KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/663
- Karar No
- 2023/900
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
Karar Metni
1.707 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/663
KARAR NO : 2023/900
DAVA
Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 01/09/2020
KARAR TARİHİ : 21/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında 01.06.2020 tarihli Taşıt Kira Sözleşmesi ve
Uluslararası Yolcu Taşıma sözleşmesinin imzalandığını ve bu sözleşme çerçevesinde;müvekkilinin 39.400,00 TL karşılığında davalı tarafından belirlenecek yolcuların müvekkiline ait araç ile 01.06.2020-02.06.2020 tarihleri arasında------ taşınmasını taahhüt ettiğini,
2. Sözleşme kapsamında, söz konusu işin bedelinin 39.400,00 TL olarak belirlenmesine rağmen, müvekkiline yalnızca 19.700,00 TL ödendiğini, Müvekkilinin aracı ile taşınacak yolcuların,------ çalışacak olan işçiler olup, bu kişilerin yurt dışına giriş-çıkış izinlerinin davalı tarafından alınacağını, yine davalı tarafından tüm prosedürlerin yerine getirildiğini ve yolculuğa başlanması talimatı vermesi
akabinde, müvekkiline ait aracın davalıya ait yolcularla birlikte yola çıktığını,Müvekkilinin davalının söz konusu izinleri almadığından bihaber olduğunu, Aracın sınır kapısına gelmesi ile gerekli olan izinlerin alınmadığının ortaya çıktığı, aracın 1 gün sınırda bekletildiği, davalı tarafından izin işlemlerinin yerine getirilmediğinden,
aracın-----geri dönmesi talimatını verdiğini ve boş dönmesi gereken aracın 1 iş günü kayıpla davalının yolcuları ile birlikte geri döndüğünü,
Davalı tarafın,----- Noterliği’nden 04.06.2020 tarihli bir müvekkiline keşide ederek, dosya konusu sözleşme kapsamında ödemiş olduğu 19.700,00 TL’yi talep ettiğini, bunun üzerine davalıya ---- Noterliğini marifeti ile 10.06.2020 tarihli cevabi ihtarnamenin müvekkilince keşide edilerek, sözleşmenin davalı tarafın kusurlu
fiilleri ile kısmen ifa edildiği, davalı tarafından ödenen bedelin iade edilmeyeceği bildirilerek belirlenen süre içinde sözleşme bedelinin kalan kısmının ödenmesinin talep edildiğini, Gerekli yurt dışı giriş-çıkış izinlerinin davalı tarafından alınacağının sözleşmede
kararlaştırılmış olmasına rağmen, davalının sözleşmeye aykırı davranarak üstüne düşeni yerine getirmediğini, davalının söz konusu kendi kusuru ile müvekkilinin borcunu ifa etmesini sonradan imkânsız hale getirdiğini, Söz konusu izinlerin alınamamış olmasının, tamamen davalının özensiz davranarak gerekli çabayı göstermemesinden kaynaklandığını, Sözleşmenin akdedildiği süreçte tüm
dünyada etkisini gösteren Covid-19 Pandemisi nedeni ile müvekkilinin yurt dışına çıkış zorluklarını bildiğinden dolayı davalı ile bu husus ile ilgili e-posta ve-----üzerinden yazıştığını,
Davalının izin alacaklar listesinde sürücülerin yerine işçilerin isimlerini yazdığını, bu durumun müvekkilinin bir çalışanı tarafından tespit edilerek davalıya bildirildiğini, bu hususun gerekli izinlerin alınmasına engel teşkil etmiş olabileceğini, Kendi kusuru ile müvekkilinin borcunun ifasını imkânsız hale getiren davalının,
müvekkilinin bundan kaynaklanan olumlu zararlarını tazmin etmesi gerektiğini, Müvekkilinin ifa edemeyeceği bir yükümlülük altına girerek yola çıktığını, sınırda 1 gün bekletilerek iş kaybına uğradığını, müvekkilinin bu şekilde bir durum içerisine girmediği
bir olasılıkta, başkaca bir sözleşme yaparak söz konusu aracı başkaca bir akite özgüleyebilecek olduğunu,
Davalı taraf vekilli ile Dava şartı arabuluculuk görüşmeleri müzakerelerinde anlaşma sağlanamadığını,
Yukarıda izah olunan nedenler ile Sözleşmenin ödenmeyen kısmına ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL’nin 02.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine,yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle:
Dosya kapsamında sunulan Arabuluculuk son Tutanağının, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında arabuluculuk kanunu ve ilgili yönetmelik ile sair mevzuat hükümleri kapsamında belirlenen niteliklere haiz olmadığını, söz konusu arabuluculuk son
tutanağının usulüne uygun olmaması nedeniyle davanın esasına girilmeksizin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının huzurdaki dava ile talep etmiş
olduğu alacakların zamanaşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini,Müvekkili şirket ile davacı arasında 01.06.2020 başlangıç tarihli Taşıt Kira Sözleşmesi ve
yine 01.06.2020 başlangıç tarihli Taşıma Sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşmeler kapsamında, davacı tarafa ait ----- plakalı araçla müvekkili şirket tarafından belirlenecek yolcuların 01.06.2020-02.06.2020 tarihleri arasında ----- taşınmasının ve sözleşme bedelinin 39.400,00 TL olarak belirlendiğini, sözleşme bedelinin 19.700,00 TL’lik kısmının müvekkilince davacıya ödendiğini,Müvekkili şirketçe söz konusu yurt dışı çıkışları için gerekli izinlerin alındığını, gerekli
prosedürlerin yerine getirildiğini, gelişmeler ile bilgilerin davacı tarafa verildiğini, ancak 01.06.2020 tarihi itibariyle-----giriş ve trans geçişlerin yasaklanması üzerine,aracın ve yolcuların mücbir sebeple yurt dışına çıkamadığını, sözleşmeyle kararlaştırılan
işler eksik ifa edildiği halde, davacı tarafından müvekkiline 31.05.2020 tarihli 39.400,00 TL bedelli bir fatura düzenlendiğini,
Söz konusu faturaya karşı -----. Noterliğinin 04.06.2020 tarih ve ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile yasal süresi içinde itiraz edildiğini, yine aynı ihtarname ile müvekkilince davacıya ödenmiş olan 19.700,00TL’nin iadesinin talep edildiğini, davacı tarafın -----. Noterliğinin 10.06.2020 tarih ve ----- yevmiye nolu cevabi ihtarnamesi ile itirazlarını ilettiğini, Davacı tarafın dava dilekçesi ile taraflar arasında akdedilen sözleşmenin müvekkili şirketten kaynaklanan sebeplerle ifa edilemediğini iddia ederek olumlu zararın tazmin edilmesi gerektiğini ifa ettiğini, oysaki davacının edimini müvekkili şirketten
kaynaklanan bir kusur sebebi ile değil, ------ Cumhuriyeti tarafından yayımlanan genelge kapsamında sınır kapatılması, diğer bir ifadeyle mücbir sebebin meydana gelmesi sebebiyle ifa edemediğini, Mücbir sebep olmadığı varsayımında bulunulsa dahi, davacı tarafın sözleşmeyle kararlaştırılan ediminin tamamını yerine getirmemiş olduğundan, davacı tarafın yaptığı masrafların düşülerek, davacıya peşin olarak yatırılan 19.700,00 TL ödemenin bakiye
kısmının TBK’nun sebepsiz zenginleşme hükümleri de dikkate alınarak iade edilmesi gerektiğini, sair nedenlerle; Davanın usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletimesine karar verilmesini bilvekâle talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek rapor düzenletildiği görüldü.
Bilirkişi heyeti 13/09/2022 tarihli bilirkişi raporu sonuç kısmında: " Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,2. Davalı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış
onayına sahip olduğu, davalı defterlerinin HMK 222’ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,
3. Davacı yanın ticari defterlerinde, davalıdan 01.06.2020 tarihi itibariyle kaydi olarak 19.700,00 TL alacak bakiyesinin bulunduğu,
4.Davalı yanın ticari defterlerinde, davalıdan 01.06.2020 tarihi itibariyle kaydi olarak 19.700,00 TL alacak bakiyesinin bulunduğu,
5.Davacı ve davalının BS-BA formlarının birbirleri ile uyumlu olmadığı, davalı yanın davacı yandan aldığı 1 adet e-faturayı ve davacı yana düzenlediği 1 adet e faturasını beyan ettiği, davacı yanın ise davalı yana düzenlediği 1 adet e-faturayı beyan etttiği
ancak davalı yanın kendisine düzenlediği 1 adet iade e faturasını beyan etmediği,
6. Dava konusu olayda Türk Ticaret Kanunu 911. Madde c) Fıkrası gereği “Sefer, yolcunun kendisini veya taşıma aracını ilgilendiren ve taşıyıcı için kusur oluşturmayan bir sebepten duraklarsa, ücret, gidilen yol ile orantılı olarak ödenir. Bu hâlde taraflardan hiçbiri
diğerine tazminat ödemez”. görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara tebliğe çıkartıldığı görüldü.
İtirazlar doğrultusunda Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında: "
1. Tarafların basiretli davranma yükümlülüğünün kapsam ve çerçevesi açısından, bilirkişi kök raporunda ortaya konulan tespitin korunduğu,
2. Dava konusu olayda Türk Ticaret Kanunu 911. Madde c) Fıkrası gereği “Sefer, yolcunun kendisini veya taşıma aracını ilgilendiren ve taşıyıcı için kusur oluşturmayan bir sebepten duraklarsa, ücret, gidilen yol ile orantılı olarak ödenir. Bu hâlde taraflardan hiçbiri diğerine
tazminat ödemez” hükmünün uygulanmasının uygun olacağı,
3. Davalı tarafça dava konusu için sözleşme bedelinin yarısı olan 19.700,00 TL’nin davacıya ödenmiş olduğu, Dava konusu olayda tarafların kusuru olmasada, davacı yanın masrafları ve iş
kaybının gözetilmesi gerekeceğinden, Davacının davalıya ait yolcuları -----geri getirdiği anlaşıldığından, Davacının davalıdan peşin olarak tahsil ettiği ve sözleşmenin yarı bedeli olan 19.700,00 TL tutarı ödemesine yer olmadığı, sözleşme gereği anlaşılan iş mücbir
sebeplerle tamamlanamadığından ve tarafların kusuru olmaması nedeni ile davalının sözleşmenin bakiyesi olan 19.700,00 TL’yi davacıya ödemesine yer olmadığına, " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.
DELİLLER
*Tüm dosya kapsamı, *Bilirkişi kök ve ek raporu,
*Gelen müzekkere cevapları,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) istemine ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Davacının kendisine ait davalıya kiraya verdiği araç ile davalının belirlediği yolcuların taraflar arasında 01.06.2020 tarihli sözleşmede belirtilen Türkiye----- taşıması yapılması gerekirken taşımanın yapılmaması karşısında, covid 19 salgını nedeni ile gerekli izinlerin alınamaması ve yine salgın nedeniyle----- Sınır Kapılarını kapatmasının mücbir sebep olarak kabulünün mümkün olup olmadığı,buradan varılacak sonuca göre davalının sözleşmede yer alan edimlerini gereği gibi yerine getirip getirmediği, davacının taşıma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır.
Mücbir sebep, doğadan veya üçüncü kişilerin davranışlarından kaynaklanır. Mücbir sebep, mutlak ve kaçınılmaz olarak borcun ihlaline sebep olmalıdır. Öğreti ve uygulamada, mücbir sebebin olağanüstü bir olay oması gerektiği kabul edilmektedir.Yargıtay, öngörülemez olayı oluşumuna ve biçimine nazaran hayatın normal akışından çıkması beklenebilecek tesadüfi olaylar sınırını açık bir şekilde aşan olay'', ansızın gerçekleşen olay olarak ifade etmektedir.
Buna göre hayatın normal akışına göre gerçekleşmesi olağan olaylar mücbir sebep değildir. Bir olayın mücbir sebep sayılabilmesi için borcun ifasının mutlak olarak imkansızlaşması gerekir.Mutlak imkansızlık ile kastedilen borcun ifasının hiç kimse tarafından mümkün olmaması, yani objektif imkansızlıktır. Covid 19 pandemisi tek başına mücbir sebep olarak değerlendirmek mümkün olmasa da belirli dönemlerde geçici ifa imkansızlığı oluşturmuştur.
İfa imkansızlığı, borçlunun kusuru sonucu meydana gelmişse mücbir sebep söz konusu olmaz. Borçlu, kusuru sonucu ortaya çıkan ifa imkansızlığından sorumludur. Ancak sınırların kapatılması mücbir sebep oluşturabilir. Geçici imkansızlıkta borç, geçici olarak ifa edilememektedir. Ancak, geçici imkansızlığın söz konusu olduğu bazı durumlarda, edimin sonradan yerine getirilmesi anlamsız olabilir veya imkansızlığın ne zaman sona ereceği belli olmayabilir.
Bu hallerde, alacaklının sözleşme ile bağlı kalması dürüstlük kuralına göre ondan beklenemeyeceği için sürekli imkansızlığın varlığı kabul edilmektedir.Türk Ticaret Kanunu 911.
Maddesinde ''Sefer, taşıma sözleşmesinin kurulmasından ve hareketten sonra duraklarsa , sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde, aşağıdaki hükümler uygulanır; c) Sefer, yolcunun kendisini veya taşıma aracını ilgilendiren ve taşıyıcı için kusur oluşturmayan bir sebepten duraklarsa, ücret, gidilen yol ile orantılı olarak ödenir.
Bu hallerde taraflardan hiçbiri diğerine tazminat ödemez.'' hükmü gereği ücretin gidilen yol ile orantılı olarak ödenmesi gerektiği, somut olayda tarafların kusurunun bulunmadığı , davacı tarafın ticari defterlerinde, davalıdan 01.06.2020 tarihi itibariyle kaydi olarak 19.700,00 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafça dava konusu sözleşme için sözleşme bedelinin yarısı olan 19.700,00 TL nin davacıya ödenmiş olduğu, dava konusu olayda tarafların kusuru olmasa da davacı yanın masrafları ve iş kaybının gözetildiğinde davacının davalıya ait yolcuları İstanbula geri getirdiği anlaşıldığından,
davacının davalıdan peşin olarak tahsil ettiği ve sözleşmenin yarı bedeli olan 19.700,00 TL tutarı ödemesine yer olmadığı, sözleşme gereği anlaşılan iş mücbir sebeple tamamlanamadığından ve tarafların kusuru olmaması nedeni ile davalının sözleşme bakiyesinin davacıya ödenmesine yer olmadığına, açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Karar ve ilâm harcı olan 269,85-TL harcın peşin alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan 215,45-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-)Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
4-)Yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-)Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK. 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,
6-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 1000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/663, K. 2023/900, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama