KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/755
- Karar No
- 2024/9
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2024
Karar Metni
1.601 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/755
KARAR NO : 2024/9
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 30/10/2023
KARAR TARİHİ : 10/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili adına ----İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı ve müdürlükçe ödeme emri düzenlendiği, alacağın tahsil edilemediği, borçlu şirketin ticaret sicilde terkin kaydının olduğunun öğrenildiğini; şirketin, takibin tarafı olma ehliyetinin de bulunmadığı,
feshedilmekle tüzel kişiliği sona eren şirketin medeni haklardan yararlanma ve bu hakları kullanma ehliyeti de son bulacağından terkin edilmiş tüzel kişiliğin adli merciler önünde temsili yahut taraf gösterilmesinin de mümkün olmadığını, tasfiye dışında kalan bir borçtan dolayı ek tasfiye işlemlerinin mahkemeden talep edilebileceğini, bahsedilen ek işlemlerin tamamlanmadığını, somut olayda ek tasfiyeye ihtiyaç bulunduğu,
şirketin ihyasına ilişkin huzurdaki davanın açılmasında hukuken bir engel bulunmadığını,-----İcra Müdürlüğünün ------ sayılı dosyasında icra işlemlerinin tamamlanabilmesi ve borcun tahsil edilebilmesi için şirketin ihyasının gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydı ile davalarının kabulü ile ----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün----- numaralı sicilinde kayıtlı -----unvanlı şirketin terkin kaydının kaldırılarak tüzel kişiliğinin ihyasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, “..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.
Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” (TTK.m.32).
Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği, aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, tasfiye süresince yetki ve sorumluluğunun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK.nın 547/2 maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını,
müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmemesini talep etmiştir.Davalı tasfiye memuru dava dilekçesini tebliğ almasına rağmen davaya cevap vermemiş davayı inkar etmiş sayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 547. maddesi gereğince Ticaret Sicil Müdürlüğünden tasfiye sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir.
---- Ticaret Sicil Müdürlüğünün 06/11/2023 günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin son tescilini 14.08.2023 tarihinde yaptırdığı, şirket yetkililerinin ----- ile ... olduğu---- aynı zamanda tasfiye memuru olduğu, şirketin 14.09.2023 tarihinde sicil kaydının tasfiyenin sona ermesi nedeni ile terkin olduğu bildirmiştir.Tasfiyesi istenen şirket aleyhinde davacı yan----.İcra Müdürlüğünün----- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilerek incelenmiş ihyası istenen şirketin takip borçlusu, davacı şirketin alacaklı sıfatına haiz olduğu, takibin derdest olduğu,
davacının iş bu davayı açmaya dair ilgili müdürlükten 10.11.2023 tarihli yetki belgesi alıp ibraz ettiği görülmüştür.
Davacının ihyasını istediği Şirket aleyhinde 2019 da takibe başladığı, ihyası istenen şirketin takipten haberdar olduğu, keza icra takip dosyasında şirket yetkilisi ----- haciz ihbarnamesinin 31 mayıs 2023'te tebliğ edildiği,ihyası istenen şirketin derdest icra takibinden haberdar olmasına rağmen tasfiye memuru aracılığı ile ticaret sicilinden terkinini sağladığı görülmüştür.
Yapılan yargılamaya göre, her ne kadar dava konusu şirket kendisi tarafından tasfiye sürecine girip tasfiyeyi sonuçlandırmış ve sicilden terkin edilmiş ise de dava konusu terkin edilen şirket hakkında halen devam eden icra takibinin bulunduğu, dolayısıyla şirketin faal olduğu,
derdest olan takip sonucuna göre şirket borcu ortaya çıkabileceği, tasfiyenin şirketin tüm borç ve alacakları tasfiye olunmaksızın tamamlanamayacağı, ticaret sicilinden terkin olunamayacağı sonucuna varıldığından ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmü dikkate alındığında davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına,
şirket yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalı ... tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılmıştır.Tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, ihyası talep edilen şirket hakkında devam eden icra takibinin olması sebebiyle, dava konusu şirketin tasfiyesinin tamamlanmamış olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne, dava konusu şirketin ihyasına, şirket yetkilisi ve tasfiye memuru olan davalı ... tasfiye memuru olarak atanmasına, davalı ...
Sicil Müdürlüğü yasal hasım olması sebebiyle işbu davalı yönünden davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.---- BAM ---- HD. ----Sayılı ilamı "....Tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memuru sorumlu bulunduğundan davada taraf sıfatı bulunduğu, davalı tasfiye memuru aleyhine davanın kabulü nedeniyle vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi HMK 326/1 gereği olduğu gözetilerek;
davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün davacı yargı gideri bakımından kaldırılarak yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir."
----BAM ----HD. ----- Sayılı ilamı "... Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Davacının açtığı dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiği taktirde tasfiye işlemlerinin eksiksiz olarak tamamlandığından bahsedilemeyecektir.
(Yargıtay----- Hukuk Dairesi ----- Davacının şirket aleyhine açtığı dava sonuçlanmadığına göre tasfiye eksik yapılmıştır. İlanlara başvurulmamış olması sonucu değiştirmez. İhya davası şirketin aktif hale gelmesi için değil, söz konusu hukuk davasına münhasır olmak üzere davanın sonuçlandırılması ve sonrasında tasfiyenin tamamlanmasını temin için açılmıştır.
Tasfiye işlemi eksik yapıldığı ve davacının dava açmasına sebebiyet verildiği için yargılama giderlerinin tasfiye memuru üzerinde bırakılmasında ve vekalet ücreti takdirinde bir usulsüzlük yoktur." gerekçeleri ile tasfiye memurunun vekalet ücretinden ve yargılama giderinden sorumlu olduğu belirtilmiştir.Aynı zamanda bu kararda açıkça belirtildiği üzere ilanalara rağmen başvurmamış olmanın sonucu değiştirmeyeceğini belirtmiştir.
Somut olayda Bahsi geçen icra takibi 2019 yılında başlatılmış ihyası istenen şirket icra takibinden sonra 2023 yılında sicilden terkinini sağlamıştır.-----BAM ----HD. ----- Sayılı ilamında "... Somut olayda ; terkin olunan şirketin eski çalışanı olan davacının eksik gösterilen sigortalı hizmet tesbiti davası açıldığı ,davanın sürdürülebilmesi için davacı vekiline davalı şirketin tüzel kişiliğinin ihya davası açmak üzere süre verildiği,
açılan bu davanın görülebilmesi için şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, tasfiye memuru atanarak tescil ve ilanına karar verildiği , tasfiyeden sonra dava açılmış olsa da davacı bakımından tasfiyenin usulune uygun sonlandığının kabul edilemeyeceği , şirketin alacağı ve borcu bulunmadığı bu sebeble ihyasında hukuki yarar bulunmadığı savunmasının dinlenebilir olmadığı ,
,toplanan tüm delillere göre TTK 547 maddede ki ek tasfiye koşullarının gerçekleştiği kanaatına varan mahkemenin takkdirinde isabetsizlik olmadığı,ihya ve yeniden tasfiye memuru atanmasına ve tasfiye usulune uygun sonlandırılmadığından davalı tasfiye memurunun HMK 326/1 gereği yargı gideri aleyhine hüküm verilen davalıdan alınacağından istinaf sebebleri yerinde bulunmamakla davalı tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir." belirtmiştir.----BAM ----.
HD. ----- Sayılı ilamında "...Tasfiye yapıldığı tarih itibariyle usulüne uygun yapılmış olsa bile tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi amacıyla şirketin ihyası yasal zorunluluktur. Tasfiyede ilanların yapılmış olması, davacının tasfiye memuruna başvurmaması sonucu değiştirmez. Davacının şirketten alacaklı olup olmadığı, İş Mahkemesindeki yargılama sonucu belirlenebilecek bir husustur. Sonuç olarak.
TTK 547. maddedeki ek tasfiye işlemleri için şirketin ihyası isteminin koşullarının oluştuğu, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla.." şeklindeki kararında tasfiyenin yapıldığı tarih itibarı ile usule uygun yapılsa dahi tasfiye sonrası açılan davanın yürütülmesi için şirketin ihyasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tasfiye memurundan tahsil edilerek davacısına ödenmesine dair mahkeme kararını onamıştır.
Kaldı ki somut olayda davacı yanca icra takibi tasfiye tarihinden çok önce başlatılmıştır.----BAM---- HD. -----. Sayılı ilamında "...İlk derece mahkemesince davanın kabul edilerek davacı lehine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Bu bağlamda tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmamasından tasfiye memuru sorumlu olup, davada taraf sıfatı bulunan tasfiye memurunun mahkemece hükmedilen harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Tasfiye memuru, bu giderleri, ek tasfiye için ihya edilen şirketin tasfiye giderlerine ekleyebilecektir." belirtmiştir.HMK'nın 326. maddesi uyarınca, aksine düzenleme bulunmadıkça yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.
Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne karar verilmiş, davalı ... sicil müdürlüğü yasal hasım olması nedeni ile yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, yukarıda anlatılan nedenlerden ötürü tasfiye memuru yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutularak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/755, K. 2024/9, 10 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama