumundadır.
KTK.3 ve 85. maddeler uyarınca işleten kiracı olduğundan, müvekkili ----yönünden davanın husumet yokluğundan reddi gerekmekte olduğunu, Usule ilişkin haklı itirazlarının yanı sıra, müvekkilin herhangi bir hak kaybına uğramasının önlenmesi amacıyla esasa ilişkin itirazlarını da sunmalarının gerekmiş olduğunu, davacının, dava konusu kaza ile ilgili olarak uğradığı maddi zarara ilişkin kesin rapor bunulmamakta olup, manevi zarar unsurlarının da oluşmamış olduğunu,
davacının sunacağı deliller ve ilgili dosya münderecatı incelendikten sonra beyanda bulunma hakları saklı kalmak üzere belirttikleri Kanun ve sözleşme maddeleri uyarınca sigorta tarafından karşılanmayan zararlardan kiracı sıfatıyla "-----" sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin manevi zararlar açısından da muhatap şirket olmadıklarını, zira kaza nedeniyle kendisine atfedilebilecek hiçbir kusurun söz konusu olmadığını, manevi zararlardan da kazaya kusuru ile sebebiyet veren diğer davalı sürücü ------ ve işleten (işveren konumundaki) ----- sorumludur.
Bu nedenle davacının maddi ve manevi tazminat istemleri dayanaksız ve fahiş nitelikte olduğunu, kabul edilemez olduğunu, kazayla ilgili kusuru bulunmayan, hatta usulle ilgili açıklamalar uyarınca işbu dava ile hiçbir surette sorumluluk ve husumet yöneltilemeyecek olan müvekkili şirkete, davacı tarafından kazayla ilgili hiçbir ihbar ve bildirimde de bulunulmamış olduğunu, bu nedenle kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi de hukuka uygun olmadığını.
Kazaya karışan ------ plakalı araç, müvekkili şirket tarafından 22/12/2021 tarihinde ------ poliçe no ile davalı------ ŞİRKETİ'NE "BİRLEŞİK KASKO SÖZLEŞME SİGORTA POLİÇESİ "GENİŞLETİLMİŞ KASKO" yaptırılmış olup, davacı tarafından uğranıldığı iddia ettiği zararları Sigorta Şirketince tanzim edilen poliçe kapsamında fazlası ile karşılamakta olduğunu, davacıların hukuki dayanaktan yoksun dava talebinin öncelikle usule ilişkin itirazları nedeniyle olmak üzere, reddine, tüm beyanlar doğrultusunda davacıların davasının ve taleplerinin müvekkil şirket yönünden reddine, davanın,
kiralayan ------ şirketine ihbarına,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ------ cevap dilekçesinde özetle.
Davanın haksız ve usulsüz olduğunu, olayda tarafına ait hiçbir kusurun bulunmadığını, hiçbir trafik kuralını ihlal etmediğini, tarafına istinat edilen gerek kaza tutanağındaki gerek aleyhine olabilecek tüm delil ve belgelere itiraz ettiğini, kazadan hemen sonra ambulansı çağırdığını, kaza esnasında süratli olmadığını, kırmızı ışıkta geçmediğini, karşı tarafında herhangi bir maddi zararının olmadığını, olayda asıl mağdurun olanı kendisi olmasına rağmen kaza sebebi ile hiçbir dava açmadığını, kaza nedeni ile karşı tarafta hiçbir bedeni ve maddi zararın bulunmadığını, karşı tarafın maddi durumun kendisinden daha iyi olduğunu,
şuan işsiz olduğunu ve ailesinin katkısı ile geçinebildiğini, kazadan sonra yaşadığı travma sonucu psikolojisinin bozulduğu, bu nedenden dolayı yanında çalıştığı işverenin kendisini işten çıkardığını, olayda asıl mağdurun kendisi olduğunu, davacının bedeni zararının olmadığını, her ne kadar davacı 15 gün içinde çalışamadığını beyan etmiş ise de, çalışmasını engelleyecek hiçbir bedeni zararının olmadığını, bu nedenle davacının kaza öncesi düzenli çalıştığını ispat etmesi gerektiğini, davacının motorunun olmasının motoru ile devamlı çalıştığını göstermediği,
davacının gelir kaybının bulunmadığını, davacının kazadan hemen sonra sosyal hayatına da devam ettiğini, davacının 15 çalışmadığını gösteren bir hastane raporunun da bulunmadığını, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminatın haksız ve usulsüz olduğunu, olay sebebi ile karşı tarafa verilecek tazminatın zenginleşme aracı olmamasını, kaza sebebi ile maddi manevi tazminat talebinin de reddine karar verilmesini, yukarıda açılanan nedenlerle haksız ve usulsüz davanın reddine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
KTK 97 uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmemiş olduğunu, davacının dayandığı delillerin taraflarına tebliğe çıkarılması gerekmekte olduğunu, Müvekkili şirkete sadece dava dilekçesi tebliğ edilmiş olup, davacı yan, HMK m.121 gereğince diğer delil örneklerini tebliğ ettirmediğini, dava dilekçesindeki davacı ifadeleriyle tazminat talepleri açısından ve diğer yönlerden davaya cevap verme imkanlarının olmadığını, delillerin taraflarına tebliğ edilmesi gerekmekte olduğunu, usulî anlamdaki bu eksiklik esasa verecekleri cevaplarını etkilemekte olduğunu,
bu nedenle delillerin taraflarına tebliğine kadar davaya cevap verme haklarını saklı tutuklarını, dava dilekçesinde bahsi geçen 27.07.2022 tarihli kazaya karıştığı belirtilen,----- plakalı araç, müvekkili şirkete 24/12/2021 - 24/12/2022 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ----- numaralı Ekstra Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, artan Mali Sorumluluk kapsamında manevi tazminatlara ilişkin teminat limiti 62.500-TL dir.
Teminat limiti belirtmemiz davayı kabul anlamına gelmemekte olduğunu, kusur durumunun tespitinin gerekmekte olduğunu,
maddi ve manevi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkındaki yönetmeliği’ne uygun alınması gerektiğini, Davacı yanın trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının ve varsa oranının belirlenmesi gerekmekte olduğunu,----Bölge Adliye Mahkemesi ----- dosyasında vermiş olduğu 17.01.2019 tarihli güncel kararında; başvuranın kendi müracaatı ile almış olduğu raporun hükme esas alınamayacağını açıkça belirtmiştir: Kararın ilgili kısmı şu şekildedir:
Yönetmelikte açıkça belirtildiği üzere hazırlanan Erişkinler İçin Terör, Kaza ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu kurul üyeleri tarafından imzalanmalıdır. İmza sayısı eksiksiz ve rapor mühürlenmiş olmalıdır. Belirtilen usul ve esaslarda maluliyet raporunun alınması için dosyanın Adli Tıp Kurumuna sevkini talep ettiklerini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından zmms genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı tazminatı poliçe kapsamında değildirilmesini,
tazminat hesaplamalarındaki belirsizlikleri ortadan kaldıran 7327 sayılı kanun yürürlüğe girmiş olup, huzurdaki davada uygulanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat talebi hakkaniyete uygun olmadığını,
davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerekmekte olduğunu, müterafik kusur durumu göz önünde bulundurulması gerektiğini, faizin hatalı talep edilmiş olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmemiş olduğunu, davacının yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin reddi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin, dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığından faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinden de sorumlu olmayacağının kabulü gerekmekte olduğunu,
bu itibarla davacının bu yöndeki taleplerinin de reddi gerekmekte olduğunu, müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığından dolayı usulden reddine, mahkeme esastan inceleme yapacak ise, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, maluliyet oranı tespiti için davacıların Adli Tıp Kurumu ----. İhtisas Dairesi’ne veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümü’ne sevkini,
müvekkili şirket temerrüde düşmediğinden faiz talebinin reddini, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesini, davacıların ceza yargılaması sırasında şikayetlerinden vazgeçmeleri ya da uzlaşma bildirimlerinin şikayetçi tarafından dosyaya sunulması gerekmekte olduğunu, haksız ve fahiş miktarlı manevi tazminat talepli davanın reddini, aleyhimize hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle.
"Davalı sürücü----piaka sayın araç sürücüsü)------ %100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü-----piaka sayılı motosiklet sürücüsü) ----- kusursuz olduğu, (Kusur oranı ile ilgili sadece teknik görüş bildirilmiş olup; bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu) ----- Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası kapsamında hazırlanan 21/10/2022 tarihli Bilirkişi Raporunun kısmındaki kusur durumuna uyulduğu (Bu Raporda; ------ plaka sayılı araç sürücüsü ----- tamamen kusurlu olduğu,
motosiklet sürücüsü ------ ise kendisine yeşil ışık yanarken geçişini yaptığı, meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir) Davacı ----- (21) günlük Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararı = 6.075,76 TL. olduğu." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle. "Sayın mahkemeniz tarafından "Heyete bir mali müşavir bilirkişi eklenmesine» Rapor hazırlanır iken davalı ------ Şirketinin uzun süreli araç kiralamadan kaynaklı pasif dava ehliyetin ilişkin itirazlarının yerinde olup olmadığının irdelenmesi amacıyla mali müşavir tarafından gerekli incelemenin rapora yansıtılmasına," karar verilmesi Üzerine dosyanın tarafımıza tevdi edildiği, Davalı ----- ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme ile.
Dava konusu aracın süresiz olarak dava dışı ------kiralandığı, aracın kaza tarihi itibarıyla kiracı ------ kullanımında olduğu, kira bedelinin periyodik olarak (aylık periyotlarla) araç malikine, kiracı tarafından ödendiğinin tespit edildiği, Dosyada değerlendirilecek başkaca husus olmadığından, tarafımızdan kira sözleşmesinin uzun süreli ve 3. kişileri bağlayacak nitelikte olduğu kanaatine varıldığı, bu husustaki hukuki değerlendirme ve nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu, Tarafımızdan tanzim edilen kök raporda değişikliğe gidilmediği,
kök rapordaki görüş ve kanaatin aynen korunduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
BEYAN
Davacı vekili tarafından sunulan dava değeri arttırım dilekçesinde özetle.
Talep artırım dilekçelerinin davalılara tebliğine, haklı davalarının kabulü ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, müvekkili yönünden 100 TL olarak talep edilen geçici iş göremezlik tazminatı talebimizi 4.239 TL artırarak toplamda 4.339 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sürücü, işleten ve sigorta şirketinden (poliçe tazminat sınırı ile sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline, dava dilekçelerinde talep etmiş oldukları müvekkil için 10.000 TL manevi tazminatın sürücü,
işleten ve sigorta şirketinden (poliçe tazminat sınırı ile sorumlu olmak kaydı ile) müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara tahmili ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava: trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminatların tahsili için açılan davadır.27/07/2022 tarihinde davalı sürücü----- kullandığı ---- plakalı araç ile davacı sürücü ---- yönetimindeki ----- plakalı motosikletin çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiş, olayda motosiklet sürücüsü ------- yaralanmıştır.
Davalı ------ 27/07/2022 tarihli trafik kazasından kaynaklı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan ------Asliye Ceza Mahkemesinin ----- esas ve ----- karar sayılı dosyasında 2.240 TL adli para cezasına çarptırıldığı, hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın 26/06/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
28/03/2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda kazadaki kusur oranlarına ilişkin olmak üzere; " Davalı sürücü --- plaka sayılı araç sürücüsü)------%100 (Yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı sürücü------ plaka sayılı motosiklet sürücüsü) ------ kusursuz olduğu, , " tespit edilmiştir. Aynı şekilde ceza dosyasına ilişkin olmak üzere savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporunda da davalı sürücünün tam kusurlu kabul edilerek bilirkişi raporu tanzim edildiği anlaşılmıştır.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi'nin ----- esas ve ------ karar sayılı ilamında. "Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir.
Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü,
Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında ------27/07/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı olarak Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi hakkında hükümleri çerçevesinde ----- Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18/10/2023 tarihli ve ------ raporu esas alınarak tanzim edilen 28/03/2024 tarihli aktüerya bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır.
----- Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 18/10/2023 tarihli ve ----- sayılı malulliyet bildirir raporunda; "18.10.2023 tarih ve ---- sayılı raporunda: 16.10.1996 doğumlu ------ 27.07.2022 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli ve ----- sayılı ---- yayımlanan Erişkinler İçin Engellik Değerlendirmesi Hakkkında yönetmelik kapsamında hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 21 (Yirmibir) güne kadar uzayabileceği " yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu görülmüştür.
Dava dosyasında mevcut ------- numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bilgilerine göre mülkiyeti ------. adına kayıtlı ------sevk ve idaresindeki ------ plakalı araç davaya konu 27.07.2022 trafik kaza tarihini kapsayan 24.12.2021 - 24.12.2022 tarihleri arası davalı ----- Şirketi’ Kasko Sigortası İhtiyari Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, Artan Mali Mesuliyet Teminat limitinin 2.500.000,00 TL. olduğu, manevi tazminatın poliçe kapsamında olduğu tespit edilmiştir. ------- Sosyal Güvenlik Merkezi’nin 10.05.2023 tarihli cevap yazılarına ekli 14.04.2023 tarihli Sigortalılık Tescil ve Hizmet Kaydı döküm cetveline göre davacının olay tarihi itibariye kazancının yasal asgari ücret seviyesinde olduğu tespit edilmiştir.
Geçici İş Göremezlik Tazminatına İlişkin Maddi Tazminat Talebi Bakımından;
Davacı yan davada kazaya sebebiyet veren sürücünün kusurundan kaynaklı davalılar aleyhine açtığı davada geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin belirsiz alacak davası olarak 100 TL maddi tazminat talebinde bulunduğu görülmüştür.
Davacının bu yöndeki talebinin karşılanması amacıyla geçici iş göremezlik tazminatının tespit edilmesi amacıyla bilirkişi heyetinden konu hakkında rapor alınmıştır.
28/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacı ------ (21) günlük Geçici İşgöremezlik Sebebiyle Nihai ve Gerçek Maddi Zararının 6.075,76 TL " olduğu yönünde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Davacı vekili dava dilekçesinde geçici iş göremezlik maddi tazminat talebini (belirsiz alacak olarak) ileri sürdüğü, 28/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda açıkça (davalı sigorta şirketine sigortalı) davalı araç sürücüsünün %100 kusuruna isabet eder şekilde (21 günlük) 6.075,00 TL geçici iş göremezlik zararı hesapladığı, davacı vekilinin 02/04/2024 tarihli değer arttırım talepli dilekçesi ile söz konusu alacak kalemini bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmeler nazara alınarak 15 günlük geçiçi iş göremezlik maddi tazminatına esas olacak şekilde 4.339,00 TL olarak belirlediği anlaşılmakla davacının talebi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Manevi Tazminat Talebi Bakımından;
Davacı yan vekili davalılar aleyhine açtığı davada manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Dava dilekçesi incelendiğinde davacı için 10.000 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
----- Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü ----- Polis Merkezi Amirliği’nin 27.04.2023 tarihli cevap yazılarına ekli Araştırma Tutanağında davacının gemide çalıştığı, 2024 yılında 17.000 TL maaş aldığı, 3.000 TL kira ödediği, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığının bulunmadığı belirtilmiştir.
----- Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü ------- Polis Merkezi Amirliği’nin 27.04.2023 tarihli cevap yazılarına ekli Araştırma Tutanağında davalı -----film sektöründe çalıştığı, 2024 yılında 8.500,00 TL maaş aldığı, kira ödemediği, üzerine kayıtlı taşınır ve taşınmaz mal varlığının bulunmadığı belirtilmiştir.
Taraf iddia ve savunmaları, bilirkişi raporları ve dosya bir bütün olarak incelendiğinde; 28/03/2024 tarihinde meydana gelen kazada davacının kusursuz olduğu, davalı ------ mahkememiz kanaati ile uyumlu olacak şekilde % 100 kusurlu kabul edildiği, kaza nedeniyle davacının yaralandığı, iyileşme süresinin 21 günü bulacağı, maluliyet oranının % 0 olduğu anlaşılmaktadır.
6098 sayılı borçlar kanununun 56. Maddesi " Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir.
Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. " hükmüne haizdir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Yapılan yargılama, toplanan deliller, davacının iddiası ve davalı------ kazadaki kusur oranı dikkate alındığında davalı sürücünün % 100 kusurlu oluşu, taraflar hakkında ekonomik sosyal durum araştırmaları ve olayın (kazanın) oluş şekli, davacının maluliyet durumu ve oranı hep birlikte incelenip değerlendirildiğinde; huzurdaki davacının bizzat yaralanarak bu olay nedeni ile manevi ızdırap çektiği sabit bulunmuştur.
Olaydaki kusur durumu, olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişimi, davalı sürücünün kusur oranı, eylemin niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü, hak ve nesafet ilkeleri, davacı ve davalıların sosyal ve mali durumları bir bütün olarak değerlendirilmiş davacıdaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda davacı lehine davalı sürücü aleyhine manevi tazminata karar verilmiştir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesinde.
"Madde 10–(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2)Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3)Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
(4)Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.
Manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü halinde davalı lehine hükmedilecek nispi vekalet ücreti, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemez." şeklindeki düzenleme gereğince manevi tazminat bakımından vekalet ücreti ayrı değerlendirilmiş ve aşağıdaki gibi hükme bağlanmıştır.---- Bölge Adliye Mahkemesi-----Hukuk Dairesinin ----- esas ve ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin olmak üzere.
"KTK'nın 99.maddesine göre, ZMSS Genel Şartları ile belirlenen belgeler ile birlikte sigorta kuruluşuna başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında somut olay incelendiğinde, davaya konu olay sebebiyle, dava tarihinden önce, davalı sigorta kuruluşuna başvuru yapıldığına ilişkin bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, bu itibarla davalı ------Sigorta Şirketi’ne dava tarihinden önce arabuluculuk müessese ile başvur yapıldığının kabulü gerekeceği, dosyada mevcut arabuluculuk son tutanağından davacının 05/08/2022 tarihinde başvuruda bulunduğu,
bu haliyle arabuluculuk başvurusu tarihinden 8 iş günü sonrası olan tarihini temerrüt tarihi 18/08/2022 dava tarihidir.Davalı sigorta vekili müterafik kusur indirimi talep ederek sonuç bedelin hesaplanmasını istediği, bu talebin makul ve yargıtay içtihatlarına uygun olduğu anlaşılmakla safahatta gerekli inceleme yapılmış olup duruşmaya katılan ve olay anını gören tanık ------ beyanına göre davacının kaza anında kask taktığının ifade edilmesi karşısında davalı sigorta şirketinin müterafik kusur indirim talebi yerinde görülmeyerek bu sebeple indirim uygulanmamıştır.
Davalı ----- Şirketinin uzun süreli araç kiralama sözleşmesi nedeniyle pasif dava ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüş bu nedenle ek rapor aldırılmış, dosyaya sunulan 02/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda kira sözleşmesinin uzun süreli nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Bu cümleden olmak üzere uzun süreli kira sözleşmesine istinaden aracı devreden davalı ----- Şirketi yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----.
Hukuk Dairesinin ------ esas ve ------ karar sayılı ilamında benzer konuya ilişkin bidayet mahkemesi kararına yönelik. "Kabule göre de; davalı ------ aleyhindeki dava, trafik kaydına dayanılarak açılmış olup, adı geçen davalının "aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiraladığına" ilişkin savunması üzerine davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir.
Trafik kaydına göre davanın adı geçen davalıya yöneltilmesinde davacının bir kusuru bulunmamaktadır. Bu halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin bu yönden de istinaf talebi yerindedir." şeklindeki tespitleri nazara alınarak davalı------ lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
TASHİH
Her ne kadar kısa kararın başında (2) no' lu maddesinde "Davacı ----- Geçici İş Göremezlik Maddi Tazminat Talebinin 4.399,00 TL'nin davalı ------ bakımından kaza tarihi olan 27/07/2022 tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi bakımından temerrüd tarihi olan 18/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde yazılmış ise de gerekçeli karar yazım aşamasında "4.339,00 TL'nin" rakamında asıl kastın "4.339,00 TL" olduğu, iş bu durumun sehven klavye hatasından kaynaklandığı fark edilmiştir.
6100 sayılı kanunun 304. Maddesi " Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir." hükmünü getirmiştir. Henüz karar tebliğe çıkartılmadan söz konusu hata fark edildiğinden resen tashih yapılmıştır.
Bu nedenle hükmün (2) no' lu maddesinde yer alan " 4.399,00 TL'nin" ibaresinin düzeltilerek "Davacı ------- Geçici İş Göremezlik Maddi Tazminat Talebinin 4.339,00 TL'nin davalı ------ bakımından kaza tarihi olan 27/07/2022 tarihinden itibaren; davalı sigorta şirketi bakımından temerrüd tarihi olan 18/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," şeklinde resen tashihine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/1031, K. 2025/603, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama