KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/870
- Karar No
- 2023/1004
- Karar tarihi
- 7 Aralık 2023
Karar Metni
1.503 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/870
KARAR NO : 2023/1004
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/06/2023
KARAR TARİHİ : 07/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; takas odasına ibraz edilen ----- Keşide yeri-----seri no.lu 20.04.2023 tarihli 425.161- TL değerindeki çek, keşidecisi------tarafından müvekkili şirkete ulaştırılması için------ takip numarası ile 01.03.2023 tarihinde teslim edildiği, vadesi yaklaşan çekler hakkında keşideciyle iletişime geçilmesi ile çeklerin kaybolduğunun anlaşıldığı, kayıp olan çeklerden -----Keşide yeri ----seri no'lu 22.03.2023 tarihli 910.905 TL değerindeki çekin 22.03.2023 tarihinde tahsil olunduğu,
yaşanan olayla birlikte müvekkilinin çeklerin kaybolduğunu kesin olarak tespit ettiği ve 20.04.2023 tarihli çek hakkında-----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası ile "Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)" davası ikame ettiği, hamil olan ------21.04.2023 tarihinde işbu çeki takas odasına ibraz etmesiyle söz konusu mezkur davanın, 11.04.2023 tarihli ------ numaralı ara kararı uyarınca,
"...Davacı (ilgili) tarafından verilen dilekçe ile hamili bulunduğu çeklerin zayi olunduğundan bahisle iptali ile başkalarına ödenmemesi hususunda Ödemekten Men Kararı verilmesi istenilmiş olmakla 6102 Sayılı TTK' nun 818/1-s Maddesi hükmü delaletiyle aynı kanunun 757/1. maddesi hükmü uyarınca talebinin KABULÜNE,.." kesin olarak karar verildiği, işbu çek hakkında ödeme yasağı kararının kesinleştiğini;
söz konusu çeklerin kötü niyetli üçüncü kişiler tarafından ele geçirilmesinin tespit edilmesi üzerine müvekkili şirket yetkilileri tarafından ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulacağı, suç duyurusunda bulunulması halinde soruşturma numarasının mahkemeye bildirileceğini, uyuşmazlık konusu çeklerin müvekkili şirket tarafından kanuna uygun bir şekilde ciro edilmediği, herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını; müvekkili şirketin uyuşmazlık konusu somut olayda sözde yetkilisi adına imza atılarak çekte tahrifat yapıldiği, vadenin yaklaşması ile keşideci ile iletişime geçilince çeklerin kaybolduğundan haberdar olduğu,
müvekkili şirketin temsilcilerinin müştereken temsile yetkili olduğu çekte müvekkili adına atılan imzanın şirketi temsil eden kişiye ait olmadığının aşikar olduğunu; ayrıca şirket yetkililerinin imzası incelendiğinde de görüleceğini, şirket adına ----- Matbaa kaşesi üzerinde bulunan imzanın her iki temsilciye de ait bulunmadığı, müvekkili şirketin müştereken imzaya yetkili kişilerin imza sirküsündeki imza örneklerini dilekçe ekinde sunduklarını, tahrifat yapılan her iki çekte de şirketin hiçbir dönemde kullanmadığı kaşe, alelade bir yerde yapılmış şirketin kullanımında olmayan bir kaşe olduğu,
sözde müvekkili tarafından yapılan kaşe incelenecek olursa müvekkilinin ünvanı dışında bir unvan olan ---- ifadesinin kullanıldığını, ancak müvekkili şirketin ----- ile hiçbir bağlantısı ve ilişkisi bulunmadığını, söz konusu çeklerin cirosunun geçerli olabilmesi için iki temsilcinin de imzasının bulunmasının gerektiği, söz konusu çek üzerinde tahrifat yapan kişi ya da kişilerin, şirketin iki temsilcisinin olabileceği ihtimalini göz ardı ederek tek temsilcinin imzasını taklit ederek işbu ciro işlemini gerçekleştirdikleri, yapılan eylemin iyi niyetli olmadığı ve hukuk nezdinde korunamayacağını,
müvekkili şirketin kayıp çekleri elinden çıkardıktan sonra kim veya kimler tarafından kullanıldığı bilinmese de ciro silsilesinde bulunan ------ Ve yetkililerinin muhatap alınması gereken ilk kişiler olduğu; müvekkili şirketin, cirantalarla ticari ilişkisi bulunmadığı gibi sahte imza ile tahrifat yapılan çekin ciro edilmesinin, davalının kötüniyetini açıkça ortaya koyduğunu, maddi hukuk anlamında davalıya borçlu olmayan müvekkili şirketin, menfi tespit davası ikame ederek bu hususu tespit ettirmekte hukuki yararı bulunmadığını,
müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ------ tarafından------- ofis çalışma masası koltuğu, ofis misafir bekleme koltuğu ve ------- çalışma masası satıldığı ve teslim edildiği, bu satışa ilişkin müvekkili firma tarafından ------ kesilen 1.400.046,40 TL bedelli faturaya karşılık firma tarafından müvekkili firmaya ------ şubesine ait, keşidecisi -----., keşide yeri -----keşide tarihi 20.04.203 olan, -----seri nolu, 425.161,00 TL bedelli ve ----- şubesine ait, Keşidecisi----- keşide yeri ------keşide tarihi 22.03.203 olan,-------seri nolu, 910.905,00 TL bedelli yetkili hamili olunan iki ayrı çek ciro edilerek verildiğini;
müvekkili tarafından------ şubesine ait, Keşidecisi ------, keşide yeri -----keşide tarihi 22.03.203 olan, ------ seri nolu, 910.905,00 TL bedelli çek vade tarihinde bankaya ibraz edilerek çeke konu ödemenin alındığı, yine müvekkili tarafından ----- şubesine ait, Keşidecisi ----- keşide yeri -----, keşide tarihi 20.04.203 olan,------seri nolu, 425.161,00 TL bedelli çek vade tarihinde bankaya ibraz edildiğinde çeke ihtiyati tedbir konulduğundan bahisle ödeme yapılmadığını;------Şirketi'nin beyanları ve söz konusu davasının mesnetsiz olduğu,
söz konusu zayi davasının ikame edildiği tarihte çekin müvekkili firmada bulunnduğu ve yetkili hamili müvekkili firma olduğu, müvekkili firma tarafından yukarıda ödemesi alındığından bahsedilen çekin (910.905,00 TL bedelli çek ) ile işbu dava konusu çekin ciro zincirinin bire bir aynı olduğu, işbu dava konusu çekin davacı tarafından -----ciro edildiği ve o şirket tarafından da müvekkili firmaya müvekkili firma tarafından yukarıda ödemesi alındığından bahsedilen çekin (910.905,00 TL bedelli çek ) yine aynı ciro zincirine aitken müvekkili firma tarafından bankaya ibraz neticesinde ödemesi alındığı,
------Şirketi tarafından 910.905,00 TL bedelli çek için neden iptal davası açılmadığı ve taraflarınca çek bedelinin tahsil edildiğini; davacı tarafın 16/06/2023 tarihinde dosyaya sunmuş olduğu beyan ile birlikte bahsi geçen her 2 çek bakımından menfi tespit talebinde bulunulduğu, öncelikle usulune uygun bir ıslah yapılmadan talep konusunun genişletilmesinin mümkün olmadığı,
bununla birlikte bahsi geçen çeklerden ------ seri nolu (910.905,00 tl bedelli) çekin dava dışı ------ tarafından müvekkiline ödendiği ancak istirdat davasına konu edilebileceğini, menfi tespit davası, icra takibi açılmadan önce veya takip açıldıktan ancak alacaklıya herhangi bir surette ödeme yapılmadan önce takibe konu borcun bulunmadığının tespiti amacıyla açılmakta olduğu, burada borçlunun davayı açmaktaki amacının, borçlu olmadığının tespitini sağlamak olduğu,
istirdat davasında ise, borçlunun artık borçlu olmadığının tespitini değil, icra takibi sırasında aslında borçlu olmadığı bir parayı ödemiş olması sebebiyle, bu paranın geri alınmasını sağlanmak istendiği, dolayısıyla, iki davanın yöneldiği amacın farklı olduğundan birlikte açılmalarının mümkün olmadığını, işbu sebeple davanın usulden reddi gerektiğini, huzurdaki davaya konu icra takibinin müvekkili tarafından açıldığı,
müvekkili firma tarafından dava konusu çeke ödeme yasağı konan-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin------ Esas sayılı dosyasına çekin uhdelerinde olduğuna dair taraflarınca beyanda bulunularak talep halinde çekin mahkemeye sunulacağı bildirilerek çek üzerindeki ödeme yasağının kaldırılmasının talep edildiği,
----- Asliye Ticaret mahkemesinde zayi davasını açan davacı ------ Şirketine, işbu menfi tespit davasının açılması için 30 günlük süre verildiği ancak -----Şirketinin işbu davayı 30 günlük süre geçtikten sonra ikame ettiği, bu itibarla açılan davanın süre aşımından dolayı usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın dava dilekçesinin 3.maddesindeki müvekkiline dair ithamlarının hukuki dayanaktan yoksun ve tamamen asılsız olduğu, davacı tarafın bir an için kendisini soruşturma makamı olarak hissetmiş olup müvekkile şüpheli sıfatı yüklediğini;
davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı mahkememizin ----- Esas sayılı dosyada dava dışı ----- Şirketinin keşidecisi olduğu ------ seri numaralı 22.03.2023 tarihli 910.905 TL bedelli çek ile yine bu şirketin keşidecisi olduğu----- seri numaralı çekler nedeni ile davalıya karşı menfi tespit isteminde bulunmuştur. Davacının dava dilekçesindeki beyanından dava konusu ettiği ------ seri numaralı 22.03.2023 tarihli 910.905 TL bedelli çekin 22.03.2023 tarihinde davalı yanca tahsil edildiği anlaşılmıştır.
Nitekim dava dilekçesinin 1. Sayfasında davacı açıkça bu çekin davalı yanca haksız şekilde tahsil edildiğini belirtmiştir. Mahkememiz ------Esas sayılı davası 08.06.2023 tarihinde açılmıştır. Dava konusu 910.905 TL bedelli çek yönünden davada tefrik kararı verilerek iş bu esasa kaydedilmiştir.Bir hak veya hukuki ilişkinin mevcut olduğu iddia edilerek tespiti talep edilirse müspet tespit davası söz konusu olur.
Bir hak veya hukuki ilişkinin mevcut olmadığı iddia edilip mevcut olmadığının tespiti talep edildiği taktirde açılan dava menfi ( olumsuz ) tespit davasıdır. Müspet veya menfi tespit davasının açılabilmesi için davacının hukuki yararının olması gerekir. Eda davası açma imkanı mevcut olan hallerde menfi tespit davası açmakta hukuki yarar yoktur. ( Bkz.----- -)
Somut olayda davacı yanca davaya konu edilen 910.905 TL bedelli çek dava öncesi zaten davalı yanca tahsil edilmiştir. Çekin bankaya ibrazı üzerine çek keşidecisi bedelini ödemiştir. Diğer çek için ise davalı yanca davalı aleyhinde icra takibi başlatılmıştır.
Davacının henüz bedeli tahsil edilmeyen çek nedeni ile aynı zamanda müracaat borçlusu da olması nedeni ile menfi tespit isteminde hukuki yararı varsa da dava öncesi bedeli tahsil edilen çek nedeni ile menfi tespit isteminde hukuki yararı yoktur. Davacı yan çeklerin kargoda kaybolduğunu, davacı şirketin kaşesinin taklit edildiğini, çekteki imzanın davacı yetkililerine ait olmadığını iddia etmiştir.
Davacı yanca bedeli dava öncesi davalı yanca tahsil edilen çek nedeni ile arabulucuya başvurularak bu çekin haksız olarak tahsil edilmesinden kaynaklı olarak alacak davası açılmalıdır.6100 sayılı HMK'nın 114/1-d madde ve fıkrası gereği davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak sayılmıştır. Bilindiği üzere menfi tespit davası esnasında paranın tahsil edilmesi halinde davaya resen istirdat davası olarak devam edilir.
Ancak somut olayda dava öncesi çek bedeli zaten tahsil edildiğinden davacının bu çekle ilgili menfi tespit davası açmasında hukuki yararı yoktur. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/870, K. 2023/1004, 7 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama