KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/619
- Karar No
- 2026/30
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
Karar Metni
1.354 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/619 Esas
KARAR NO: 2026/30
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 29/08/2024
KARAR TARİHİ: 15/01/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili ----- harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "... müvekkil şirketinin ---- ---- numaralı ----sigortalı ------ dava konusu olaya ilişkin nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, Sigortalı firma tarafından, toplam 88 kap (Net: 4.420,12 kg - Brüt: 4.607,75 kg) klima ünitesi ve aksesuarları cinsi emtia, --- yerleşik----- nolu ekli faturalar ile 1.000.660,00 TL karşılığında satın alındığını,
Satın alınan emtianın ---- arası karayolu taşımasını davalı ----- adlı nakliyeci firma sorumluluğunda -------- tarihinde teslim alınıp parsiyel olarak taşındığını,-------- tarihinde gümrüklü antrepoda emtia üzerinde yapılan kontroller sonucunda, 1 adet ürünün eksik ve 10 adet ürünün hasarlı olduğu,
CMR belgesi üzerine not düşülerek tespit edildiğini, araç sürücüsünün de imzasını taşıyan tutanak düzenlendiğini, Söz konusu hasarı sebebi ile müvekkil şirketinin sigortalısına, 34.481,80-TL tazminat ödemesi yaptığını, ödeme dekontuna istinaden anılan ödeme ile müvekkil şirketinin Türk Ticaret Kanunu m. 1472 (1) uyarınca sigortalısının dava ve talep haklarının halefi olduğunu, Rücu edilecek tutar yapılan hasar ödemesinden ek bedel tutarı düşülerek 31.251,00-TL olarak tespit edildiğini, Yukarıda açıkladığı sebeplerle ve müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalması kaydı ile.
Borçlunun---------- sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine karşı yaptığı haksız itirazın 31.251,00-TL asıl alacak tutarı bakımından kısmen iptaline, asıl alacağa takip talebindeki gibi faiz işletilmesine ve takibin talebimiz gibi devamına, haksız itiraz eden borçlular aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Tüm yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, vekil sıfatı ile arz ve talep etmektedir...." denmiştir.
CEVAP
Davalı -------Vekili cevap dilekçesinde özetle; "....iddia konusu hasardan müvekkil şirketinin kusuru bulunmadığını, ekspertiz raporunda yer aldığı gibi taşımanın parsiyel değil, müvekkil şirketi tarafından komple taşıma yöntemi ile gerçekleştirildiğini, müvekkil şirketinin yükleme, boşaltma ve bu esnada gerçekleşen elleçleme işlemlerine dahil olmadığını, ayrıca ambalajın yetersiz geldiği aşikar olduğundan bu bakımdan da müvekkiline isnat edilecek bir sorumluluğun bulunmadığını, Taşımacılığın komple kamyon yükü olarak taşındığını, yükleme ve istifleme müvekkil şirketinin sorumluluğunda olmadığından,
taşımacının sorumluluğunun ortadan kaldıran özel hallerin düzenlendiği 17/4-c maddesinde yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılmasından kaynaklanan hasarlar nedeniyle taşımacının sorumlu tutulamayacağı açıkça hüküm altına alındığını, Hiçbir şekilde kabul ve ikrar anlamına gelmemesi kaydıyla bir an için müvekkilin hasardan sorumlu olduğu düşünülse dahi yerleşik yargıtay içtihatları gereğince müterafık kusur değerlendirilmesi gerektiğini,
Sayın Mahkemece müvekkilin tazminat ödemekle sorumlu tutulması halinde davacının talebinin fahiş olduğunu reddi ile tazminatın Konvansiyonun 23. Maddesinde öngörülen usul ile tespit edilmesini arz ettiğini, Dava konusu taşımalara konu emteaların hasar gördüğü iddia edilmişse de sovtaj bedelleri ekspertiz raporu kapsamına alınan sovtaj teklifine de rağmen sigortalı ile davacı sigorta şirketinin yalnızca kendilerini bağlayan poliçe hükümleri kapsamında eksik bir sovtaja tabi tutulduğunu, 30.000 TL sovtaj teklifi alınmışken, yalnızca 1050 TL sovtaj kesintisi yapıldığını,
İşbu itirazımızın Sayın Mahkemenizce dikkate alınarak dosyanız üzerinden yapılacak olan bilirkişi incelemesin sovtaj bedelinin de hesaplanması gerektiğini, hesaplanan sovtaj bedelinin talep edilen miktardan düşülmesi gerektiğini, CMR Konvansiyonunun 27. Maddesinde talep edilebilecek faizin yıllık %5 oranında olabileceği öngörülmüş iken, davacı tarafça icra takibinde ticari avans faizi talep edilmesi ve dava dilekçesinde de takip talebindeki gibi faiz işletilmesine karar verilmesine ilişkin talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Yukarıda arz olunan nedenlerle.
Dava konusu iddia edilen hasardan müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığından davanın reddine, Davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten arz etmektedir...." denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, uluslararası taşıma sırasında kısmi ziyaya uğrayan emtia bedelinin sigorta tarafından dava dışı sigortalısına ödenmesi akabinde hasar sorumlusuna karşı açılan rücuen tazminat davasıdır.Eldeki dosyada davacı, dava dışı sigortalısına emtia bedelini ödeyerek TTK 1472.maddesi uyarınca dava dışı sigortalının haklarına halef olan;
davalı ---- taşıma işlemini üstlenendir.05/12/2024, tarihli ara karar ile dosyanın bir sigotacı, bir CMR konusunda uzman ve bir makine mühendisi bilirkişilere tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ----havale tarihli bilirkişi raporu ile sonrasında itirazların karşılanması amacıyla ----tarihli ek raporlar mahkememize teslim edilmiştir.TTK'nın 1472/1 maddesinde düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir.
Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472/1. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder.
Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.
Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak---- sayılı ----da belirtilmiştir. ---- da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği şüphesizdir.Yukarıda yer alan TTK 1472.
Maddesi ve İçtihadı Birleştirme kararı doğrultusunda uyuşmazlık incelendiğinde; dava dışı sigortalı hangi gerekçe ve hukuki nedenle davalıya karşı talepte bulunabilecek idiyse sigortalının haklarına halef olan davacı sigorta da o nedenlere dayalı olarak talepte bulunabilecektir. Dolayısıyla uyuşmazlığa konu hasarın Uluslararası taşımadan kaynaklanması nedeniyle uygulanacak hükümler CMR konvansiyonudur.
Anayasanın 90.maddesi ile -----adına yabancı devletlerle ve milletlerarası kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, ----- onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlı olması ve usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası andlaşmaların kanun hükmünde olması nedeniyle uyuşmazlığa uygulanacak hükümler iç hukuka ilişkin düzenlenen hükümler olmayıp CMR konvansiyonuna ilişkin hükümler olacaktır.
Somut olayda davalının yükleme sırasında herhangi bir çekince koymadığı dikkate alındığında emtianın taşıyıcı sorumluluğunda ki araca tam ve sağlam olarak yüklendiği, sonrasında emtianın varış yerinde indirilip alıcı tarafından teslim alınması sırasında emtiada eksik ve hasar bulunduğunun hem CMR taşıma senedine şerh düşülmüş olduğu hem de araç sürücüsünün de imzası bulunan tutanak bulunduğu bu haliyle müzekkere cevapları da dikkate alınıp taşımanın komple taşıma yöntemi ile taşındığının kabul edilmesi karşısında yükleme ve istiflemenin gönderici tarafından yapıldığı ve bu haliyle asıl sorumluluğun dava dışı göndericide olduğu bununla
birlikte davalı taşıyıcının ise denetleme yükümlülüğünden kaynaklı olarak müterafik kusurlu kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Tüm bu hususlar dikkate alınarak dava dışı göndericinin %75 oranında kusurlu olduğu, davalı taşıyıcının ise taşıma konusu hasar sebebiyle %25 oranında kusurlu olduğu kabul edilmekle 7.812,75 TL üzerinden itirazın iptaline yönelik davanın kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiştir.Eldeki dava, temelinde taşınan emtiada meydana gelen zarar nedeniyle ödene tazminatın rücusuna ilişkin olup,
tazminat miktarının belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden alacak likit(belirlenebilir) değildir dolayısıyla icra inkar tazminatına hükmedilme şartları oluşmamıştır.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen KABULÜNE; Davalı tarafından ----------- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 7.812,75 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine,
2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısım yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 7.812,75 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 7.812,75 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 197,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.197,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 3.049,37 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
8-Davalı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücretinin kabul-red oranına göre belirlenen 3.375,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davalı üzerinde bırakılmasına,
9- Kabul red oranına göre belirlenen 900,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 2.700,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/01/2026
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/619, K. 2026/30, 15 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama