KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/125
- Karar No
- 2025/215
- Karar tarihi
- 7 Mart 2025
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/125
KARAR NO : 2025/215
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 13/10/2020
KARAR TARİHİ : 07/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan dosya incelemesi sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
18.09.2018 tarihinde sürücü ----- sevk ve idaresindeki ----- plakalı yolcu otobüsü ile ----- ilçesi istikametinden ----- ili istikametine seyir halindeyken ----- karayolunun km 14+800'e geldiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre yolun solunda bulunan çelik bariyerlere aracın sol yan kısımları ile çarparak su kanalına sol yan kısımları ile yatması neticesinde meydana gelen kazada müvekkili --- ağır bir şekilde yaralandığı ve ameliyata alındığı,
söz konusu kaza tespit tutanağı incelendiğinde ---- plakalı araç sürücüsü ---- 2918 sayılı KTK 52/1-a maddesini ihlal ettiğinin anlaşıldığını, kaza ile ilgili ---- Cumhuriyet Başsavcılığının ----Sor. sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da aynı şekilde 2918 sayılı KTK nın 52/1-a ve 52/1-b maddelerinin ihlal edildiğini bu kapsamda başvuruya konu kazada araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu görüş ve kanaatinin bildirildiğini, müvekkilinin söz konusu kaza sonrasında tedavi ve ilk müdahalenin yapılması için ----- Devlet Hastanesine kaldırıldığı,
vücudunun bir çok yerinde kırıklar meydana gelen müvekkilinin hastahanedeki tedavisi bittikten sonra taburcu edildiği kalan tedavisinin ise hali hazırda evde devam ettiğini, geçen süre zarfında da herhangi bir iyileşme kat etmediği gibi başkasının bakımına muhtaç vaziyette yaşadığı, söz konusu bakım giderleri ise kaza tarihinden itibaren anne ve babası tarafından kendi imkanları ile karşılandığını, 26 yaşında ve bekar olan müvekkilinin kaza tarihinden sonra hayata küstüğü gerek ruhen gerekse psikolojik olarak çöküntüye girdiği,
kazanın olduğu günden itibaren tedaviye ilişkin tüm bakım ve sair giderler herhangi bir maddi destek alınmadan müvekkilinin ailesi tarafından karşılandığı, uzun sürecek olan bu süreçte ailenin işbu giderleri karşılama durumu da bulunmadığını;--- plakalı aracın Karayolu Yolcu Taşımacılığı Zorunlu Koltuk Ferdi Kaza Sigortası davalılardan ----- tarafından, zorunlu trafik sigortası poliçesi ise ---. tarafından yapıldığı, müvekkili -----yaralanmasına ve malul olmasına neden olan kazada davalılardan .--- sadece ferdi kaza sigortası poliçesindeki limit kadar ferdi kaza sigortasından sorumlu iken;
maluliyete ilişkin maddi tazminattan ----- poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile), bahse konu kazada oluşan manevi zarardan ise -----. müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu; huzurdaki işbu dava açılmadan önce, bahse konu kazada gerek maddi gerekse manevi yönden yoksun kalan müvekkili adına Sigorta Mevzuatı Borçlar kanunu ve sair mevzuat hükümlerinde yer alan hükümler uyarınca maddi ve manevi tazminat için davalılara başvuru yapıldığı ancak geçen sürede herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi taleplerine olumlu cevap bile verilmediğini,
dava şartı gereği arabuluculuk sürecinin başlatıldığı ancak tarafların anlaşamamaları üzerine ekte sunulan hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son tutanağı düzenlendiğini, müvekkili ----- yaralanması ile sonuçlanan kaza sonucu çalışma gücü kaybı sebebiyle maddi zararın 6100 sayılı HMK 107/1 uyarınca belirsiz alacak davası olarak belirlenmesini,
haklı olan davalarının kabulü ile dava konusu kazada müvekkilinde oluşan sakatlığa bağlı meydana gelen geçici ve sürekli çalışma gücü kaybı sebebi ile geçici ve sürekli işgöremezlik ve bakıcı gideri zararının tespit edilerek işbu bedele kaza tarihi olan 18.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsilinin gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik;
ferdi kaza sigortası kapsamında ----- şimdilik 1.000,00 TL. maddi tazminatın kaza tarihi olan 18.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, geçici maluliyet için 1.000,00 TL ve sürekli maluliyet için 1.000,00 ve bakım gideri için 1.000,00 olmak üzere şimdilik 3.000,00 TL. maddi tazminatın ------ poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile) kaza tarihi olan 18.09.2018 tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkili için 50.000,00 TL. manevi tazminatın davalılardan ise -----müştereken ve müteselsilen tahsilini,
yargılama sonunda belirlenecek ve harcı taraflarınca tamamlanacak alacakların tamamının ve tüm yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hiçbir şekilde kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın maluliyet sebebiyle uğradığı zararını ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, davacı tarafın soruşturma aşamasında şikayetçi olduğunu beyan ettiği tazminat davacı açma hakkının ortadan kalkmış olup davanın reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere başvuranların talepleri için dava öncesinde müvekkili şirkete yapılan ihbar üzerine,
mevzuat hükümlerine göre tazminat hesap edildiği ve ödenmek istendiği ancak ödeme teklifinin başvuranlar tarafından kabul edilmediğini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini;
söz konusu maluliyet oranının belirlenmesi halinde maluliyet oranının tespiti bakımından dosyanın adli tıp 3. ihtisas kurumu’na sevk edilmesi gerektiği, 25.02.2011 tarihinden itibaren geçerli olan mevzuat değişikliği sebebi ile müvekkili şirketin tedavi giderleri ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerine ilişkin sorumluluğunun ortadan kalktığını, davacının geçici iş göremezlik giderine ilişkin talebinin haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini;
davacı tarafın sigortalısının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu usulen ispat etmesi gerektiğini, başvuruyu kabul anlamında gelmemek üzere, bir tazminat hesaplaması yapılması halinde, bu hesapta asgari ücretin baz alınarak trh-2010 mortalite tablosu ile 1,8 teknik faizin kullanılmasını talep ettiklerini;
hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiği, davacının kazanç kaybı taleplerinin teminat dışı kalan hallerden olduğundan müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, muhtemel bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında kalacağını, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere davanın kabulü halinde işbu dava öncesinde müvekkili şirkete gerekli belgelerle başvuru yapılmadığı gözetilerek temerrüt tarihinin dava tarihi olarak alınması gerektiğini;
hiçbir şekilde davayı kabul manasında olmamak üzere aleyhlerinde tazminata hükmedilmesi halinde ıslah edilmemiş tutar için tazminat faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren, Yargıtay Kararı’nda da belirtildiği üzere ıslah edilmiş tutara ilişkin tazminat ve faiz sorumluluğu ise ıslah tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek, davanın usulden ve esastan reddini, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.Davalı ----- şirketinin cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; trafik kazası nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın tazminine ilişkin olup mahkememizin ---- Sayılı dosyasında davalı ---- sigorta yönünden davanın reddine, ----- sigorta yönünden konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verilmiş dava istinaf edildikten sonra davacı yan davadan feragat etmiştir.
Bölge adliye mahkemesi ---- HD. -----Karar sayılı ilamı ile davacının feragat istemi hakkında karar verilmesi gerektiğinden bahisle verilen kararı kaldırmıştır. Davadan feragat 6100 sayılı HMK'nın 307. uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.
Feragatın hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. 6100 sayılı HMK'nın 311. Maddesi uyarınca feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Bu doğrultuda tüm dosya kapsamı ve toplanan delillerin değerlendirilmesine göre, davacı vekilinin mahkememizde açılan davasından feragat ettiği anlaşılmakla açılan davanın feragat nedeniyle reddine dair aşagıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/125, K. 2025/215, 7 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama