KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/972
- Karar No
- 2025/446
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2025
Karar Metni
1.847 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/972
KARAR NO : 2025/446
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/08/2020
KARAR TARİHİ : 15/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin sigortalısı davadışı ------dava dışı yurtdışında yerleşik müşterisine satmış olduğu ---- model----- Şasi Nolu ----- marka ----- emtiasının, ----- nolu konşimento ----- nolu CMR (taşıma) senedine istinaden davalı taşıyıcının sorumluluğu altında taşındığını, emtianın alıcıya varışını müteakip yapılan kontrollerde hasarlı olduğunun görülmesi üzerine CMR (taşıma) senedi üzerine hasarlı teslim şerhi düşüldüğünü, hasarın ihbarı üzerine açılan hasar dosyasına aldırılan ekspertiz raporuna istinaden sigortalıya müvekkilince 2.550,()0Euro sigorta tazminatı ödenerek TTK 1472'nci maddesine göre elde edilen halefıyetle,
hasardan sorumlu olan davalıdan ödenen sigorta tazminatının rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe borçlu/davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %5 faiz işletilmesine, davalı/borçlunun %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle. USÛLE İLİŞKİN. Davacının zamanaşımı dolduktan sonra davasını ikame ettiğini, delillerin kendilerine sunulmadığını, müvekkilinin taşıyan sıfatı bulunmadığından müvekkilinin pasif husumeti bulunmadığını, eşya ---- teslim şekliyle satıldığından davacının sigortalısının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, ESASA İLİŞKİN.
Hasarın kaynağı belli olmayıp, taşıma esnasında meydana geldiğinin ispatlanamadığını, bağımsız kuruluşlarca yapılmış ekspertiz incelemesi bulunmadığını, hasarın nedeninin belli olmadığını, CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, taşıma işinin üç farklı taşıma yoluyla gerçekleştiğini, CMR üzerindeki hasar şerhini tevsik edici belge bulunmadığını, müvekkiline süresinde hasar ihbarı yapılmadığını savunarak, davanın taşımayı gerçekleştiren ----- ihbarını, davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle; "----- Şase No.lu, ----- marka/tip, ------ model araçta gelen hasara ait fotoğraflar ve sigorta eksperinin tespitleri de incelendiğinde, ------ meydana gelen toplam hasar tutarının (parça-malzeme-işçilik tutan toplamının) 2.550,00 EUR olabileceği, Davalının taşıma organizasyonunda taşınan davacının sigortalısına ait emtianın, taşımanın uluslararası karayolu taşıması kısmında davalının ifa yardımcısı ve dava dışı fiili taşıyıcının, CMR Konvansiyonu 17'nci maddesi 3.paragraf hükmünce alt taşıyıcının eşyayı taşımada özen yükümlülüğüne riayet etmemesi sonucu hasar gördüğü,
CMR Konvansiyonu 17'nci maddesi 1.paragraf hükmünce davalı sorumluluğunda meydana gelen hasardan dolayı tazmin yükümlülüğünün CMR Konvansiyonu 23'üncü ve 25'inci madde kapsamında 2.550,00Euro tutarında olacağı.
Emtianın teslim şekli olan ------ kuralına göre, rizikonun meydana geldiği anda emtia üzerindeki hak ve menfaat dava dışı sigortalı üzerinde olduğundan, davalının aktif husumet yokluğu savının geçerli olamayacağı, Davalının sorumluluğunda olan taşımaya katılan tünı taşıyıcıların, poliçede belirlenen tüzel kişilik şartını haiz olduğu, Dosyaya sunulan taşımaya ait denizyolu konişmentosu ve CMR belgesinin, hukuken geçerli taşıma sözleşmesi olduğundan, poliçe özel şartlarına aykrılığın bulunmadığı,
Davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472'nci maddesine göre şartlarının varlığının yerine geldiği sübuta ermiş olan yasal halefiyet gereğince, zararın meydana gelmesinde sorumlu olan davalıdan CMR 25'inci madde gereğince hesaplanan 2.550,OOEuro tutarında gerçek zarar bedelini rücuen talep edebileceği, Davacı sigorta şirketinin, rücuen talep amacıyla----.
İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takipteki asıl alacak tutarı kadar vaki itirazın iptalini talep edebileceği, Davacının rücu talebini dayandırdığı taşıma işinde meydana gelen zararın hesaplamayı gerektirdiği dikkate alındığında davacının takipteki alacağının likit olduğunun ileri sürülemeyeceği, Sayın Mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hükmolunacak yabancı para cinsinden alacağına, CMR Konvansiyonu 27'nci maddesi hükmünce, davacının 09.07.2019 tarihinden itibaren, yıllık %5 oranında faiz talep edebileceği," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, sigortacının sigortalısına ödediği tazminat bedelinin kusurlu 3. Kişiye karşı açmış olduğu rücu olacağına dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Mahkememizin ----esas sayılı dosyasına kayıtlı iken ---- karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verildiği, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ------Karar sayılı ilamındaki. "Bu nedenle mahkemece, sigorta poliçesinin 2. Sayfasının “Tüzel Kişilik Notu” kısmında.
“Teminat taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkiyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerlidir.
Aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır.” Klozunun tartışılıp değerlendirilerek davaya konu hasarın bu kloz uyarınca teminat kapsamında olup olmadığı ve davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı hususunun yukarıdaki açıklamalar ve davalı vekilinin itirazları da gözetilerek tartışılık değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekmektedir." şeklindeki gerekçelere istinaden bozulduğu, bozma ilamına istinaden mahkememizin ------ esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığı, 27/12/2024 tarihli tensip tutanağı ile bilirkişi heyeti oluşturularak ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----.
Hukuk Dairesi -- Esas ve ------Karar sayılı ilamının yol göstericiliğinde bilirkişi heyetinden rapor istenildiği, 23/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda konu ile alakalı olarak; " Davalının sorumluluğunda olan taşımaya katılan tüm taşıyıcıların, poliçede belirlenen tüzel kişilik şartını haiz olduğu, Dosyaya sunulan taşımaya ait denizyolu konişmentosu ve CMR belgesinin, hukuken geçerli taşıma sözleşmesi olduğundan, poliçe özel şartlarına aykrılığın bulunmadığı,
Davacı sigorta şirketinin 6102 sayılı TTK 1472’nci maddesine göre şartlarının varlığının yerine geldiği sübuta ermiş olan yasal halefiyet gereğince, zararın meydana gelmesinde sorumlu olan davalıdan CMR 25’inci madde gereğince hesaplanan 2.550,00Euro tutarında gerçek zarar bedelini rücuen talep edebileceği" yönünde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.
Davacı ----- ile dava dışı sigortalı -----arasında 26.03.2018 tanzim tarihinde düzenlenen ------ numaralı Nakliyat Emtia Blok Abonman Sigorta Sözleşmesi ile; sigortalının 23.03.2018-23.03.2019 tarihleri arasında, Türkiye’den ihraç edeceği ------ ve ekipmanları cinsi emtianın, yıllık toplam 30.000.000,00 euro tahmini kapasite ile, emtianın nakliyesi sırasında meydana gelebilecek rizikolara karşı, Emtia Nakliyat Sigortaları Genel Şartları mucibince -----klozu da belirtilerek), her bir sevkiyatta azami 500.000,00Euro peşin kuvertür limitiyle, sigorta teminatı verileceğinin taahhüt edildiği,
dosyaya sunulu emtia faturası çerçevesinde eksik sigortanın söz konusu olmadığı, net 15.000,00 euro prim tahakkuku ile geçerli bir sigorta poliçesi olduğu, istinafa konu edilen poliçe 2.sayfasında. TÜZEL KİŞİLİK NOTU başlığı altında;“teminat taşımayı yapan nakliyecinin bir tüzel kişilik olması ve sevkiyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılması kaydı ile geçerlidir.
Aksi halde teminat geçersiz sayılacaktır” ve 3. sayfada MENFAAT SAHİBİ notunda; “herhangi bir hasar ve rizikonun gerçekleşmesi anında, ilgili satış/teslim şekline ve/veya kanuna göre, hasarın meydana geldiği zaman dilimi de göz önüne alınarak, poliçe şartlarına göre tazminat ödemesi (Daini mürtehin gibi kanuni zorunluluk halleri müstesna olmak üzere) sigortalı emtia üzerinde yasal menfaat sahibi olan tarafa yapılacaktır.
Ödenebilecek sigorta tazminatını talep etmekte yasal menfaati olan tarafın alçağını temlik etmesi ve başka bir tarafa ödenmesine muvafakat etmesi hali işbu özel şartın istisnasını oluşturacaktır” şeklinde özel şartların bulunduğu tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, dava dışı ----. davacı ---- Şirketi tarafından ------ numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile taşınan treyler ekipmanları emtiası ----- şartları kapsamında kara taşıması ve deniz taşımaları All Risk teminatı kapsamında teminat altına alındığı, davanın ----- yapılan taşıma sonucu emtianın hasara uğraması nedeniyle davacı tarafından nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin kusurlu taşıyıcıya rücuen tazmini istemine ilişkin olduğu,
----- tarafından düzenlenen 21.08.2018 tarihli tespitte "----- fotoğrafları incelendiğinde, römork'un aldığı darbe sonucu eğilerek (göçme) hasarlandığının anlaşıldığı, hasarlanan ------ gemiye yükleme esnasında veya gemiden tahliye edilirken aldığı bir darbe sonucunda derin çizilmeler oluşması sonucu meydana geldiğinin" değerlendirildiği, davacı sigorta şirketi tarafından teminat kapsamında bulunan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalı firmaya 20/02/2019 tarihinde 2.550,00-Euro hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, sigortalıya yapılan ödemeye istinaden davalı şirkete -----.
İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı icra dosyası üzerinden takip başlatıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ederek takibi durdurduğu, davacının takibin durmasını müteakip işbu davayı açtığı, yargılama aşamasında dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, 31/05/2021 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde;
"----- Şase No.lu, ----- model araçta gelen hasara ait fotoğraflar ve sigorta eksperinin tespitleri de incelendiğinde,----- meydana gelen toplam hasar tutarının (parça-malzeme-işçilik tutarı toplamının) 2.550,00 EUR olabileceği, CMR taşıma senedi ve sair sevk evrakına göre davalının akdi taşıyıcı-taşıma işleri organizatörü sıfatıyla üstlenilen taşımada akdi taşıyıcı sıfatını haiz olduğu ve davalıya husumet yöneltilebileceği.
Dava konusu mallardaki hasarın taşıma sırasında meydana geldiği dolayısıyla taşıma işini üstlenen davalı taşıma şirketi CMR m. 17/1'e göre oluşan hasardan sorumlu olmaları gerektiği," kanaatine varıldığı, mahkememizce kabul kararı verildiği, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ----- Esas ve ------ Karar sayılı ilamı ile bozma kararı verildiği, 23/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda konu ile alakalı olarak.
"Davalının sorumluluğunda olan taşımaya katılan tüm taşıyıcıların, poliçede belirlenen tüzel kişilik şartını haiz olduğunun" tespit edildiği, gerçektende dosya incelendiğinde sırasıyla taşıma işinde görevli olanların------firması olduğunun anlaşıldığı, bu haliyle ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----.
Hukuk Dairesi------Karar sayılı ilamınında vurgulandığı üzere teminatın geçerli olabilmesi için iki şarttan biri olan taşımaya katılan tüm taşıyıcıların tüzel kişilik şartının haiz olduğu ancak istinaf mahkemesince göz önünde bulundurulan yazılı sözleşmeye yönelik ikinci şartın da irdelenmesi gerektiği 23/04/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda konu ile alakalı olarak; " Dosyaya sunulan taşımaya ait denizyolu konişmentosu ve CMR belgesinin, hukuken geçerli taşıma sözleşmesi olduğundan, poliçe özel şartlarına aykrılığın bulunmadığı," yönünde tespit ve değerlendirmelerde bulunulmuş ise de aynı bilirkişi raporunda;
" Gerek dava dışı taşıtan gerek davalı taşıyan gerek ihbar olunan taşıyıcılar arasında, taşıma öncesi kurulmuş özel olarak düzenlenmiş yazılı bir taşıma sözleşmesi dosya kapsamında bulunmamaktadır. " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.
Sonuç olarak, taşımaya konu hizmete ilişkin sevkiyatın hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesine bağlı olarak yapılmadığı, Türk Borçlar Kanunu bakımından yazılı sözleşme, tarafların karşılıklı iradelerini yazıya döküp imzalamaları ile oluşacağı, bilirkişi raporunda vurgu yapılan CMR belgesinde genellikle sadece taşıyıcının imzasının yer aldığı, gönderici ya da alıcının imzası olmayabileceği, dosyaya sunulan CMR belgesinde de bu durumun mevcut olduğu (davacı delili ek: 10), Bu nedenle CMR belgesinin mutlak anlamda bir yazılı taşıma sözleşmesi kabul edilemeyeceği, sonuç olarak,
CMR belgesi tek başına taşıma sözleşmesinin yerine geçemeyeceği ancak o sözleşmenin yapıldığını kanıtlayan bir belge niteliğinde olduğu, somut olayımızda ise yazılı sözleşme hasarın teminat kapsamında olup olmadığını belirleyici rol aldığı, bu nedenle her ne kadar davalının sorumluluğunda olan taşımaya katılan tüm taşıyıcıların, poliçede belirlenen tüzel kişilik şartını haiz olduğu sabit ise de taşıma hizmetinin hukuken geçerli yazılı bir taşıma sözleşmesi yapılmadan yerine getirildiği anlaşılmakla ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----.
Hukuk Dairesi ----- Esas ve ----- Karar sayılı ilamının yol göstericiliğinde davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay -----. Hukuk Dairesi ---- Esas ve -----
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/972, K. 2025/446, 15 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama