KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/99
- Karar No
- 2025/64
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2025
Karar Metni
1.310 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/99
KARAR NO : 2025/64
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 09/02/2024
KARAR TARİHİ : 23/01/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 09/02/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle. "Müvekkil şirket nezdinde----numaralı Endüstriyel Paket Sigortası ile sigortalı -----bölgesinde bulunan otopark giriş kol bariyerinde hasar meydana gelmiştir. Alınan ekspertiz raporunda, 20.06.2023 tarihi saat 17.58'de---- nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ----- plakalı motosikletin bariyere temas ederek hasara sebep olduğu tespit edilmiştir.
Meydana gelen hasar sebebiyle oluşan zarara ilişkin müvekkil şirket tarafından sigortalısına, müvekkil şirkete yapılan başvuru neticesinde ( Ek- Başvuru Evrakları) Endüstriyel Paket Sigorta Poliçesi kapsamında toplam 159,03.-USD tazminat ödemesi yapılmıştır. Müvekkil şirket tarafından yapılan ödemeyle, müvekkil şirket sigortalısının haklarına halef olmuştur.
Hasarın meydana gelmesinde --- plakalı araç kusurlu olup, aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı sıfatıyla davalı-----müvekkil şirkete karşı sorumludur. Açıklanan hususlar çerçevesinde, müvekkil şirket tarafından ödenen bedelin tahsili amacıyla davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış, ancak davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle takip davalı yönünden durmuştur.
Taraflar arasındaki hukuki ihtilafın çözümü amacıyla Arabuluculuğa başvurulmuş ancak süreç anlaşamama şeklinde sonuçlanmıştır.---- plakalı araç sürücüsünün hasarın meydana gelmesine sebebiyet vermesi nedeniyle, ----- plakalı aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı olan davalı taraf, ortaya çıkan hasardan müvekkil şirkete karşı sorumludur.
Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamış olması, takibe itirazın haksız ve hukuka aykırı olması nedeniyle işbu itirazın iptali davasını açma zorunluluğu doğmuştur. Yukarıda delilleriyle birlikte açıklanan hususlar ve resen dikkate alınacak hususlar çerçevesinde, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline, davalı aleyhine %20 den az olmamak üzere icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz." denmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. "Davacı tarafından iddia edilen talepler hukuka aykırı olduğundan taleplerin reddi gerekmektedir. Karşı tarafın müvekkil şirket nezdinde bir hak veya alacağı bulunmamaktadır. Kazaya karışan ve müvekkil şirketçe sigorta edilen ---- plakalı araç, müvekkil şirket nezdinde 16.06.2023 tanzim tarihli, 16.06.2023 - 16.06.2024 tarihleri arasında geçerli, ----- numaralı poliçe ile ZMMS kapsamında sigortalıdır (Ek 1: ZMM Poliçesi).
Söz konusu poliçede teminat bedeli 120.000 TL'dir. Müvekkil şirket poliçe limitini aşan bedelden sorumlu değildir. Somut olay nedeniyle müvekkil şirket nezdinde ---- numaralı hasar dosyası açılmıştır. ---- Şirketi'ne 31.10.2023 tarihinde 2.352,19-TL, ---- Şirketi'ne 30.11.2023 tarihinde 1.201,28-TL ödenmiş olup davacı şirkete ait sigortalının tüm zararı giderilmiştir.Müvekkil şirketin ödeme yükümlülüğü, ZMMS ve hukuki mevzuat temelinde birtakım şartlara bağlanmıştır.
Bunlardan belki de en önemlisi kusur durumudur. Müvekkil şirketçe sigortalanan bir aracın kusursuz olması durumunda müvekkil şirketin de bir ödeme yükümlülüğünden bahsedilemeyecektir. Somut olayda müvekkil şirketçe sigortalanan aracın sürücüsü kazanın oluşumu bakımından kusursuzdur. Dolayısıyla müvekkil şirketin bir ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır.Bu kapsamda dosyada mübrez deliller neticesinde bilirkişi marifeti ile kusur incelemesi yapılmasını talep ederiz.
Davacı şirkete ait sigortalının söz konusu zararın oluşması noktasında kusuru bulunmaktadır. Şöyle ki; davacı, hasar gören bariyerin zarar görmesini engelleyecek gerekli tedbirleri almamıştır. Kusur tespitinde bu hususların göz önünde bulundurulmasını talep ederiz. Müvekkil şirketin hasar tazminatı talebi bakımından bir ödeme yükümlülüğü bulunmasa da birtakım hususların ihtimale binaen belirtilmesi gerekmektedir.
Başvurunun esasına girilmesi ve bilirkişi incelemesi yapılması halinde; her halükarda genel şartların esas alınmasını ve hesaplanan tazminattan iskonto uygulanmasını talep ederiz.Dava konusu kaza ile dava konusu botun hasarı arasında uygun illiyet bağının olup olmadığının da ispatlanması gerekmektedir.
Mahkeme kusura ilişkin hususlarda aksi kanaatte ise yukarıda izah ettiğimiz hususlarla dosyanın bilirkişiye tevdii edilerek, dava dosyasında yer alan belgelerin de dikkate alındığı detaylı ve hüküm kurmaya elverişli kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığına yönelik rapor alınmasını talep ederiz. Davacının hasar talebi fahiş tutardadır.
Kaza ile illiyet bağı bulunmayan onarımlardan müvekkil şirket sorumlu değildir.Mini onarımla giderilebilecek bir hasarın yeni bir bariyer ile değiştirilmesi noktasında söz konusu hasar talebinin fahiş olacağı kuşkusuzdur.
Bu doğrultuda bilirkişiden talebimiz; hasar gören bariyerin onarım ile giderilebilecek bir hasar olup olmadığının da tespitini talep ederiz.Ayrıca işbu davada olası bir rapor tanzimi durumunda salt kazadan kaynaklanan/kaynaklandığı ispat edilmiş hasarların değerlendirilmesi gerekir. Buna göre sigorta şirketlerinin henüz haberi olmaksızın fahiş tutarlarda onarımlar yapılmakta, sigorta şirketine yapılan ihbar da onarım gerçekleştikten sonra yapılmaktadır.
Öte yandan eksik evrak, fotoğraf gibi nedenlerle kesinlikle sağlıklı inceleme yapılamamaktadır. Bu aşamada atanan eksper de sadece eldeki yetersiz, sağlıksız ve eksik deliller ile inceleme yapabilmekte; ulaşılan sonuçlar da şüpheden uzak olamamaktadır. Hasarların kaza ile illiyet bağı içermesi şarttır; illiyet bağı kurulamayan hasarların sorumlusu sigorta şirketi değildir.
Ancak yukarıda aktarılan süreçte illiyet bağı çok geniş tutulmakta, kazadan kaynaklanmayan hasarlar, önceki kazalar nedeniyle gerçekleştirilen onarımlar ve sair her türlü husus illiyet bağı bakımından inceleme/kovuşturma dışı tutulmaktadır. Müvekkil şirketin salt kazadan kaynaklanan hasarları bilmeye, tespit etmeye, parçaları görmeye ve bu bakımdan hasar tespiti yapmaya hakkı vardır. Bunun sigorta şirketinin elinden alınması mümkün değildir.
Onarım yapılmış bir araçta tespit de inceleme de yapılamaz, sağlıklı sonuç alınamaz. Söz konusu bariyer için de bu durumlar gerçekleşmiştir. Eldeki çok dar veriler ile müvekkil şirketin sonuca gitmesi mümkün değildir ve hasar tutarının salt eldeki kazadan kaynaklandığını ispat edemeyen karşı tarafın talebi hukuken himaye edilemez. özetle karşı taraf, hiçbir zaman gerçek hasarı ispat edemeyecektir. Bu durumu geri dönüşü imkansız şekilde kendisi yaratmıştır.
İspat yükü (salt kazadan kaynaklanan hasarlar, onarımlar, değişimler, değer kaybı gibi) karşı taraftadır ve hukuk karşı tarafın ihlalini himaye etmez. Bu durumda yaklaşık bir değerin tespiti dahi hakkaniyetli değildir. Hukuk kötüniyeti korumaz. Alacak likit olmadığının icra inkar tazminatının da reddine karar verilmesi gerekmektedir. " denmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı sigortanın Endüstriyel Paket Sigortası ile sigortalı dava dışı AVMnin otopark giriş bariyerinde meydana gelen hasar kaynaklı olarak yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. Davacı taraf, dava dışı sigortalısına hasar tazminatı ödemesi yaptığı ve kusur oranında bedeli ödenmeyen hasar tazminatına dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.
Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.
Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır.
Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. ----) Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde.
20/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta nezdinde sigortalı ---- plakalı motorsiklet sürücüsünün trafik kazasının oluşumunda kusurlu olduğu mahkememizce hükme esas alınan kök ve ek bilirkişi incelemesi ile dava konusu kaza nedeniyle AVM otopark giriş bariyerinde meydana gelen hasar sebebiyle talep edilen 159,03 USD bedelin kabul edilebilir olduğunun tespit edildiği ve bahse konu bariyerde değişim gerektiği anlaşılmakla hasar bedelinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Yasal şartları
oluşmadığından takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulüne; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ---- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 159,03 USD asıl alacak ve 3,21 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 162,24 USD üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harcın düşümü ile geri kalan 187,80 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 7.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 155,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.510,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 4.981,03 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; 6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/99, K. 2025/64, 23 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama