KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/169
- Karar No
- 2025/931
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
932 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/169
KARAR NO : 2025/931
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/02/2025
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 26/02/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye bağlı olarak dava dışı şirketin elektrik kullandığını, bu kapsamda fatura düzenlendiğini, ayrıca cezai şart faturası düzenlendiğini, davalının faturaya itiraz ettiğini, davalının sözleşmede ayrıca ticari kefaleti bulunduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.Davalı tarafın usulüne uygun tebligatta rağmen dosyamıza herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ödenmeyen normal kullanım faturası nedeniyle sözleşme gereği cezai şart bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Uyuşmazlık, davacı ve davalı tarafça sözleşmenin ihlal edilip edilmediği, ödenmeyen fatura borçları, tacir olan taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart talep edilme şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.İtirazın iptali istemine konu, Merkezi Takip Sistemi'nin ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde;
davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
12/06/2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir elektrik ve elektronik mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 25/08/2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi kök raporunda özetle;
"1)Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış-kapanış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu,
2)Sayın Mahkemenizin 12.06.2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin 30.06.2025 günü saat 11:00'de mahkeme salonunda hazır bulundurulması, yerinde inceleme talebi halinde ticari defterler ile incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgilerinin 2 haftalık süre içerisinde dosyaya yazılı olarak sunulması yönünde ara karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı gibi ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği,
3)Huzurdaki davaya konu 25.06.2024 tarih, ------- numaralı 1.455.000,00 TL tutarlı cezai şart bedeli faturası için davalının 25.06.2024 tarihinde 8 günlük süre içerisinde iade niteliğinde satış faturası düzenlediği,
4)Davalının 02.01.2024 tarihinden 01.04.2024 tarihleri arasındaki fatura bedellerini düzenli olarak ödediği, 01.04.2024 tarihinden sonraki fatura bedellerini ise gecikmeli olarak ödediği, buna göre davacının davalı adına düzenlediği cezai şart bedeli faturasının sözleşme hükümlerine uygun olduğu,
5)Davacı tarafından düzenlenen 01.04.2024 tarih ------- numaralı, 662.574,88 TL tutarlı fatura ile 03.06.2024 tarih ------- numaralı 793.515,08 TL tutarlı faturaların en yüksek tutarlı iki fatura olduğu, bu fatura toplamlarının 1.456.089,96 TL olarak gerçekleştiği, buna karşın davacının cezai şart bedeli faturasını 1.455.000,00 TL tanzim ettiği ve takibe konu ettiği, gelinen noktada takipteki talebe bağlılık ilkesi gereği davalıdan istenebilir cezai şart bedelinin 1.455.000,00 TL olacağı,
6)Davacının takibinde 258.312,33 TL birikmiş faiz talep ettiği, sözleşmede belirtilen aylık %5 oranı karşılığında davalıdan istenebilir gecikme faizi tutarı 261.900,00 TL olarak hesaplamışsa da, takipteki talebe bağlılık ilkesi gereği davalıdan istenebilir birikmiş faiz tutarının 258.312,33 TL olacağı," şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
Tarafların aralarında yapıkları sözleşmede 9.2, maddesinde fatura bedellerinin ödemesinde gecikme olması durumunda satıcı tarafından hiçbir ihbar yapılmasına gerek olmadığı, ve son 1 yıl içindeki faturalardan en yüksek bedelli olan 2 aylık elektrik fatura bedelleri cezai şart olarak davalı tarafından ödenmesi gerektiği kararlaştırılmıştır.
Tacir olan tarafların serbest iradeleri ile meydana getirdikleri sözleşmede yer vermiş oldukları ceza koşullarına ilişkin düzenlemelere aynen uymak zorunda oldukları, bu bağlamda davacının hizmet bedeline ilişkin faturanın ödenmeyen kısmı ile sözleşmede kararlaştırılan ifaya ekli ceza koşulundan kaynaklanan alacağı ve cezai şart için takip başlattığı dikkate alınarak,
bu alacak kalemlerinin sözleşmeye göre istenebilir olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı likit olduğundan mahkemece koşulları oluşan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile; Davalıların Merkezi Takip Sistemi -------- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının 1.455.000,00 TL asıl alacak ve taleple bağlı kalınarak 258.312,33 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.713.312,33 TL üzerinden iptali ile takibin devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan 1.455.000,00 TL alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 117.036,36 TL harçtan, peşin yatırılan 29.259,10 TL harcın düşümü ile geri kalan 87.777,26 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 29.259,10 TL Peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı 12.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 105,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 41.979,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 257.863,73 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.800,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/169, K. 2025/931, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama